Kürtaj servisine erişmek her zamankinden zor ve muhafazakar hükümetler Koronavirüs salgınını fırsat bilerek kürtaj karşıtı söylemlerini arttırmış durumda.

MEYDAN

Korona Günlerinde Kürtaj

Koronavirüs (Covid-19) salgını 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi (küresel salgın) olarak ilan edildiğinden beri virüsün yayılmasını engellemek adına birçok ülkede farklı politikalar uygulanıyor. Bazı hükümetler vatandaşlarına evde kalmalarını önerirken, başka bazı hükümetler sokağa çıkma yasakları ilan etti. Birçok uluslararası havalimanı geçici olarak kapatılırken, bazı hava yolları şirketleri uçuş sayılarını azalttılar. Hastaneler ve sağlık tesisleri Koronavirüs şüphesiyle başvuran hastalar tarafından dolmuş durumda. Peki kürtaj servisine erişimin zaten güç olduğu ülkelerde, virüsün etkisi gitgide büyürken kadınlar güvenli kürtaja nasıl erişecek? 

 

Kürtaj servisine erişmek her zamankinden daha zor ve aynı zamanda dünyanın birçok yerindeki muhafazakar hükümetler Koronavirüs salgınını fırsat bilerek kürtaj karşıtı söylemlerini arttırmış durumdayken, Avrupa’nın çeşitli köşelerinden kürtaj gündemlerini sizin için bir araya getirdik.  

 

Aslında kadınların evden çıkmasına gerek kalmadan güvenli kürtaja ulaşabilmelerinin çok basit (kadınların deneyimi açısından olmayabilir ancak medikal anlamda “basit”) bir yolu var: Telemedikal Kürtaj Servisleri.  Ama önce Türkiye’de hala uygulanmayan bir olanağı yeniden hatırlatmak istiyorum: Medikal kürtaj. 

 

Cerrahi kürtaj (vakum aspirasyon) gebeliği sonlandırmanın tek yolu değil!

Bir başka yöntem: Medikal Kürtaj (Tıbbi Düşük)

 

5Harfliler’de şurada ve burada tartışılan medikal kürtaj, erken gebeliklerde, ilaçlarla düşük yapılmasını tetikleyen ve dolayısıyla gebeliğin cerrahi bir müdahale olmaksızın sonlanmasını amaçlayan bir yöntem. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre de gebeliğin 12. haftasına kadar medikal kürtaj evde güvenle gerçekleştirilebilir. Medikal kürtaj çokça uygulanan tıbbi bir pratik ve erken hamileliklerde %98.3’e varan etkili bir yöntem. 

 

 

Medikal kürtaj, iki yöntemle gerçekleştiriliyor.  En etkili yöntem Mifepriston ve Mizoprostol adlı ilaç kombinasyonunun kullanılması. Bu iki ilacın kombinasyonu ile birlikte başarı oranı %98 – %99’a ulaşıyor. Bununla birlikte, medikal kürtaj sadece Mizoprostol ile de yapılabilir, tek başına Mizoprostol ile başarı oranı %94’e varıyor. Peki medikal kürtaj nasıl gerçekleşir? 

 

 

Mifepriston, gebeliğin devamı için gerekli olan ve vücut tarafından salınan progesteron hormonu, tam tersi yönde çalışarak salgılanmasını engelliyor ve böylece yumurta rahim duvarına tutunamıyor. Mizoprostol ise rahmin kasılmasını tetikleyerek, gebelik ürününün dışarıya atılmasına yardımcı oluyor.

 

 

Her iki ilaç da 2005 yılından bu yana DSÖ’nün temel ilaçlar listesinde yer alıyor. Temel ilaçlara erişimin birçok uluslararası insan hakları belgesinde “sağlığa erişim” olarak tezahür ettiğini, yani bir insan hakkı olduğunu unutmayalım.  

 

Telemedikal Kürtaj Servisleri

 

En basit tanımıyla telemedikal servis (telemedicine) uzaktan tedavi olarak tanımlanabilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre telemedikal servis; mesafenin önemli bir faktör olduğu durumlarda bireylerin ve toplumların sağlık düzeylerinin iyileştirilmesi, hastalıkların ve kazaların önlenmesi; sağlık personelinin sürekli eğitimi ile tüm sağlık profesyonelleri tarafından bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak, uzaktan ve geçerli bilgi iletişim yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin verilmesi olarak tanımlanıyor. Tıbbın birçok farklı alanında kullanılabilen bu yöntem kürtaj pratiğinin de dönüşmesine sebebiyet veriyor. 

 

 

İngiltere Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz günlerde Koronavirüs salgını boyunca kadınların medikal kürtaj için hastaneye ya da kliniklere gitmek zorunda olmadıklarını, salgın süresince medikal düşüğü evlerinde gerçekleştirebileceğini açıkladı. İstenmeyen gebelikleri olan kadınların evlerinde kalması gerektiği, medikal kürtaj ilaçlarını içeren paketin kadınlara gönderileceği ve eğitimli kişiler tarafından uzaktan iletişim kurularak sürecin tamamlanabileceği de açıklamasında yer alıyordu. Ancak gelen tepkiler karşısında bakanlık  duyuruyu birkaç saat sonra internet sitesinden kaldırarak bu sistemi de geri çekmiş oldu.

 

Bir başka olumsuz gelişme ise Hollanda’da yaşandı: Halihazırda medikal kürtajın uygulandığı Hollanda’da medikal kürtaj haplarının kliniklerden temin edilmesi ve ilk alınması gereken hap olan Mifepriston’un kliniğin içinde ve doktorun gözetiminde alınması gerekiyor. Sürecin devamında gerekli olan Mizoprostol ise evde doktor gözetimi olmaksızın alınmakta. Pandemi süresince hapların evlere gönderilmesi ve sürecin evde gerçekleştirilmesi için Hague Bölge Mahkemesi’ne yapılan geçici tedbir başvurusu reddedildi. Kürtaj servisine ulaşmak isteyen kadınların salgın süresince kliniklere gitmesini beklemek, sosyal izolasyon tedbiriyle pek de paralel durmuyor.

 

Yine geçtiğimiz günlerde,  geçen yıl kürtajın dekriminalize edildiği Kuzey İrlanda’da, kürtaja erişmeye çalışan 37 yaşındaki bir kadının kürtaj yaptırabilmesi için İngiltere’ye 8 saat sürecek bir feribot yolculuğu yapması (pandemi sebebiyle uçuşların iptal edilmesi nedeniyle) gerektiği söylendi. Bunun üzerine, British Pregnancy Advisory Service (BPAS), Kuzey İrlanda’da  kürtajın yasal olmasına rağmen güvenli kürtaja erişmeye çalışan kadınların salgın süresince İngiltere’ye gitmesi zorundalığına karşı çıkarak, telemedikal  servis aracılığı ile medikal düşük haplarının gönderilebileceğini bildirdi. Görüldüğü üzere devletlerin pozitif sorumlulukları gereği, kürtaj servisini etkin olarak sağlayamadığı ülkelerde, çare yine kadın dayanışmasından geliyor. 

 

Kadın dayanışmasından bahsetmişken, yıllarca uğruna mücadele edilmiş üreme hakları Koronavirüs sebebiyle tehlikeye girmiş durumda. Tehlikenin büyüklüğü öyle bariz ki, salgın süresince Avrupa hükümetlerine yönelik kadınların zamanında ve güvenli kürtaja erişimini güvence altına alması amacıyla ortak bir sivil toplum çağrısı yayınladı. 103 örgütün imzasını attığı bildiride, telemedikal kürtaj servisleri bir önlem olarak ileri sürüldü.

 

Kürtaj karşıtı bazı muhafazakar hükümetler, insan hakları savunucuları tarafından Koronavirüs salgınını kürtaj karşıtı yeni yasalar üretebileceği ya da değişiklikler yapabileceği bir zemin olarak kullanmakla suçlanıyor. Bu devletlerden biri de Polonya. Polonya hükümeti (Hukuk ve Adalet Partisi, Law and Justice Party, PiS), halihazırda kısıtlı şartlar altında uygulanabilen kürtajı daha da kısıtlayacak yasa tasarısı hazırlıklarında. Parlamento önündeki yeni iki yasa tasarısından diğeri ise, çocuklara yönelik cinsel eğitimi kriminalize etmeyi hedefliyor. Bu iki yasa tasarısından ilki “Kürtajı Durdurun” ikincisi ise “Pedofiliyi Durdurun” olarak anılıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Avrupa’daki en kısıtlı kürtaj yasasına sahip olan Polonya’yı, kadınların güvenli kürtaja erişebileceği düzenlemeler yapmaya davet ediyor.

 

Olumlu bir gelişme ise Fransa’dan: Sağlık Bakanlığı salgın süresince kadınların güvenli kürtaja erişebilmesi için yasal düzenleme olan 7 haftaya kadar uygulanabilen medikal kürtajı, gebeliğin 9. haftasına kadar uzattı. 1974’ten bu yana Fransa’da yasal olan kürtaj, kadınların kazanılmış haklarına müdahale edilmemesi adına böyle bir önlem almış gibi duruyor.

 

Peki Türkiye’de durum nedir diyeceksiniz. Tam burada duvara çarpıyoruz. Çünkü  Türkiye’de 2012’de kürtaj tartışmalarının hayli arttığı dönemde, Sağlık Bakanlığı tarafından Mizoprostol etken maddeli ilaçlar amaç dışı kullanım nedeniyle toplatıldı. Bu nedenle olsa gerek ki, telemedikal kürtaj servisi tartışmaları Türkiye için maalesef oldukça uzak. Türkiye’deki yasal mevzuat gereği, uygulanabilecek tek yöntem cerrahi kürtaj (vakum aspirasyon). Fiili bir yasağın bulunmamasına rağmen cerrahi kürtajın uygulanmasında yaşanan akıl almaz durumu 5Harfliler enine boyuna işledi.  Hâlbuki, DSÖ hem tıbbi düşüğün hem de vakum aspirasyon yönteminin kadınlara seçenek olarak sunulmasını tavsiye ediyor.

 

Bir telemedikal kürtaj servisi örneği: 

Women on Web

 

Henüz Koronavirüs salgını bile ortada yok iken, 2006 yılından bu yana hizmet veren Women On Web servisi Hollandalı doktor Rebecca Gomperts tarafından kuruldu. Women on Web, 2006-2016 yılı aralığında 140 farklı ülkeden 50.000 kadına yardım ulaştırırken, 17 farklı dilde çalışan yardım masası ise 600.000’den fazla mail yanıtladı.

 

Women On Web kürtajın yasak olduğu ve/veya kadınların yasal olmasına rağmen fiili olarak kürtaja erişmede engelleri olan ülkelerde çalışıyor. Koronavirüs ile birlikte kürtaja erişim, kürtajın yasalarla güvence altına alındığı ülkelerde bile azalmış durumda. Doğası gereği zamanla yarışan kürtaja erişim olgusu, salgının ne zaman sonlanacağına ilişkin mevcut belirsizlik içerisinde bir aciliyet teşkil ediyor.

 

Salgın her alanı etkilediği gibi, Women on Web gibi servislerin de etkili çalışmasına yönelik yeni problemler gündeme getiriyor. Bu problemlerden dolayı Women on Web bazı ülkelere servisini kapamış durumda. Ancak yine de, bazı ülkelerdeki kürtaj servisine erişmeye çalışan kadınlar bakımından hala bir alternatif ve umut teşkil ediyor. Bu bağlamda, böylesi bir dönemde kadınların güvenli kürtaja erişebilmesinin en makul yolu devletlerin telemedikal servisler aracılığı ile medikal kürtajı yasallaştırması ve uygulaması. Bizim de ısrarla bunu talep etmemiz, bunun için hep birlikte mücadele etmemiz elzem! Aksi takdirde, dünyada her yıl ortalama 25 milyon civarı gerçekleştirilen ve kadınların ciddi sağlık problemleriyle karşılaştığı, hatta ölümlerine sebebiyet veren güvenli olmayan kürtaj yöntemleri, salgın döneminde daha da artacak ve kadınların sağlığı açısından ciddi zararlara sebebiyet verecek.

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bir de bunlar var

Yiannis’ten Gezi Direnişine Mesaj
“Dünya Üzerindeki Hiçbir Adam Bize Ne Giyip Ne Giymeyeceğimizi Söyleyemez”
“Biz barış istedik, onlar ölüm dedi”

Pin It on Pinterest