Şeylerin Ağırlığı, Akışlar ve Farklı Mekânsallıklar: Nursaç Sargon ile Söyleşi

Herhangi bir yerin sergi mekânına dönüşebileceğini tecrübe ettik. Göçebeliğin en ilham verici yanı, kurgulanacak serginin kavramsal yapısına eşlik edebilecek mekânı seçebilme özgürlüğü.

Doğa Tarihinden Maddeye, Kültürel İklimden Sanatsal Üretime: Burçak Bingöl ile Söyleşi

Sanatsal üretimlerimde kullandığım malzeme ne olursa olsun çalışmalarımı bir araya getiren mesele hep aynı. Olduğum yeri ve zamanı anlamlı kılacak yeni bağlamlar, yeni durumlar ve formlar üretmek.

“Yut Sesini” / “Bul Sesini”: On İkinci Ev

Anlatamamak halinin bedende de bir karşılığı var. Bedenin hafızası var.

Üreterek Direnen Bir Dayanışma: Irmak Dönmez ile Söyleşi

“Feminist, kuir ve vegan politikaların üçü de işlerimde samimi bir biçimde buluşuyor. Üçünün ortaklığı bedene müdahale ve sömürüden geçiyor.”

Bir Direniş Olarak Üretmek: Eda Çekil ile Söyleşi

“Erkek egemen sanat kanonunda kendine yer edinebilmek feminist mücadelenin ta kendisi.”

Durağan Hareketler, Tekrardan Doğan Farklar: Zeynep Kayan ile Söyleşi

Görüntünün, hareketin, jestlerin, sesin ya da bir cümlenin çeşitlemeleri, yeniden üretim ihtimali ve üretim şekilleri bana ilham veriyor

Sanatçı Meltem Sarıkaya ile Söyleşi: Kadın Cinselliği Hiçbir Otoritenin, Gücün, Kurumun, Kişinin Tekelinde Değildir

Resmi bir iletişim ve mücadele alanına dönüştürmek, aynı zamanda deneyimlerimin ötesinde farkındalıklarımla ilişki içerisinde olmak istiyorum.

Kuir ve Feminist Dayanışmayla: Koli Art Space

KOLİ gibi bir kutu, oradan oraya sürüklenebilecek, aynı zamanda bozulup tekrar kurulabilecek, tedirgin etmeyen, fazla hassas olmayan, başka bir deyişle kirletmekten, dokunmaktan, temas etmekten  korkmayacağımız; dolayısıyla denemelere açık, hatta deneyip yanılmayı, deneysel olmayı göze alabilen ve teşvik eden bir yapı. 

Rebekka Endler: “If You Can’t Navigate Here, This Is Not Your City”

How the fuck did we all end up in patriarchy in the first place and how do we get out of it?

Rebekka Endler: “Dolaşırken Rahat Değilseniz Bu Şehir Sizin Şehriniz Değil”

Ne bok yedik de ataerkiye saplandık? Buradan nasıl çıkarız?

Pin It on Pinterest