Klitorisin penis gibi erektal bir dokuya sahip olduğunu biliyorduk ama yüzölçümü açısından penis kadar büyük olduğunu biliyor muyduk?

ECİNNİLİK

Orgazmınızı Nasıl Olurdunuz?

Aslında başlığı “Vajinal orgazm yalanı!”, “Bizimki sizinkinden büyük!”, “Klitoris çok yaşa!” gibi daha heyecanlı ve biraz da agresif tahayyül etmiştim, ama bu da iş görür.

 

Bir kadının doğumundan itibaren gerekli takım taklavata sahip olduğu, kullanım kılavuzu olmasa da yıllar içindeki deneme-yanılma yöntemleriyle kendi vücudunun biricik parçası olan organlarını tanıyacağı düşünülünce, “kadın orgazmı”nın sadece erkekler için değil, kadınlar açısından da neden üzerine bunca tartışılası, gecelerce düşünülesi, gizli gizli internetlerde araştırılası, üzerinden bir pembe diziye yetecek mutluluk, hüzün, öfke ve gözyaşı üretilesi bir olgu oluşuna insan gerçekten hayret ediyor.

 

ku-xlarge

ünite 1: vücudumuzu tanıyalım

 

Kadın meclislerinde bir hayli gündeme gelen sorular ilk kadehten sonra “Siz şimdi her seferinde..” ile başlayıp üçüncü kadehten sonra “Ben vajinal orgazm olAmıyorum:(” itiraflarına ilerleyebiliyor. Okuryazar olmanın yüke dönüştüğü konulardan biri şu orgazm meselesi olabilir. Vakt-i zamanında Freud Bey “Klitoral orgazm olan kadın toydur, cinselliğini keşfedememiştir, cinsel olarak olgunlaştığında ise vajinal orgazmı öğrenir. Birleşme ile orgazm olamayan kadın frijittir.” buyurduğundan ve bunu da genital anatomiye yahut fiziksel muayenelere değil, hikaye edilen olaylara ve gözlemlerine dayandırdığından, entelektüel kadınlar nesiller boyu adeta armut gibi olgunlaşıp vajinal orgazm çığlıkları atacakları günleri bekledi. Kadın cinselliğiyle ilgili zaten pek az bilimsel veri olduğundan, Freud’un öğretisi çok fazla kadının aklında, kitaplıklarında ve cinsel deneyimlerinde yer etmiş oldu. O yüzden belki bu konuda hiçbir ön bilgi edinmemiş, orgazm hakkında araştırmalara girişmeyip sadece bedenini dinleyerek çıkarımlar yapan kadınların önyargısız orgazmlara ulaşması daha kolay olmuştur.

 

fröyd bey

“vajina mı lan o?”

 

Başka mevzularda “Neyse ki sene 2013 ve elimizin altında internet var” diyebiliyorken, vajinal ve klitoral orgazm hakkındaki araştırmalarda maalesef bu tavrın pek geçerliliği yok. Anatominizi keşfetmek isteyen yeni ergen bir genç kız ya da daha çok bilgi edinmeye çalışan olgun bir kadınsanız dahi, arama motorlarından bulacağınız überbilimsel Cosmo tavsiyeleri “Vajinal orgazmın 12 yolu”, “Yoksa siz hala annenizin klitorisini mi kullanıyorsunuz?”, “G-noktanız yoksa da üzülmeyin, orgazm olamıyorsanız çay demleyin” seviyesinde olacak. Anatomi bilgimiz sıfır da olsa insanı şüphelendirecek kadar taraflı “Bazı kadınlar maalesef vajinal orgazm o-la-maz-lar, ama tabii bu seksten zevk almayacaklar demek değil” iddiaları, elimizde bir adet vajina, çifter dudak, bir klitoris ve bir vücut dolusu libido varken neden bazı zavallı kadınların bu şerefli başarıya nail olamayacağının defaten yazılıp çizildiğini merak ettiriyor.

 

Sağ olsun, Anne Koedt 70’lerde “Vajinal Orgazm Miti” başlıklı yazısıyla bu soruları kırk yıl öncesinden sormuş. Freud’un kadınları ikinci sınıf yaratıklar olarak gördüğünü anlattıktan sonra, çok haklı olarak klitorisin bu kadar ayan beyan zevk verici bir organ olmasına rağmen her nedense beklenen rağbeti görmeyişini sorguluyor. Erkeklerin zevk organları penisin dahil olmadığı bir sevişme kafada canlanmazken, kadının penise tekabül eden klitorisinin penetrasyon esnasında çoğunlukla devredışı kalması ve birleşme esnasında sadece vajinaya odaklanmak bir şekilde normalleşmiş. Hatta olması gerekenin zaten bu olduğu kabul edilmiş gibi. Erkeği bir makine gibi vajinasına penetre ederken Niyagara şelalesi gibi boşalmayan kadın da, cinsel açıdan gelişmemiş, frijit ve toy sıfatlarını hak edecek elbette!

 

Vajinal ve klitoral orgazmın uydurma hiyerarşisi bugün kafalarda ve internetlerde yerini koruyor. Ama 2013’te olmanın bize getirdiği büyük bir şans var ki, o da 2009 senesinde ilk kez 3 boyutlu olarak çizilen kadın cinsel organı modellemesine ulaşımımız olması. Ürolog Helen O’Connell’ın 2005 yılında yazdığı bir makalede, klitorisi de içeren (iç) anatomi çizimlerinin hep iki boyutlu olmasının sıkıntısı vurgulanmış. Aynı makalede MR aygıtının 70’lerden beri erekte olmuş penis yapısını incelemekte kullanılırken, aynı stimülasyondaki klitorisi gözlemlemeye ancak 90’ların sonunda başlandığı da anlatılıyor. Kadın cinselliği araştırmaları erkeklerinkini on yıllarca geriden takip ederken, en nihayetinde klitorisin vajinanın ucundaki bezelye tanesi kadar nokta değil de, vücudun içinde rahmi saran kocaman bir organ oluşu da herkes için çok yeni bir bilgi. Evet, emniyet kemerinizi takıp yeniden okuyun: Klitorisiniz zannettiğiniz noktacık, buzdağının görünen tepesi yalnızca!

 

Odile Buisson ve  Pierre Foldés’un 3D modellemesi ile haşmetli klitoris karşımızda (sarı kısım).

picture-5 picture-9

 

Klitorisin penis gibi erektal bir dokuya sahip olduğunu biliyorduk ama yüzölçümü açısından penis kadar büyük olduğunu biliyor muyduk? Vajinamızın hemen altında durup rahim yolunu çepeçevre saran şu güzelliğe bir bakın! Buisson ve Foldés araştırmalarına G noktasının varlığını kanıtlamak için başlıyorlar, ama sonuçta vardıkları yer daha da heyecanlı oluyor. Bir nevi, vajinal orgazmcıları da, klitoralcileri de haklı çıkarmaca: Evet vajinal penetrasyonla orgazm elbette mümkün, ama zaten vajinanın etrafını saran ve seks sırasında erekte olup zevki sağlayan organ bildiğimiz klitoris. G noktası diye karanlıkta lamba düğmesi arar gibi arayıp durduğumuz yer de, vajina duvarı ile klitoris yüzeyinin birbirine baskısından oluşan hassas nokta(lar). Fark ettiğiniz gibi, 2009’da yapılan bu modelleme ile bir anda kadın cinselliğinde devrim olmadığı gibi, halen bu büyük olaydan pek az insan haberdar (bilenler bilmeyenlere aktarsın, lütfen). İlginç şekilde, iki boyutlu da olsa 90’lardan beri vücudun içindeki büyük organ olarak varlığı tanınmış klitoris ise, genelgeçer şemalarda hala yerini minicik bir nokta olarak koruyor. Ataerkil yapı (ataerkil demek istememek, ama yerine koyacak terim bulamamak) basbayağı klitorisin boyutunu tanımıyor yani anlayacağımız. Zaten Koedt de 70’lerdeki feminizm dalgasının ucunu, klitoral orgazmı keşfeden kadının aslında erkeğe ve penisine ihtiyacı olmadığını idrakine bağlıyor. Freud’un “erkek içerme zorunluluğu olan vajinal penetrasyon”lu tanımlarından sonra, etki-tepki hususunda feministler vajinal orgazmı hor görmeye, lezbiyenliği ve klitoral orgazmı kutlamaya başlıyor (masal anlatır gibi feminizm anlatmak).

 

Velhasıl, şahsımda bütün bu modellemelerin, klitoris bulgularının, orgazmın yeniden tanımlanması süreçlerinin şöyle bir etkisi var: OH BE. Kadınlar zaten nerelerinden ve nasıl uyarıldıklarının hesabını kimseye vermek zorunda değildiler tabii, ama içselleştirilegelmiş “vajinal orgazm yaşayan mükemmel kadın ve klitorisiyle oynayan yavrucak” ikiliğinin suçluluğu altında ezilmeden, kafası rahat, kukusu rahat bir nesil yetiştirecek olabilme ihtimali yine de bir coşku seli. Vajinalı, klitorisli, memeli, anüslü, istediğiniz orgazmı seçin, talep edin, ayağınıza gelsin (ayaklı da olur mu ki acep?). Sadece diz kapağının arkasından ya da meme ucundan stimüle edilince orgazma erişen kadınlar mevcutken, bu mefhumu kategorilere sığdırıp, bazı kadınlara bedenlerindeki ya da ruhlarındaki bir “eksik” nedeniyle belli bir tür orgazmı yaşayamayacaklarını söylemek saçmalığın daniskası oluyor. Orgazm gibi fizyolojik olduğu kadar, psikolojik de olan bir olguyu tanımlamaya elbet sadece şemalar, çizimler yetmez. Üstelik her klitoral uyarılmayla aynı şiddette orgazm yaşanmadığı gibi, vajinal uyarılma ya da bir başka fiziksel stimülasyonla da her seferinde bambaşka sonuçlar almak olası.  O yüzden iş başa düşüyor, kimselerin vücutlarımız hakkında vardıkları yargılara kapılmadan, bedenimizi dinleyip ona cevap vermeyi öğrenmemiz gerekiyor.

 

Biterken:

 

Kaynaklar (görseller ile):

http://blog.museumofsex.com/the-internal-clitoris/

http://www.uic.edu/orgs/cwluherstory/CWLUArchive/vaginalmyth.html

http://www.christopher.compagnon.name/sexualite/sources/oconnell-etal-clitoris.pdf

http://www.skepticink.com/incredulous/2013/08/12/the-clitoris-revealed-and-how-io9-got-it-wrong/

Kapak görseli: Egon Schiele – Female Nude

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YDağdan Anneliğe Kadınlar
Dağdan Anneliğe Kadınlar

"Kızımın ileride beni erkeğe boyun eğmemiş, güçlü bir kadın olarak anlatmasını istiyorum"

TARİH

YMaria Sibylla Merian’ın Mücadeleci Doğası
Maria Sibylla Merian’ın Mücadeleci Doğası

Ülkesinin yasaları, toplumdaki batıllık ve meslektaşlarının açüklamalarına rağmen döneminin önde gelen böcek bilimcilerinden biri olan, tarihteki ilk kadın entomoloğun hikayesi.

KÜLTÜR

YJessica Jones: Bir Şiddetten Hayatta Kalma Öyküsü
Jessica Jones: Bir Şiddetten Hayatta Kalma Öyküsü

Yeni bir süperkahramanımız var: Jessica Jones. Bu pelerinsiz, maskesiz kadın kahraman doğaüstü bir kuvvete sahip olmasına ve metrelerce yükseğe zıplayabilmesine karşın, diğer süperkahramanlardan çok daha tanıdık, çok daha özdeşleşilebilir.

  • Tuğçe

    Allah sizden razı olsun :)

  • burcin

    resmen aydınlandım, gerçekten oh be! tişikkirler :)

  • Müge Akpınar

    Geçen yaptığımız sohbetin üzerine güzel bir toparlama olmuş Willow, ellerine sağlık. Birinin bunu 5 harfliler’e taşıması gerekiyordu.

  • Damla

    Kafamda orgazmla ilgili pek çok soru var ve bunların bir kısmı “acaba bende mi bir eksiklik var, dokunmaktan neden zevk alamıyorum” meselesine değin varıyor. Ama bu yazıları okumak biraz özgüvenimi yerine getirdi. Belki kimseye anlatamadığım bir şeyi de yazabilirim buraya şimdi.
    Geçenlerde hormonal bir bozukluk için kadın hastalıkları uzmanına gittim, o arada iltihabım olduğunu öğrendik ve bana cinsel birleşme yaşayıp yaşamadığımı sordu, nasıl mikrop kapmış olabileceğimi araştırıyordu. O arada nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde kendisine kimsenin bana dokunmadığını hatta kendimin bile dokunamadığımı anlattım ve adam -evet bir erkek doktor- bana kendime dokunmamın önemini, orgazmın mutlaka yaşanması gerektiğini, daha mutlu bir insan olabilmem için bunun önemini, bir erkeğe ihtiyacım olmadığını anlatmaya başladı. Yüzüm kızardı, cevap veremedim. Uzun uzun öğütler verdi, hormonlarım düzelip de kilo verdiğimde özgüvenimin de tazeleneceğini ve böylece orgazm olabileceğimi söyledi. Ne var ki, bu konuşmalardan sonra ben kendime hiç dokunmamaya başladım. Kilo vermeye de çalışmıyorum zaten.
    Ne düşüneceğimi bilemiyorum hiç, gerçekten. Ama bu yazılar hala bir umut olduğunu hatırlattı. Teşekkürler…

    • Willow

      doktorunuz ortalamanın üzerindeymiş gerçekten, ama kilo kısmına hiç katılmadığım gibi, son derece kilolu olup çok da mutlu cinsel hayatları olan birrr sürü insan olduğunu hatırlatmak isterim. insanın bedeniyle ilişkiye geçmesi öyle pat diye olmuyor. sizin de bu duyduklarınızla kafanızda yer eden bir şey olmuştur ama uygulaması sonradan gelecektir belki. bazen gelişme olmadığını sandığımız mevzularda bir bakıyoruz zaman içinde kendiliğinden bir şeyler açılmış, eskisi gibi değil. ve neyse ki elimizin altında internet var, hem bilgilere ulaşmak adına, hem benzer deneyimlerden geçenlerin anlattıklarını okumak için. bu kadar üzerinde düşünülüp bu kadar konuşulmayan tek konu cinsellik olsa gerek.

    • Yağmur

      Kiloyu hiç kafanıza takmayın. Şöyle ki, orgazmı öğrenmek için bir erkekle olmak aslında düşünülebilecek son çare. Şöyle ki, ön sevişme, yani seks sırasında vücudun mekanik bir cinsellik aracı olarak düşünülmemesi, kadın ruhunun taltif edilmesi süreci, orgazm için son derece elzem. Uzun uzun sevişilmesi gerekiyor, nazik ve sevecen biçimde. Erkeklerde de bu çok çok az. Bir kadınla hiç olmadım, farklı mıdır bilmiyorum. Ama erkeklerde sadece kadının değil kendi vücutlarının da boşalmaya endeksli olarak hareket ettiği bir gerçek.
      Sevişmek, yani orgazma ulaşa ulaşa sevişmek üzerinde durulması gereken bir iştir. Benim tavsiyem, bir başkası ile paylaşmayacağınız bir süreyi, kendinize dokunmaya ayırın. Kendiniz bile yorulacaksınız belki sıkılacaksınız ama o zamanı ayırın ve vücudunuzla tanışın. Neleri düşünmek hoşunuza gidiyor ya da nelerden huylanıyorsunuz, ne size cazip ve ne size rahatsız edici geliyor… gibi.
      Benim deneyimlediğim, beyinle vücut bu sırada farklı çalışıyor. İnanın ben bile “üff niye her zamanki gibi klitorale odaklanıp bir an önce zevkimi alıp bitirmiyorum ki” dedim. Ama dokunmaya devam ettim. Tam olarak hatırlamıyorum ne kadardı, 20 – 25 dakikaydı herhalde, nihayetinde vajinama dokunduğumda vücut her şeyiyle yükselmeye hazırdı, ben bile şaşırdım. Yani sanki vücut benden farklı bir birey gibi davrandı, onun tepkileri benden farklıydı. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşadım ve ona da şaşırdım :) Demek bir de bir penis penetrasyonu olsaydı yeri göğü inletecektim.
      Diyeceğim o ki vücudunuzu tanımaya çalışın. Beyninizle değil, teninizin ayrı bir lisanı var. Ne hazineler barındırdığına ve bunun farkında olmadığınıza şaşıracaksınız.

      • Damla

        Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
        Vücudumla ve kadınlık halimle barışmam gerektiğini bir kez daha gösterdiniz.
        Biraz sabırsızım ben galiba, bir de yorulduğumu bahane edip “of beceremiyorum demek ki ben” diye yarıda kestiğim çok olmuştur kendi kendime.
        Vücudumla tanışmam lazım benim…

        • ezgi

          Ben de sizin gibi güvensiz biriyim, şişmanım diye kendimi sekse uygun bulmuyorum, 6 senedir penetrasyondan da korkuyorum yani tam birleşme sırasında kasılıyorum ve canım acıyor (25 yaşındayım). Bu saygıdeğer hanımefendi gibi bilge kişilerin yazılarını okuya okuya bu konuda daha mutlu hale geldim. Sizde de kendimde gözlemlediğim bir hatayı gördüm sevgili Damla Hanım. O da “kadınlığımla barışmam lazım” demeniz, adeta bir görevmişçesine… Ben de kendimi “gerçek bir kadın” gibi görmüyorum… Ama düşününce aslında ne kadar ilginç bir insanım, insanlara karşı saygılıyım, birçok başarım var, iyi ilişkilerim var, çok güzel resimler yapıyorum arkadaşlarımla aram iyidir vs vs vs… Aslında düşününce ben gerçek bir kadınım!!! Sadece seks yapmaktan korkuyorum ve şişmanım diye kendimi kadın saymamam iğrenç bir olaydı bunu anladım. Sonra ne bileyim görev duygusu hissetmeyince insan daha rahat oluyor mesela mastürbasyonda özellikle… Eskiden yapamadığım şeyleri artık daha rahat yapar hale geldim. Bir de kayganlaştırıcı almatavsiye ederim. Bir de klitoris uyarıcı masaj aletleri stimülatörlü külotlar gibi şeyler denemek isterdim. Neyse çok alakasız bir yorum oldu ama sizde kendi güvensizliğimi gördüm ve içim acıdı inanın ikimiz için de Damla Hanım. Ne istiyorlar bizden biz kendimizden ne bekliyoruz keşke bir gün oturup karşılıklı içerek bunları konuşmak mümkün olsaydı :)

        • ezgi

          Az önce dışarı çıktım, uzun uzun yürüdüm, Betty Dodson’un verdiği ilhamla şehrin erotik şopuna gidip bir klitoral stimülatör aldım, satıcı ile konuşmamız (Bu klitoris için mi? Güçlü mü?) çok komikti, yüzümde zafer kazanmış bir ifade ile dükkandan çıktım, büfeden bir kinder bueno aldım, tertemiz soğuk havada yürüye yürüye eve geldim. Gelir gelmez ruh eşim Damla’ya yeni bir cevap yazayım istedim.

          Damla sen neden denemelerinden zevk alamıyorsun biliyor musun? Başlarken “evet, şimdi vücudumla ve kadınlığımla barışma görevimi yerine getireyim ben de diğer sağlıklı ve gerçek kadınlar gibi olayım hop hadi bakalım” diye başlıyorsun muhtemelen de ondan… Bu aynı “Evet yarın rejime başlıyorum odamı düzenli tutuyorum ve işyerindeki evrakların listesini hazırlıyorum ayrıca artık sinirli bir insan da olmayacağım evet mükemmel bir insan olayım bu mertebeye ulaşayım” demeye benziyor. Bir payeye ulaşmak için yola çıktığımızda çoğu zaman “s..mişim payesini” der ve gözyaşları içinde bırakırız. Amaç gerçek kadınlığa ulaşmaksa bu amacını hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceksin… Çünkü gerçek kadın diye bir şey yok.

          Ha şu var, cinsellikten daha çok zevk alan insanlar yok mu? Evet var ama bu şuna benziyor, sabah kalktığında kendine cesaret verip dışarı çıkıp işlerini halledip akşam da konsere gidersen kendini iyi hissedersin. Onun yerine işleri gözünde büyütüp bütün gün youtube’da kalk kız soğan hazırla gibi videolar izlersen mutsuz ve verimsiz bir gün geçirmiş olursun. Mastürbasyona başlarken “Eveeeet, bakalııım bughün zevk alma amacını gerçekleştiririm inşallah yoksa ben bu işi bceremiyorum” dersen asla havaya giremezsin. Kendi gözümüzü “gerçek kadınlığı” bu kadar büyüterek kendimiz korkutuyoruz. Bu kadar yargılayıcı olan biri nasıl zevk alabilir sorarım sana Damla’cığım.

        • ezgi

          Bu arada bir anda senli benli konuşmsya geçmişim özür dilerim gerçekten saygısızlık amacım yoktu.

    • http://yorulmazy.blogspot.com/ Yusuf Y.

      doktorlar gerçekten her zaman en iyisini bilir ve söyler evet bir zaman erkeğe ihtiyacınız yok(evlenene kadar) kendinizi rahatlatın.Mutluluk her insan için vardır.Utanma ve sıkılma olmadan :) iyi günler

  • idil

    Yazi icin ARO. Yalniz 2009daki bu devrim gibi haberi su an ogrenmemiz cok acayip, insan gercekten hayret ediyor.

  • Alain

    Cok aydinlaticiydi. Tesekkurler.

  • Adamın Biri

    Aydınlandım bilgiler için teşekkürler… (:

  • Adnan

    klitoral ve vajinal orgazmları farklı iki ayrı vites, iki ayrı mekanizma zannedenlerin hala çoğunlukta olduğunu görüyorum. halbuki bu demokrasiyi türkiye’ye atatürk’ün getirdiğini zannetmek gibi birşeydir. halbüse orgazmın mekaniği tektir, bu mekanik seri uyarılma sonucu pübokünoz kasların simültane kasılmasıdır. mesele bu kasların hangi frekans ve kombinasyon dahilinde kasıldıklarıdır, kasıldıklarında uyarabildikleri sinirlerdir. ki burada fizyoloji mutlak sur’ette devreye girer. pübokünoz kasların gelişmişliği ve ahenk içerisinde çalışmaları, bu kasların kuyruksokumu sinir kütlesine direkt bağlantılı prostatımsı dokular ile olan bütünleşmişliğine bağlıdır.(kadında cowper’s) bu bütünleşme hem erkek hem kadın hem erkek için orgazm kalitesinde ve cinsel fonksiyonda ekstralara haizdir.

    yani, tekrar belirtmek gerekirse, vajinal orgazm diye tabir edilen hadisenin mekanik olarak sorumlusu cowper’s gland diye tabir ettiğimiz, (ki bu bezler tam gelişimini yirmili yaşların ortasına kadar tamamlamaz) sinirsel olarak kuyruk sokumuna olan proksimitesinden mütevellit hassasiyyeti bir hayli yüksek, nisbeten daha derinde yerleşik bölgenin klitoris ile simültane uyarılabilmesini sağlayacak kombine kas yapısıdır. erkekte bu yanıltıcı dikotomi glans penis ile prostat köklü orgazmlar şeklinde tezahür eder. halbuse mesele bu iki sinir merkezinin ahenk içerisinde beraber hareket etmesini sağlayacak derecede cinsellik ile haşır neşir olabilmektir. yoksa “sabah klitoral geldim akşam vajinal geleceğim inşallah” diye bir yaklaşım tamamen patolojik türk aile yapısının sonucudur. türk kadını elbette kendi nev-i şahsına münhasır patolojileri görünmeyen bir sırt çantasında taşımaktadıri lakin onüç yaşında ve anestezi olmadan sünnet olmuş erkekler ile iştigal etmek durumunda olmak türk kadınına yapılmış kozmik bir kötülüktür.

    kimileri gelip anal orgazm diye üçüncü kategori de açacaklardır. onlara çok hayırlara vesile bir gün diliyorum. hülasa, her farklı hiasedilen orgazmda uyardığınız sinirler aynı sinirlerdir. mesele bunları nereden ve hangi ahenk dahilinde uyardığınızdır. kritik kelime burada kuyruksokumudur, egzersizinizi yapın zinde kalın.

    not: lütfen ama lütfen birdaha vejeteryan vegan kayıp kedisever yazısı yayınlamayın. insanlar asit kuyularında çürürken inek gündeminin peşine düşmeyin. başarılı çalışmalarınızın dev’amını dilerim.

    • lys

      bu yorumu çerçeveletip duvarıma asmak, çıktısını cüzdanımda taşımak, bi kopyasını yastığımın altına koymak istiyorum. ensekökümden belime dövme olarak da yaptırabilirim.

    • Murat

      Adnan: “İnsanlar asit kuyularında çürürken” senin orgazmla seksle ilgili böyle paragraflarca yorum yazmana ne demeli? Vejeteryanlık, klitoris, kuyular, cinayetler, orgazmlar ve inekler özünde aynı mücadelenin cepheleri. Şunu bir idrak etseniz gerisi zaten gelecek.

      • Adnan

        murat bey sokakta kalmış kedi köpek inek milliyetçiliği yapan insanların hayatında mücadele ve zorluk eksikliği vardır, çeşitli bilinçaltı sınıfsal kaygılar da olabilir, bunlar hep burjuva aşırılıklarıdır. hiç ayda ikiyüzlira elektrik faturası ödememiş insanın nükleer enerji karşıtı olmasına benzer.

        madame bovary ile vajinal orgazm hakkında görüştük, çok yakında bu satırlarda.

        obsesyon iki yönlü çalışır, yarattığını mutlaka yok eder, orgazma isyan etmeyin, orgazmınız isyanınız olsun dostlar, sevgi ve saygı ile.

        • Burcu Yiğiter

          Nasıl vajinal ile klitoris diye orgazmı kategorileştirmek doğru değilse insanları da burjuva ve burjuva değil gibi kategorileştirmek de doğru değil bence. Böyle bir kategorileştirme illa ki olacaksa bunu biz sade insanlar değil sosyologlar yapsa daha doğru değil mi? Hayvana uygulanan şiddet ile insana uygulanan şiddet arasında bu kadar paralellik varken kimsenin sınıfsal kaygıyla hareket ettiğini sanmıyorum. Bir de kedi köpek milliyetçiliğini hiç anlamadım nedir o? Ben bir şey mi kaçırdım.

        • Selami

          “sokakta kalmış kedi köpek inek milliyetçiliği yapan insanlar” cümlesini kuran biri hödüktür.HÖDÜK HERİF.

    • sen

      hocam, ufkumu açtınız. on üç yaşında ve anestezi olmadan sünnet olmuş erkekler ile iştigal etmek durumunda olmak türk kadınına yapılmış kozmik bir kötülüktür’ü biraz açıklayabilir misiniz? bir de nasıl orgazm olacağımızı bilmek orgazm kalitesini arttıracak bilgiye erişim sağlar mı ya da antremanı var mı? :)

  • burak

    çizim yapan kadını çok sevdim. <3

  • nesliyan

    çizim yapan bayan gerçekten de dünyanın en tatlı insanı: betty dodson.
    bazen burayı da okuyun bağyanlar: http://dodsonandross.com/

    • Willow

      sağ olunuz, mihteşemmiş be ya! türkiye’nin de şöyle seks hocası bir bilge kadını olsa keşke. workshoplar neyin olsa. şu an her şeyi bıraktım, memleketimin kadınının aklında tuttuğu deli sorulara üzülüyorum.

    • bombom

      dodson and ross Türkiye’de yasaklıymış… ne ayaksın sen TİB?? ayrıca nurtopu gibi yeni internet yasaklarımız oluyormuş, hayırlı olsun http://balikbilir.org/2014/01/internet-yine-ve-yeniden-tehlikede-sansur-artiyor/

  • arm

    bu yazı nusret kaya’ya kapak olsun mu o zaman?

  • peki peki

    squirting konusunu da yazsanız <3 piliiz

    • Willow

      değil mi, bir de o var. şu siteyi bu konuda pek faideli buldum: http://dodsonandross.com/blogs/carlin/2009/10/how-squirt
      sitede “squirt” diye aratırsanız pek çok yazı ve videoya da ulaşılabiliyor. kısaca her kadının az ama çok uğraşarak yapabileceği bir şey deniyor. yoga gibi sanırım, bazılarımız ilk denemede en zor hareketleri yaparken bazılarımız ancak birkaç ay çalıştıktan sonra aynı hareketi beceriyoruz. ille de denemek isteyenler bu siteden yararlanabilir:)

      • arzu gökdemir

        ne yazıkki türkçe değil:(

  • Özgür Zeytin

    Aman ne güzelmiş, öylese bizim için de gelsin artık önemli olan boyu değil işlevi geyikleri :o)

  • selin

    içerik kadar yazı dili de çok güzel.tişikkirler:)

  • ece

    evet budur :)

  • http://bildigimce.blogspot.com bildigimce

    Çok güzel yazı! Blogumda bahsedeceğim.. Ben de kadınların kafasında sorulara çok üzülüyorum, ne diyim.. Blog: bildigimce.blogspot.com (geri dönüş olursa sevinirim!)

    • Willow

      iade-i ziyaret yapıldı!

  • helin

    super. bir de Sophia Wallace var, o da cliteracy projesinde benzeri bir kafada sanat isleri yapiyor. burdan bakilasi:
    http://www.sophiawallace.com/cliteracy-100-natural-laws

  • maya

    yazıyı ben de çok beğendim ama kafama takılan bir kaç şey var:
    *” klitorisinin penetrasyon esnasında çoğunlukla devredışı kalması” kısmı garip geldi mesela netice de pek çok pozisyonda dokunma ile olmasa bile baskı/basınç -kelimeyi bulamadım- ile olaya dahil gibi geliyor bana.
    *vajinal orgazm için de penetrasyon gerekse bile “erkek” gerekmiyor, şart değil yani aslında;)
    * 2. söylediğime ek olarak klitoris ve vajinal orgazm olamama düşüncesi genel olarak aslında erkeklerin işine gelmiyor mu? yani bir açıdan aslında ataerkiyi rahatlatan bir şey değil mi “ha zaten her kadın (vajinal)orgazm olmuyormuş hayriye, ben ne yapayım?” olgusu?

    son olarak damla tekrar bakar mı bilmiyorum ama yazmadan geçemedim:) kilonun özgüven ya da partner bulma üzerindeki etkisini sevmesem de görmezden gelemem fakat cinsel rahatlama ve mutlu oluş zaten temelde biraz da bedenüstü, basenlerinizi, karnınızı, kollarını falan unuttuğunuz bir tecrübe; hele ki kişinin kendine dokunması yoluyla yaratılacaksa bu daha da kolaylaşıyor.

    teşekkürler tekrar yazı için.

    • Willow

      doğru demişsiniz, ben de içselleştirdiğim bezelye tanesi klitorisi kastetmiştim orada. yani penetre olurken birçok pozisyonda klitorisin dışarıda kalan kısmı olaya dahil olamıyor, ama iç kısım elbette olaya dahil bir şekilde. orgazmı sağlayacak kadar dahil mi, orası kişiden kişiye epey değişiyor sanırım.
      “vajinal orgazm” deyince sanki klitoral uyarılmadan çok farklı, “bazı” insanlara özel bir orgazm anlaşıldığı için vajinal-klitoral ayrımının geçerli olmadığını dile dökmek istedim. elbette sadece erkeğe hacet yok vajinal uyarılma için de:) doğada türlü türlü sebzeler var (yazar burada seviyesizleşiyor) ve bir de cinsel yönelim mevzusu var. zaten nasılsa hepsi klitorise bağlıymış diye vajinayı boş bırakmak değil de, vajinanın içinde de klitorise bağlar varmış vıyy diye vajinayla daha haşır neşir olma taraftarıyım.
      ataerki çok rahat esasen. işine gelince “kendini tanımıyorsun”, işine gelince “penetre olunca boşal işte”. yani sen kendini tanıyıp ne istediğini söylersen de “ama başka kadınlar sadece penetre edince orgazm oluyordu, sorun sende” denebiliyor, neye ihtiyacın olduğundan zaten emin değilsen bu sefer suç baştan senin. tabi bu esnada orgazm olmaya istekli bir kadın olduğunu varsayıyoruz. yoksa dediğiniz gibi bir de “bazıları zaten olamıyormuş, bunla idare et” oluyor ki, maalesef kadınlara yönelik dergilerde de sık sık gördüm bu tavrı. orgazm olmuyorsanız da zevk alın, mesele orgazm değil diye. eh evet değil, ama bir yandan da öyle. bir kadını orgazm olamıyor diye eksik hissettirmek ne kadar kötüyse, zaten olamazsın boşver demek de bir o kadar kötü. bilgiye erişip kendi kendimize karar verince hayat bayram olacak:)

  • Emre

    baştan sona dikkatlice okudum tam idrak edemedim ama bizim partnere piskolojik ya da fiziksel yapabileceğimiz birsey var mı? yoksa direk bu yazıyı kendısınemi okutmalımıyım.

    • Willow

      sevgili emre (güzin abla tandansları),
      partnerin kendi vücudunu tanımadan senin yapacakların muhtemelen muhattabını bulamayacağı için en ideali onun bu yazıyı yahut bulabileceği başka kaynakları okuyup, sonra da kendi şahsi bedenini tanıması, dokunması.

  • yoksaa??

    ya o kadar çok kadın orgazmı/orgazmaması üzerine yazı okuyorum ki “yoksa ben de mi olmuyorum” demeye başladım.yok ya hayır ben gayet de çığlıklı mığlıklı oluyorum yani..ya da zihnimde orgazm mı yaratıyorum:(
    Ayrıca vajinal ve klitorisle olan diye iki cins orgazm olduğunu da yeni öğrendim aydınlandım da bir sorun var. hiç klitorise temas etmeden sadece vajinayla seks nasıl oluyomuş ya? Kuran çarpsın kafamda deli sorular :(

    • Willow

      yok yok, siz aynen devam.

  • Ayça

    Freud’un teorilerini birçok konuda desteklesem de bu konuda haksız olduğunu biliyordum! Sonuçta klitorisi ve vajinası olmayan bir erkek bu konuda nasıl bu kadar kesin konuşabilir ki zaten? Bunca zaman insanlara anlatmaya çalıştığım şeyi bilimin kanıtlaması da beni sevindirdi.
    Şerefsizim benim aklıma gelmişti (:

    • Willow

      ya işte aynen ben de bilimselliğinden bihaber, “ya bu orgazmı ayırıyolar da bence sadece iyi orgazm ve o kadar da iyi olmayan orgazm var” diye araştırmaya daldım. sezgilerle bilim yolu açıldı:p

  • http://issizmadam.blogspot.com/ Issız MAdam

    bu bilgilendirici yazı için teşekkürler arkadaşlar, bilenler bilmeyenlere anlatsın kısmını blogum üzerimden yapıyorum, umarım sorun çıkmaz..bu mükemmel yazıyı paylaştım :))
    yaşasın 5harfliler!!!

  • Gizem

    Teşekkürler ! bunu erkeklere okutmak lazım asıl, bide orgazm taklidi yapan kadınları tedavülden kaldırmak lazım, erkekler kendini bi halt sanıyor sonra

  • Adnan

    dünyaca ünlü squirting ustası flower tucci’ye sorduk

    -nası oluyü?
    -zamana bırakın

    -türküyede son yaşananlar hakkında..
    -bilgim yok

    -birdahaki seçimde oyunuzu..
    -konumuz değil

  • orc

    Buradaki yorum ve analiz orgazmı mekanik bir olguyla açıklama yoluna gidiyor, klitorisin nereden nereye bağlı olduğu veya nereden hangi sinirlerle çalıştığının Freud’un psikananliziyle bir ilgisi alakası yok. Orgazmı kaşınızla oynayarak da yaşabilirsiniz. Önemli olan bu değildir. Önemli olan orgazma ulaşmak için izlediğiniz yolun sizin kimlik ve kişilik yapınız üzerindeki izdüşümüdür. Narsistik ve cinsel haz yatırımınızın hangi organa yöneldiği ve ondan sizin ne anladığınızdır. Örneğin anüsünden penetre olarak orgazm yaşayan erkek pasif bir eşcinsel insanın kendi kimliği ile ilgili dişil bir algısı vardır. Kadınlar için de böyledir. Sürekli klitorisinin uyarılmasından hoşlanan ve vajinanın penetre olmasından hoşlanmayan bir kadının bunun aksinden zevk alan ve hoşlanan bir kadından farklı bir psikanalitik kişilik örgüsü vardır. Bütün bu son noktadaki kimlikler bir sebep değil sonuçtur. İlk üç yaşında bütün insanlar için Odipal evrede yaşanan travmaların, ödüllerin sonucudur, kişilikler. Freud burada kendi psikanalitik bulgularından ve klinik çalışmalarıdan çıkan sonucu ortaya koyumuştur. Tabiki psikanaliz Freud’dan sonra çok değişmiş ve gelişmiştir, bu çağda en önemli soru psikanaliz benim için gerekli mi? Psikanaliz beni neden çözmeye çalışsın, bana neden roller biçsin? Beni neden tanımlasın’dır. Bir eşcinsel kendisiyle barışık mutlu bir kişilik örgüsüyle donanmış ve yetişkin bir yaşamı kurmuş ve bununla huzuru bulmuşken, onu neden psikanalizle rahatsız etme hakkını doktor kendinde bulur. Ya da teorisyen nasıl kendi normal tanımlarını genel geçer hale sokar ve dünyayı böyle tanımlamaya kalkar. 1920’ler bilimi bu hakkı kendinde görüyordu. Bugün bunlar büyük tartışmalar sonucu daha özgürlükçü ve bireyci bir felsefeyle yeninden tanımlanmış durumdadır, ancak o günlerin yapılan bilmininin kategorik olarak hatalı olduğu sonucunu çıkarmaz. Cinsel kimliklerin herbiri birer kimliktir, her insanda biraz biraz farklıdır ve hepsi normaldir. Ve her orgazm yolu mübahtır, insanın kendinde bir sorun olduğunu düşünmüyorsa. Günümüz modern post modern toplumunda şişirilen şey budur, sende bir sorun var algısı. Sen vajinana girilmesinden hoşlanmıyorsun, sen hiç vajinal orgazm yaşamadın, sen ne biçim bir kadınsın? Bu itki insanın sürekli kendini sorgulama hissi yaratıyor ve bir sorun algısıyla yeni arayışlara yöneltiyor. Bence sorun büyük oranda budur.

  • Özlem

    Sophia Wallace’ın konuyla ilgili videosu var şurada: http://www.huffingtonpost.com/2013/08/28/cliteracy_n_3823983.html

  • hicdusunme

    Uc yillik iliskimde surtunmeyle orgazm oldugum icin vajinal orgazmda “i didn’t use to it” diye dusunuyordum. Vajinal orgazmi tarafimdan karsi cinse yapilan ‘aci dolu servis’ bulmustum.. kimileri bunu cok gezen bilir ya da cok okuyana baglayabilir ama oyle de degil. Orgazmda; ask, sevgi, saygi hikaye asil olan karsi cinsin Ustun Seks Yatkinligi
    Yazi dili hos, konuda yararli. tesk.

  • Stanislav

    Bu kadar aydınlatıcı bir yazı beklemiyordum,teşekkürler

  • deniz

    Cok yararlı ve aydınlatıcı bi yazı olmuş. Teşekkürler. Bu orgazm gerçekten garip bi olgu, bi belgeselde izlemiştim bi kadın sadece yatağa uzanıp kendini transa sokarak hiçbir uyarılma ve penetrasyon olmaksızın tamamen zihinsel olarak orgazm olabiliyordu. Artık beyin vajinal kasları çalıştıracak sinyaller mi gönderiyodu napiyodu bilmiyorum ama demek ki orgazma giden yol vücudun belli bir noktasına umut baglamaktan ziyade beynin dogru yerini kaşımakla alakali yani vajinal veya klitoral penetrasyondan öte zihinsel penetrasyon önemli (sensei mode on) saka bi yana bi erkek olarak ben bunu anladim ama sonucta kadınlar bile kendi karmaşık vücutlarını yeterince anlayamıyorken ben (basit calisan cin mali vucudumla) kim oluyorum di mi :)

  • cay

    vajinal orgazm buyuk baski sebebiydi benim icin uzun sure. orada bisey var ve ben onu olamiyorum diye dusunup duruyordum. bir ara varligini reddetmeye veya “bazi kadinlar olabilirmis bazilari da olamazmis” diyip isin icinden cikmaya kadar goturdum isi. sonra dedim ki, bu olayi arastirayim, biraz okuyayim, video izleyeyim, bedenimi taniyayim. ve ta da! ise yaradi. vajinal orgazm diye birsey var ve klitoraldan farkli. klitoris ile orgazm oldugunuzda oluyorsunuz, digeri icin beklemek gerekiyor, vajinal ise durmadan tekrar tekrar olunabilinen birsey. ayrica (benim deneyimime gore) daha yogun. ve evet, klitorise hic dokunmadan penetrasyon ile olunabiliyor. yazida bahsi gecen “Evet vajinal penetrasyonla orgazm elbette mümkün, ama zaten vajinanın etrafını saran ve seks sırasında erekte olup zevki sağlayan organ bildiğimiz klitoris. G noktası diye karanlıkta lamba düğmesi arar gibi arayıp durduğumuz yer de, vajina duvarı ile klitoris yüzeyinin birbirine baskısından oluşan hassas nokta(lar).” kismi bunu acikliyor, belki vajina ile ard arda orgazm olmayi saglayan sey iceride olayin hassas noktalar birlesiminden olusuyor olmasidir. bilemiyorum. ayrica, bir kere bunu olunca hep oluyorsunuz diye birsey de yok, herkesin iyi gunu kotu gunu olabiliyor.

    bunlari anlatmamin sebebi su: yazida bahsi gecen “vajinal orgazm yaşayan mükemmel kadın ve klitorisiyle oynayan yavrucak” ikiliginin onune gecmemiz gerektigine katiliyorum. orgazmin her turlusu guzeldir. ama bunu yaparken pek cok yerde, “icerde bisi yok ne varsa klitoriste var” tarzi bi tutum gelistiriliyor (bu yazida degil, baska yerlerde gordugum bisey). buna karsiyim, icerde bisi var, vajina deyin klitorisin enginleri deyin, urethral sponge deyin, ne derseniz deyin. ve bunun deneyimlemenin yolu, bedenini tanimaktan geciyor. vibrator almak, kegel egzersizleri yapmak, partner ile denemelerde bulunmak, parmak kullanmasini istemek mesela veya kendi parmagini kullanmak, partneriniz erkek ise iki dakkada bosalmamasi, bazi yollar. ama mesela bunu dedigimde, “iyy ben oyle parmak falan gelemem, iyy vajina iyy bakmasin, girsin ciksin iste” diyen kadin arkadaslarim var. kadinlar maalesef kendi bedenleriyle bu sekilde iliski kurduklarinda, ki pek cogumuz bunu deneyimlemisizdir bahsi gecen orgazma ulasmak zor.

    yani ozetle, “ilk seferde costum” mitine hayir. orgazm ogrenilen birsey. zaman aliyor, cok sayida ve cesitli denemeler aliyor. yaptikca iyilesiyor. bunu bilip abuk sabuk beklentilere girmemek lazim.

    • emel

      ya bende vajinismusum şimdilik parmakla açmaya çalışıyorum vajinayı. iki parmak tek boğumdayım şu an tek hissettiğim rahatsızlık duygusu. ben hep kilitoris orgazm oldum bu güne kadar. Vajinal orgazm çok mu farklı ? şu vajinismusu yenince sevgilimle bi deniycem ama onu hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum :(

      • Willow

        bu yorumu okurken gerçek manada burnumun direği sızladı üzüntüden. sevgilinizi hayal kırıklığına uğratmazsınız merak etme, ama zaten sevişme söz konusuyken kendi hisleriniz değil de partnerinizin gözünde iyi/başarılı olmak sözkonusu olmasın. bu bir yarış değil, birine bir şey de kanıtlamıyor kimse, yavaş yavaş kendini tanımak gerek sadece. buradaki bütün yorumları okumanızı öneririm, birçok insan kendi deneyiminden bahsediyor.
        vajinismusun yüzde yüz psikolojik olduğunu biliyorsunuz değil mi? o yüzden o rahatsızlık duygusu siz alışınca kaybolacak. badem yağı kullanabilirsiniz egzersizlerde. bir de naçizane önerim, bir ayna tutun bakın orda neler var:) vajinismusun sebeplerinden birinin vajinaya dair hiç bilgimizin olmaması olduğunu düşünüyorum, içeride olduğu için çok bilinmez bir yer.
        yeter ki sadece kendinizi tanımaya odaklanın. o beden sizin, sevgilinize değil kendinize dair bir şey yapıyorsunuz vajinanızı tanıyarak:)

      • Yasemin

        Emel sakın canını sıkma, zamanla geçecek bir şey bu. Yeter ki üstüne çalışmaya devam et. Kegel egzersizleri de iyi geliyormuş. Youtube’da videolarını bulabilirsin.

    • arzu gökdemir

      çok güzel anlatmışşınız bende bunu çözmeye calısıorum cinsel deneyimlerimde daha yeniyim klitorise temassız bosalmıorum ve uzun sure devam edınce partnerimle vajına grısım tahriş oluyor yanma oluyor daha cinselliğe alışmadgından hassaslıgından oturu oldgunu dusunuyorum dgrumudur sızde de olmusmudur bu. gercekten bu konuda ayrıntılı gorusmek ısterım sızınle bunu ugras ve cabalarızla basarmıssınız taktır edıyorum ne kadar zamanda basardınız bunun ıcın ne kadar sex deneyımı gereklı ..

  • mana
  • piku

    İçimize işleyen lan bende bir sıkıntı mı var hissine son!

    • Kimberley

      Hafifledim resmen!

  • riotgrrrl

    aslında söylemek gerekirse, çok küçükken barbie bebeğimle erkek olan oyuncak bebeğimi seviştirip bacağımın arasına aldığım yastığa sürtünerek orgazmı yaşardım. daha sonraları ise hemcinsim kuzenim ile birbirimizin vajinalarını ellerdik, o zamanlar bundan acayip zevk alıyordum… hatta küçükken yerde sürtündüğümü gören annem, psikologa götürmüş beni( sanki hastaymışım gibi) daha sonraları da cinsel anlamda yakınlaşmalarım hep hemcinslerimle oldu( daha gerçekten küçük olduğum yaşlar)19 yaşımda bir erkekle ilk cinsel ilişkimi yaşadım… ama bırakın orgazm olmayı en küçük bir hissiyat dahi hissetmedim. partnerim boşalıyor ve uyuyordu, daha sonraları da bir çok erkekle beraber oldum, belki gerçekten anlamda bir orgazm yaşarım diye. çoğu partnerim boşalmam için elinden gelen her şeyi yapıyordu ama ben en ufak bir
    şey hissetmiyordum, ve eskisi gibi bacak arama aldığım yastıklardan da bir şey hissetmediğimi fark ettim ama sevgililerim üzerimde gidip gelirken orgazm oluyormuş gibi davranmayı bir türlü bırakamadım. istemsiz olarak bu oyunu oynamaya başladım. hala hatırlarım ki küçük yaşlarımda donumun içine elini koyan kuzenimin elini çekmemesi için yalvardığım günleri. şimdi neden böyle oldu bilmiyorum… keşke tüm kadınlar orgazm olsa

    • Willow

      orada baya bir şeyler olmuş gibi. cinsel yönelim konusunda, kendi vajinanıza dokunmak konusunda, annenizin sizi psikoloğa götürmesi sonucu içerde kalan suçlulukla barışmak iyi olabilir mi? kadınlara ilginizin biraz altını deşerseniz, bu arada da yukarıda bütün yorumlarda dendiği gibi elinizle vajinanızı tanırsanız (üç beş dakika değil, gerekirse yarım saat, bir saat) belki iyi gelir. ha bir de insan kendi bedenini tanımayınca vajinada pek bir şey duyumsamak mümkün olmuyor, vajina kasları resmen eğitiliyor siz deneme yanılma yöntemiyle elledikçe. yani belki orgazm olurum diye sonsuz erkekle yatmak pek faydalı değil aslında. iş başa düşüyor:)

    • dilara

      senin sıkıntın bende de vardı. Epey cinsel partnerim oldu ama orgazm olmadım. Sonra şimdiki sevgilime aşırı derecede aşık oldum ve sevişirken kendiliğinden orgazm oldum.
      Tek aşka, ruh ikizine hatta tek eşliliğe filan da inanmam ama demek ki bilinçaltımda diğer çok da aşık olmadığım adamlarda sevişirken vicdan azabı yapıyormuşum.
      bir de çok çalışmak libidoyu öldürüyor ona da dikkat.
      netice, eğer benim gibiysen köle gibi çalışma, üstte olduğun pozisyonları dene ve de çok aşık ol.
      keşke öyle olmasaydı keşke seviştiğim her erkekle yıldızlara uçabilseydim ama olmadı işte:)

  • gamze

    Bu yazıyı yazan kişiyle tanışmak, arkadaş olmak istiyorum.

    • Willow

      slm. a/s/l?

    • Alikoç

      Tanışma isteme sebebiniz nedir. Ulaşmak istiyorsanız hayaletalim@hotmail.com facebook aderaimden ulaşınız.

  • Ezgi

    aaaAAAYy size yemin ediyorum 5 kilo vermiş gibi hafifledim, ne kadar teşekkür etsem az! şu an bürositin üstünde hafif hafif çaktırmadan halay çekiyorum, o derece şey oldum shjsdfh. bi yandan da ağlayasım var. vajinal orgazm benim hayalimdi ya! shjdfhk. yani bi taraftan çok rahatladım, bi taraftan küçük bi burukluk, bi senelerce kandırılmışlık hissi.. içcem ben bu akşam..

  • mtn

    cizimdeki haliyle hic cekici gelmedi öyle kalple falan süslemis ama cııkkk.. gelelim konunun icerigine hanımlar.. dr. haydar dümen edalarında konusmamı mazur görün lütfen ama öncelikle kabul edinki siz kadınlar erkeklere göre cok ama cok komplike canlılarsınız.. o yzden sahsım adına sizin orgazmınızı bizimki gibi basite indirgeyemeyiz.. erkegin orgazmı bosalmayla sonuclandıgı icin aslında tek cesittir ve oldu mu olmadı mı diye tartısma gerektirmez.. ama kadınların orgazmlarının birden fazla cesidi vardır.. bunları bölgesine ya da siddetine göre sınıflandırabilirsiniz mesela.. kimi diz kapağı arkasından kimi boynundan kulak memesinden kimi vajinasından hatta belki öpüserek bile cesitli siddetlerde orgazm yasarlar.. hangisini yasayamadıysanız onu merak edip strese girmeniz de normal tabi.. stres arttıkca da olaydan uzaklasırsınız haliyle.. yine haydar dümen edalarıma güvenerek söyleyebilirimki partnerinizle konusun lütfen ama lütfen konusun.. beni yanlıs mı anlar hakkımda yanlıs mı düsünür sorularını bırakın bir kenara herkesle her konuyu konusmanın bir yolunu bulabilirsiniz.. konusun derken yukardaki yazıdan cıkarımlarınızı da ekleyin tabi icine.. gerekirse ona da anlatın anatomik yapınızı.. siz bile bazı seyleri yeni yeni ögrenirken ondan sizden fazla 5-10 cinsel ilişkiye girdi diye prof olmasını beklemeyin.. zaten bu ilişkilerinin yarıdan fazlasında ışık kapalıydı ve o da pek bisey göremedi emin olun:))ikinci olarak da ön sevismeyi uzun tutacaksınız.. bi de partnerinizin erken bosalma sorunu varsa yardım almasını önerin uygun bir dille.. iste bu kadaaar gecmis olsun.. freud gibi üstadların dogruları yanlıslarından cok oldugundan her söyledikleri dogru gibi anlasılır ama o lafa kulak asmayın.. her kadın her yasta hakettigi orgazmı yasayabilir…

    • pininci

      orgazm orgazmdır. tamam boşalmak gibi dışarıdan kesin belli olan bir sonucu yok belki (oysa kadına sorsanız o söyler) ama öyle kadının çeşitli orgazmları var, aman da çok karmaşık vs diye bir şey yok, sadece bebekliğimizden itibaren maruz kaldığımız bilgilerde eksik var.
      erkek orgazmına, tatminine, cinselliğine, cinsel organlarına dair her şeyi maaşallah işimiz gücümüzmüş gibi sürekli öğreniyoruz, sürekli duyuyoruz, biliyoruz. biz kadınlar da. ama kadın hep es geçiliyor ayıp oluyor. sonra aman o bilgi eksikliğinden dolayı karmaşık oluyor. yok canım!
      biliyorsunuz değil mi erkekler de hiç elini çüküne atmadan sadece hayal gücü ile boşalabiliyor. onlar da sadece dokunmayla, yok kulak memesinden yok boynundan öpülerek boşalabiliyor. onların da orgazm şiddetlerinde farklılıklar oluyor. eğer ben bunları bilmek zorunda kalmışsam, biliyorsam bir zahmet siz de kadınları öğrenin.
      mazeret yerine kadın cinselliğini normal olarak görelim artık, daha çok bilgilenelim, ilgi gösterelim.

      • mtn

        pininci öncelikle birbirimizden farklı düsünmüyoruz bence.. ben de bilgilenmekten konusmaktan normallesmekten bahsediyorum kısacası..ama sen de erkekleri dogru tanı lütfen ben genelden bahsetmeye calıstım yani erkelerin yüzde 99.99 u kulagından orasından burasından gıdıklansa bile orgazm olmaz emin ol buna.. diger yüzde 0.01 lik kısımda kaideyi bozmaz.. ayrıca yazıyı ve üstteki yorumları okursan ”vajinal orgazm” diye biseyden bahsediyolar yani kulak memesi falan degil burda konu.. bu arada hayal gücüyle bosalabilen bir partnerin olması dilegimle.. saygılar

        • pininci

          Açıkçası kulağından, orasından, burasından orgazm olan kadınların erkeklerden daha fazla olduğunu zannetmiyorum. Hele hayal gücüyle orgazm olan kadınların. Erkek olsun kadın olsun ikisi de en kesin googledan aranarak bulunur, yoksa çevremde tanıdığım hiç kimse bunu yapamıyor.
          Eğer yazıları okursan, vajinal orgazm diye bir orgazm çeşidi yok. Hepsi de klitoristen geçen orgazm. Ama daha çok, farklı şiddetlerle vs duyarılarla orgazmın kalitesi ve şiddeti değişebiliyor. Ama hepsi de orgazm. Orgazmın şiddeti erkeklerde de değişebiliyor zaten. Hatta ayrıca benim de aydınlandığım yorum sayesinde de, kadınların da erkleklerin prostattan da uyarılabildiği gibi, cowper glands denilen yerden uyarılabildiğini öğrenmiş oldum.
          Bu arada hayal gücüyle boşalabilen bir partnerimin olması dileğiyle :D

          • Willow

            hayal gücü yarıştııyorsak aslında erkeklerin “ıslak rüyaları” daha meşhur. ama bilmiyorum aslı esası nedir, bu konuda bir araştırmaya denk gelmedim. ama kadınlar için de rüyada orgazm diye bir şey var, onu söyleyebilirim.

    • Willow

      işimi gücümü bıraktım size de cevaplar hazırladım metin bey.

      “o yzden sahsım adına sizin orgazmınızı bizimki gibi basite indirgeyemeyiz”–> sizinki (erkekler? siz ve biz?) de hiç basite indirgenecek bir olgu değil. belki siz kadınları orgazm olurken (inşallah) gördüğünüz için öyle gelmiştir, erkeklerin boşalmalarını da kadınlar görüyor tabi ve HİÇ basit bir süreç değil. kendini tanıma, vücudunun tepkilerini dinleme, karşısındakine uyum ve açıklık ile vallahi “karı gibi orgazm olan” adamlar var, iyi ki de var.

      “ondan sizden fazla 5-10 cinsel ilişkiye girdi diye prof olmasını beklemeyin.”–> beklemiyoruz çünkü inşallah karşımızaki partnerimizle aramızda 10 fark (!) yok. skorda “koyduğumuz” bile oluyor allah sizi inandırsın, kadın başımızla valla.

      “ikinci olarak da ön sevismeyi uzun tutacaksınız.”–> eeeeh. tam değil. vajinada, klitoriste, erojen bölgelerde doğru yerlerle uğraşmadıktan sonra isterseniz üç saat ön sevişin, orgazm zor. ona güvenmemek lazım.

      son olarak “cizimdeki haliyle hic cekici gelmedi öyle kalple falan süslemis ama cııkkk.”–> klitoris çok üzülmüş, zırıl zırıl ağlıyomuş, “ben de çekiciyim, metin bana çekilsin nolur” diyomuş. ben onun yalancısıyım.

      • mtn

        öncelikle ”mtn”den yola cıkarak metin demissiniz ama yanlıs olmus.. hayatımda hic orgazm olan kadın görmedim memnun edecekse sizi.. 6 cm ile idare ediyorum eger bu daha mutlu ederse.. resimdeki vajina bana yüz vermezse de o degil ben kaybederim sanırım hepsini anladım.. erkeklerin orgazm olma konusu cok daha karısık o yüzden kadınların orgazmıyla ilgili cok arastırma yokken erkelerinkiyle ilgili cok var bu da tamam.. aman ha hic biriniz ön sevismeyi uzun tutmayın karsınızdaki erken bosalmaz bos verin, hic bir erkek özellikle türk erkekleri bu konuda uzmandır.. yukarıda yazdıklarıma da toptan kulak asmayın sakın……. simdi her sey tamam da sen oraya o yazıyı koyuyosan işini gücünü bırakıp cevap vermene gerek yok işini yaparak bunu yapmıs olursun zaten ya da begenmediğin yorumu istedigin gibi kaldırabilirisn.. gercekten faydalı bir yazı oldugunu düsünüyorsan hatta bütün yorumlarımı silersen bundan sonraki okuyuculara daha yararlı olur sanırım.. iyi calısmalar

  • cronos

    işte buu… içimden hep biliyordum aslında dedim yazıyı okuyunca :) çok aydınlatıcı oldu sevgili Willow. ilk baharda evleneceğiz sevgilimle. aslında ikimizde pek takmıyoruz ama ilk tam ilişki için bekleme kararı aldık. madem bekledim bu zamana kadar biraz daha bekleyelim dedi. onun dışında sevişirken orgazm sorunu yaşamıyoruz ama “bu böyle oluyosa, vajinal orgazm nasıl olur acaba” diye beni gelecek için büyük bir yük altına soktu. bende “o öğreniliyomuş, hemen olmuyomuş. hem seninde çalışman lazım pelvis falan kas yapman lazımmış.” diyerek sıyrıldım sıyrılmasına da, nereye kadar sürecekti bunu kestiremiyordum. ya ileride bir zamanda “ee bu eskisinin aynısıymış, bizim oynaştığımız zamanlarda da böyle oluyordum ki ben..” der mi acaba diye düşünüyordum.. tabi böyle durumlarda “her kadın olamıyormuş zaten minikim benim, sende de öyle demek ki. sıkma canını.” gibi garip bir teselli konuşmasıyla da kendisini biraz eksik hissetsin istemiyordum. bu yazı harika oldu.

  • Adnan

    erkek orgazmı daha kolay olabilir, bu erkeğin görece testosteron yüklü karakteri ile alakalıdır. erkek jenitalyasına basit diyen zihniyyete laflar hazırladım lakin yazmaya vaktim yoktur. her ereksiyyon bir muciz’edir.

    • bombom

      ay lütfen erkek orgazmı kadın orgazmı ayrımı yapmayalım hepimiz insanız şunun şurasında nıahahha… hakkaten cinselliği hormonlara bağlamak, ya da hadi bağlayalım tabi, ama o noktaya sabitlemek bir şeyleri gözden kaçırmak oluyor. (ha bu arada hormonlar interaktif dostlarımız, çevreden gelen uyaranlara ve bunların kognitif işlenişine göre kendilerine ayar çekebiliyorlar, vay be inanılmaz) mesela mesela mm hayalgücü… buna değinilmiş zaten, geçiyoruz merak ve öğrenme yöntemlerine… bir kadın da bir erkek de acaba şundan da zevk alır mıyım diye sormazsa kendine nasıl olacak? bir de araştırmazsa. yani hem ordan burdan bilgi edinmek babında hem de kendi bedeni (+partnerLerle birlikte de zaman zaman)üzerinde denemek babında. bu bağlamda erkek cinselliğinin çok araştırılıp tartışıldığı konusundan emin değilim ben. penisin her halükarda kalkabileceği (kalkmak ne? kanla doluyor işte – hah bu noktada gerçekten her ereksiyon bir mucizedir söylemine katılabilirim) ve uyarıldı mı da illa kendini bir şeylerle sarmalaması (anüs olur, vajina olur, el olur, turta olur, hmm ağız da oluyor, meme arası, ayak arası bile olur) gerektiğine dair bir algı var sanki… peki ama tüm bu süreçte erkeğin kafasından neler geçiyor, olan biteni nasıl algılıyor? erkekler de sevdikleriyle daha coşkulu mu orgazm oluyor (kadınlar sevdikleriyle daha çok orgazm oluyormuş, yok yeaa?)? yakınlık (intimacy) erkekte ne gibi etkiler yapıyor? bunlar pek konuşulmuyor, araştırılmıyor, konuşulsa da sadece (çoğunlukla diyelim) cinsel işlev ‘bozukluğu’ bağlamında gündeme geliyor. öte yandan kadında bu konular hep gündemde, kadınlar için sadece bu tür bir yakınlık sonucu cinselliğe giden yolun açıldığına dair bir söylem var, ki bu yolun orgazma gitmesi bile gerekmiyor(du) uzun süredir. sanki kadınlar karmaşıklık territorysini sahiplenmişler ve şimdi o territory üzerindeki haklarını daha kendilerinden emin bir şekilde ifade ederek kendilerini güçlendirmek istiyorlar (bunu yapanlar var mealesef); erkekler de basitlik territorysini işgal etmişler ve bu alan üzerinden kendilerine her şeyin mübah olduğu yargısına ulaşmışlar gibi bir durum söz konusu. evet seksin kendine has bir mekaniği/biyolojisi var ama her kişinin de kendine has bir işleyişi var. bu ikisi, her birey için tek bedende birleşip acayip kombinasyonlar oluşturuyor. bu durumda bir erkek bedeni ve bir kadın bedeni üzerine söylemler hep eksik. istatiksel bir dağılım sonucu tarihin o anı için normal olarak bulunan şeyin insanların (ya da araştırma konusu popülasyonun) aşağı yukarı %60’ı için geçerli olduğunu hatırlayalım. bu ‘normal’ olarak nitelendirilen şeyin de toplumdan, özellikle de toplumsal söylemlerden ne kadar etkilendiğini de zaten biliyoruz (biliyoruz di mi, uuh yeah?). böyle işte, herkese seks gibi, haz gibi devasa bir alanda kendi kombinasyonunu keşfedeceği neşeli günler dilerim.

  • sinem

    Cok dogru bence

  • zinar

    geçen bir doktorun yazısını okudum, birçok hastası varmış vajinal orgazm olamıyormuş onlara klitoral orgazmı bırakmalarını tavsiye ediyordu.

    • arzu gökdemir

      baska neler öneriyordu doktor ayrıntı verir misiniz

  • filozofuncinselyaşamı

    2009da hazırlanmış olan yazıyı ancak okuyabildiğimiz için üzülsemde. en nihayetinde okuduğum için seviniyorum. çünkü bir erkeğin ve bir kadının mutlaka bilmesi gerekenlerden biridir orgazm. daha önce öğrenmiş olsaydım çok daha hoş olurdur tabi üzgünüm bunun için buse ve rabia. bir daha karşılaşırsak herşey çok farklı olacak diye düşünüyorum artık :)

  • http://duygusalkasap.blogspot.com/2011/03/duygusalkasap.html Burcu Karşı

    Neşeli, aydınlatıcı, keyifli bir yazı olmuş.
    Samimi olması da çaya şeker katmış :)

  • sercan

    grup sexten konusalim biraz arkadaslar

  • ece homo

    babannem “içimi bööyle açıp seni oraya saklayayım mı?” derdi küçükken, öyle korkunç bi sevgiyle doldum bızırıma şuanda, bunca zamandır içerden bize kocaman kocaman sarılıyomuş meğer… aynı ortamda sürekli bulunan kadınların rahimlerinin birbirleriyle haberleşip regl dönemlerini senkronize hale getirdiklerini öğrendiğimde böyle sarılasım, söküp öpesim sonra içimi bööyle açıp oraya geri saklayasım gelmişti en son. bu siteyi seviyorum <3 yine hayırlara vesile oldunuz.
    çok saçma olan kendi hikayemden bahsetmek istiyorum.
    16 yaşımdayken vajinal orgazmı geçtim, vajinal birleşmenin kadınlara zevk vericeği düşüncesini bile reddediyodum, hatta (bence çok mantıklı olan) bi teorim vardı: "rahmin sonunda yumurtalıklarımız varsa demek ki birleşmenin amacı çiftleşmeyi sağlamak. ve zevk alabilmek için yapabileceğimiz tek şey mastürbasyon. porno filmlerde gördüğüm kadarıyla erkekler bi hoş olurken içine erkek kaçan kadınlar durumdan pek de hoşnut görünmüyorlar. erkeklerin birleşmeden hoşlanmalarının nedeni mastürbasyon yaparken de çüglerine aynı işlemi uyguluyo olmaları. yani elleriyle ileri geri tutup çekiştiriyolar. bu yüzden kadınların klitorisi var. tek işlevinin haz vermek olması da teorimi kanıtlıyo." lisenin yanındaki parkta bunları açıkladığım kız arkadaşlarımın gelecekte yaşayacakları muhtemel cinsel sorunlar için vicdan azabı duyuyorum. ama o teoriye gerçekten inanmıştım. tek pürüz mum, kalem, blok flüt gibi araçlarla kendi derinliklerine inebilmiş olan tek arkadaşımızın "ben gayet de zevk alıyom" diyerek canımı sıkmasıydı. sonraki birkaç yıl içinde erkek arkadaşlarım oldu, ama ben bi türlü sadece kendi kendimeyken yaptığım mastürbasyon dışında bi yöntemle orgazm olamamakla birlikte birleşme de yaşayamadım. vajina girişinde hissettiğim tek şey rahatsız bi histi. sıkıntıya gelemeyen bi yapım var ve birkaç saniye içinde hemen vazgeçip kestirip atıyodum. çok değil, daha 4 sene önce silahlarımı kuşanıp(hıyar ve mum), savaş pozisyonunu alıp (doğuracak gibi yatıp bacakları iki yana açmak) "bugün bu hesap görülecek!" diye hınçla kendi içime dalmaya çalışıp içeri 1 cm bile girememişken hemen vazgeçip "asla vajinal orgazm olamıycam" diye ağladığımı hatırlıyorum. sonra çok hoşlandığım bi kız arkadaşım oldu, bi gün kelimenin tam anlamıyla baştan çıkarıldım ve parmakları sayesinde rahim yolumun 1 cmden çok daha uzun olduğunu anlamış oldum (son teorim de buydu). sonrasında kendim dışında birinin yanında boşalabilmek ve penetrasyon konusunda sorun yaşamadım. yine de bızıra dokunmadan hala boşalamıyorum. dokunmadan boşalabilen -vajinal orgazm dedikleri şey sanırım- kadınlardan duyduğum şey de sadece üstteyken -klitoral sürtünmenin en yüksek ve kadının denetiminde olduğu pozisyonlardan biri,hnn…- boşalabildikleri. vajinal orgazm dedikleri şeyin ucu içeride ya da dışarıda klitorise çıkıyo olabilir(teoriler, teoriler…) belki de yine yanılıyorumdur ama vajinal orgazm dedikleri şeyi merak etmek dışında pek bi eksikliğini hissettiğimi de söyleyemem. iki elini bırakmadan bisiklet sürememek gibi bişey bence.
    birkaç şey daha:
    *@Damla, vajinal rahatsızlıklar libidoyu ve kendi cinselliğimizle ilişkimizi fena etkileyebiliyo, ben de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bir demet atlattım bu sene içinde ve sene boyunca libidom bi kara delik tarafından yutulmuş gibiydi. tedavini olduktan sonra kendinle ilişkinin de gelişeceğini umuyorum. kilo konusunda herkesin mutsuz olması çok üzücü. başkalarının hayalindeki vücuda sahip olan insanlar bile nefret ediyo görüntülerinden. eminim ki sana da imrenerek bakan birçok kişi vardır. ideal kilo denen şeye eklenen +40 kilo yağın yarattığı mutsuzlukla +700 gram yağın yarattığı mutsuzluk eşit gibi. o güzellik idealine hiçbi zaman ulaşamıycaz, zaten o güzellik ideali de hiç güzel değil. marina abramovic biz şişko patateslerle ilgili çok güzel bişey demiş: "etin inanılmaz bir şekilde her yere aktığı rönesans vücudu, güzellik oydu." ayrıca vajinal birleşmeyle ilgili teorimi acımadan çökerten ve kendisiyle-partnerleriyle hepimizden daha tatmin edici bi cinsel hayatı olan lise arkadaşım da kıçbaş otoritelerinin obez/obez üzeri olarak tanımladığı kilo grubunda.
    *@Adnan, "her gün şehitlerimiz ölürken bir ermeni için sokaklara döküldünüz" diyen adamla kendi arandaki 7 benzerliği bulabilir misin? hangi sömürü biçimine karşı çıkıp hangisine karşı çıkmamamız gerektiğine hangi kriterlere göre karar veriyoruz ve buna karar verirken türcülükten tam olarak hangi ölçülerde beslenmemiz gerekiyo?
    herkese bol elektrikli ve titreşimli günler, sevgiler

  • neşeli matkap

    Selam,
    gayet güzel üslup, kadınların da yazdığı bir ortam olduğu için beğendim. yazı da güzel ve hoş.
    Son zamanlarda bir arkadaşım var. Kendisi bu kadar senelik erkekliğimi sorgulattı bana. Nedeni ise burada yazmamda gizli zaten; “orgazm olamıyor”

    -İlişkiye güzel/yaramaz sözlerle hazırlama,

    -Zevk aldığı noktaları belirleme; ön sevişmeyi istemese de uzun tutarım zaten. Çok keyif alıyorum dokunmaktan, bu konuda övgülere de alışığım hani. Erkekler nesini sevmiyor anlamıyorum baya. Her kadında farklı noktalarda farklı tepkiler hoşuma gider, o noktalara yoğunlaştıkça aldığı zevkten beni daha hoş yapıyor.

    -Orgazm olunan pozisyonları belirleme; Bu konuda da deneyimliyim, içeri tam girecek klitoris uyarılacak filan. oval hareketlerle zevk alınan noktalara baskı vb. Bu da tamam. Klitorisin daha geniş bir alana yayıldığını 3 boyutlu resimler gelmeden tahmin ediyordum :))

    -Süre ve fiziksel özellikler; Benimki 25 cm filan diye sallayamam da boy ve süre ortalamanın biraz üzerinde yani, bunda da sıkıntı yok. Bir erkek için de bakımlıyım diye düşünüyorum, artık onları bile düşünür oldum.

    -Ve bombayı sona bıraktım; inanılmaz zevk almasına, yaşça yukarıda yazanlardan büyük ihtimal çok daha büyük ve deneyimli olmasına rağmen dediğine göre bu zamana kadar hiç orgazm olamamış. Doruklara çok ulaşmış ama anlatılanlar gibi değil diyor. Ulan bunu ben üzülmeyeyim eksik hissetmeyeyim diye mi söylüyor bilmem. Ama sonuç bu hani.

    -Ne yapabiliriz diye de soruyorum, harbiden psikolojim bozuldu ve kendimi eksik hissediyorum. İşin zevk kısmı kaçtı, onun mutlu olması ve kendimi ispatlamaya uğraşıyorum. İş buraya gelince de konsantrasyon, aşk, şehvet kayboluyor.

    -Öyle off tamam yeter olmasın şımarıklığı yapacağım biri değil, çok değer verdiğim ve sevdiğim biri. Evet sevgili değiliz ama uğruna çok büyük fedakarlıklar yaptım. Sıradan bir fuckbuddy hikayesi değil hani.

    -Ne yapabiliriz? Kız kendini tanımalı filan çok önemli değil burayı okumayacağı için. Ya da söyleyin ben çıtlatırım, vazgeçtim.
    Ben ne yapabilirim daha iyi olmak için? Hayatta ilk defa başıma geliyor (Kandırmadılarsa, benim bildiğim :)) Elimden geleni yapıp gerisini oluruna bırakmaya karar verdim.

    -Kızlar son sözüm size, orgazm taklidi yapmayın ve olamıyorsanız da olamıyorum diye ağza sakız etmeyin, kesinlikle daha kötü oluyor.

    • Willow

      bir arkadaşımızın sivilce sorununu nasıl biz halledemiyorsak, cinsellik sıkıntılarını da pek kontrol edemiyoruz, cinselliği beraber yaşasak bile. çift terapisi diye bir şey var amma bu başka hikaye. arkadaşınız mastürbasyon yapacak, okuyacak, elleyecek, kendi bedeniyle rahat hissedecek, baskı altında olmayacak (şu an baskı altında gibi göründü bana, ama sizinle konuşabilmiş, bu da iyi bir şey) ve önce kendisi ilgilenecek mevzuyla, sonra siz de dahil olursunuz belki.
      -the end of güzin ablalık-

    • bombom

      sevgili neşeli matkap, karşındaki duvarlar kendi kendilerine ortalama 3-4 dakikada orgazm olabiliyorlar. boyu değil işlevi diye bir şey duymuşsan, onu kantite değil kalite (nicelik değil, nitelik) diye biraz genişlet. sonra elindeki tüm porno devedelerini, tüm cinsellik 101 ders kitaplarını yavaşça yere bırak ve duvarınla konuş, ağzı varsa o sana anlatacaktır. (oval hareket ne ya? bö). daha iyisi, sendeki ağzı ondaki deliklere (piehh yeter, bu duvar benzetmesini daha fazla sündüremeyeceğim, iyice lahana tadı verdi, ama anladın derdimi) yaklaştır, dilini kullanmaktan çekinme.
      bir de yatakta kendini erkek hissetmek nasıl bir şey? o zevk anlarında erkekliğin, kadınlığın hesabı mı tutuluyor?

      • elizen

        bayıldım bombom; o zevk anlarında erkekliğin kadınlığın hesabı mı var? bir bakmışsın parmağın onun anüsünde…

  • sezer

    Kaç milyar yıllık Dünya’ya gelmişsin, elli altmış yıl yaşayacaksın, onda da sikinin/kukunun keyfini düşünüyorsun. Senin derdini sikeyim ben.

    • Ferda Anıl Çapkın

      Yorumundaki elli altmış yıla karşı milyarlar vurgusu sik/kuku derdinin dertler içinde çok geçerli olduğunu fısıldıyor neredeyse. Naapalım elli altmış yılı içten yanmalı embittered yorum bırakarak mı kıymetlendirelim? Bu arada yazarın derdine yaptığın şeyin de kukuyla sikle hiç alakası yok tabi. Sen ıslah amaçlı kullanıyorsun anladığım kadarıyla. Güldürdün kardeş.

    • elizen

      siktiğine göre senin de sikinle bir dersin var demek ki?

  • elizen

    tabii ki kadınlar için rüyada orgazm diye birşey var ki bu da beyinle orgazm demek ve hatta bende alası….
    içte mi dışta mı orgazm bilmiyorum ama yukarıda anlatılan hemen birçok şeyi (çocuklukta hemcins oyun arkadaşlarımla sevişmekten tut, üniversitede yurtta ders çalışırken kalabalık etüdde sandalye tepesinde, sonra yetmeyip yatakta yastık ile, otobüste sevgilimin sadece eli okşamasıyla, tam cinsel birleşme olmadan sürtünerek erkek arkadaşımla) ve fakat ne zaman ki içime erkek organı girdi orada sıkıntı başladı ve ben sürtünme ile orgazma devam ettim taki doğum yapana kadar…. doğumdan sonra klasik anlamda birleşme ile orgazm olmaya ve bundan eskisine nazaran çok daha fazla ve farklı bir haz almaya başladım. enteresandır ki bunu bir sevgilime sormuştum çok önceden “genetik olarak anne ve babamıza benziyoruz ya, sevişme halimiz de benziyor mudur diye? he he cevap yıllar sonra annemden geldi. evlendikten hemen sonra, doğurmadan önce, üsküdar-beşiktaş motorunda bir yaz günü kapıya yakın bir yerde konu nereden açıldı bilmem (zira bu konuları hiç konuşmadık, o da ilk ve son oldu zaten-ve ben hiç bir arkadaşımla da bu konuları konuşmam, ahan da burada ilk kez size yazıyorum) bana dedi ki “ben doğumdan sonra zevk almaya başladım, öncesinde birşey hissetmiyordum” (burada doğum normal doğum-notumuzu düşelim. ha o zaman normal doğumda doğum anının ne kadar muazzam bir zevk olduğunun notunu düşmeden edemeyeceğim) şimdi hayatımda gözlerine bakarak bile orgazm olabileceğim, içimde olduğu her an orgazm yaşıyormuşum gibi hissettiğim biri var. sadece öpüşerek bile beni delirtebilir. kesin olarak ışığa dönüyorum onunla sevişirken. “çok aşık ol” diyen arkadaşa bu nedenle %100 katılıyorum. uzun zamandır bir partnerle orgazmın şöyle yada böyle kendi çağında her tür ve şiddetini yaşadığım için kendi kendine ne halt yerim onu bilmiyorum. şuan buna çok üşeniyorum ama birgün gerekirse çok sevdiğim bedenimle sabırla sevişmem gerektiğini yukarıda yazılanlardan anlamış bulunuyorum. sevgiler.

  • elizen

    neşeli matkaba… ben bir ara kocamla orgazm olmama rağmen, olduğumu çaktırmıyordum…hep yapılanın tam tersi.. var mıdır öyle birşey? ne dersin?

  • hülya

    klitorise uygulanan baskının daha uyarıcı, ve o bölgeye yakın temas sağlanan pozisyonların daha zevk vermesinin nedeni buymuş demek ki… neden ben pek orgazm olmuyorum sorumun yanıtı aslında kendi bedenimde saklıymış..
    Oh be :) aydınlandım…

  • http://yok cansu

    Ben iliski haninda zevk alamiyorum esimin benim klitorisimle oynamasini istemiyorum cunku kendimi salamiyorum serbest sikiyorum ve ben hani ayip soylemesi iser gibi bosalamiyorum ve olmayinca esimden utaniyorum neden acaba cevap verirseniz sevinirim ve oyle bosalmam icin ne yapmaliyim birdebazende iser gibi de yapiyorum acaba bosaliyormuyum birde esim sanki benimle iliski yapmak istemiyor galiba saniyorum zevk almiyo benimleyken benle oynuyo sanki ben istedigim icin benimle beraber oluyormus gibime geliyo ne yapmaliyim onu zevklendirmek icin tesekkurler cevap bekliyorum yazarsaniz sevinirim

  • Alper i

    Yıllardır beynimde bir boşluk hissediyordum meğersem eksik olan bilgiden dolayıymış şimdi nirvanaya ulaştım büyük bir aydınlanma içerisindeyimm gerçekten çok sağolun teşekkür ederim hayat kurtardınız …bütün sıkıntılarım bitecek artık

  • ozyy

    cansu hanım merhaba bende bu konularda çok ahkam kesemem evli değilim. zaten öyle çokta düzenli bir cinsel yaşamım olmadı 25 yaşındayım ama son 2 yıldır tamamıyla kendimi tanımaya başladım diyebilirim… bende önceden hiç zevk almıyodum hatta bunu sadece karşı tarafı kırmamak adına kabul ediyodum ama ne yazıkki erkekler bu konuda anlıyolar yani sizin zevk alıp almadığınızı kadınlığın farkındalığınızı çözüyolar. Size tavsiyem önce bencil davranın belki banyoda yada eşiniz olmadan karanlıkta odanızda bunu deneyimlemeye başlayın yani mastürbasyon yapın… kafanızda hayaller kurun birkaç kez deneyin zaten kimse olmadığından bir süre sonra sıkma kasmada geçicek sonra, utanmayı silin kafanızdan. yani o pornolardaki gibi kimse öyle boşalmıyo rahat olun kadın boşalması erkekteki gibi sperm gelmesi yada sıvı atmasıyla olmuyor. Eğerki alkol kullanıyosanız çok kasıldığınızda birleşmeden önce biraz içebilirsiniz bu sizi cesaretlendirebilir. Dediğim gibi ilk adım yanlız kalıp mastürbasyonla bu utangaçlığınızı yavaş yavaş atmanız sonrası zaten gelir bu işler ne yazıkki bir iki sevişmede olmuyor kocanızı değil önce kendinizi anlayın

  • Fikret

    Biliyorum diyip paragraflarca boş konuşanlara gelsin

    http://www.hurriyet.com.tr/saglik-yasam/26008783.asp

  • sem

    YARDIM! Benim problemim biraz daha farklı. Eşimle birbirimizi çok seviyoruz. Sevgisini her zaman her yerde belli de eder. Kibar anlayışlı hoş bir adamdır. Ama ; Evlenmeden önce çok güzel (fantazili falan) olan cinsel hayatimiz evlendigimizden beri( 4 senedir) kocamdaki cinsel isteksizlikden dolayi kötü. Ben adım atmasam hiç olmayacak yani. Ki simdi bir yaşında bebeğimiz de var. Bu, bunca zamandir kendimi yeterince kötü hissettirdi. Kırıldım, kızdım, gucendim, üzüldüm, ağladım.. kendi de Üzgün ama çok çaba harcadığını soyleyemem. Benim teklifimle ürolojiye de gittik (sorun yok) psikiyatriste de (işe yaramadı). Cinsellikle ilgili terapi verecek adres bilen var mı? Ya da başka bir önerisi olan. LÜTFENNN! :(

    • makus

      Ankara için verebilirim

      • sem

        İstanbul’da yaşıyorum. Yine de teşekkür ederim.

    • http://5harfliler nur

      bende aynı sorunla ugraşıyorum

    • http://5harfliler nur

      eşim çok geç özlüyor oysa ben çok istekliyim güzel ve bakımlı bir bayanımda anlamıyorum yaa çok üzülüyorum sürekli yatak kavgaları çıkıyor bana diyorki kendine istek azaltıcı ilaçlar al ayrıca orgazmda ayrı bi sorun kendim parmakla klitoris orgazm oluyorum ama seks esnasında bişey olmuyor offfff kafayı yiycem yaaaa :(

  • o.

    Orgazmimi kesfettigimden beri dus basliklariyla oynasip erkeklere satasirim ben

  • Willow

    yukarıdaki hürriyet haberi beni hayattan soğuttu, şurada: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23937167 özetini bulabileceğiniz, araştırmacılarından biri yukarıdaki yazıda da adı geçen Odile Buisson olan bir araştırma ancak bu kadar tiynetsizce haber yapılabilirdi. sonograflı bu yeni deney de zaten iç ve dış klitorisi konu alıyor. “the different reported perceptions from these two types of stimulation can be explained by the different parts of the clitoris (external and internal) and CUV complex that are involved.” diye de bitiyor. bu araştırmayı freud’u onaylamak için kullanıp, laf olsun yer dolsun diye yüz yıllık klişelerle, bir de “bilim adamları” diye diye kadın araştırmacıyı anlatırken bile cinsiyetçi dili zannederim inadına vurgulayan bu habercilerin başlarına klitoris kadar taş düşsün.

  • Didem

    Klitorisin bu kadar büyük olduğunu bilmiyordum ama vücudumu dinledigimde minicik bir noktadan ibaret olmadıgını hissedebiliyordum. Ama bunun yanında meme uçlarıyla sinirsel bağlantısı hemen hissedilebiliyor. Meme ucundan alınan zevk klitorise ve ve vajinaya kadar yansıyor. Kapsamlı bir cinsel ilişkide erkek kadına zevk vermek için gerçekten ugraştıgında gerçek orgazm yaşanabiliyor, ama bu illa hem meme ucundan hem klitoris hem vajina hem de hangi kadın başka neresinden zevk alıyorsa(bu kişiden kişiye değişebilir, mesela biri kulak memesinde biri boynundan biri dizinden…) bunların hepsinin illa uyarılması gerekmez. Kendimden örnek vermem gerekirse bazen bunların tümüne ihtiyaç duyuyorum ve buna rağmen aldıgım zevk çok az oluyor. Erkek arkadasım da ilişki sonunda bitip tükenmiş oluyor, bazen de küçük bir cümle, ses tonu ufacık bir dokunuş tüm vücudumu uyarıyor ve tüm sevişmeyi atlayıp yalnızca vajinal birliktelik istiyorum. Kısaca o anki ruh halinizi, ihtiyaçlrınızı dinlemelisiniz. Ayrıca kadının orgazmını erkeğinkine benzetmeyin, bizim içimizden erkeginki gibi şiddetli sulu bir boşalma gerçekleşmese hem seks boyunca, hem de orgazm sırasında erkekten daha fazla zevk alırız. ;)

  • kara yunusu

    Araştırma kafamdaki bazı soruları yanıtlamış olsa da, makalenin ana fikrini anlamadım. Herhalde konunun kadınlar tarafından nasıl algılandığına pek aşina değilim, bu yüzden. Benim bildiğim kadının vajinal orgazma ulaşma değil, erkeğin kadını ulaştırma sorunu var. Bunu erkek olduğum için ben böyle düşünüyorum diyeceğim, ama sonuçta bir gerçek var, bu iç klitoris diyebileceğimiz bölgeyi uyarabilmek için iyi bir ereksiyona ve ortalama diye sallanan rakamların epey üstünde bir uzunlukta (yaklaşık beş santim daha) ve hatta oldukça kalın bir penise ihtiyaç var. Yani kadının beceriksizliğinden ziyade, erkeğin yetersizliği ile alakalı bir durum. Bu çalışmadan çıkan sonuç bu iddiayı destekliyor.

    Ayrıca bu çalışma, senelerdir devam eden “vajinanın ilk girişi hassastır, gerisi değidir” geyiğini sona erdirmiş oluyor. Gerçi hayatında birkaç kez bile olsa seks yapmış ve kendine dürüst herkesin yalan olduğunu anlayabileceği bir iddia bu, ama en azından “artık yayınlanmış bir makalemiz var” (oley). Evet, vajinanın devamı belki dokunmaya pek tepki vermiyor ama basınca veriyor. Bunu anlamak için bu kadar sene beklemelerine gerek yoktu. Ama iyi olmuş. Bu epicentre, cul de sac, a-spot, g-spot orgazmlarının nasıl gerçekleştiğini bu çalışma açıklıyor gibi duruyor.

    Ana fikri anlayamadım demiştim, konu dağıldı. Şimdi, bu çalışma sonucunda Freud nasıl haksız oluyor? Freud denen kabalacı sapığı savunacak değilim ve olgunluk konusu onun hüsnü kuruntusu olabilir, ama bu çalışmanın konu ile ne alakası var? Bu çalışma aslında penetrasyon ile vajina kanalı boyunca (ve rahim ağzının gerisindeki cul de sac denen bölgeye) yapılan uyarı ile sağlanan orgazmın neden nitelik ve nicelik olarak farklı olduğunu açıklıyor, her orgazmın “aslında” klitoral olduğunu ve aynı merkezden gerçekleştiğini değil. Bir tanesi bu dokunun sadece ucunda toplanmış sinirleri uyarırken, diğeri (g spot, a spot vs) dokuyu içeriden uyarıyor. Bu kadar. Makalenin vermeye çalıştığı mesaja katılıyorum (takmayın kızlar) ama çalışma ile ne alakası olduğunu çözemedim. Freud’un orgazm türü ile olgunluğu bağlantılandırması ile hiçbir alakası yok. Hatta vajinal orgazmın neden farklı olduğunu açıklıyor. Bu da vajinal orgazm olma konusunda daha fazla meraka sebep olur, daha az takıntıya değil.

    • Willow

      merhaba kara yunusu,
      öncelikle uzun uzun yazdığın için teşekkürler. sırayla gideyim daha kolay olur.
      ilk olarak, evet kadın olmanın “mesele”nin ne olduğuna dair pek çok şeyi açık ettiği bir gerçek. çünkü bu araştırmalar sesi duyulmayan, cinsellik ve orgazmla ilgili yüz yazı varsa belki üçünde beşinde geçen, türkçe yazılarda ise neredeyse hiç rastlanmayan araştırmalar. ne bileyim, burnumuzun aslında bir “iç burun”un uzantısı olduğu haberi gelse sanırım çokça konuşulurdu, anatomimize dair bu kadar kesin bildiğimizi sandığımız bir şeyin üzerinin kasıtla örtülmesi bütün bu nahoş hisleri, orgazm ile alakalı sorunları, tabuları da beraberinde getiriyor. klitorisin boyutu 40 senedir bilinmesine rağmen derslerde, kitaplarda hangimiz gerçeğe uygun bir kesit bulabildik?
      ikinci olarak, erkeğin kadını orgazma ulaştırma sorunu diye bir şeyden bahsetmek de bu diskurun ekmeğine yağ sürmek oluyor, yazıda da bahsi geçen 70’ler feminizm dalgasının “iyi de kadın orgazmının penisle ne alakası var?” sorusuna balıklama dalış yapıyor. herkes heteroseksüel olmadığı gibi, ille bir penisle de beraber olmuyorlar ve olanların da nasıl olduğu sadece santimlerle açıklanabilecek gibi değil.
      freud’u kabalacı sapık olarak anmıyorum, kendisinden ara ara faydalandığım bile oluyor, zaten yazı da freud’u çökertmek için sinsice yazılmış bir yazı değil. ana akım medyanın çok sevdiği, iki ayda bir “freud haklıymış”, “vajinal orgazm gerçeği”, “g-spotsuz kadınlara vah vah” diye haber yaptığı, elbette freud’un teorilerinden ibaret olmayan, büyük çerçeveli bir derdimiz var. o da konu orgazm, hele de vajinal orgazm olunca kadınlara akıl öğreten gazete ve dergilerin çoğunun freud ağzı takınması ve kadınlara “yeterince” olgunlaşmadıklarını, belki “fiziksel” olarak orgazm olmaya elverişli olmadıklarını, zaten bu işin sadece “belli” bir kesim kadına özgü olduğunu anlatan ve durumu umutsuzlaştıran tutumları. bu çalışma ilk ve son çalışma değil, ama şahsi olarak benim en çok ilgimi çeken ve kadın anatomisine dair en büyük aydınlanmalarımı yaşamamı sağlayanı oldu. zaten yazıda da “tek orgazm klitoraldir, vajinaya penetre bile etmeyin” gibi bir tavır yok. sadece klitoris dediğimiz organımızın öğretildiği boyutta olmadığını ve iç klitoris diye adlandırılan uzantının ne işe yaradığını bilmek bile yüz yıldır muhtelif kaynaklarda okunarak içselleştirilen alışılagelmiş vajinal vs. klitoral orgazm tanımlarını yeniden şekillendiriyor. sırf meme uçlarından bile orgazm olan kadınlar var, nasıl onları “tek gerçek ve doğru orgazm” kabul edip, başka yerlerinden nitelik olarak farklı orgazmlar yaşayan kadınları aşağı konumlayamazsak, vajinal orgazmı da nihai amaç olarak sunup haricindeki her şeye ikinci sınıf muamelesi yapmak manasız. yahut çok manalı, çünkü 1) ortada bir sorun olduğunu ve 2) o sorunun kadından kaynaklandığını sürekli olarak tekrar ediyor olmak takdir edersiniz ki çok işe geliyor. klitorisin büyüklüğünü sözkonusu etmeyen, hatta adeta saklayan kafa da penis boyuyla gurur duymaya nedense çok meyilli bir kafa elbette. o yüzden araştırmalar ve kadınların orgazmı hakkında karar veren birtakım merciler pek tabii birbirinden bağımsız değil, araştırmalara ulaşımımız ne kadar uzaksa diğer mercilerin sesi o kadar yüksek çıkıyor ve bilimsel sonuçlar manipüle edile edile bambaşka hale getiriliyor yahut hiç duymuyoruz. daha geçen ay hürriyet’te bu konuyla alakalı bir yazı çıktı, yukarıda birisi linkini vermiş. yazının kelime seçimleri ve referans verdiği kavramlar ile, araştırmanın kendi metni o kadar farklı ki aklınız durur. tabi ki bilim medyadan, ataerkinden ayrı varolamıyor, içselleştirilen eril dilden kurtulamıyor, kadın cinselliğinden bahsederken asla tamamen rahat ve açık bir duruş sergileyemiyor. it’s not freud, it’s everything diyeyim, bitireyim.

  • kara yunusu

    Cevabın için teşekkürler. Ne söyleyeceğini gerçekten merak ediyordum. Saat geç ve uzun bir gündü, ama cevap vermeyi ertelemek istemiyorum. Bu yüzden şimdiden anlatım bozuklukları ve imla hataları için özür dilerim.

    İflah olmaz bir forumcu olarak cevabını alıntılayarak başlamak istiyorum:

    “ilk olarak, evet kadın olmanın “mesele”nin ne olduğuna dair pek çok şeyi açık ettiği bir gerçek. çünkü bu araştırmalar sesi duyulmayan, cinsellik ve orgazmla ilgili yüz yazı varsa belki üçünde beşinde geçen, türkçe yazılarda ise neredeyse hiç rastlanmayan araştırmalar. ne bileyim, burnumuzun aslında bir “iç burun”un uzantısı olduğu haberi gelse sanırım çokça konuşulurdu, anatomimize dair bu kadar kesin bildiğimizi sandığımız bir şeyin üzerinin kasıtla örtülmesi bütün bu nahoş hisleri, orgazm ile alakalı sorunları, tabuları da beraberinde getiriyor. klitorisin boyutu 40 senedir bilinmesine rağmen derslerde, kitaplarda hangimiz gerçeğe uygun bir kesit bulabildik?”

    Söyleyebilecek hiçbir sözüm yok, tamamen katılıyorum. Dediğim gibi, hem bu konulara meraklı biri, hem de bir erkek olarak (yeah) yazının ana fikrini ıskalamışım. Gösterdiğin araştırmanın bugüne kadar benim bilgi birikimim açısından neleri ima ettiğini bir de benden dinle o zaman. Tam bir erkek gözüyle cinsellik, kadın orgazmı, penis boyu, bilim otoritesinin reddi hikayesi geliyor :P

    Modern tıp ve hatta bilimsel/akademik konsensusun ne dediği gerçekten zerre kadar umurunda olmayan bir insanım, türkçe makale, gazete vs. zaten okumuyorum. Seneler içinde o kadar fazla bariz bir şekilde yanlış ve tamamen suistimal edici bilimsel konsensuslar gördüm ki şu an mainstream in ne dediğin gözümde bir kürek bok kadar bile değeri yok. Kendi araştırmamı kendim yaparım vs.

    İşin cinsellik boyutundaki sıçışını penis boyu hakkındaki geyikleri araştırırken keşfettim. Bir takım çok süper uzmanların sürekli oynadığı bir tiyatro vardı. Birisi gazeteye “penisim 11 santim acaba evlenirsem karımı mutlu edebilir miyim?” diye soru gönderir, uzman da “ortalama zaten 11 ila 14 santimdir, sorun yok, zaten penis boyunun cinselliğe bir katkısı yok, çünkü vajinanı ilk üçte birinden sonrası hissizdir (Masters, Johnson, et al. İÖ 2. yy)” der. Bu takıntının irrasyonel olduğunu hafif aşağılayan alaycı bir dil ile ifade eder, eğer mikropenis ise uzatma operasyonu yapılabileceğini, bunun dışında penisi büyütmenin bir yolunun ve gereğinin olmadığını, zaten bunun Türk erkeklerinin takıntısını olduğunu, önemli olan işlevinin (ne demek olduğunu daha hiç anlamadım) olduğunu falan söyleyip kapanışı da esas sorunun büyük penis olduğunu, çünkü acıya sebep olabileceğini söyleyerek yapar.

    İddianın mantık örgüsü zaten falso, neresinden tutsan dökülüyor. Sonra bu benim hayat deneyimime birebir ters kardeşim! Hayatım boyunca penis boyu için terk edilen, ya da aksine tercih edilen kaç tane adam bildim, belki de aynısı başıma geldi (Allah’tan) haberim yok falan. Sonra bazı kadınlarla bazı muhabbetlerde bulundum. Sonra benim de haliyle bu yaşımda seviştiğim birden fazla kadın var ve onların da genital yapıları farklıydı ve farklı hisler uyandırdı (ulan ne diyorum neyse).

    Ne yani, hepimiz aslında hayal mi görüyoruz? Yani penis boyutunun saf haz almak adına sağladığı tek etki sadece “psikolojik” mi? Bunca sene tıp okumuş bu adamlar acaba seks yapmaya fırsat bulamadıkları için gerçekten böyle düşünüyor olabilirler mi?

    Önce bu diskurun kendi içindeki tutarlılığını bir inceleyelim, sonra gerçeklerle örtüşüp örtüşmediğine de bakacağız.

    1. Penis boyunun yeterli olup olmamasının, penis boyu ortalamasının kaç olduğu ile hiçbir alakası yoktur. Sana bu kumaş buraya perde yapmaya yeterli mi diye sorduklarında “dünyadaki perde uzunluğu ortalama 45 santimdir” mi diyorsun? Ne alakası var. Hemen dıravdan evrimcilik yapmadan önce kadınların cinsel haz almadan da döllendiklerini hatırlamanızda fayda var. Ayrıca 11 yeterli, 14 daha iyi, 18 muhteşem, 23 “böylesini görmedim” olabilir.

    Zaten bir noktadan itibaren sorunun başladığını söylemek ile otomatikman penis boyunun önemli olduğunu kabul etmiş oluyorsun ve bunun ortalamanın iki standart sapma altından sonra başladığını iddia etmen (verilen rakam hep bu oluyor) zekaya hakaret gibi. Bir şeyin görülme sıklığı, o şeyin spesifik bir görev için yeterli olup olmadığı hakkında (yani niteliği hakkında) hiçbir şey söylemez. Bu modern tıbbın her alanda yaptığı sıçışlardan biridir. Gider x hormonunun olması gereken seviyesi nedir dersin mesela, ortalamanın artı eksi iki standart sapması arasını normal kabul ediyoruz der, ki bu bekarların evli olmadıklarını kabul etmek gibi bir şeydir. Yani hiçbir şey söylemez. Ayrıca o ortalama eğer testosteron için alınıyorsa mesela, yıllar içinde gittikçe düşen bir ortalama ile karşılaşmak bile mi hiçbir ampul yakmıyor bu adamlarda?

    2. Bu tiyatronun kadın yorumcuları hep şunu söyler: “önemli olan işlevi, teknik falan.” Hem büyük hem teknik olsa nasıl olur peki? (Allah’ım şu saatte neler yazıyorum…) Niye hep bu vurgulanıyor? Neden penis boyutunun önemi ile ilgili konuşulurken politically correct olmak için bu kalıp kullanılıp ardından tüy diker gibi “yani öyle çok küçük 7 8 santim falan olmadıktan sonra” diye eklenir? O kadar olan da var kardeşim, eğrinin sol kuyruğunda diye bu adamları harcayıp political correctness devşirmek ne demek lan?

    Gelelim ikinci bölüme yani gerçeklerle, deneyimlerle örtüşmesine:

    1. Bu konular hakkında kafa yoranlar sadece Türk erkekleri değiller. Bu kesin ve kendini yeterince açıklayan bir önerme. En çok yabancı dil altforumu bulunan erkeklere yönelik forumlar penis büyütme forumları (pegym, thundersplace etc.) olabilir. Bu yüzden “ya işte Türk erkeği de penis boyunu kafaya takıyor, toplumda böyle bir şey var” diyen kimse ciddiye alınmamalı.

    2. Vajinanın üçte birinden sonrası dokunmaya duyarsızdır iddiası.

    Bilmiyorum, olabilir, hiç jinekologluk yapmadım. Ama benim böyle bir iddiam olmadı zaten. Seks yapmış insanların hiç öyle bilimsel araştırmalara girmeden anlayabileceği bir şey var: Hazzı sağlayanın vajina duvarı olmadığı. Ben vajinal orgazmı tarif eden hiçbir kadından orgazmını vajinasında hissettiğini duymadım. Karnında, belinde, vücudunun tamamında hissettiğini duydum. Buna rağmen vajina duvarındaki sinirlerin vajinal diye adlandırdığımız orgazmı sağladığını iddia edebilecek birisi var mı?

    Kadınlar yeterince uyarıldıklarında vajinal tenting denen bir şey olur. Vajina girişi daralır, içi genişler, rahim ağzı yukarı çekilir ve normalde rahim ağzının kapattığı vajina kanalının en arka tarafı olan cul de sac (aynen, çıkmaz sokak) dedikleri yer ortaya çıkar ve dolayısı ile vajina “uzar.”
    http://www.askdrkhaled.com/female%20sexual%20medicine/The%20Female%20Response_files/image007.gif

    Bu bölgenin uyarılması ıslanmayı delicesine arttırdığı gibi, akıl almaz orgazmlar sağlıyor. Üzerine makale var mı yok mu bilmem, pek umurumda değil açıkçası çünkü doğru olduğunu birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü elden (saymaya ikiden başlasak daha iyi sonuçta vajinam yok) biliyorum. Devamlı, tüm vücutta hissedilen, hem niteliği hem de şiddeti acayip orgazmları sağlayan herhalde vajinanın dibinde saklı klitoris gibi bir sinir yumağı değil. Tabii ki de içeride başka bir şey uyarılıyor.

    Aynısı g-noktası için de geçerli. Orgazmı sağlayan yer vajina duvarı değil. Epey bir basınç uygulamak, uygulayabilmek gerekiyor g-noktası için. Ve dediğim gibi kadınlar orgazmlarının vajina duvarındaki hisle başladığını söylemiyorlar ki.

    Senin makalende kullandığın üç boyutlu çizim tam bu olayı anlatıyor zaten. Vajinanın ağzından hemen sonra “iç klitoris” oldukça yukarıda kalıyor (g noktası). Kanal boyunca yakın seyrediyor (şekerim uzun olacağına kalın olsun), en sonunda rahim ağzının etrafını sarıyor (gibi geldi bana). Şundan http://www.5harfliler.com/wp-content/uploads/2013/11/picture-5.png ve bundan bahsediyorum http://www.5harfliler.com/wp-content/uploads/2013/11/picture-9.png

    3. Deneyimlerle uyuşmaması

    İnternet diye bir şey var. Girin kardeşim internete, penis kılıfı kullanan erkeklerin eşleriyle yaşadığı deneyimleri bir okuyun. Bakalım daha önce penetrasyon ile gelemeyen kadınlara 8×6 dedikleri (inch cinsinden 20 santim uzunluğunda çevresi 15 santim demek literatürde ve sanırım en genel geçer ideal boy bu) penis kılıfları ile ilişkiye girdiklerinde ne oluyor… Birçoğu ya daha önce gelmiyorken gelebiliyorlar, ya da geliyorlarsa da bunun şiddeti, sayısı, kolaylığı artıyor.

    Veya “penis egzersizi” (daha iyi bir kelime bulamadım çünkü İngilizcesi penile exercise) forumlarına girin. Bu arada işe yarıyor. Bu adamların deneyimlerini bir okuyun. Bu arada thundersplace 2002’den beri var. Neyse, girin ve insanların deneyimlerini okuyun.

    Hadi kılıf mılıf beni bozar, ne partnerim kabul eder, ne ben hazmedebilirim diyorsunuz, ya da 3 ay boyunca aletimi aşağı yukarı çekiştiremem, kegel yapmak götüme zor geliyor diyorsunuz diyelim, o zaman gidin çin topu, jetbull, cialis deneyin ve öyle sevişin. Bunları yapın ki penis boyunun (ve ereksyon kalitesinin) cinsel hazzı nasıl etkilediğini anlayın. 2011 de makale yazmış adam Çek kadınlar arasında yaptığı bir ankete dayanarak, penis uzunluğunun vajinal orgazma katkısı olabileceğini söylemiş. Bak, olabilirmiş. Ha ha ha. Kesik kesik gülüyorum. Mainstream de belki bin tane yerde çıkmış böyle hayretler içerisinde sunulmuş haber falan çok trajik.

    Sonra aldığı zevkin penis boyuyla doğru orantılı (ama diminishing return) olduğunu söyleyen kadınlar var. Partnerinin penisinin çok küçük olduğunu, y da eski partnerinin çok daha büyük olduğunu, bu yüzden partneri ile vajinal seks yaptığında hiç zevk alamadığını söyleyen kadınlar hemen duygusal olmamakla itham ediliyorlar. Hatta bir de bu kadınlar aşağılanıyorlar. Yok ne kadar sığ ne kadar banal, size queen, nasty bitch falan.

    Kısacası bu geyik birçok insanın deneyimine uymuyor.

    4. Bu takıntının tabansız olduğu ve zaten durumun ancak operasyon ile o da çok ekstrem durumlarda değiştirilebileceği iddiası.

    İşte neymiş efendim, başka şeylere odaklanmalıymışız, oral seks denemeliymişiz, kadınlar zaten sadece klitoral gelirlermiş… İstediğiniz kadar psikolojik tavsiye verin, kadını penisiyle getirebilmek bir erkek için meseledir. Şimdi bu ayrı bir makale konusu olacak kadar uzun bir hikaye, erkeklerin üzerindeki performans baskısı vs. o yüzden girmiyorum, ama bu takıntı gayet haklı bir takıntı.

    Bunu abartı boyutlara getirip intihar noktasına gelen erkekler var. Bu tabii ki sağlıksız. Ancak bu endişe öyle her koşulda geçersiz, tabansız, irrasyonel bir endişe değil. Karısı doğal doğum ile dört tane çocuk dünyaya getirmiş ve artık 45’ini falan geçtiği için ereksiyon bozukluğu, penil atrofi (ki bunun olabileceğini kabul etmiyor mainstream) yaşamaya başlayan bir erkek bunu takıntı haline getirmeyecek de ne yapacak?

    Sonra belki binlerce anekdotal delile göre penis gayet kalıcı olarak büyütülebiliyor. Yayınlanmış 2010 sonrası makaleler var ama andropenis diye bir penis germe aletinin çalışıp çalışmadığı üzerine yazıldığı için kimileri reklam bu diyerek geçiyor. Ancak bu doğru. Uzun süre penise doğru yönlerde kan akışı sağlarsanız penis kalıcı olarak hem uzuyor, hem genişliyor hem de ereksiyon kalitesi artıyor.

    Tüm bunlara rağmen bir Allah’ın kulu görmedim ki desin, kardeş çözümü var. Herkes hemen baştan savılıyor, cevap olmayan cevaplar veriliyor. İstisnasız neredeyse tüm erkeklerin kafasında bu şekilde çözümü olmayan bir sorunu var. Kimse yalan söylemesin beyler. 20 santim dalgası olup kız arkadaşı daha büyüğünü gördüm ve daha iyiydi dedi diye forumları girip “ben de sonuç alır mıyım, lütfen çok önemli” diyen, kendini eksik hisseden bir dünya adam var.

    Bu arada modern tıp penisin zaman içinde küçülebileceğini bile kabul etmiyor ki büyüyebileceğini kabul etsin. Diyete, madde kullanımına (kafein, kokain, amfetamin falan ereksyon boyutunu küçültüyor), tansiyon durumuna ve haliyle sigara kullanımına, hormon (serbest testosteron) durumuna, ona şuna ve buna göre hem ereksyon hem flaccid haldeki penis boyu değişebilir. Bunu her erkek bilir, bir tek ürologlar bilmiyor! Herife libidom düşük, penisim her zamankinden gözle görülebilir oranda daha küçük, yardım et doktor ne oluyor diye, önce cv sini araştırıp gittim, ivy leage mezunu 65 yaşında ürolog, güldü bana “öyle bir şey olmaz penis boyu bir yaştan sonra büyümez de küçülmez de” dedi. Hassiktir lan diyemedim tabii tüm duvarı çerçeveli belge kaplı bu abiye.
    Sonra tongkat ali diye leydig hücrelerini uyararak testosteron seviyesini arttıran bir bitki buldum ve bunun özünü sipariş ettim. Tüm dertlerim ortadan kalktı. Adama kalsa durumum düzelene kadar, ki o da düzelirse hayata küsecektim. En azından sigarayı, kahveyi bırak, bol su için, tansiyonunu düzenle, dietine dikkat et. bile diyebilirdi. p

    Alıntıladığım bölüme bağlamaya çalışayım…

    İşin özeti şu: komplo sadece kadınları hedef almıyor, bizim cephemizde de durum farksız. Hatta bana göre daha vahim.

    “ikinci olarak, erkeğin kadını orgazma ulaştırma sorunu diye bir şeyden bahsetmek de bu diskurun ekmeğine yağ sürmek oluyor,”

    Kusura bakma ama katılmadığımı belirtmem gereksiz olacak. Yukarıya destan yazdım. Sadece şunu diyebilirim, hem kadının da yapabilecekleri var ve vajinanın “muscle tone”u da sorun olabilir. Evet, sadece erkeğin yetersizliği olmayabilir problem.

    “yazıda da bahsi geçen 70′ler feminizm dalgasının “iyi de kadın orgazmının penisle ne alakası var?” sorusuna balıklama dalış yapıyor.”

    bu soruyu ciddiye alabilen var mı?

    “herkes heteroseksüel olmadığı gibi, ille bir penisle de beraber olmuyorlar ve olanların da nasıl olduğu sadece santimlerle açıklanabilecek gibi değil.”

    elbette ki. ancak çoğu kişi oluyor. vajina da resmen penis için “evrimleşmiş” ya da “dizayn edilmiş.” to each to his own demekle birlikte, tüm anatomiyi ve cinsel uyarımın safhalarını incelediğimizde, yani lütfen göz var izan var. Ve gayet santimlerle açıklanabiliyor.

    “freud’u kabalacı sapık olarak anmıyorum, kendisinden ara ara faydalandığım bile oluyor, zaten yazı da freud’u çökertmek için sinsice yazılmış bir yazı değil. ana akım medyanın çok sevdiği, iki ayda bir “freud haklıymış”, “vajinal orgazm gerçeği”, “g-spotsuz kadınlara vah vah” diye haber yaptığı, elbette freud’un teorilerinden ibaret olmayan, büyük çerçeveli bir derdimiz var. o da konu orgazm, hele de vajinal orgazm olunca kadınlara akıl öğreten gazete ve dergilerin çoğunun freud ağzı takınması ve kadınlara “yeterince” olgunlaşmadıklarını, belki “fiziksel” olarak orgazm olmaya elverişli olmadıklarını, zaten bu işin sadece “belli” bir kesim kadına özgü olduğunu anlatan ve durumu umutsuzlaştıran tutumları. bu çalışma ilk ve son çalışma değil, ama şahsi olarak benim en çok ilgimi çeken ve kadın anatomisine dair en büyük aydınlanmalarımı yaşamamı sağlayanı oldu. “

    yukarıda kendi büyük aydınlanmamı anlattım. kıyaslarsan hikaye çok benzer.

    “zaten yazıda da “tek orgazm klitoraldir, vajinaya penetre bile etmeyin” gibi bir tavır yok. sadece klitoris dediğimiz organımızın öğretildiği boyutta olmadığını ve iç klitoris diye adlandırılan uzantının ne işe yaradığını bilmek bile yüz yıldır muhtelif kaynaklarda okunarak içselleştirilen alışılagelmiş vajinal vs. klitoral orgazm tanımlarını yeniden şekillendiriyor.”

    Benim ise hali hazırda varmış olduğum noktayı, daha doğrusu azıcık götten uydurma olduğu için “kanaatimi” çok güzel pekiştiriyor. Çünkü orgazmın vajina duvarındaki sinirlerin uyarılması ile değil, içeride bir yerin uyarılması ile gerçekleştiğini biliyordum, ama o içerinin ne olduğunu bilmiyordum.

    “sırf meme uçlarından bile orgazm olan kadınlar var, nasıl onları “tek gerçek ve doğru orgazm” kabul edip, başka yerlerinden nitelik olarak farklı orgazmlar yaşayan kadınları aşağı konumlayamazsak, vajinal orgazmı da nihai amaç olarak sunup haricindeki her şeye ikinci sınıf muamelesi yapmak manasız. ”

    ne münasebet. elbetteki inanılmaz klitoral orgazmlar da vardır (oha cümleyi kes). kimseyi bir yere konumlandırmıyorum da.

    ancak meme ucu orgazmından farklı olarak vajinal orgazmın doğrudan döllenmeyle de alakası var. vajinal ballooning/tenting safhasından sonra, bir nevi sperm havuzunun içine dalan bir cervix var. bunun olması döllenme şansını arttırıyor. Yani penis doğrudan cervixin içine boşalmıyor (tabii ki de), cul de sac’a boşalıyor ve cervix oradaki sperm havuzuna dalıyor. bu meme ucu orgazmı, diz kapağı arkası orgazmına benzer bir şey değil. Belli ki, bu fundamental bir şey. Fundamental seks. vay be! Ama sonuçta öyle. Bir çok yerden orgazm olabilir kadınlar. Klitoris, meme, diz kapağı arkası, boyun, anüs, rektum (ki bence o da iç klitoris, yani anal orgazm da buradan kaynaklanıyor)… Ama vajinal orgazm üremeye yarıyor ve mekanizma inanılmaz. Diğerlerini olma, ya da en zevklisi bu diye iddia etmiyorum (gerçi olanların anlattığına ve kendi gözlemlerime göre öyle). Ama tek tek bu parçalara bakıp bariz olan bu bütünü görmemek için özel çaba harcamam gerek. Ayrı makale konusu olur dediğim yerde söyledim. Bir erkek için penisiyle kadınını getirebilmek meseledir. Bu bizim için önemli bayanlar. Beyler bunu zaten biliyor.

    Bence ne sadece diz kapağından gelebilen bir kadının memnun olabilir, ne de kadınını getirmek için onu yalamak mecburiyetinde olan bir adam. Çok awkward bir durum. Aynı anda zevk almaya en müsait, en doğal (çünkü mekanizma bariz böyle) birleşme biçimi penis in vagina sekstir ve eşini getirmek için penisinden başka bir şeye mecbur olan, bak kullanan demiyorum, mecbur olan bir erkeğin kafasında mutlaka bir sorun olacaktır. Aksini iddia edebilenlere de şaşarım.

    “yahut çok manalı, çünkü 1) ortada bir sorun olduğunu ve 2) o sorunun kadından kaynaklandığını sürekli olarak tekrar ediyor olmak takdir edersiniz ki çok işe geliyor. klitorisin büyüklüğünü sözkonusu etmeyen, hatta adeta saklayan kafa da penis boyuyla gurur duymaya nedense çok meyilli bir kafa elbette. o yüzden araştırmalar ve kadınların orgazmı hakkında karar veren birtakım merciler pek tabii birbirinden bağımsız değil, araştırmalara ulaşımımız ne kadar uzaksa diğer mercilerin sesi o kadar yüksek çıkıyor ve bilimsel sonuçlar manipüle edile edile bambaşka hale getiriliyor yahut hiç duymuyoruz. daha geçen ay hürriyet’te bu konuyla alakalı bir yazı çıktı, yukarıda birisi linkini vermiş. yazının kelime seçimleri ve referans verdiği kavramlar ile, araştırmanın kendi metni o kadar farklı ki aklınız durur. tabi ki bilim medyadan, ataerkinden ayrı varolamıyor, içselleştirilen eril dilden kurtulamıyor, kadın cinselliğinden bahsederken asla tamamen rahat ve açık bir duruş sergileyemiyor. it’s not freud, it’s everything diyeyim, bitireyim.”

    Buna cevabım kenidim tekrardan ibaret olacak.

    Ben de çok teşekkür ederek bitireyim. Buna cevap vermek zorunda değilsin çünkü bencilce bir yazı oldu, senin söylediklerine cevap vermekten çok, kendi söylemek istediklerimi baz alarak yazdım en baştan beri.

    Ama inanılmaz rahatladım. Bu düşüncelerimi bütün halinde ifade ettiğim bir yer yoktu. İlham verdin.

    İyi geceler.

  • crayons

    2014’te öğrenenler de varmış benim gibi.
    ama tam anlayamadım sanırım, belki uykusuzluktandır.
    şimdi ben orgazm olamıyordum ama aslında olmam gerekirdi çünkü klitorisim içerilerde ulaşılır bi yerdeydi?:/

  • Gökhan

    İlginç bir site ve ilginç bir konu. Google’a şunu sordum burası çıktı: “Cinsel ilişki esnasında sürtünmeden ortaya çıkan elektronların(statik elektrik) akış yönü”
    Orgazm olduğumuzda stres yükünden kurtuluyoruz. Tıpkı baharda çıplak ayakla toprağa bastığımızdaki gibi. Cinsel uyarılma bir elektrik yüklenme işiyse, bu enerjinin depolanması istihap haddini aşınca dengeleri bozup devreleri yakıyor sanırım. Sanırım diyorum çünkü, sex ve elektrik akışı arasındaki ilişkiye dair bilimsel bir çalışma var mı merak ediyorum? Böyle bir düşünceye de şundan kapıldım. Bugün “pil” olarak bildiğimiz enerji deposunu ortaya çıkaran Leyden, bir şişeye yarısına kadar su doldurup bir iletkenle suya elektron yüklüyor. Şişenin çevresi gümüş folyo ile kaplı. Elektronları da bir sürtünme makinesinin kolunu çevirerek oluşturuyor. (Manyeto sanırım) belli miktar elektron gönderince şişede depolayıp eliyle kontro ediyor. Tabiki çarpılıyor. Hasılı kelam, orgazm ile elektrik akışı ya da akamayışı arasındaki ilişkiye dair bir makale arıyorum. Sevgiler

  • Aslı

    Bu yazı gerçekten çok ufuk açıcı olmuş. Yazıya yapılan yorumlar ve kimi zaman kişiler arasında geçen fikir alışverişleri de yazı kadar aydınlatıcı tespitler ve önermeler içermekte.

    Ben 23 yaşında bir kadın olmama rağmen, çocukluk diyebileceğim bir dönemde tamamen olmasa da kısmen anal yoldan ilişkiye girmem ve bunu hiçbir şekilde bilgi edinerek yapmamam, partnerimin de benim gibi bilgisiz olması ve bir hayli zorlanma yaşamak gibi sebeplerden dolayı; yani sanırım bu deneyimin getirdiği psikolojik bir yan etki olarak, yakın zamana kadar cinsellik üzerine/kendi dünyamı ve bedenimi tanımak üzerine hiçbir istek/ilgi duymadım. Bugüne kadar elbette birlikteliklerim oldu ama cinsel birleşmeden, geçmiş deneyimden gelen korkular yüzünden hep uzak durdum. Teoride cinsellikle, kendi bedenimle hiçbir sorunum yoktu. Toplumlar tarihindeki yeri açısından ilkel komünal toplumlardan günümüze kadın ve erkeğin yolculuğunu bilimsel verilerle destekleyerek sayfalarca makale yazabilecek bilgiye sahiptim ama en başta kendi “kadın” kimliğimi tanımamak gibi çok büyük bir ironiye de sahiptim.

    Bugün ise bedenimi tanımak ve gerçek bir cinselliğe kavuşmak istesem de ne yazık ki kadının cinsel yaşamına dair çokça miti içinde bulunduran ve genel varsayımlar üzerine kurulu, toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden gerekçelendirilen yazılardan faydalanmayı tercih etmedim. Ama bugün gelinen noktada, acil sorularıma acil cevaplar üretmek gerektiğinden yaptığım araştırmalar beni bu siteye yönlendirdi.

    söylemek istediğim temel şey şu, evet kadın cinselliği üzerine yapılan araştırmalar hala erkek cinselliği üzerine yapılan araştırmalardan on yıl geride, sorularımıza ilk elden cevaplar alabileceğimiz mecralar, geleneksel kadın/erkek mitleri ile elele yürüyen anti-bilimsel tutumlardan başka hiçbir şey vermiyor bize. Ama örneğin bu site, bu yazı, bu yazar oldukça bilimsel temelli ve genel dogmalardan sıyrılmış bir bakış sunuyor. Peki neden daha önden/ilk elden fikir alışverişinde bulunamıyoruz? Sitenin her butonunu kurcalamama rağmen “yazılarınızı gönderebilirsiniz” üstbaşlığı ile sunulan bir mail adresi dışında birşey bulamadım. Size danışmak istiyorum sayın yazar, sizce de bu büyük bir eksik değil mi?

    • Willow

      merhaba aslı, burası bir forum değil, o yüzden yollanan yazılar takdir edersiniz ki editörlerin elinden geçiyor. sunulan mail adresine yazarak kolayca ulaşabilirsiniz editörlere. benim de yaptığım şey buydu tam olarak, yazı yazmak ve kendilerine iletmek.

  • Fatih

    Makale ile kadının kendini tanıması üzerine yorumlar harika bir bütünlük oluşturmuş. Şu sıralar biseksüel bir kadın arkadaşımla arada seks yapıyoruz – fuckboddy diyelim – ve nasıl boşaldığına inanamıyorum, çünkü daha önce gerçekten boşalan bir kadını çok az görmüştüm.
    Her sevişmemizde neredeyse aynı şiddette boşalabiliyor olmasını kendini iyi tanımasına bağlıyorum. Orgazm konusunda sıkıntı yaşayan arkadaşların partnerini düşünmektense, diğer bir çok arkadaşın nasihat ettiği üzere bir an önce kendilerini keşfe çıkmaları gerektiğini iddia ediyorum. Sevgiler.

  • http://sexkalite.blogspot.com Apocalypse

    Öncelikle makaleniz kusursuz akıcılığa sahip ve üst düzey bilinçlendirici yaşım kemala erdiğine inanmama rağmen bende klitorisin küçük olduğundan talep görmediğini ve cinsel ilişki sırasında 2. plana düştüğünden önemsiz olduğunu düşünürdüm ta ki modellemeyi görene kadar. Demek ki bizler bilmedende olsa klitorisi uyarıyormuşuz içerideki gerçekleşen orgazma vajinal diyormuşuz ben bu sonucu çıkartıyorum… Yalnız seks sırasında kadının boşalabilmesi için yüzlerce faktör mevcut (deneyimlerime göre) Endişe, kaygı, rahat olamamak, acabalar gibi olumsuz faktörler Orgazmı engellemektedir. Hatunun kafası rahat partneri ile aşk dolu bir ilişki yaşadığında orgazm olmama için hiçbir sebep yoktur. Saygılar.

  • Toma Hasan Aydın

    Super bir yazi, bilgilerin yani sira yazim dili ve sondaki videoda konusan kadin super cumlesini takdir ve tebrik ettim 👍👏👏

  • İlgisiz

    Klitoris tipki peri kanatlari gibi.

  • Buzezz

    Merhaba Willow,
    Yazı harika olmuş bayıldım.
    2. Dekatın ortasını geçmiş ve yaklaşık 7yıldır düzensiz de olsa cinsel hayatı olan bir kadınım. Fakat şunu anladım ki vücuduma dokunmaya utanmaktaymışım. Normalde bunu sorsan inkar ederdim çünkü ben de son zamanlarda anladım. Mastürbasyonu sadece erkekle özdeşleştiren,ona hak gören bir milletin içinde ne kadar aydın,ne kadar okumuş,özgür,fikirlerı açık bir kadın olarak görseniz de kendinize dokunmadan bu tabuyu aşamıyorsunuz. Son zamanlarda kendime dokunma tecrübelerimde hem cahil, hem utangaç, hem de aceleci oldugumu farkettim. Ne zaman ki inatla üstüne gittim o zaman ilginç bir şekilde doyuma ulaştım. Gerçekten erkeklere ihtiyaç kalmadan boşalma yaşanabiliyormuş:)
    İşin garip kısmı bunu halen kimseyle yüzyüze paylaşamıyor olmam ya da olmamız. Çünkü eminim çoğunluk bu şekilde. Kastettiğim kısım regl problemlerini, eşiyle korunma yollarını vs birbirleriyle paylaşabilen tarafların kendine dokunma konusunda dürüst olmayışı(tabi ki kendim dahilim). Hakikaten yazıdaki gibi ‘her seferinde..’ konuşmalarıyla başlayan durumlardayız hep.
    Bir de benden ek bilgi olsun.. Nerden okudum hatırlamıyorum..Kadın orgazmında görüntü çok önemliymiş. Ayna karşısında kendini ya da partnerini görmek orgazmı kolaylaştıran birşey imiş. Fizyolojisi nasıldır bilmiyorum fakat bende işe yarıyor, öneririm;)

    Nice doğru orgazmlara, olanlara olmayanlara olamayanlara.. ;)

Bir de bunlar var

Hazırsak Başlayalım
Hoş Gidişler Ola 2014
ALTERNATİF
İett Durağında Godot’yu Beklemek ve 115 TL

Send this to friend