Duvardan Sokağa: Grafiti Sohbetleri

Müzelere pek meraklı biri değilim. Cis-heteronormatif beyaz erkeğin sanat yapıtına karşı ilgisizliğim ve uçuk giriş ücretleri elbette bu durumun başlıca sebeplerinden. Oysa kapalı mekanların, yani giriş-çıkış kapısı olan yerlerin aksine sokak, üretimleriyle sizi bir anda yakalayabiliyor. Feminist bir yaşam sürmek kitabında Sara Ahmed’in söylediği gibi, eğer bir kapı varsa, kapı bekçilerinden de bahsedebiliriz. Bu açıdan grafitinin bekçisiz bir sanat olduğu kanısındayım. Grafitiye dair ilgimin yoğunlaşmasında Seyit Aytekin ile sohbetlerimiz etkili oldu.

Anne Müzesi: Hürmetli, romantik, kutsal bir unutturma faaliyeti

“Hafıza sahası”ndaki mücadelede, bir müze, unutturmanın, silmenin enstrümanı olarak iş görürken bize düşen, onun sustuklarını tekrar tekrar söylemek: Bu coğrafyada sadece Türk anne ve çocuklar yok. Burada yaşamış, sürülmüş, zorla kaybettirilmiş, soykırıma uğramış, katledilmiş, planlı saldırılarla kovulup arkalarında kalan her şeye el konulmuş, yetim bırakılmış, kuyulara atılmış, yakılmış, köy meydanlarında kurşuna dizilmiş, kentlerin orta yerinde arkasından vurulmuş, tanklarla ezilmiş, cenazesi sokakta bekletilmiş, cenazesi buzdolabında saklanmak zorunda kalmış, kuşaklar boyu taşıdığı acıyla ve yine de diliyle, kültürüyle hâlâ var olma mücadelesi veren ve böylece yaşayacak anne ve çocuklar var.

Atarlı Rap’in Mitik Prensesi: Harpya*

İtiraf ediyorum, Mayıs 2023’teki yoğun seçim gündemini atlatabilmemi iki rapçiye borçluyum. Bunlardan biri Gazapizm, diğeri Harpya’ydı. O kadar yorucu, sinir bozucu ve öfkeli zamanlardı ki sadece rap dinleyip sokakta hızlı hızlı yürüyordum. Harpya epeydir tanıdığım ve tanımadan önce de müziğini çok sevdiğim biriydi. Öfkesi, öfkesini ifade ediş biçimini dinlemek bana epeydir çok keyfi veriyor.

Bakım Emeği ve Aile Üzerine Etkileyici Bir Belgesel: Eat Your Catfish

Eat Your Catfish ALS hastalığı üzerinden aile içi krizlerin mizahi anlarına odaklanan, insana ve aileye dair bir hikâye anlatıyor.

Bir Direniş Olarak Üretmek: Eda Çekil ile Söyleşi

“Erkek egemen sanat kanonunda kendine yer edinebilmek feminist mücadelenin ta kendisi.”

Kadın Hareketinden Feminist Harekete: Güney Afrika’da Yükselen Feminist Mücadele

Feminist hareketin kendisi somut ya da kristalize bir şey değil. Değişir ve değişmesi de gerekir. Çünkü ihtiyaçlarımız, bakış açılarımız değişiyor. Toplum değişiyor.

Kim(ler)in Zamanı?

Sordukları sorularla, yaptıkları yorumlarla öğrencilerin yaşam enerjisini ve bir şeyleri dönüştürebilme kudretlerini azımsadığımı fark edip utandım ve bu utanç duygusunu çok sevdim.

Ege’de Rahim Turizmi

Bir iddiaya göre doğum sonrası rahmin vajinadan sarkabildiğini ve bir süre öyle kalabildiğini gören ecdad tek mantıklı açıklama olan rahmin gezentiliği kuramını geliştirdi.

Fetüsün Cinsiyetini Öğrenmek İçin Orman Yakmak

Daha dünyaya gelmemiş bir canlının pipisi veya kukusu nasıl bu kadar çıldırtabiliyor insanları?

Sevgili JK Rowling, Ben Cinsiyet Normlarına Uyum Göstermeyen Otistik Bir Kişiyim ve Kafam Karışık Değil

Gerçek “kafa karışıklığı”, bir bireyin kendi içindeki bilinmeyen derinliklere cesurca dalmasında değil, başkaları üzerinde herhangi bir yargı yetkisine sahip olduğu yanılsamasını sürdürmesinde yatar.

Pin It on Pinterest