Türk sinemasında iki kadının karşılaşma sahnelerinden mürekkep “Dev Buluşmalar” serisi, Haluk'u Senin Elinden Alacağım ile devam ediyor.

KÜLTÜR

Dev Buluşma 5: Haluk’u Senin Elinden Alacağım

Şimdi, evvela meseleyi kısaca bir özetleyeyim. Türk sinemasında iki kadının karşılaşma sahnelerinden mürekkep “Dev Buluşmalar” serisi, günümüzden iki buçuk sene evvel Gelin Ferdi’ye Bir İyilik Edelim yaızısıyla başladı (İki buçuk sene mi, neee!) Burada Ferdi isimli bir zatın annesi, Ferdi’nin uygunsuz bulduğu kız arkadaşına gidip, ondan oğlunu terk etmesini istiyordu. Bu uzun konuşmada Ferdi’nin annesi sakin üslubu ve yerli yerinde argümanlarıyla, Ferdi’nin sevgilisini ikna ediyordu. Aslında bu iki kadın birbirlerinden çok hoşlanıyor, hatta öpüşerek ayrılıyorlardı.

 

İkinci buluşmamız, Cemil Sizi Sevmekte Haklıymış başlığını taşıyordu. Bunda Cemil Bey’in karısı ve sevgilisi birbirlerini önce teskin sonra da takdir ediyorlardı. Cemil Bey her durumda çok iyi tercihler yapmıştı. Bense bu noktada Türk sinemasında bu türden sahnelerin çokluğunun henüz farkına varmıştım ve tam nasıl oldu hatırlamıyorum ama Çağla Özbek bu yazılara bir anda Dev Buluşma adını taktı.

 

Üçüncü buluşmada babasını kirli bir kadının, kirli ellerinden kurtarmaya çalışan bir kız evlat, söz konusu kadının evine gidip ağzına geleni söylüyordu. O kadar çok bağırıyordu ki, ben bile araya girmek zorunda kalmıştım. Bu yazının başlığı: Beni Acılarımla Başbaşa Bırak oldu.

 

Dördüncü buluşma ise bir hapishanede gerçekleşti. Savaş Pınarlı isminde her bakımdan mükemmel bir adamın evlenilecek ve eğlenilecek sevgililerinin yolları bir biçimde tellerin iki yanında kesişiyordu. Biri avukat, biri mahpusken ve dava hakkında konuşmaları gerekirken onlar yine de Savaş Pınarlı’dan bahsediyorlar ve kimin ona daha çok layık olduğu konusunda fikir teatisinde bulunuyorlardı.

 

Kocamın Hediyesiydi Mutlu Günlerimizdi başlıklı buluşma kısacıktı. Boya fabrikası sahibi Kenan Manizade (nam-ı diğer şaşkın) sevgilisine aldığı yüzüğü, yanlışlıkla karısına verince işler karışıyor ve bu iki kadının yolu bir terzide kesişiyordu. Taraflardan biri Lale Belkıs tarafından canlandırılınca da aralarında öyle uzun konuşma, pazarlık falan filan olmuyordu. Lale’nin bir bakışı, bir saç savuruşuyla sevgiliyi oynayan Hale Soygazi oyun dışı kalıveriyordu. Onu Hakikaten Sevdiğinize Emin Olsam Sizi Takdir Ederim yazısında, meşhur bir bestecinin karısı, kocasının “sevgilisinin” evine gidip kendisine bakmayı beceremeyen kocasıyla ilgili adeta bir kullanma talimatını kadına dikte ediyordu. Temiz Becerikli ve Güzelsiniz Orhan’a Şimdi Daha Çok Hak Verdim‘de terk ettiği evine geri döndüğünde evde kocasının sevgilisini bulan bir eş, Cavidan Hanım önce bir duraksıyor ve sonra eve, etrafa şöyle bir göz atıp bu kadının temizlik ve titizliğinden çok etkileniyordu.

 

Bugüne dek olanlar kısaca böyleydi. İki kadın yanyana gelip hep bir erkeğin iyiliği, sağlığı, mutluluğundan konuşuyor, onun rahatı, huzuru için didinip duruyorlardı, zira kadınların konuşacak başka bir şeyleri yoktu (senarist, sen öyle san). İşte şimdi bu kaldığımız yerden devamla…

 

Fakat bu yeni buluşmamız çok ama çok yüksek dikkatinizi istiyor, çünkü en karışık olan bu. Aşağıdaki konuşma Zeynep ve Handan arasında geçiyor ve ortada iki de adam var: Turhan ve Haluk.  Zeynep Haluk ile göstermelik bir evlilik yapıyor ve Haluk, Handan’ın eski sevgilisi. Handan, Haluk artık Zeynep ile evli olmasına rağmen onu geri istiyor, ama bu arada Handan da Turhan diye biriyle evlenmiş ve Turhan da Zeynep’e aşık. Yani Turhan ve Handan evliler ve her ikisi de, başka bir evlilikte taraf olan Zeynep ve Haluk’u istiyor. Demiştim, biraz karışık!

 

Ve olaylar, Handan Haluk’u zorla öperken, Zeynep’in onları görmesiyle başlıyor. Bütün bunlar 1965 yapımı Garip bir İzdivaç filminden. Konuşmada Handan’ın kullandığı militer dile ve Zeynep’in kafasında cinsiyet rollerinin birbirine girdiği ana dikkat! Ve aslında biliyor musunuz, buraya kadar yazdığım her şeyi, ve bu kısa girişi bile unutarak da okuyabilirsiniz bu konuşmayı. Hiçbir şey bilmeden okuyunca bile eğlenceli (ve adeta benim bu uğurda harcadığım son iki buçuk senemin de özeti).

 

konusmadan evvel konacak goruntu

 

Handan: Bizi çok kötü bir vaziyette yakaladığın için özür dilerim.
Zeynep: Senlen konuşmak istediğim bazı şeyler var.
H: Neymiş onlar?
Z: Biliyorsun. Aramızda halledilmesi gereken bazı meseleler.
H: O halde maskeleri indirip öyle konuşalım.
Z: Erkeğimi elimden alanın erkeğini elinden alacağım demiştin. Bu çok ahlaksızca bir düşünceydi.
H: Kıskanıyor musun beni?
Z: Hayır iğreniyorum.
H: Beni öptüğü için kocandan mı iğreniyorsun?
Z: Hayır, sen kocamı öptüğün için.
H: Haluk’u senin elinden alacağım, tıpkı senin Turhan’ı benim elimden aldığın gibi.
Z: Kocanla sen alçaklık yarışına girmişsiniz. Onun o iğrenç suratını ömrüm boyunca görmesem çok daha memnun olurum.
H: Bütün bu sözlerin bence hiçbir kıymeti yok. Beni alakadar eden nokta kocamın sana karşı olan hisleridir. O sözde namuskar tavırların, ukalaca sözlerin her nedense kocama tesir etmiş.
Z: Böyle şey kabul etmiyorum, adam ol da kocana sahip olmaya bak.
H: Buna imkan yok şekerim.
Z: Kocama oynadığın oyunda devam edecek misin?
H: Hiç şüphesiz.
Z: Pekala ben de yapacağımı bilirim.
H: Hücum planın nedir, Turhan’ı elde etmek mi?
Z: Asla. Fakat madem ki Haluk seni mukaddes bir heykel gibi yükseltti, seni bulunduğun yerden alıp yere çalacağım.
H: Yani Haluk’un bana karşı duyduğu aşkı yok mu edeceksin? Nasıl yapacaksın bunu?
Z: Ona kendimi sevdirmekle.
H: Bunu yapamazsın. Hayatın boyunca onu tek başına sevmekte devam edeceksin.
Z: Ben Haluk’u sevmiyorum ki!
H: O halde niçin evlendin?
Z: O bana ait bir mesele.
H: Haluk biliyor mu?
Z: Aramızda gizli hiçbir şeyin olmadığını söylemiştim. Daha önce senin durumunu da uzun boylu münakaşa ettim ve onun sonucunu da biraz aldım diyebilirim.
H: Ne demek istiyorsun?
Z: Biraz önce ruh hastası kadınlar gibi onu zorla öptüğünde niçin mukavemet göstermedi?
H: Pısırık da ondan.
Z: Hayır. Temiz ve yüksek. Böyle olmasaydı ben de onunla meşgul olmaz kendi haline bırakırdım.
H: Senin yerinde olsam başaramayacağım işe girmezdim.
Z: Başaracağım!
H: Benim silahlarım daha kuvvetli.
Z: Benimkiler de. Çok konuştun. Haydi Allah size selamet versin.

 

 

Handan gittikten sonra kafasında tilkiler dolanan Zeynep

Handan gittikten sonra kafasında tilkiler dolanan Zeynep

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TARİH

YKarpuz Kabuğundan Taç
Karpuz Kabuğundan Taç

Maraton yüzen ilk kadın sporcu Canan Ateş, 1979'da katıldığı bir TRT programında yüzücülük kariyerini anlatıyor.

ECİNNİLİK

YAnnesi Amelya Hanım’ı Oynarken Adile Naşit
Annesi Amelya Hanım’ı Oynarken Adile Naşit

Annesi Amelya Hanım rolünde Adile Naşit kendi çocukluğuna bakıyor.

SANAT

YSöyleşi: Şövket Elekberova, Pıçıldaşın Lepeler
Söyleşi: Şövket Elekberova, Pıçıldaşın Lepeler

Sovyet Azerbaycanı'nın efsanevi ismi Şövket Elekberova'nın bu şarkısı neler anlatıyor?

ECİNNİLİK

YSanal Ev İşleri Sergisi: Sonsuz Patates
Sanal Ev İşleri Sergisi: Sonsuz Patates

Ne yapalım, nasıl yapalım da görünür hale getirelim ev işlerine gömdüğümüz zamanı? 

Bir de bunlar var

Bir Hoş Sada
Delhi Crime ve Richie Mehta’nın Polisleri
Türk Erkeği Efsanesi

Send this to friend