Evler, Odalar, Hışırdayan Yapraklar, Belki Şarkı Söyleyen Birisi…

Herkes değişmiştir de sen aynı kalmış sanırsan kendini, orada onları beklemiş ve kimse gelmemiş gibi bir yalnızlık ve belki ihanete uğramışsın hissi. Bu yüzden eski arkadaşlar biraz da rahatsız ederler aslında…

Kalıplar, Marazlar, Çizgiler, Belki Aşktan Silgiler…

Oğlum öğretti bana, insan kendinden taşar, olmakta olduğu şeyden akar.

Kırıklar, Boşluklar, Rüzgar Belki Güneş…

Filmden kareler değil, cümleler yazmak istiyorum: “annem hep bunu yapar…”, “benden utanıyorsun biliyorum”, “çok şanslısın benimki gibi kulakların yok” , “nasıl bir kız annesini tanımaz.“

Anakronik Zaman, Anakronik Mimaroğlu

Görüntülerin eskiliği, bazı yerlerde gözü rahatsız eden “eski püskülüğü” beni rahatsız etmiyordu. Görüntü ve sesin birbirinin önünü kesmediği bir film yapmak istedik; birbirlerinin önüne geçmediği ama eşit derecede önemli oldukları bir film.

Kahkahaların Gücü II

Arendt’in “korkunç olanın sadece saçma değil, düpedüz komik de olabileceğini anlayacak kadar aklı başında” olmak gerektiğini yazdığı zamandan yarım yüzyıl sonra…

Kahkahaların Gücü I

“Ama gerçekten çok komik Hâkim Bey!”

Wanda, çuvallama sanatı ve bazı karanlık hisler    

Sinema dokunur ve bu dokunuş her zaman şefkatli, sıcak, imkân dolu olmayabilir.

Camdaki Yansımana Bakmak, Hayat Üzerine İki Çift Söz Söyleyebilmek ya da Bir Şiir

“Bir Sarı Çiçek” referansını vermek ya da Cortazar’dan konuşmak neden kadın karakterlerin sıklıkla payına düşmedi?

ortadoğu’nun en demokratik ülkesi israil mi?

iktidarın israil karşıtı retoriğine tepki duyanlar, israil/filistin çatışmasını ya laiklik/islamcılık çatışması üzerinden ya da kürt sorunuyla paralellik kurarak okuyor. ikisi de gerçeği anlamaktan uzak.

Pin It on Pinterest