Bu Amerikan deneysel sinema seçkisinde, hepsi Türkiye prömiyerini yapacak olan Stan Brakhage, Tony Conrad, Jeanne Liotta, Jodie Mack, Anthony McCall ve Charlotte Pryce'ın filmleri var. Kaçırmayın!

SANAT

Işığın Peşinden / Aynanın İçinden: Amerikan Deneysel Sinemasından Seçkiler

 

Sevgili 5Harfliler,

 

7 Şubat Cumartesi günü İstanbul’da aşağıda ayrıntılarını bulabileceğiniz şahane bir deneysel sinema gösterimi olacak. Küratörlüğünü, Sinemanın Gizli Akrabası: İğne İşi adlı efsane yazıyı yazan Ekrem Serdar’ın yaptığı programda, bu yazıda bahsettiği Jodie Mack’ten de bir film var (yazıda bu film için, keşke Türkiye’ye de gelse, diye bir notu var, sonunda kendi getirmiş :). Bu filmlerin hepsinin Türkiye prömiyeri olacak, bir de gizemli bir sis makinası atraksiyonu var. Söylemedi demeyin. Biletler sınırlı. Elinizi çabuk tutun!

 

***

 

Tamamı 16mm olarak sunulan “IŞIĞIN PEŞİNDEN / AYNANIN İÇİNDEN”, Stan Brakhage, Tony Conrad, Jeanne Liotta, Jodie Mack, Anthony McCall ve Charlotte Pryce’ın işlerinden oluşan bir seçki ile Kuzey Amerikan deneysel sinemasının ve özellikle film formatının bazı temel niteliklerini sergileyen bir serüven olarak hazırlanmıştır.

 

Sinemanın dijitale geçişi bizi film formatının kendine has sanatsal olanaklarını kaybetmek ile karşı karşıya getirdi. Bu gösterim, film formatını eşsiz bir araç olarak kullanan sanatçılardan oluşuyor. Basit bir nostaljiden ziyade, bu gösterim, film formatının performans sanatının olanakları ve (bazıları artık üretilmeyen) film türlerinin kendine has renkleri ve ritimlerini izleyiciyle buluşturacaktır.

 

Kodak’ın, sanayi sinema için ürettiği 35mm formatının yanı sıra, “amatörler” için piyasaya 16mm, 8mm, ve Super 8mm gibi film türlerini piyasaya sürmesi, sinema sanatını derinden etkilemiştir. Bu formatlar sayesinde, özellikle batı ülkelerindeki orta sınıfa sinema sanatını keşif imkanı doğmuştur. Bu imkanı belki de en radikal biçimde uygulayan ise genellikle Kuzey Amerika ile anılan deneysel sinemacılardır. Jean Luc Godard ya da Jean Marie Straub ve Danielle Huillet gibi Avrupa radikal sinemacılarından farklı olarak, Amerikan deneysel sinemacılar genellikle filmlerini, aynen bir ressam ya da şair gibi yalnız başlarına yapmak, sinemanın sanatsal olanaklarını keşfetmek ve irdelemek üzere yola çıkmışlardır.

 

1966 ile 2012 yılları arasında yapılmış olan filmlerden oluşan bu küçük seçki, bu kişisel ve radikal sinema pratiğini ortaya koyan ama onunla birlikte, birbirinden farklı fikir, ilham ve tarihçelerden gelen işleri topluyor. Programdaki filmler dünyadaki pek çok müze, festival ve bienal bünyesinde gösterilmiş olmasına rağmen, “IŞIĞIN PEŞİNDEN / AYNANIN İÇİNDEN” bu filmlerin Türkiye prömiyeri olacaktır.

 

IŞIĞIN PEŞİNDEN / AYNANIN İÇİNDEN: Amerikan Deneysel Sinemasından Seçkiler gösterimi 7 Şubat, Cumartesi günü saat 19:00’da Kadıköy’de Köşe adlı mekanda gerçekleşecek. Biletler online olarak paypal üzerinden ya da 27 Ocak, Salı tarihinden itibaren Beyoğlu / Salt’ın üst katındaki Robinson Crusoe 389’dan temin edilebilir.

 

Bu gösterim Fol Sinema Topluluğu, CollectorSpace ve Küçük Sinemalar tarafından hazırlanmıştır. Programın küratörlüğünü Ekrem Serdar üstlenmektedir.

 

Not:

 

İlk yarısı gösterim formatında sunulacak olan bu programın ikinci yarısında Anthony McCall’ın Line Describing a Cone filmi için iskemleler kaldırılıp, bir sis makinası çalıştırılacaktır.

 

Jodie Mack ve Tony Conrad’ın filmlerindeki hızlı titreşme (flicker) efekti epilepsi ve migren hastaları için zararlı olabilir.

 

Ana Görsel: Anthony McCall. “Line Describing a Cone” (1973). Installation view at Whitney Museum of American Art, New York, 2002. Photo: Henry Graber.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TARİH

YJames Baldwin’le Tanıştığım O Gün
James Baldwin’le Tanıştığım O Gün

Beni geri çektiği o yer ve zaman, makulen umabileceğim tek şeyin aldığım her davette ancak hizmet etmek için orada olabileceğimi söylüyordu.

MEYDAN

YEvet, Polisi Lağvedelim
Evet, Polisi Lağvedelim

Çünkü reformlar işe yaramayacak.

MEYDAN

YBiraz Sakinleşebilir Miyiz?
Biraz Sakinleşebilir Miyiz?

İnsanlar genelde beni felaket tellalı gibi görüyor, bana kızıyorlar. Felaket tellalı değilim ben. Eğer bakmazsan, değiştiremezsin. Gözünün içine bakacaksın.

MEYDAN

Yİçimde bir şeyler eriyor…
İçimde bir şeyler eriyor…

Tek bir ağacın kıymetini bilenlere, gölgesinde yan yana serilenlere...

Bir de bunlar var

David Bowie’nin Proust Anketi
Küçük Meleğinizi Nasıl Uyutursunuz?
Cuma Şarkıları 29: Nostaljiye Devam

Pin It on Pinterest