Ninem ve çeşitli AKP vekillerini aynı yazıda anmak ben de istemezdim.

MEYDAN

Fatma Çok Muhterem Bir Kadındı

Hiç tanımadığım ninemi geçen sene rüyamda gördüm. Yüksekçe bir divanın üstünde oturuyordu, birlikte televizyon izliyorduk. Ninem bir şeyler diyor ama sanki başka dilde. Orta Anadolu’nun TDK’da bulamayacağınız, İstanbul Türkçesi’nin haberinin dahi olmadığı bir dağarcığı olduğu bilinçaltıma işlemiş olacak. Ninemin gramer Türkçe ama kullandığı kelimelerin hiçbirisini anlamıyorum. Dediklerini anlamayınca uzaktan nine ona öyle denmez diyip gak gak gülüyorum. Ben gülünce ninem susuyor ve yaptığım eşeklikten anında utanıyorum. Ayıp ettim nineme diyip yanına yanaşıyorum, beni affetmeden affediyor (en güzel affediş) ve kelime değiş tokuşuna başlıyoruz. Ha o ne demek, ben ona şöyle diyorum, sen şuna ne diyorsun.*

 

Birkaç gün sonra anneme sordum, “anne sen babaannemin annesini tanımış mıydın, geçenlerde rüyamda gördüm”. Annemin gözleri açıldı, “hii rüyanda mı geldi sana. O çok muhterem bir kadınmış. Halana sor mutlaka!”

 

Halamı aradık. Ninemin neye benzediğini sorduğumu hatırlıyorum. Annem rüyaya “öte dünyadan ziyaret” boyutu katınca ilk iş bunu çürütmek istedim heralde, bakalım eşkaller tutuyor mu. Halam görünüşüyle ilgili fazla bir şey söylemedi, teni çok açıkmış. Onun dışında: Çok iyi bir kadındı. Genç yaşında altı çocukla dul kalmıştı. Babanla beni çok severdi.

 

Bir de, evlendiğinde çocukmuş.

 

Ailede bir kez konuşulduğuna şahit olmamıştım bunun. Kocasının savaş kahramanlığını (tam olarak hangi savaşlar olduğu her anlatışta değişiyor), esir düşüşünü, muharebelerden nasıl oldu da sağ çıktın diye sorulunca Ayet-el-kürsi okuyarak dediğini, memleketine dönüp tam bir gün yüzü görecekken zatürreden öldüğünü… Hiç görmediği topraklar ve hiçbir hissesinin olmadığı bir saltanat için o cepheden bu cepheye koşulan büyük dedemle ilgili bunları duymuştum da, “Fatma o kadar ufakmış ki düğün arabasına kendi binememiş, kucakta taşınmış”. İşte bunu duymamıştım.

 

Her türlü şart uygun: yokluk, eğitimsizlik, bütün bunlara müsade eden dini öğreti, çağ, gelenek. Neyse ki o günler artık geçti. Geçti, değil mi? Hani cumhuriyet, medeni kanun, 21.yüzyıl? Geçti, geçti.

 

Dün akşam AKP vekilleri mecliste şöyle bir önerge geçirmeye çalıştı:

 

onerge

 

Twitter’da kıyamet kopunca Bekir Bozdağ şu açıklamayı yaptı: “Düzenleme; sadece evlenmiş; ama yaş şartı nedeniyle nikah yapamamış olanların, resmi nikahla evlenmeleri halinde uygulanacaktır.” Birincisi, önerge metninden hiç öyle anlaşılmıyor. İkincisi…

 

Evlenmiş ama nikah yapamamış. O nasıl oluyor? Dini nikahla. Niye öyle bir şey yapmış? Çünkü yaşı küçük. Çocuk yani? Bildiğimiz, kanunda tanımlanan, çocuk olarak geçen çocuk?

 

Tabii bu çocuk meselesine daha aydınlatıcı, aslında çok daha dürüst bir açıklama da gecikmedi. Şirin Payzın’ın programında konuşan Vahdettin İnce (titrini ve kim olduğunu öğrenmeyi reddediyorum) şöyle dedi: “Bizim kültürümüzde reşit olmakla Avrupa kültüründe reşit olmak aynı şey değildir. Bizim kültürümüzde reşit olmak kız çocuğu için [burada suratı ekşiyor]  muayyen halleridir. Erkek çocuğu için de ihtilam durumudur.

 

Regl olduğunuz günü hatırlıyor musunuz? Kaç yaşındaydınız? 10? 12? 14? Ertesi günü evlendiğinizi hayal edebiliyor musunuz? Erkek okurlar, ya siz? İlk ıslak rüyanızı gördüğünüz gecenin sabahı artık evliliğe hazır mıydınız?

 

Ve “bizim kültürümüz” derken, dört nesil öncemizin kültürü mü, kaderini kabul etmiş fakat “o kadar ufaktım ki beni kucakta taşıdılar” gibi acı bir ayrıntıyı da torununa aktarmadan edememiş Fatma’nın kültürünü mü. Fatma o kültürün devam etmesini, benim de kendisinin evlendiği yaşta evlenmemi ister miydi sizce? İstemediğini biliyorum. Siz niye istiyorsunuz, anlayamıyorum. Çocukları, ergenleri haldur huldur evlendirmeye çalışmayı, “şereflerini” evlilikle kurtarmaya çalışmayı bırakın artık. Zamanı geriye döndürmeye çalışmayı bırakın artık.

 

*Rüyamda nineme “hamile” ne senin dilinde diye soruyorum, “poşet” diye cevap veriyor.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YSalacak’ta İki Kız
Salacak’ta İki Kız

"Bilinmeyen" fotoğrafçı kimdi? Bu fotoğraf kaç senesinde çekildi?

KÜLTÜR

YBunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?
Bunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?

Ryan Murphy'nin yeni dizisi "Feud: Bette and Joan" üzerine

Bir de bunlar var

Dilber Ay: “Kim dedi sana benim akıllı olduğumu?”
Bu Pipi Kimin Pipisi!
KHK’lar Gitsin, Biz Gitmiyoruz!

Pin It on Pinterest