Olga, Bay D ile internetteki bir çöpçatanlık sitesinde tanıştı ve onunla buluşmak için İstanbul’a geldi. Bay D, ortalama üç haftada bir, internetten bulduğu, genellikle Ukraynalı kadınları 4-5 gün İstanbul’da ağırlıyor. Olga’nın bundan haberi yok.

KÜLTÜR

Olga İstanbul’da ya da Bay D’nin çifte yaşamı

 

Olga, Ukraynalı bir kadın. Bu, gerçek ismi. Bay D ise Türk bir adam. Bu, gerçek ismi değil. 35 yaşındaki lise mezunu Olga, işsiz. Bay D ile internetteki bir çöpçatanlık sitesinde tanıştı ve onunla buluşmak için İstanbul’a geldi. Bay D’yi erkek arkadaşı olarak görüyor. 43 yaşındaki Boğaziçi mezunu Bay D ise tüccar. Ortalama üç haftada bir, internetten bulduğu, genellikle Ukraynalı kadınları 4-5 gün İstanbul’da ağırlıyor. Olga’nın bundan haberi yok. İkisine bir akşam Taksim’de eşlik ettim. Önce Olga’yla, sonra Bay D ile konuştum. İşte:

 

OLGA İSTANBUL’DA

 

İlk buluşmanızdan önce Bay D hakkında araştırma yaptın mı?

 

Evet. Facebook’a baktım. Fotoğraflara.

 

Ne düşündün?

 

İyi, keyifli, hayatı seven bir adam olduğunu.

 

İlk ne zaman yüz yüze geldiniz?

 

Bir ay önce, Ukrayna’ya geldiğinde.

 

Nasıl biriyle karşılaştın?

 

İyi bir adamla.

 

Karşındakinin seri katil çıkma olasılığı seni endişelendirmedi mi?

 

Hayır. Hiçbir zaman öyle düşünmedim.

 

Neden?

 

Ben 20 yaşında değilim, 35 yaşındayım. Hayatta gördüm, geçirdim. Gördüğüm bazı şeyleri anlayabiliyorum.

 

İnsanlar Ukrayna’da sık sık bu sitelerden arkadaş buluyor mu?

 

İnsanlar artık bilgisayar başında daha çok vakit geçirdiği için bu tür şeyler arttı. Ben de evde çok vakit geçiriyorum ve sıkılıyorum.

 

Daha önce de internetten arkadaş bulmuş muydun?

 

Birkaç kere. Ama onlarla ilişkim olmadı.

 

Onlar yabancı mıydı, Ukraynalı mı?

 

Benim yaşadığım şehirdenlerdi.

 

Onlarla da yüz yüze görüştün mü peki?

 

Evet, kafelerde, restoranlarda buluştuk.

 

Onlarla niye ilişkin olmadı?

 

Bekar olduklarını yazmışlardı ama sonra evli oldukları ortaya çıktı.

 

İlk defa mı yurt dışından bir erkek arkadaşın oldu?

 

Evet, ilk defa.

 

Bu arkadaşlığa sadece ‘birkaç gün eğlenelim’ niyetiyle mi yaklaşıyorsun, yoksa uzun süreli bir ilişki mi hayal ediyorsun?

 

Şu anda bu konuda bir şey söylemem saçma olur. Ciddi ilişki zamanla oluşan bir şey. Biz olgun insanlarız. Birbirimizi arzu etmeye devam edersek olabilir.

 

İşin var mı?

 

Konfeksiyon mağazam vardı. Bir yıl önce ekonomik kriz nedeniyle kapattım.

 

Yaşamını nasıl sürdürüyorsun?

 

Kötü.

 

Yalnız mı yaşıyorsun?

 

Hayır, 13 yaşında bir kızım var. Onunla birlikte yaşıyorum. Annem ve ağabeyim de ayrı yaşıyorlar.

 

Onu İstanbul’a getirmedin mi?

 

Hayır, bir arkadaşımda kalıyor.

 

Nasıl bir eğitim aldın?

 

Lise mezunuyum.

 

Daha önce Türkiye’ye gelmiş miydin?

 

İki kez Antalya’ya gittim. Ama otelden dışarı çıkmadım.

 

Bay D ile Ukrayna’da karşılaştığın erkekler arasında nasıl farklar görüyorsun?

 

Bay D enteresan bir adam. Zihniyet farkı var. Bay D daha ilgili, sorulan soruya cevap veriyor.

 

Ukraynalı erkekler hakkında ne düşünüyorsun?

 

Ukrayna’da insanlar pek mutlu değil. Genel bir mutsuzluk hali var.

 

Neden?

 

İnsanlar pek birşey okumuyorlar, pek birşey bilmiyorlar. Biraz da cahillik var.

 

Sen politikayla ilgileniyor musun?

 

Daha önce ilgilenmiyordum ama son olaylardan sonra ilgilenmeyen yoktur herhalde.

 

Ukrayna devleti ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasındaki çatışma konusunda ne düşünüyorsun?

 

İşler daha da kötüye gidecek. Başka şehirler de çatışmaya dahil olacak.

 

İstanbul’da eğleniyor musun?

 

Atmosfer çok hoş, her şey süper. Yemekler çok güzel. Sultanahmet’teki eski binalar, camiler bana enteresan geldi.

 

Buraya geldiğini yakınların biliyor mu?

 

Yakın arkadaşlarım, annem ve kızım biliyor.

 

Onlar bu konuda ne düşünüyor?

 

Bir arkadaşım, bu adamla yeni tanıştın, niye gidiyorsun, dedi. Diğerleri yorum yapmadı, kararıma saygı duydular.

 

Bunu yapan başka birini tanıyor musun?

 

Evet. Liseden sınıf arkadaşım internetten tanıştığı bir adamla evlendi. Adam Ukrayna’da yaşayan bir Türk.

 

BAY D’NİN ÇİFTE YAŞAMI

 

Olga seninle iyi vakit geçirmek istiyor, bir yandan bu ilişkinin sürebileceğini de düşünüyor. Ama senin için durum farklı.

 

Bay D: Benim için bu, kesinlikle ciddi olamayacak bir ilişki.

 

Ama o bunu bilmiyor.

 

Bilmiyor. Onların bu tür şeyleri bilmemesini tercih ediyorum ki iyi vakit geçirebilelim. Yoksa problem oluyor.

 

Ne zamandır böyle bir hayatın var?

 

Beş senedir. Ama aralıklı olarak. Çünkü bazen sıkılıyorum. Aynı yerlere gidip aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamak gerçekten yorucu. Sultanahmet’e kaç kere gittiğimi tahmin edemezsin.

 

Bu nasıl başladı?

 

Ben çok uzun yıllardır zaten Rusya’ya ve Ukrayna’ya gidip geliyorum. İlk seferinde iş için gitmiştim ama son on yıldır daha çok keyif için gidiyorum.

 

Keyif dediğin, kadınlar mı?

 

Tek keyif o. Orada içki ucuz, sigara ucuz, kadın bulmak Türkiye’ye göre daha kolay. Kolay derken Türkiye’de de kolay da orada daha güzel kadını, daha kolay elde edebiliyorsun.

 

Ama parayla değil…

 

Hayır, hayır, ben o işe zaten karşıyım. Tek gecelik, bazen bir-iki gecelik ilişkiler.

 

Ukrayna’ya gidip geliyordun, sonra…

 

Ben bu tanıştığımız siteye zaten çok eskiden beri üyeyim. Birçoğuyla oradan tanıştım. Başka sitelere de üyeyim ama en iyisi bu.

 

Nedir onu iyi yapan?

 

Çok fazla profil var. Slavik kadınların en fazla üye olduğu yer diyebiliriz. Türkiye’de de birçok çöpçatanlık sitesine üye oldum. Türkiye’deki en iyi sitede, diyelim ki bir gün boyunca kadınlara yüz mesaj atıyorsun, bir iki cevap geliyor. Ama bu Rus sitesine yüz mesaj atarsan yirmi kadın geri dönüyor. Böylece senin de o kadınları etkileme şansın doğuyor.

 

Bu uğraş ne zaman sistematikleşti?

 

Altı sene önce İstanbul’a taşınınca. Baktım ki bunu becerebiliyorum. Beni daha önce hiç görmemiş kadınları bana misafir olarak gemeye ikna edebildiğimi gördüm.

 

Neden etrafındaki kadınlarla birlikte olmak yerine böyle bir şeyi seçiyorsun?

 

Çünkü Türkiye’de güzel kadını elde edebilmek için hem çok uğraşman lazım, zamana ihtiyacın var hem de çok para harcaman lazım. Ama aynı güzellikte, hatta daha güzel kadınları oradan, Türkiye’ye göre daha kolay elde edebiliyorsun.

 

Buraya gelen kadınlarla nasıl bir rutin izliyorsun?

 

Önce sitede tanışıyorsun. Benim ilk mesajım her zaman “Merhaba”dır, başka bir şey yazmam. Önce, ne yapıyorsun ne ediyorsun, diyorsun. Sonra işte, Facebook’un var mı, Skype’ın var mı… Facebook’tan birbirinin fotoğraflarına bakıyorsun, oradan konuşmaya başlıyorsun. Skype’tan kameralı konuşma imkanın var. Ben mesela kamerayla konuşmadığım kimseyi davet etmedim bugüne kadar çünkü bazen fotoğraflarla gerçek hayat çok farklı olabiliyor. Skype’ta binbir türlü şaklabanlık yapıp işte kendimi beğendirmeye çalışıyorum.

 

Ne yapıyorsun?

 

Espriler yapıyorum, neşeli görünüyorum, güven vermeye çalışıyorum. Çünkü oradan tek başına bir kadın kalkıp buraya gelecek ve Türkiye’nin çok kötü bir ünü var.

 

Ne gibi?

 

Bunları işte dövmüşler, sövmüşler, kapı önüne bırakmışlar… Böyle hikayeler var. Ukrayna’da, Rusya’da bu tip hikayeler televizyonlarda gösteriliyor. İbret olsun, gitmesinler diye. O yüzden, böyle önyargıları olan bir topluma karşı bunu yapabilmek gerçekten, ciddi beceri istiyor. Bir de ben burada kadının bütün finansal yükünü karşılıyorum. Çünkü benim tanıştığım kadınların yüzde doksanı zar zor geçinen tipler. Çalışıyor ama ancak kendi yağıyla kavruluyor. Başka bir ülkeye gidebilmesi falan öyle kolay değil yani.

 

Birlikte kaç gün geçiriyorsunuz?

 

Perşembe ya da cuma geliyorlar, pazartesi ya da salı gidiyorlar.

 

Havaalanına gidiyorsun…

 

Her zaman çiçekle karşılıyorum. Çiçekçim beni tanır. 50 liralık çiçek alırım, 60 liralık çiçek almam. Saat çok geç değilse muhakkak Yeşilköy’de bir restorana götürüyorum. Bu test edilmiş ve iyi sonuç veren bir programdır. Sonra genellikle eve geliyoruz. Ben beraber olmaya çalışıyorum. Yüzde doksanıyla ilk gece beraber oluyoruz, yüzde onu ikinci geceye kalıyor. Bugüne kadar bir kere benimle yatmak istemeyen oldu, onu da kovdum. Kovdum derken, biletini değiştirip ertesi güne aldım ve gönderdim.

 

Asıl beklediğin şey bu zaten, değil mi?

 

Zaten onun için yapıyorum.

 

Yemek, seks, ertesi gün?

 

Ertesi gün tura çıkıyoruz, Sultanahmet turu. Sultanahmet Camii, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Yeraltı Sarnıcı, Gülhane Parkı, bazen Arkeoloji Müzesi… Benim müze kartım var. Ona da bilet alıyorum. Sultanahmet Köftecisi’nde köfte yiyoruz. Bugün çok sıcaktı, kendimi acayip kötü hissettim. Hatta orada turcu çocuklar var. Bay D nasılsın, ne zamandır görünmüyorsun falan diyorlar… O kadar rezil bir durum yani!

 

Sonra…

 

Kızlar çok yoruluyorlar. Cumartesi akşamı eve gidiyoruz. Bazen yeniden akşam yemeğine çıkıyoruz. Pazar gününü genelde Boğaz turuna ayırıyorum. Bazen, benim Moda’da pidecim var, tekneyle oraya gidiyoruz, Boğaz turu yerine de geçmiş oluyor. Bazen Boğaz’da geziyoruz, bazen denize gidiyoruz ya da sitemdeki havuza iniyoruz. Bazen internetten Rusça film izliyoruz.

 

Yani bu insanlar senin için sıradan bir kız arkadaş gibi mi?

 

Tabii tabii, kız sonuçta benimle yatıyor, benim göğsümde yatıyor yani. Duygusal bir şey de var.

 

Parayla ilişkiye girmekten başka ne farkı var?

 

Öncelikle ben bu kadınları ikna ettiğim için gelen kişinin beni beğendiğini düşünüyorum. Yani beğenilme hissi var. Beğenmese gelmez, benimle yatmaz, diyorum. Beğenilmek çok güzel bir şey. Çünkü çok güzel kadınlar geldi, 20 yaşında kız bile geldi. Net 20 yani. Bu insana iyi hisettiriyor. Seks konusunda da çok iyiler.

 

Ne farkları var Türklerden?

 

Türkiye’de de çok iyiler var ama bunların geneli çok iyi. Türkiye’de iyisi var, kötüsü var. Türkiye’de tabu olduğu için bu iş, daha önce yapmış olan bile çok fazla yapmamış oluyor. Bu kadınlar sonuçta beğendikleri erkekle yatarlar. Ama beğenmeleri lazım. Oraya gidenlerin düşündüğü gibi oradaki herkes bacağı açık beklemiyor. Hele orada biriyle yatmak çok zor. Ben oraya giderken de hep internette tanıştıklarımı ayarlayıp öyle gidiyorum. Daha önce bir şehre hiç uğraşmadan gittim, elim boş döndüm.

 

Peki buraya gelenler nasıl bir beklentiyle geliyorlar?

 

Bazısı benle eğleneceğini düşünüyor, bazısı uzun vadeli bir şey olacağını düşünüyor.

 

Sen onlara herhangi bir vaatte bulunuyor musun?

 

Kesinlikle bulunmuyorum. Bugüne kadar hiçbirine bulunmadım.

 

Bu sürede ne kadar para harcıyorsun?

 

Değişiyor. Kadınların bazıları hava istiyor, disko istiyor, bar istiyor, bazıları hediye almamı istiyor.

 

Ne gibi hediyeler?

 

Kıyafet gibi, mücevher gibi. Ama ben bu konuda çok ketumum. Hediye alacaksam diyorum ki şu kadar limitin var. Bu da genellikle yüz doları geçmiyor. Benim durumum yok, başka bir şey alamam, diyorum. Yeme içme konusundaysa, tamam, çok lüks yerlere götürmüyorum ama McDonald’s’a da götürmüyorum yani. Uçak bileti 350-400 dolar civarında, bir 250-300 dolar da burada harcasan gelen kişinin bana maliyeti ortalama 700 dolar falan.

 

Bu arada senin bir işin var.

 

Evet. Hafta içi sabah 9’dan akşam 8’e kadar çalışıyorum. Aslında cumartesileri de çalışıyorum ama daha gevşek. O yüzden iki haftada bir cumartesimi bu işe ayırabiliyorum.

 

Rusçayı nasıl öğrendin?

 

22 sene önce Rusya’ya ilk gittiğimde, büyük bir sözlük aldım. Birşeyler öğrenmiştim, iyi konuşamıyordum ama derdimi anlatabiliyordum. On sene Rusya’ya gitmedim, hiç alakam olmadı. Evlendim, boşandım falan. Sonra bu işe daldım. Rusçayı hatunlardan öğrendim. Hiçbir erkekle en ufak bir iletişimim olmadı. Ama Rusçada şöyle bir şey var: kadınlarla erkekler kelimelerin sonuna farklı ekler getiriyorlar. Geçen gün Kazakistan’dan bir müşterimle konuşuyorduk. Adama bana “Sen niye karı gibi konuşuyorsun” diye sordu. Ben de ona hikayemi anlattım, çok anlayışla karşıladı bu durumu!

 

Bu böyle sürecek mi?

 

Bugün çok sıkıldım. Şimdi bir hafta molam var.  Bundan sonra ikinci, üçüncü, dördüncü kez gelenler olacak. İlkleri azaltacağım.

Görsel: Dana Levin

YAZARIN DİĞER YAZILARI

SANAT

YB’r Şeyler Eks’k demezsin, yo!
B’r Şeyler Eks’k demezsin, yo!

Çağıl Kaya'yla bugün çıkan albümü B’r Şeyler Eks’k’i ve cazdan rap'e uzanan müzik serüvenini konuştuk.

MEYDAN

Y‘Asıl kimse çocuklara saygı duymuyor’
‘Asıl kimse çocuklara saygı duymuyor’

Nasıl çocuklara öncelik verilen politikalar geliştirebiliriz? Eğitim Reformu Girişimi'nden Yeliz Düşkün anlatıyor.

KÜLTÜR

YŞantiyeden sahneye, oradan kürsüye
Şantiyeden sahneye, oradan kürsüye

Ebru Nihan Celkan: İnsanlar da kendi acılarından yola çıkarlarsa ve kendilerini oldukları gibi ifade etmeye başlarlarsa değişim olur.

SANAT

YKötü Kız Kardeş
Kötü Kız Kardeş

Genel olarak ‘iyi bir şey yapmıyorum’ hissi hâkim bende. Ama sadece ‘iyi bir şey üretmiyorum’ değil. ‘İyi bir insan değilim,’ ‘iyi bir sanatçı değilim,’ ‘iyi hiçbir şey değilim'.

Bir de bunlar var

Taliban Askerlerinin Alımlı Fotoğrafları
Öteki Cinsiyetler: Bertrand Mandico’nun Vahşi Oğlanları
Yalnızlık Güvenli Bir Sığınak mı Kırıp Atamadığımız Bir Buz Kalıbı mı?

Pin It on Pinterest