Kadının güzelse çirkin, çirkinse güzel; zayıfsa biraz daha kilolu, kiloluysa biraz daha zayıf; sessizse biraz daha baskın, çok konuşuyorsa daha az geveze olması isteniyor.
Çocukluğum tekstil endüstrisinin yükselişte olduğu zamanlara denk geldi. Tarlaları sulayan ırmakların tekstil boyasıyla rengarenk aktığını hatırlıyorum.
Emre’nin dramı bitmiyordu…
Kaplanların öyle muazzam bir cazibesi var ki insanlar onların yanındayken kendilerinden geçiyorlar. Ama bu yakınlığı arzulayan biziz, kaplanlar değil.
Yetenekle doğan erkeğin yeteneğini icra edebilmesi için kimi araç ve insanları bir sıçrama tahtası olarak kullanmasında ya da kimilerinin yolunu kesmesinde bir sakınca yoktur. Zira önemli olan tavuğun yumurtladığı altındır.
Yön. Çetin İnanç: “Arzu Okay’la Sokak Kadını diye bir film yaptım, insanlar sinemayı göz yaşları içinde terk ediyordu. Filmi izlemeye kadınlar geliyordu, inanabiliyor musun, kadınlar!”
Fibromiyalji ve diğer görünmez, teşhis edilemez kronik hastalıkların feminist meseleler olduğunu kabul etmemiz, onları daha çok konuşmamız, mücadelemize dahil etmemiz ve asli birer tıbbi mesele haline gelmeleri için ısrar etmemiz gerekiyor.
Devrim dediğinizde birçok insanın aklına şiddet gelir…
İnsanlar genelde beni felaket tellalı gibi görüyor, bana kızıyorlar. Felaket tellalı değilim ben. Eğer bakmazsan, değiştiremezsin. Gözünün içine bakacaksın.
Gerekli sağlık tedbirlerinin dahi zor olduğu bu koşullarda yaşayan mülteci kadınlar ve kız çocukları, insani yardım imkanlarına erişimin de kısıtlanmasıyla birlikte artan bir risk içindeler.