Yârenliğin eşikleri: Lenù ile Lila

Kadın içine girilen, deforme edilen, döllenen ya da bakışla sömürülen, fethedilecek nesne değildir artık.

Kumaşlarla Gelen Özgürlük: Anna Andreeva

Ressamlar ve heykeltıraşlar rejimin dayattığı sosyalist gerçekçi üsluba harfiyen uymaya zorlanırken Andreeva, kumaşlarda soyut sanatı sürdürme özgürlüğünü bulmuştu.

Çember daralıyor: Bağımsız seyircinin imhası

Sokağa çıktığımda ne zamandır orada olan bir yerin, mekanın artık olmadığını veya büyük ölçekli yatırımlar tarafından ele geçirilerek değiştiğini, geride kendisini koruyabilen, kent belleğinde ve şimdide varolmayı sürdürebilen çok az yer kaldığını görüyorum.

Sınır boyu ihlaller ya da Kayıp çocuklar arşivi

Bu seyahatten dönülecekse de bu ailenin bir daha bir araya gelmeyeceği kesinleşmiştir.

“Başka bir arzunuz” ya da direnmeyen madun olur mu?

Keiko, son kertede evlenip bir yuva kurarak ailesinin gözüne giremese de, sistemin kusursuz işleyen çarklarının birinin içinde, süpermarkette, güven buluyor, razı oluyor ve zamanımızın sık tekrarlanan ifadesiyle iyi hissediyor.

Anakronik Zaman, Anakronik Mimaroğlu

Görüntülerin eskiliği, bazı yerlerde gözü rahatsız eden “eski püskülüğü” beni rahatsız etmiyordu. Görüntü ve sesin birbirinin önünü kesmediği bir film yapmak istedik; birbirlerinin önüne geçmediği ama eşit derecede önemli oldukları bir film.

Akıl dışı bir adalet

İnsan aklı ve tahakkümüne göre işleyen bütün kurumlarca katildir Janina. Canlıların yaşama hakkını savunan ekofeminist bir perspektife göreyse bir halk kahramanı.

Tamara de Lempicka Resimlerinin Karanlık İhtişamı

De Lempicka, 1919’da kaçtıkları devrim sonrasının St. Petersburg’unda, ailesinin mücevherlerini ve kocasının servetini yitirdikten sonra, öncelikle geçimini sağlamak için resim yapmaya başladı. “Mucizeler yok,” demişti. “Ne yapıyorsan yalnızca o var.”

Kavanozdaki Venüs ve Kırılganlık

Kendi hayal kırıklıklarımı ve ketumluğumu da işin içine katarak sormadan edemiyorum: Yanında durabilmek için size nasıl bir Venüs lazım?

Kahkahaların Gücü II

Arendt’in “korkunç olanın sadece saçma değil, düpedüz komik de olabileceğini anlayacak kadar aklı başında” olmak gerektiğini yazdığı zamandan yarım yüzyıl sonra…

Pin It on Pinterest