Çatlaklar, Şifreler ve Sıkışmış Sessizlik

Amacı dinlediği deneyimleri bir sanat eserine dönüştürmekten ziyade bu hikâyeleri unutmanın boşluğundan çekip çıkarmak ve görünür hale getirmek

Nichanian’la Birlikte Düşünmek: Kanıtlama Zorunluluğuna Karşı Mücadele

Uzlaşma projeleri kurbanları medeniyete ve sükûnete davet eder, ortak acılar üzerine faille birlikte ağlaşabilmelerini, kimi zaman da şiddetle yüzleşebilmeyi geçici olarak bir kenara bırakma olgunluğu gösterip ekonomik ve siyasi ilişkileri öncelemesini bekler.

İpte Yürümek

Hafıza ve hayallerimiz arasına bir ip gerer Emine Sevgi Özdamar.

Tanınmamış Çocuklar, Hayaletimsi Kıpırtılar ve Eksilten Yazı

Halide Edib’in 1920’lerdeki metinlerinde, Türk edebiyatının Türklüğünü tesis eden birçok başka yazarınkinde olduğu gibi yaldızlı büyük anlatının gerisinde yazının sildiğinin, örttüğünün, karaladığının okunmasını bekleyen bir şeyler var.

Soykırımın imgeleri*

“Her şeyi gördüm” ile “hiçbir şey görmedim” arasında bir yerde durabilmenin olanaklarını araştırmak, bir hakikati işliyor olmanın etik-politik boyutlarını da düşünmek zorunda mı kalacağız?

Artakalanla Düşünme, Sert Oyun Taktikleri

Tanıklığın gerçekleşmesi için açıkça görünür – veya okunaklı – bir gerçeklik mi gerekir?

Kendini Hesaba Katmak: Tanıklık ve Meçhul Olan

Meçhul Kız’ı ilk seyrettiğimde film bana ahlaki ya da politik doğruluğa yaslanmadan etik nasıl düşünülebilir sorusunun bir cevabını veriyor gibi gelmişti.

Toplumun en temel biriminden çatışmanın ilk merkezine: Aile

“Romanın babayla, suçun failiyle değil; anneyle, suçun tanığıyla yüzleşme romanı olduğunu söyleyebiliriz.”

Vapurun İskeleden Kalkışını Gören 

Bir tanık yoksa bile şeylerin tarihinin yazılabileceğini ima eden bir ses yükseliyordu Leyla Erbil’in metninden.

Henüz Yazılmayan

Kocaeli Cezaevi’ndeki Gultan Kışanak’a, bir “bulut kaçıran” olması dileğiyle…

Pin It on Pinterest