Feminist bir astrologtan cinsiyetçi düşüklükler, “kadınlar yumuşak, erkekler sert olmalı” gibi şeyler duymazsınız. Astrolojide cinsiyetin ve cinsel yönelimlerin işaretleri haritalardan okunamaz!

ECİNNİLİK

Feminist Astroloji, Mars Retrosu ve Libido Önlemleri: Kristin Demirci ile Söyleşi

 

Bütün işleriniz ters mi gidiyor? Retro ne zaman bitecek diye mi bekliyorsunuz? Libidonuz bu dönemlerde biraz fena mı? Feminist astroloji mümkün mü? Yılın en zor aşaması hangi aydaydı? Sorularınıza görece de olsa yanıt bulabilmek için feminist astrolog Kristin Demirci’yi sizin için bunaltıyoruz.

 

Siz kendinizi “feminist astrolog” olarak tanımlıyorsunuz. Feminizm ve astroloji arasında nasıl bir bağ var, biraz açabilir misiniz?

 

Tarihe baktığınızda, derinliğe, iç gözleme ya da ruhsal gelişime dayalı disiplinlerin genellikle toksik erkekler tarafından “kadınların hayal gücü ve yanılgıları” olarak değersizleştirildiğini görürüz. Günümüzde hâlâ bu tutuma sahip olan erkeklerin sayısı az değil. Örneğin sanki “Astroloji bilimsel olsun” gibi bir ısrarımız varmış ya da olmaması sorunmuş gibi “Astroloji bilim değildir, safsatadır, filanca şeyi okumanızı öneririm,” gibi mansplaining fırsatçısı yaklaşımlar epey yaygın.

 

Astrolojinin temeli gerçekten de iç gözleme dayanır. Daha doğrusu, dışarıdakinin içerideki tezahürüne. Bu da astrolojiye “kadınca, kadın işi, kadınsı” imajını veren şeydir. Astrolojiyi antik zamanların psikoloji kaynağı olarak da tanımlayabiliriz. İnsan hayrete düşüyor ve fakat günümüzde hâlâ psikolojiyi bile itibarsızlaştıran kişiler mevcut!

 

Astrolojiye “anlaşılması zor bir tutkuyla” karşı çıkan erkekler sebebiyle, astrolojiye olan ilgisi “kadınsı” bulunacak diye çekingen davranan erkekler de var. Kadınlar duygusal deneyimlerini ya da duygularını ifade ettikleri alanlar ve topluluklar yarattıkça erkeklik tarafından aşağılandılar, küçümsendiler.

 

Astrolojiyi günlük burç yorumlarından ibaret sanan, astrolojiden beklentilerini falla sınırlayanlar da var. Oysa astroloji aynı zamanda keder, travma, inkâr, yansıtma, acı ve zayıflıklarımızı keşfetmek ve iyileştirmek üzerine de bir disiplindir. Cishet erkeklerin tüm bu konularda zaten açılmaya gönüllü olmadıkları bilinen bir vasatlık. Oysa astroloji duygular, bilinçaltı, benlik bilinci ve iç gözlem üzerine zaman harcamaya hazır olanlar için güvenilir bir sığınaktır. Stresli koşullar altında, danışan kişi için astroloji stresle başa çıkma aracı olarak kullanılır.

 

Kristin Demirci

 

Kadınların astrolojiyle daha ilgili olması da bu yüzden mi?

 

Evet, kadınlar ve kuirler astrolojiyle ilişkilenmekte rahatlar. Çünkü kendilerine bu alanda ifade özgürlüğü tanındığının farkındalar. Duygularının değer gördüğünü, böylece anlaşıldıklarını hissediyorlar. Ne yazık ki, bu durum toplumsal normlara bağlı, katı gerçekliğin müridi erkekler için geçerli değil. Kadınlar, şüphesiz, kendi kendine yardım ve kişisel gelişim endüstrilerini yönlendiriyorlar. Astroloji de kendine yardım konusundan bağımsız değerlendirilemez. Gelgelelim astroloji cis kadınlar için de yaratılmadı. Astroloji cinsiyetsizdir.

 

Ancak, antikçağ astrologları “cinsiyetçi dilbiliminden” epey nemalanmışlar. Astrolojide cinsiyetçilik, astrolojinin özüne zarar verir. Cinsiyeti ya da sözümona cinsi enerjileri (eril/dişil) dışlayarak doğru biçimde kapsayıcı olmak mümkündür. Şu enerjiyi kategorize etmeden bir rahat bıraksalar keşke…

 

Peki feminizm ve astroloji nasıl birleşiyor?

 

Hepimizin içinde her çeşit enerji mevcut. Astrolojinin feminizme ihtiyacı var, çünkü en basitinden, astrolojide gezegenler arasında dişi enerjileri temsil eden sadece iki gezegen var: Ay ve Venüs. Sadece biri, yani Merkür hermafrodit, geri kalanı erkek. Panteon’un Zeus’u (Jüpiter) var, fakat Olimpos’un kraliçesi Hera’ya (Juno) rastlamıyoruz! Ya da Plüton karşısında Persephone’ye, Pandora’ya yer verilmiyor. Daha yeni yeni kişisel gezegenleri kolektiflerden ayıran asteroidleri değer görmeye başladılar. Ceres, Vesta, Palas ve Juno…

 

Klasik astrolojide Ay ve Venüs dişi gezegenler olarak isimlendirilir. Çünkü ataerkil çerçeveden, kadınlar üç şey için iyi kabul edilirler: Güzellik, üreme ve annelik. Boğa, Terazi ve Balık burcundaki Venüs yüceltilir, çünkü kadının itaatkâr, zarif, uyumlu ve bakım veren doğasını görmek isterler.

 

Venüs Koç burcunda zararlıdır. Çünkü tipik bir “amazon” kadınını simgeleyen bu yerleşim ataerkinin kadın anlayışına ters düşer. Hakkını savunabilen, kendisi için ayağa kalkabilen, inisiyatif kullanabilen, sözümona kendi kornişini kendi takan kadın sevmezler.

 

Ay Oğlak burcunda kendi geçimini sağlayabilen, kendine yetebilen özerk bir kadındır ve şaşırtıcı olmayacaktır ki Ay Oğlak burcunda zararlı kabul edilir!

 

Venüs Akrepte düşük bir enerjiyi temsil eder. Çıkarcı, manipülatif, dolandırıcı kadın olarak mimlemeye bayılırlar. Kadının cinsel gücünden korktukları için, onu bastırmaya, küçümsemeye, yok etmeye çalışırlar. Zamanında cadıları neden ve nasıl yaktılarsa öyle. Erkeğin dünyası güneşin altında tüm zulmüyle hüküm sürerken, kadına dair gizemler ve güçler cezalandırılır. Lilith mitolojisi iyi bir örnek olacaktır. Simgesel olarak kendi güçlerini fark eden Lilith sürgüne gönderilmiş ve karanlık söylencelerle canavarlaştırılmıştır. Feminist bir astrologtan cinsiyetçi düşüklükler, “kadınlar yumuşak, erkekler sert olmalı” gibi şeyler duymazsınız. Astrolojide cinsiyetin ve cinsel yönelimlerin işaretleri haritalardan okunamaz!

 

Feminizm eşitliği temsil eden bir ideolojidir. Cinsiyet farkı bazıları için bir avantaj, diğerleri içinse bir dezavantaj anlamına gelmemelidir. Örneğin, ben nasıl ki eğer seçeneğim varsa feminist bir jinekoloğa gitmeyi tercih ediyorsam, insanların da bana benzer bir gönül rahatlığıyla gelmelerini isterim. Çünkü astroloji nasıl koca bulurum, bana ne zaman döner, bir erkeği nasıl elde ederim ya da sadece finansal kazanımlar üzerine yorumlar sunmaz. Fakat danışmanın ideolojisi, yaratıcılığı, etiği, sosyal, kültürel ve entelektüel bilinci elbette tüm bilgileri ayrımcılık yapmaksızın adil biçimde harmanlamasını sağlayacaktır.

 

 

Biraz da rehberliğinden faydalanalım. Bu yıl geriye dönüp baktığımızda neler yaşadık, bizim için kritik anlar var mıydı? Hangileriydi?

 

Nisan, Mayıs ve Ekim, Kasım aylarındaki Boğa/Akrep eksenindeki tutulmalar gerçekten kritikti. Ekonomik krizi tetikleyen en önemli etkiler olarak görüyorum tutulmaları. Kişisel hayatlarımızda da sarsıcı, yıkıcı ve dönüşüm temalı gelişmelerle sınanıyoruz. Bence bu yılın en zor aşaması Kasım.

 

 

Mars, 2023 Mart’a kadar İkizler burcunda diyorsunuz. Bir İkizler olarak da bu ne anlama geliyor, merak ediyorum. Mart 2023’e kadar kimse bizimle görüşmesin mi?

 

Sabırsız İkizlerin sabır sınavı diyelim. Yani çok zor. İletişim konusu bir savaş alanına dönebilir. Hepimiz İkizlerin konuşmayı çok sevdiğini biliriz. Mars İkizler açısından dinlemeyi öğrenmek için bir fırsat olabilir. Ertelenmiş, ötelenmiş, yarım bırakılmış sertifikaları, diplomaları, makaleleri, belgeleri, projeleri ilerletmek için de ideal. Tek başına yapılan çalışmalar, ekip çalışmalarından daha verimli sonuçlar verebilir. Hayatınızın herhangi bir alanında ritim bozukluğu yaşıyorsanız, bunu kanıksamak yerine düzeltmeyi deneyin.

 

 

Mars retrosu bizi ne kadar üzecek ve bizden neler götürecek?

 

Aklımıza mukayyet olmak önceliğimiz. Bunu 2023 Baharına bir hazırlık, bir nadas dönemi olarak değerlendirin. Lüzumsuz söylentilere, dedikoduya, teyit edilmemiş haberlere enerji harcamayın. Faydasız, sonuçsuz, anlamsız şeyler için savaşmak yerine, ne uğruna enerji harcamanız gerektiğini sakin bir zihinle seçin. Her kavga mücadele etmeye, huzur bozmaya ya da huzurunuzun bozulmasına değmez. Eğer ısrarla faydasız şeylerle uğraşırsanız, sonuçta hızlı bir şekilde tükenirsiniz. Mars retrosu boşa harcanan enerjiyi tolere etmez.

 

 

Mars retrosu demek libidonuzla vedalaşın mı demek?

 

“Yeni seksi” ağzı iyi laf yapanlar. Özellikle dating aplikasyonlar üzerinden “Ay hayatımın aşkı” diye fazla yükselmemekte de fayda var. Tek eşliler için kötü, poliamorlar için iyi haber. Şimdi apar topar düştüklerinize, Ocaktan itibaren “Ben buna nasıl düştüm?” de diyebilirsiniz. Siz yine de libidonuza şu karşıki dağları vaat etmeyin.

 

 

2023’teki dönüm noktaları neler?

 

2023’ün en önemli dönüm noktalarını Satürn Balık, Plüton Kova transitleri belirleyecek. Mevzu uzun, İkizler, Başak, Yay ve Balık için hazırlık şart.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

Yİliç’te ne oldu?
İliç’te ne oldu?

İliç'te yaşanan kaymanın öncesinde, 21 Haziran 2022'de, aynı maden sahasında bir siyanür sızıntısı yaşandı. Siyanür sızıntısının ardından, çevre örgütleri İliç'te yaşanan çevre sorunlarını vurgulamak için protestolar düzenledi ve suç duyuruları yaptı. Ancak, mahkemeler, ÇED raporunun onaylanmasına ve kapasite artışının devam etmesine izin verdi.

KÜLTÜR

YSararmış Yapraklar: “Bin Kilo Var Omuzlarımda Beni Aşağıya İttiren”
Sararmış Yapraklar: “Bin Kilo Var Omuzlarımda Beni Aşağıya İttiren”

“Sararmış Yapraklar” sonu mutlu biten bir hikâye. En çok da bir daha âşık olamayacağını düşünenler ve sokakta yaşayan köpekler için.

KÜLTÜR

Yİnşallah Erkek Olur: “Hepimiz Aynı Bokun İçindeyiz”
İnşallah Erkek Olur: “Hepimiz Aynı Bokun İçindeyiz”

Amjad Al Rasheed’in yönettiği ve senaryosunu Rula Nasser ve Delphine Agut'la birlikte yazdığı İnşallah Erkek Olur (Inshallah Walad, 2023) Rasheed’in ilk uzun metraj filmi. Film Ürdün yasalarının bir kadına, kadınlara neler kaybettirebileceğini hayli sade bir şekilde işliyor.

KÜLTÜR

YPeki ya Bu Kadınlar Canavar Değilse?: Saint Omer Filmi Üstüne
Peki ya Bu Kadınlar Canavar Değilse?: Saint Omer Filmi Üstüne

Saint Omer’in başarısı "canavar kadın" gibi toplumsal kurguları bir an bile önemsemeyişinde yatıyor. Film, hikâyeyi indirdiği derin suda izleyiciyi Laurence ile açık bir şekilde mesafelendirmiyor. Hatta öyle ki, neredeyse lirik bir metin üzerinden Laurence ile empati kurmaya sürüklüyor.

Bir de bunlar var

Cuma Şarkıları 8
Belediye Asfaltının Bizans’ın Kemeriyle Kucaklaşması
Clement Chabernaud

Pin It on Pinterest