Hayır.

KÜLTÜR

Simone de Beauvoir Canını Yakanları Hayata Havale Etti Mi?

Beddua, schadenfreude ve yalan alıntı ile yoğrulan memleketimiz sosyal medyalarının bir başka kurbanı: Simone de Beauvoir.

 

Bu vecizeyi ilk kim uydurdu, membaına erişemiyorum. Ama onlarca “edebiyat” sayfasında, tüm sermayesi sahte alıntı olan ve milyonlarca kişi tarafından takip edilen hesaplarca yayıldığını (ve on binlerce layk aldığını) biliyorum.

 

Yayılma alanlarının akrabalarınızın feysbuk duvarından, yarı ünlü instagramlarından ibaret olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kabristan ziyaretleri sırasında en hüzün dolu olması gereken anlarımın az ötede başka bir mezar taşına kazınmış sahte Nietzsche şiiriyle bölündüğü çok oldu. Hani şu “Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin / Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin“. Bu dizeleri Nietzsche’nin değil Şebnem Ferah’ın yazmış olduğu gerçeğiyle n’apacağımı bilemedim. Konsantrasyonum bozuldu.

 

Fakat böyle durumlarda o alıntı neden bu kişiyle eşleştirildi deli gibi de merak ediyorum. Dalgaları seveceksin, şunu bileceksin, onu yapacaksın diyen biri var elimizde, kim olsun? Erkek olsun, lafını dinletsin, iri bıyıklı olsun, Niçe yapalım abi. Canını yakanlardan intikamı hayata havale eden biri, kim olsun? Kesin kadın olsun, biraz feminist yani şirret olsun ama yüzü de gülsün. Sektör böyle mi işliyor?

 

Simone de Beauvoir hayatta bu lafı etmiş olamaz diye Google’a hücum ettiğimde kadının intikam kavramı üzerine epey düşündüğünü, konu üzerine Göze Göz adlı bir deneme yazdığını öğrendim. İçinde “canımı yakanlar belasını bulacak, kadere inanırım olacak olacak” demiyordu tabii.

 

Peki ne diyordu?

 

De Beauvoir bu yazıyı II. Dünya Savaşı sonrası, faşist bir Fransız gazetesinin Nazi işbirlikçisi editörü Robert Brasillach’ın idamından ilhamla kaleme almış. Brasillach yargılanırken bir grup Fransız aydını editörün affı için imza kampanyası başlatmışlar. Albert Camus imzalamış mesela, gerekçe olarak da idama kategorik olarak karşı olmasını göstermiş. Simone de Beauvoir ise imza koymayı açıkça reddetmiş.

 

İşgalle birlikte öfkeyi ve nefreti öğrendik, düşmanlarımız küçük düşsün ve gebersin diledik diye başlıyor, intikam insanın metafizik gereksinimlerinden biridir diye devam ediyor, ama bir insan ancak bir başkasının insanlığını inkar eder ve onu bilerek bir nesneye indirgerse işte o zaman intikam haklı olabilir diye ekliyor, öte yandan intikamın amacı bu iki kişi arasındaki “insani mütekabiliyeti” sağlamak ve aslında intikam alınan kişiyi bir pişmanlık duymaya zorlamak olduğu için ve içeriden gelmesi gereken bu duyguyu dışarıdan oldurmaya çalışmanın çelişkisi sebebiyle intikamın muhtemelen amacına asla ulaşamayacağına dikkat çekiyor, tüm sevgiler ve eylemlerde olduğu gibi tüm cezalarda da bir arıza vardır ama bu bizi ceza gerektiğinde onu talep etmekten alıkoymamalı diyor… ve daha bir sürü şey söylüyor. Bu paragrafta yazdığım hiçbir cümle de tek başına tüm söylediklerinin kapsülü olamıyor. İlla bir kapsül arayacaksak şöyle bir sözü varmış başka bir kitabında: “Ahlak, sonu belirsiz sorgulamaların sancısında yaşar.

 

O da bağlamsız alıntı formatı için yeterince albenili değil ama.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YSalacak’ta İki Kız
Salacak’ta İki Kız

"Bilinmeyen" fotoğrafçı kimdi? Bu fotoğraf kaç senesinde çekildi?

KÜLTÜR

YBunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?
Bunca Zaman Arkadaş Olabilir Miydik Yani?

Ryan Murphy'nin yeni dizisi "Feud: Bette and Joan" üzerine

Bir de bunlar var

Şantiyeden sahneye, oradan kürsüye
DOĞANIN KANUNUNU GİZLEYEMEDİ
Okumanın ve Okuyucunun Elli Tonu

Send this to friend