Biraz da menopoz konuşalım mı?

KÜLTÜR

Menopoz ve İşyeri Sağlığı

“Erkeklerle dolu iş dünyasında hayatta kalmaya çalışmak zaten zor, bir de bedenim köstek oluyor bana. Neden o herifler kadar maaş alamadığımı hatırlatıyor sanki.” Bankada çalışan bir arkadaşımdan duydum bu cümleyi. Regl olduğu için katıldığı toplantıya odaklanamadığından, bu yüzden önemli bildirimlerden bir ikisini kaçırdığından bahsediyordu. Regl izninin hakkı olduğunu aklına bile getiremediği için dönüp dolaşıp kabahati yine bedeninde buldu kızcağız. Dünyanın birçok ülkesinde kadınlar için bir hak olarak tanımlanan fakat Türkiye’de yeni yeni örneklerle karşımıza çıkan regl iznini arkadaşıma anlatmaya çalıştığım gün Google Alert beni bir sonraki gelişmeden haberdar etti: Menopoza giren kadınlara adapte edilmiş iş ortamları. Daha menopozla ilgili yeterli farkındalığın bile gelişmediğinin farkındayım. Menopoz, kadınlar için ansızın başa düşen bir tuğla gibi. Belirtileriyle sarıyor, “Neden böyle oldum?” dedirtiyor, cevabı bulunduğunda ise hayal kırıklığı yaratıyor. Doğal ve sağlıklı bir süreç değil de acımasız bir dert gibi karşılıyor kadınlar menopozu. Doğurganlığa atfedilen anlam yüzünden ondan mahrum kalan kadın artık hayattaki rolünü sorguluyor istemsizce. Klasik bir işyeri ortamı ise var olan semptomları arttırıyor.

 

İngiltere’de 48 sendikayı bünyesinde toplayan bir sendika kurultayı Galler’de 4000 kadınla görüşmeler yapıyor. Menopozun sonuçları, işyerinin menopoz üzerindeki etkisi, menopozla ilgili konuşulamayanlar ve bunların sebeplerine dair engin ve zengin bir kaynak çıkarıyorlar sendikacılara rehberlik etmesi için. Burada pdf’ini görebileceğiniz kitapçığı döne döne karıştırdım ben. Okudukça regl izni için yaptığımız tartışmalar aklıma geldi, okudukça derin bir iç çektim. “Millet aya gidiyor, biz haaala…” diyeceğiz hep beraber ama şöyle bölümlerden tadımlık alıntılar yapayım istedim. Konuyu mesleki sağlık bağlamında nasıl ele alabileceğimizi göstermesi açısından da iyi olacak.

 

Menopoz alışılageldiği üzere toplumda ve işyerlerinde mahrem bir durum olarak görünüyor. Bu yüzden ne yöneticiler ne de çalışanlar tarafından mesleki bir mesele olarak ele alınmıyor. Oysa the Wales TUC (Wales Trades Union Congress-Galler Sendika Kongresi) menopozun mesleki bir husus olduğunu ve özel uygulama ve değerlendirmeler gerektirdiğini ortaya koyuyor. Bazı durumlarda, kadınların bu desteklerden mahrum kalması yüzünden işten ayrılmak zorunda kaldıklarını ya da işyeri verimliliklerinin düştüğünü rapor ediyor.

 

The Wales TUC 2016 yılında yaklaşık 4000 kadınla bir anket çalışması yapıyor. Bunun sonucunda menopoz döneminde olan 10 kadından 9’unun işyeri koşullarından kötü etkilendiğini ve işyerlerinde onları destekleyecek uygulamalardan mahrum kaldıklarını tespit ediyor.

 

Menopozun belirtileri hakkında geniş kapsamlı bilgiler veren kitapçıkta trans erkek ve kadınlara da yer ayrılmış. Yumurtalıkları alınmamış ve hormon tedavisi görmemiş trans erkeklerle aldıkları hormon tedavisi sonucunda trans kadınların yine menopoz belirtileri gösterebildiğini söyleyerek trans bireyleri de konuya dahil etmeyi ihmal etmiyorlar.

 

Yapılan ankete göre birçok kadın menopoz ve yaşları yüzünden işyerinde ayrımcılığa uğradığını belirtiyor. Ankete katılan ve menopoz dönemi geçiren kadınların yüzde 29.3’ü işyerlerinde olumsuz bir tavırla karşılaşıyor. Yaklaşık yüzde 58.5’i menopozla dalga geçildiğine tanıklık ettiklerini rapor ediyorlar ankette. Öyle ki bir noktadan sonra kadınlar da bir başa çıkma mekanizması olarak şakalara eşlik etmeye çalışıyor ve zorbalık iyice yerleşik bir hale geliyor. Hatta ankete katılanlardan biri şunu şöylüyor; “Bu benim kadınlık deneyimimin bir parçası ve bu yüzden iş arkadaşlarım tarafından bu kadar aşağılanmamalıydım. Eğer kanser olsaydım ya da kemiklerim kırılmış olsaydı her şey başka olurdu.” Ciddi sayıda kadın menopozla mücadele ederken yaşadıkları zorluklar yüzünden performans değerlendirmelerinden düşük notlar alabiliyor. Tüm bu bulgular da gösteriyor ki menopoz sendikal bir mesele.

 

Daha önce meslek hastalığı çalışmalarında kadınlara pek yer verilmediğinden bahsetmiştim. Çalışmalar erkeklerin yoğun çalıştığı sektörlerde yaygın. Karma sektörlerde de çalışmalar sonucu tespit edilen hastalık önleyici uygulamalar erkek çalışanlar esas alınarak geliştiriliyor.

 

Sendikanın hazırladığı rapor, işyerindeki hangi koşulların menopoz deneyimleyen bir kadın için sağlık sorunları oluşturabileceğini sıralıyor. Yöneticilere aktarılacağı için de olabildiğince temel örnekler vermeye çalışıyorlar. Birkaç örnek sıralayalım:

 

-Gündüz terlemesi, sıcak basması veya çarpıntı gibi belirtiler gösteriyorsanız bu belirtileri tetikleyen veya daha kötü hale gelmesine sebep olan muhtemel işyeri koşulları şunlar; Dinlenme molalarının azlığı veya dinlenecek alanların eksikliği. Sıcak basması ve yüz kızarıklıkları kadınların içine kapanık hissetmelerine sebep olabilir ve çarpıntı düşüncelerine konsantre olmalarını engelleyebilir.

 

-Katı başlangıç ve bitiş saatleri, esnek çalışma seçeneklerinin eksikliği menapozla gelen uyku bozukluğu yüzünden işyerinde yorgunluğu arttırabilir.

 

-Panik atak, kaygı bozukluğu, düşük özgüven ve hızlı mod değişimleri gibi psikolojik belirtiler; Haddinden fazla iş yükleyen ve destekleyici olmayan yönetici ve meslektaşlar, menopoza dair olumsuz yargılar, zorbalık, taciz ve işyeriyle alakalı her türlü stres bu semptomları arttırabilir. Çalışma performansı ve işyerinde kurulan ilişkiler olumsuz etkilenebilir.

 

Daha fazla yazmak istiyorum aslında. Aç tavuk kendini darı ambarında sanır derler ya, benimkisi de o hesap. Yüzlerce madencinin göçük altında hayatını kaybetmesi karşısında siyasilerin “işin fıtratında var” açıklaması yaptığı bir ülkede bu konuyu ancak konuşabilmenin acısını bir yana bırakıyorum. Kitapçığın son sayfalarında sendikacılar önerilen uygulamalar sayesinde işyeri verimliliği artan, menopoz sürecini daha sağlıklı geçiren kadın çalışan sayısının arttığını söylüyor.

 

Çalışma hayatı, doğal olarak, ortalama bir insanın günlük ihtiyaçları esas alınarak düzenleniyor. Yeme, içme, sosyalleşme vesaire. Fakat dünyanın erkekler için dizayn edildiğinin farkına vardığımızdan beri ortalama insanın ortalama erkek olduğunu rahatça fark edebiliyoruz. Menopoz ortalama bir kadın için ortalama bir süreçtir. Kadın bedeninde yeni ihtiyaçlar yaratır ve bu ihtiyaçların karşılanmasını talep etmek bir lüks değil, iş sağlığı konusu.

 

Regl iznine yeni yeni kavuştuğumuz günlerde, 20’li yaşlarda bir kadın olarak söylüyorum; inşallah menopoz düzenlemelerini görebilirim. Bir lütuf değil bir hak olduğunu bilerek.

 

Görsel: Paul Rogers/The New York Times

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YAfet Zamanı Irkçılık Ve İstifçiliğe Karşı Müşterek Dayanışma Ağları
Afet Zamanı Irkçılık Ve İstifçiliğe Karşı Müşterek Dayanışma Ağları

Afet zamanlarında kurulan müşterek ağlar bize nasıl gelecek imkanları sunuyor?

MEYDAN

Yİnsani Su Hakkı mı, O Ne?
İnsani Su Hakkı mı, O Ne?

Su faturalarındaki yeni “İnsani Su Hakkı” ifadesi ne anlama geliyor?

MEYDAN

YAslı Erdoğan, Türksplaining ve Kifayetli Kelime Arayışları…
Aslı Erdoğan, Türksplaining ve Kifayetli Kelime Arayışları…

"Bir Kürtün çok açık maruz kaldığı ayrımcılığa sıra arkadaşı olan Türk neden şahit olamadı ya da olmadığını iddia ediyor?"

YAZI

YHidayet Romanlarında Bulduğumuz Feminist Kırıntılar
Hidayet Romanlarında Bulduğumuz Feminist Kırıntılar

80’li ve 90’lı yıllarda kalemi keskin, sesi gür, fikirlerine katılmasak da İslamcı erkekler arasında sivrilen o kadınlardan ve romanlarından ne çok şey öğrendik...

Bir de bunlar var

Gerçek Yargıç
Bir Röportaj: Madonna (İnsan) ve Norman Mailer (Romancı)
Özge Samancı’nın Çizgi Romanı: Türkiye’de Büyümek

Send this to friend