Ciddi dogmatik problemlere sahip, sık sık hadlerini aşan, gelir dağılımı, yoksulluk, sosyal adalet gibi "kendi alanlarının dışında kalan" konulara burnunu sokan bir grup rahibe.

MEYDAN

Bir Otobüs Dolusu Rahibeden Vatikan’a Mesaj Var: “Yek Yea!”

2012 yılı Nisan ayında Vatikan tarafından yayınlanan bir bildiride, bir grup ABD’li rahibe “ciddi dogmatik problemlere” sahip olmak ile suçlandı. ABD’li Katolik Kadın Cemaatlerin liderlerinden oluşan The Leadership Conference of Women Religious adındaki gruba yapılan bu eleştirinin sebebi “asıl ilgilenmeleri gereken” konuları (kürtajın yasaklanması, eşcinsel evliliğe karşı kamuoyu oluşturulması) bir kenara bırakarak adil gelir dağılımı, yoksulluk, sosyal adalet gibi “kendi alanlarının dışında kalan” ve “Katolik inancı ile uyumlu olmayan radikal feminist konular” ile ilgilenmeleriydi. Aynı bildiride ABD’li rahibeler ayrıca kilisenin geleneksel değerlerini ve görüş açılarını temsi eden piskoposlar ile “görüş ayrılığına” düşmek ile suçlandılar. Peki, rahibeler buna karşılık ne yaptılar?

 

“Öyle mi, asıl fikir ayrılığını şimdi görürsünüz siz” diyerek bir otobüse doluştular ve ABD’de eyalet eyalet dolaşarak gelir dağılımında adalet, sağlık sisteminin yoksulların da ulaşabileceği şekilde tekrar düzenlenmesi, eşcinsellere eşit sosyal haklar tanınması, siyasetin rüşvet ve lobi faaliyetlerinden temizlenmesi gibi ‘radikal’ görüşlerini anlatmaya başladılar.

 

İşte karşınızda Nuns on The Bus (Otobüsteki Rahibeler), heştek: #NunTrouble

 

 

Yola ilk kez 2012 yılı seçim döneminde çıktılar. 4300 km yol yaparak 9 eyalet gezdiler. Katolik inancının söylemlerinin arkasına sığınarak yoksullara federal bütçeden yapılan sosyal yardımları kesen politikacılara inat, gördükleri her yoksul sığınma evine, okula, sağlık merkezine uğradılar ve yardıma muhtaç insanların sistem dışına atılmasını protesto ettiler.

 

2013 yılında ise bu sefer hedeflerinde sığınmacıları ve mültecileri sınırın öbür tarafına ötelemeye çalışan politikacılar ve kanunlar vardı. Hiç nefes almadan bir yıl sonra tekrar yola düştüklerinde bu sefer hedefleri çok büyük ve riskliydi: “Politikayı paradan ve lobi faaliyetlerinden temizleyin!” Bu konudaki araştırma ve protestolar ABD gibi politikanın her basamağının sermayeye teslim olduğu bir ülkede çok riskli ve daha önceleri birçok gazeteci ve insan hakları savunucusunun kariyerine mal olmuş. Ama “Dolarlar oy kullanamaz, siz kullanabilirsiniz!” diyen rahibeler hiç geri adım atmadılar.

 

2015’te “Mesafeler arasında köprü kuralım” sloganıyla kontağı çeviren rahibeler, ABD’nin (ve belki de dünyanın) kısa ve uzun vadede kaderinin belirleneceği 2016 seçim yılında ise bir kere daha yollardalar. 11 Temmuz ile başlayan 2016 turunun sloganı “Mend The Gaps” (Boşlukları Tamir Edin). Donald Trump gibi Katolik inancının ve tutuculuğun söylemlerini en sert şekilde manipüle ederek ABD’yi ve Dünya’yı ortadan Adana Karpuzu gibi ayırmaya hazırlanan bir adamın ufukların arkasından sevimsiz Teletubby güneşi gibi kafasını çıkarmaya başladığı şu günlerde daha anlamlı ve acil bir slogan olamazdı herhalde.

 

Liderleri Rahibe Campbell çok ‘asi’ bir kişilik. Kendisi gibi rahibelere 2012 yılında yapılan “Yoksulluğu çok fazla dilinize doladınız. Azıcık kürtaj karşıtı eylem yapın” uyarısına inat ABD’nin en ünlü talk Show programlarına, Demokratik Parti kurultaylarına katılıyor ve “Benim için Hz.İsa’nın asıl mesajı adalettir!” diyor. Grubun çoğu üyesi sosyal medyayı da aktif olarak kullanıyor. Öyle ki, Papa Francis geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir bildiride Rahibelerin çoğu vaktini dünya üzerine ‘düşünmek’ ile geçirmesi gerektiğini ve Twitter gibi sosyal medya platformlarının bu konuda kadınların ‘vaktini harcayan boş platformlar olduğunu’ söyleyince Nuns on The Bus üyesi Rahibe Mary Ellen Lacy Vatikan’a şu şekilde cevap verdi: “Biz sistemin içindeyiz ama onun değerlerini kabul etmek yerine kendi değerlerimizi ortaya sunacağız. Bunun için de elimizdeki her türlü platformu kullanırız.” Yani özetle: “Yek yeaa!”

 

En eğlenceli eylemlerinden birini ise geçtiğimiz günlerde ‘sezon finali canavarı’ Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti Başkanlık Adayı Kongresi sırasında gerçekleştirdiler. Trump’ın konuşmasını canlı tweetleyen rahibeler gene ‘hadlerini aşan’ bir sürü tespitte bulundular. Rahibe Campbell “Bu adam bizi bölmek için korkuyu kullanıyor. Kayıtsız mülteciler ve suç oranları hakkında yalan söylüyor. Dayanamıyorum!” derken Rahibe Mary Allen daha sert vuruyor: “Bu adam ‘Ben Law and Order (Kanun ve Düzen dizisine bir gönderme) temsilcisi başkanlık adayıyım’ diyor. O dizinin her bölümünün sonunda da birileri ya tecavüze uğruyor ya da ölüyordu. Eh, doğru tespit o zaman.”

 

Sınırları aşmak ve fikirlerini söylemek konusunda oldukça ısrarcı görünen bu eğlenceli ve gezgin kadınları takip etmek isterseniz Nuns On The Bus organizasyonunun resmi Facebook sayfasını inceleyebilir ve aynı isimli belgesel filme göz atabilirsiniz.

 

Bizi susturmak isteyen her türlü sistematik düşünce ve platforma her daim “Yek Yea!” diyebilmek umudu ile…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

Y#MeToo Güncel Feminizm İçindeki Uçurumu Nasıl Ortaya Çıkardı
#MeToo Güncel Feminizm İçindeki Uçurumu Nasıl Ortaya Çıkardı

#MeToo tarafından geliştirilip şu anda kullanılan “kadınlar” tanımı basitçe şu şekilde anlaşılabilir: Kadın düşmanlığına maruz kalmış herkes.

SANAT

Y“Küçülen Kadınlar”
“Küçülen Kadınlar”

Annem içine çekildikçe etrafındaki alan daha da büyüyor sanki. Babam çoğaldıkça annem azalıyor.

KÜLTÜR

YAsit Saldırısına Uğramış Bir Anne Kız
Asit Saldırısına Uğramış Bir Anne Kız

Anne ve kızı, bu asit saldırısına uğradığından beri en yakınlarının bile onları öpmek istemediğini söylüyor.

MEYDAN

Y“Benim Sonsuz Nostalji İçin Harcayacak Vaktim Yok”: Kadın Savaş Muhabirlerinden Hayat Dersleri
“Benim Sonsuz Nostalji İçin Harcayacak Vaktim Yok”: Kadın Savaş Muhabirlerinden Hayat Dersleri

Bütün bu kaybedilen hayatlara, kalp kırıklıklarına, kayıplara değer mi? Gerçekten bir fark yaratabilir miyiz? Yaralandığımda bu soru ile yüz yüze kalmıştım. Hatta bir gazete “Marie Colvin bu sefer fazla mı ileri gitti?” şeklinde bir manşet atmıştı. Şimdiki cevabım da o zamanki ile aynı: Hepsine değerdi!”

Bir de bunlar var

Kanada’nın Yeni Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Seyahat Halinde
“Tanıdığım transseksüellerden biri bile eceliyle ölmedi”
İsveç Hükümetinden “İmza Öyle Atılmaz Böyle Atılır”

Send this to friend