Dünyanın resimleri en yüksek fiyata satılan kadın ressamlarından Nataliya Gonçarova ve on dört parçadan oluşan taş baskı serisi Savaşın Mistik Suretleri...

SANAT

Nataliya Gonçarova ve Savaşın Mistik Suretleri

Yirminci yüzyılın en önemli Rus ressamlarından biri Nataliya Gonçarova. Sanatçı 1881-1962 yılları arasında yaşamış. Dünyanın resimleri en yüksek fiyata satılan kadın ressamlarından biri. Aslen Birinci Dünya Savaşı döneminde ün kazanmış olsa da kendi memleketinde geniş kesimlerce tanınması çok yeni. 2014’te Moskova’da Tretyakov Resim Galerisi’nce düzenlenen serginin bunda payı büyük.

 

Nataliya Gonçarova, 1913. Futurist makyaj. Fotoğraf: Youtube

Nataliya Gonçarova, 1913. Futurist makyaj. Fotoğraf: Youtube

 

Gonçarova’nın sanatıyla tanışmam da bu sergi sayesinde oldu. İlgiyi anında üzerine çeken İspanki‘leri (İspanyol kadınlar), Ortodoksluk temalarıyla bezeli, bazen çözmesi güç tabloları, Nikolay Gumilyov’un kitabı için hazırladığı ilüstrasyonları, opera ve tiyaro için yaptığı dekorları, Paris moda evleri için diktiği kostümleri yakından görme şansı yakaladım.

 

Gonçarova’nın üzerinde konuşmaya değer pek çok güzel çalışması var aslında. Ama tek bir yazıda hepsini tüketmeye kalkmak akıl kârı değil. Onun yerine alan daraltarak avangard ressamın sanatıyla tanışmamıza vesile olabilecek 1914 yılına tarihlenen savaş konulu bir taş baskı serisine değinmek isterim.

 

Gonçarova’nın beslendiği kaynaklar çok geniş bir yelpazeye yayılıyor: geleneksel Rus grafik sanatı (lubok), ikona ve fresk sanatı, kübizm ve futurizm başta olmak üzere modern akımlar, Gauguin, Picasso, Matisse gibi tekil ressamlar, hatta ilk ve orta okul tarih derslerinden aklımıza yer eden, Rus steplerinde de sık rastlanan balballar.

 

Tanrının Anası (süslemeli), 1911. Fotoğraf: Tretyakov Galerisi

Tanrının Anası (süslemeli), 1911. Fotoğraf: Tretyakov Galerisi

 

Savaşın Mistik Suretleri adıyla (Mistiçeskiye obrazı voynı) 1914’te Moskova’da yayımlanan ve on dört parçadan oluşan taş baskı serisinde ikona ve lubok etkisinin ağır bastığı görülüyor. Söz konusu grafik kaynaklara Eski ve Yeni Ahit metinlerini de eklemek gerek.

Kapak

 

Zira taş baskılara ruhunu veren unsurların başında sanatçının dini konulara yakınlığı geliyor. Gonçarova İncil’den alınma temaları resimlerinde sıkça kullanan bir sanatçı. Bununla birlikte, dönemin pek çok avangard sanatçısı gibi yerleşik kurumlarla, özellikle de dini otoriteyle başının derde girdiği de vakıa. Siyasetin oldukça dışında bir sanatçı olmasına rağmen üstelik.

 

Savaşın Mistik Suretleri’nden dokuz taş baskı seçtim.

 

1

 

Aziz Gyorgi Pobedonosets (Muzaffer), bizdeki adıyla Cercis Aleyhisselam. Rusların favori vatanseverlik ve zafer sembolü. Gonçarova’nın yorumunda özellikle yüzde kadınsı demeyelim de, erkeksi olmayan çizgiler var. Aynı şeyi sonraki çizimlerde de görüyorum. Bu sayede tümü erkek olan asker figürlerle diğerleri arasında bir çeşit denge sağlamış gibi görünüyor. Bu ve sonraki fotoğraflar: GPIB elektronik kütüphanesi – elip.shpl.ru.

 

2

 

Mesihini seven ordu. Bir başka Türk-Rus savaşından kalan Sivastopol Marşı‘nı hatırlamadan edemiyor insan: “Yardımcıdır bize kırklar yediler.”

 

3
Melekler ve uçaklar.

 

4

 

Rusların beyaz kartalı Almanların kara kartalını tepelerken. Beyaz kartalın ağzındaki, Alman müteffiki Osmanlı’nın hilali olabilir mi?

 

5

 

Yıkılmaya mahkum şehir. Serbest çağrışıma engel olmak güç. Şehri taşa tutan melekler, asri zaman ebabilleri?

 

6

 

Rüyet. Bizde sıklıkla Meryem Ana olarak anılan, Ruslarınsa daha çok Tanrıdoğuran dediği Meryem ve çocuk İsa askerlere görünüyor. İsa’nın yüzünde yine dişi çizgiler.

 

7

 

Başmelek Mihail. Bizdeki adıyla Mikail. Gonçarova’nın resmetmeyi sevdiği figürlerden. İslam mitolojisinden farklı olarak Mikail Ortodokslukta en önemli başmelek. Rusya’da adını taşıyan çokça kilise var. Ortodoks gelenekte iyinin kötüye, yani şeytana karşı zaferi Mikail’in eline yakıştırılır.

 

8

 

Canavarın üstüne oturan kız. Daha bilinen adıyla Babil Fahişesi. Hıristiyanlığın kıyamet imgelerinden. Gonçarova’nın yorumunda savaş meydanında ölüleri çiğniyor, hatta bazı açık gözlere bakılırsa yaralıları da.

 

9

 

 

Toplu mezar. Ruslar toplu mezarı ifade etmek için bratskaya mogila sözünü kullanır, yani kardeş mezarı. Bu çizimde de bir melek (sol üstteki miğfere göre) Alman ve (hemen altındaki kaskete göre) Rus askerlerinin birlikte yattığı bir mezarın üstünde yükseliyor.

 

Taş baskıların tümünü almadım buraya. Meraklısı GPIB’in elektronik kütüphanesine ait şu bağlantıya tıklayarak tamamına ulaşabilir.

 

Yine o yıllarda Vladimir Mayakovski’nin savaş için çizdiği afişlerle ilgili daha önce yaptığım bir gözlemi burada tekrarlamak istiyorum.

 

Bizde Rus avangardı ile Rus devrimi arasında güçlü bir bağ olduğuna yönelik bir kabul var. Bu kabul Rus avangardının daha ortada devrim yokken Rus yurtseverliğiyle de oldukça kuvvetli bir ilişki kurduğu gerçeğini gözden kaçırmaya sebep olabiliyor. Çarlık Rusyası’nın vatanseverlik ve savaş coşkusunu paylaşmayan, kadın-erkek, klasik-futurist, pek az sanatçı var 1914’te. Özellikle ilk yıllarda savaşın tüm sanatı arkasından sürüklediği bile söylenebilir. Buna Mayakovski gibi en soldaki örnekler de dahil, Nataliya Gonçarova gibi politika dışı özgün isimler de. Evet, taş baskılarda kıyamet endişesi baskın bir tema, ama zafer arzusu da öyle.

 

Savaşın Mistik Suretleri’ne dair ikinci bir gözlemim ise şu. Bizdeki Çanakkale başta olmak üzere bir dizi savaşa eşlik eden mistik söylence ve inanışları (kırklar, yediler, gökten inen bulutlar) çağrıştıran motiflere Gonçarova’da da rastlıyoruz. Ruslarla bu konuda ortaklaştığımız çok açık.

 

Ama sanat söz konusu olduğunda farklılaştığımız şöyle de bir husus mevcut: Bizde bu söylenceler ucuz politik anlatılara meze olmanın ötesine nadiren geçebilirken Ruslarda son derece üretken sentezlere malzeme olabiliyor, Gonçarova’da gördüğümüz üzere plastik sanatlarda örneğin.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

SANAT

YRusya’nın Kadın Canlandırmacıları
Rusya’nın Kadın Canlandırmacıları

Rus kadın canlandırmacıların elinden geçtiğimiz 10 senede çıkmış dört muhteşem film.

TARİH

YAğız dolusu bir gülümseme: Zinaida Serebryakova
Ağız dolusu bir gülümseme: Zinaida Serebryakova

Rus resim sanatının ilk kadın yıldızı Zinaida Serebryakova'nın yapıtlarını bu kadar güzel yapan şeyi tarif etmek zor ama en azından hayat hikayesinin ana çizgilerini paylaşabilir, bazı resimleriyle tanışabiliriz.

TARİH

YBir Filmin Çağrıştırdıkları: Eine Frau in Berlin
Bir Filmin Çağrıştırdıkları: Eine Frau in Berlin

Bir günlük biçiminde kaleme alınan, hatta ilk basan yayınevinin iddiasına göre tümüyle gerçek bir günlüğe dayanan Eine Frau in Berlin 20 Nisan – 22 Haziran 1945 tarihleri arasında Berlin’de bulunan yazarın ve çevresindeki Alman kadınların başına gelenleri konu ediyor.

Bir de bunlar var

Sevdiği Şeyi Yapmakta Israrcı Olan Kadınların Hikayesi
Yalan Dünya Sezon Finali
Hadi Ben Kaçtım Çantaları IV: Özgürlükten Kaçış

Pin It on Pinterest