Hepimiz aynı Gezi’de miydik? Hayvan özgürlüğü mücadelesine bir bakış

Bizim tüm hayvanlar olarak birlikte kazanmaya ihtiyacımız var, kimsenin üstüne basmadan, ezmeden, dilimizde aşağılamadan. Bu da birlikte yaşayabilmek anlamına geliyor. Biz bunu Gezi’de deneyimledik.

Üreterek Direnen Bir Dayanışma: Irmak Dönmez ile Söyleşi

“Feminist, kuir ve vegan politikaların üçü de işlerimde samimi bir biçimde buluşuyor. Üçünün ortaklığı bedene müdahale ve sömürüden geçiyor.”

Hayvan Hakları Yasasını Beklerken

İnsan harici tüm hayvanlar, çeşitliliğini hayal etmesi dahi zor sömürü biçimleri göz önüne alındığında çoğa ayrılır. Hayvan hakları savunucuları olarak taleplerimiz açık; “eşit, adil, yaşanabilir bir dünya için Hayvan Hakları!”

“Şehir ve Hayvan”: İnsan-Merkezcilik ve Mekân Üzerine Bir Söyleşi

İnsan-merkezcilik iki ucu keskin bir bıçak. Büyük çiçek salgınları sonrası karantina dünyasının gelmeyeceğini sanan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kamp toplumunun tekrar etmeyeceğine inanan insanlar karantina ve kamp arasında yaşıyorlar.

Kaplan Kral: Cinayet, Kargaşa, Delilik

Kaplanların öyle muazzam bir cazibesi var ki insanlar onların yanındayken kendilerinden geçiyorlar. Ama bu yakınlığı arzulayan biziz, kaplanlar değil.

Ekofeminizm Üzerine bir Söyleşi: Ekovegan Bahçe

Barışın tabakta, hatta tohumda başladığını söylüyoruz.

Kedi Annesi Olmak

Bir kediye yuva sağlamak, onun cinselliği ve anneliği konusunda karar merci olma hakkı verir mi?

Ne Yersen Osun, Bu Playlist Kulağımıza Küpe Olsun

5Harfliler’e özel coşumlu miks!

Kedili Kadın Olma Sanatı

Pek tabii, hayvan hakları deyince akıllarda oluşan imge sinirli, bas bas bağıran, hafiften kafayı yemiş, evinde muhtemelen yirmi kedi besleyen, kocasız ve çocuksuz (çünkü evlenebilseydi böyle olmazdı), kırklı yaşlarında bir kadın.

Pin It on Pinterest