Translar bedenleri üzerinde özgürce tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Translarla dayanışma çağrısında bulunuyoruz!

MEYDAN

Trans Manifestosu: Bedenimiz Bize Aittir

 

Jihan Ferjani ve Lalla Kowska-Régnier’in yazdığı ve ilk imzacıları arasında Virginie Despentes, Judith Butler, Paul Preciado, Laure Bereni, Elsa Dorlin, Christine Delphy, Eric Fassin gibi isimlerin de olduğu “Manifeste Trans’:  Notre corps nous appartient” (2006) [Trans Manifestosu: Bedenimiz bize aittir] metnini Sina Tekin çevirdi.

 

 

Çevirmenin Notu

 

Translarla dayanışmayı amaçlayan “Manifeste Trans’:  Notre corps nous appartient” isimli manifestonun çevirisine geçmeden önce, Fransa’daki ve Türkiye’deki uyum süreçlerine dair iki kelam etmekte fayda var.

 

Fransa’da translar 2016 yılından bu yana isim değişikliğini nüfus memurları aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. Cinsiyet değişikliği ise yasal bir süreçle yürütülürken, buna dair talep tıbbi süreçlerden bağımsız olarak değerlendiriliyor. Yani yasalara göre, Fransız mahkemeleri operasyonu, hormon terapisini, psikiyatriden ya da sağlık kurullarından alınacak bir belgeyi şart koşamaz. Bununla birlikte Fransız Medeni Kanunu’nun, açık bir şekilde cis-normativiteyi ve ikili cinsiyet rejimini desteklediğini söyleyebiliriz; örneğin her çocuğun doğumda erkek-kadın olmak üzere iki cinsiyetten birine atanması ve bu atanmanın doğum belgelerinde belirtilmesi zorunluluğu var. [i]

 

Türkiye’ye gelirsek, Ayça Kurtoğlu’na göre güncel hukuk düzeni ikili cinsiyet sistemine dayanırken, üreme ve heteroseksüel aile merkezlidir.[ii] Bunu nüfus kayıtlarındaki cinsiyet değişikliğine dair Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesine baktığımızda da görebiliyoruz. Hukuk eliyle devlet, trans deneyimleri patolojikleştirerek bir trans tanımı inşa ediyor. Yine de yasa bu haliyle bile faşistlerin saldırısı altında.[iii] Elbette bu, yalnızca trans hareketinin meselesi değil. Translarla ittifaklar yaparak, kurumsal transfobiye karşı sorumluluk almak, egemenlik ilişkilerini sorgulayan her hareketin ve kisinin içsellestirmesi gereken bir olgu. Bana kalırsa bu temelde “Manifeste Trans’: Notre corps nous appartient” metninin içeriği hem Fransa’da hem de Türkiye’de güncelliğini koruyor.

 

***

 

“Fransa’da her yıl yüzlerce trans, hormon terapisine başlıyor ve/ya operasyon geçiriyor.

 

Bunu -transların meseleleri konusunda bir yol dayatan, psikolojik kötü muamele uygulayan ve kasaplığa varan operasyonlar yapan hastane ekiplerinin tekeli nedeniyle- kimliklerini ve bireysel özgürlüklerini inkâr eden koşullarda yapıyorlar.

 

Bu psikiyatrik vesayet altına alınma, bundan kaynaklanan hukuki engeller, bu sakatlamalar kabul edilemez. Oysa her bir kişiye özel bir güzergâh çerçevesinde, herkesin kendi doktorunu özgürce seçmesi daha basit ve daha saygılı olacaktır.

 

Trans kimliklerin derhal psikiyatrizasyondan arındırılmasını ve translarla ilgili tıbbi masrafların topluca karşılanmasını talep ediyoruz. Çünkü translar, bedenleri üzerinde özgürce tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Translarla dayanışma çağrısında bulunuyoruz!

 

Bizler, psikiyatristler, endokrinologlar, cerrahlar, jinekologlar, pratisyen hekimler olarak, talep eden herkesin hormon terapisine ve kaliteli cerrahiye erişimini kolaylaştırmaya kendimizi adadık.

 

Bizler, hakimler, avukatlar ve hukukçular olarak, genital operasyonlar olsun ya da olmasın, herhangi bir transın, belgelerini cinsiyet kimlikleriyle uyumlu hale getirmek için medeni durum değişikliğini kolaylaştırmaya kararlıyız.

 

Bizler, gazeteciler, yapımcılar, televizyon sunucuları ve kanal yöneticileri olarak, aşağılayıcı stereotipleri aktarmamayı ve transların görüşlerine saygı göstererek kamuoyuna trans kimlikler konusunda mümkün olan en iyi bilgiyi sağlamayı taahhüt ediyoruz.

 

Bizler, feministler, 343 manifestosu[iv]nun imzacıları, akademisyenler, derneklerdeki politik militanlar ve kamuoyuna mâl olmuş kişiler olarak, transların taleplerini kayıtsız şartsız destekliyoruz. Çünkü –tıpkı birkaç yıl önce kadınlarda olduğu gibi- devletin transların bedenlerine el koymasını daha fazla destekleyemeyiz.”

 

İlk imzacılar:

 

Les Panthères Roses, Sinae Oh (yapımcı), Natal Haziza (yapımcı), Académie Gay et Lesbienne, An Nou Allé, Catherine Achin (akademisyen), José Bové, Rostom Mesli (öğretmen), Christine le Doaré (Centre LGBT başkanı), Cynthia Kraus (feminist, filozof), Anouk Guiné (araştırmacı), Andrei Shtakleff (sinema sanatçısı), Siryne Zoughlami (felsefe profesörü), Les Jeunes Verts de Nantes, Anne Smolar (sanatçı, yazar), Laure Bereni (araştırmacı), Bruno Perreau (Science Po,  öğretim görevlisi), Géraldine Sarratia (gazeteci), Olivier Nicklaus (gazeteci), Fany Corral (yapımcı, dj), Pascal Lièvre (sanatçı), Etudions Gayment, Nathalie Quintane (yazar), Stéphane Bérard (sanatçı), Céline Belledent, Gouixx, Bruno Peguy (sanat yönetmeni), Chantal Raguet (sanatçı), Vincent Simon (editör), Nathalie Rubel (feminist militan, araştırmacı), Janos Borovi (öğretmen), Mohammed Mezianne (EHESS, doktorant), Cécile Chartrain (Siyaset biliminde doktorant), Savina Sharkova (EHESS, doktorant), Katherine Costello (toplumsal cinsiyet çalışmalarında öğrenci), Tom de Pékin (sanatçı, yönetmen, militan), Christophe Bareille (Paris 13, İletişim Bilimlerinde doktorant), Laurent Vannini, Elsa Dorlin (Paris 1, felsefede öğretim görevlisi), Matthieu Trachman (EHESS, doktorant), Thibaud Mynoult (öğrenci), Natacha Lemoine (öğretmen, şair, fotoğrafçı), Séverine Ambus (öğrenci), Alois FTX, Eloy, Mourad, Lassene, Céline, Laetitia Boqui-Queni (Paris 1, öğrenci), Marie Quévreuxc (öğrenci), Laura Dahan (öğrenci), Les Putes, Thierry Schaffauser (seks işçisi, lgbti feminist militan), Charles Teullier, Bruce (HIV ve LGBTİ militanı), Romain Chappaz (Centre LGBT de Dijon), Marina França (EHESS, doktorant), Maxime Cervulle (Paris 1, doktorant), Ben Matsas (öğrenci), Johanna Raclin (EHESS, mezun), Ioanna Mayhead (öğretmen, trans), Patrick Cardon/ GayKitschCamp Montpellier, Julia Varga (sanatçı), Lionel Soukaz (sinema sanatçısı), Philippe Joanny (yazar), Paul Preciado (filozof), Judith Butler (UC Berkeley, profesör), Sylvie Tissot (Universite Marc Bloch, sosyolog), Jonas R:M. Le Bail (EHEES, master öğrencisi), Baptiste Boulba-Ghigna (felsefe profesörü), Le collectif Les mots sont ımportants, Philippe Mangeot (öğretmen), Malika Amaouche (feminist), Eric Fassin (Ecole Normale Supérieure, sosyolog), Anna Margarita Albelo (yönetmen, yapımcı), Laurent Chambon (sosyolog, politikacı), Anne Souyris, Louis-Georges Tin (La journée mondiale de lutte contre l’homophobie kurucusu), René Schérer (emekli profesör), Alain Burosse (yapımcı, yönetmen), Lucie Lechevalier (EHESS, öğrenci), Thomas Slut (yönetmen, aktör), Jo Bernardo, Francis Moury, Béatrice Cussol (sanatçı, yazar, feminist), Emmanuel Rabu (yazar, şair, müzisyen), Pascal Carré (eğitmen), Lucile Encrevé (profesör), Joel Hubaut, Renaud Boutin (eğitmen, araştırmacı), Laurent Bocahut (yapımcı), Blanca Missé (master öğrencisi), Maia Lejbowicz (hukuk öğrencisi, lgbti militanı), Jenny Arriaza (EHESS, öğrenci), Coraline Comte (işsiz), Wendy Delorme (yazar, eğitimci), Cecile Bailly (yazar, Pink Pirates derneğinin kurucu ortağı), Ac-Up Paris, Français Berdougo (HIV+ militanı), Nathalie Magnan (profesör), Florence Fradelizi (yönetmen), Sabine Prokhoris (psikanalist), Claire Vannier (Act-Up Paris militanı), Muriel Andriocci (sosyolog), Les Furieuses Fallopes, Najet Mizouni (Paris 8), Isabelle Soria (Radio canal sud), Michel Celse (profesör, Act-Up Paris militanı), Fabien Carlat-Humbert (feminist), Jean-Raphael Bourge (Paris 8, öğrenci), Rachel Defay- Liautard (yazar), Pierre Tevanian (profesör), Virginie Despentes (yazar), Philippe Batel (psikiyatrist), Miguel Missé (trans militan), La Guerilla Travolaka, Christophe Girard (Kültürden sorumlu Paris Belediye başkan yardımcısı), Hélène Rouch (Paris 7, profesör), Christine Delphy (sosyolog, 343 manifestosu imzacısı), Michel Tort (psikanalist), Maud Gelly (pratisyen hekim).

 

 

[i] Acceptess-T, “Transition de genre.”

[ii] Ayça Kurtoğlu, “Cinsiyet ve cinselliğin inşası: Türk Medeni Kanunu’nda Cinsiyet Değiştirme ve Cinsel Vatandaşlık,” içinde Başkaldıran Bedenler : Türkiye’de Transgender, Aktivizm ve Altkültürel Pratikler, haz. Berfu Şeker, İstanbul: Metis, 2013, s. 116-137.

[iii] Can Eren, “Neyse ki seçilmiş diye bir kavram da var!”, pembehayat.org, 2022.

[iv] Burada  bahsedilen manifesto, 1971 yılında Fransa’da 343 kadının imzacısı olduğu “Kürtaj yaptırdım” manifestosudur. Daha fazla bilgi için bkz. Filiz Karakuş, “5 Nisan 1971: Fransa’da ‘343 Kaltak’tan Manifesto: “Ben kürtaj yaptırdım,” Çatlak Zemin, 2023.

 

 

Ana görsel: Ceren Uyan, “Samsun Sahili (1936)”, 2024. Sanatçının izniyle.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YRadikal Kapsayıcılık: Radikal Feminizmin Trans Kapsayıcı Tarihini Anlatmak
Radikal Kapsayıcılık: Radikal Feminizmin Trans Kapsayıcı Tarihini Anlatmak

Radikal feminizm, doğasında var olan trans-kapsayıcılığını görünür kılacak şekilde “geri kazanılabilir” mi?

MEYDAN

YButch Trans Kadınlar
Butch Trans Kadınlar

Bireysel cinsiyet ifadelerimiz neden başkalarını güvende ve rahat hissettiren şeylere uymaya zorlansın ki? Neden ucube ve uyumsuz gibi hissettirilmeden kendimizi ifade edemiyoruz?

KÜLTÜR

YSinemaya Yansıyan Cis Bakışı
Sinemaya Yansıyan Cis Bakışı

İşte size bir eserde cis bakışın varlığının saptanmasına olanak sağlayan 20 kriterden oluşan genel bir liste… Eğer bir film bu kriterlerden en az üçünü karşılıyorsa, film trans kimliklere dair cis bir bakışın taşıyıcısı demektir.

MEYDAN

Y“Özgür bir Filistin için, Tüm Ülkelerin Feministleri ve Lubunyaları, Birleşelim!
“Özgür bir Filistin için, Tüm Ülkelerin Feministleri ve Lubunyaları, Birleşelim!

İsrail ordusu Gazze’de 17.000’den fazla insanı öldürdü ve 33.000’den fazla insanı yaraladı. Siyonist devlet, molozların üzerine LGBTİ bayrakları dikerek ve kadın askerleri öne çıkararak suçlarını meşrulaştırmaya çalışıyor.

Bir de bunlar var

Sevgili JK Rowling, Ben Cinsiyet Normlarına Uyum Göstermeyen Otistik Bir Kişiyim ve Kafam Karışık Değil
60 Yıllık Kesişimsel Feminizm ve Küresel Kadın Grevi: Selma James ile Söyleşi
Barikat Dediğin…

Pin It on Pinterest