Neredeyse otuz yıl önce Kübalı feminist sanatçı Ana Mendieta New York Greenwich Village’daki evinden otuzdört kat aşağı “düştü” ve vücudu çarptığı betonda kalıcı bir iz bıraktı.

TARİH

SANAT

Ana Mendieta, Carl Andre ve Ölümü

“Çünkü bizim tarihimiz sansürlendi ve unutuldu. Çünkü biz birbirimizden destek almaktan ve başarılarımızla varolmaktan mahrum bırakıldık. İşte bu sebepten biz, kadın sanatçılar, hep tekerleği yeniden icat etmeye zorlandık.” Judy Chicago

 

Neredeyse otuz yıl önce Kübalı feminist sanatçı Ana Mendieta New York Greenwich Village’daki evinden otuzdört kat aşağı “düştü” ve vücudu çarptığı betonda kalıcı bir iz bıraktı. Bu olay öncesinde kendisiyle birlikte evde bulunan tek kişi sekiz aylık kocası minimalist heykeltıraş Carl Andre idi. Andre olayın ardından polisi arayıp karısının camdan “düştüğünü” söyledi. Mendieta’nın bilinen yükseklik korkusu, Andre’nın olay mahallinde sarhoş ve kolunda karısı tarafından bırakılmış çiziklerle bulunması, soruşturma sırasında Andre’ın olay ile ilgili açıklamalarının birbiriyle çelişmesi ve son olarak alt komşularının, ölümünden hemen önce Mendieta’nın “Hayır” çığlıklarını duymasına rağmen Carl Andre mahkeme tarafından suçsuz bulundu. Peki aleyhinde daha bu kadar delil varken Andre nasıl hüküm giymedi?

 

Öncelikle, Mendieta’nın ölümünün ardından Andy Warhol gibi dönemin sanat camiasının ünlü ve güçlü, ya da paralı, isimleri Carl Andre’ın suçsuzluğunu ispatlamak için birleşti ve Mendieta’nın öldürüldüğünü savunanları “ Dahi bir erkek sanatçıyı çarmıha germekle” suçladı. Andre’ın avukatları Mendieta’nın sanat işlerini histerik olarak tanımladı ve intihar ettiğine dair delil olarak kullandı. Feminist sanatçıların “narsist ve histerik” olarak damgalandığı bir dönemde Andre’nın maskülinist minimal sanatını ve alkol bağımlılığını ise hiç kimse sorgulamadı. Ek olarak Ana Mendieta’nın latin olması ise beyaz Amerikalı/Avrupalı camianın nazarında onun histerikliğine histeriklik kattı ve kendisini camdan attığına kanaat getirildi. Dönemin önemli feminist sanatçılarından Barbara Kruger ve Nancy Sparo davanın peşini bırakmadı; ancak “entrikacı” olarak kabul gördükleri için beyanatları pek de önem teşkil etmedi.

 

1992 yılında Andre’ın işlerinin de içinde bulunduğu Guggenheim sergisi 500 feminist düşünür tarafından “Ana Mendieta nerede?” yazan pankartlarla protesto edildi. Ancak malesef Mendieta’ya hala ulaşılamıyor ve kimse bilmiyor kendisinin nerede olduğunu. Şimdi yıl olmuş 2014 ve Carl Andre, Mendieta’yı camından attığı evlerinde neredeyse 30 yıldır yaşamaya ve iş üretmeye devam etmiş. 80’lerin başında Louise Bourgeois’ın düzenlediği maskeli baloya Frida Kahlo olarak katılan Mendieta’nın, Kahlo’nun maço kocası Rivera tarafından yaşadığı zulmün bir paralelinin hayatında yer edeceğinin farkında mıydı bilemem. Ama sanat tarihine bütün şanıyla yerleşen Andre’ın sorgulanmaması ve Mendieta’nın unutulması benim kanıma dokunuyor.

 

Ana Frida kılığında (en önde) yanında ise kostümlü kadın sanatçılar. Mart 1979. Fotoğraf: Mary Beth Edelson

Ana Frida kılığında (en önde) yanında ise kostümlü kadın sanatçılar. Mart 1979. Fotoğraf: Mary Beth Edelson

 

Peki Ana Mendieta ölümü kariyerini damgalamadan önce kimdi diye soracak olursanız diye aşağıya hayatından ve işlerinden bahsettiğim bir yazıyı iliştirdim. Böyle güzel kadınların dehasını unutmamak dileğiyle…

 

Bölüm II: Ana Mendieta, Havana ve Gülüşü

 

Ana Mendieta, 1948 yılında Havana’da doğmuş Kübalı bir sanatçıdır. Babası komünist harekette aktif rol almış; ancak 1960larda Castro ile ideolojik ayrıma düşmüştür. Gerilla savaşından Castro’nun galip çıkmasıyla babası hapse girmiş, Ana ve kız kardeşi ise Amerika’ya gönderilmiştir. 14 yaşındaki Ana, ilk sevgilisi Küba’dan koparıldıktan sonra kızkardeşi Raquelin ile bir süre Iowa’daki mülteci kamplarında yaşamıştır. Ana’nın sanat kariyeri Iowa Üniversitesi’nde başlamış, Roma Amerikan Akademisi’nden kazandığı burs ile Roma’da devam etmiştir. Ana kariyeri çerçevesinde Meksika, Roma, New York ve Küba’da iş üretmiştir.

 

Ana’nın işleri genel olarak feminizm, şiddet, hayat, ölüm ve aidiyet gibi konseptleri Arazi, Vücut ve Performans sanatı dahilinde işlemektedir. Ana ilk feminist performansını Iowa Üniversitesinde lisans öğrencisiyken sergilemiştir. Performansı Iowa Üniversitesi’nde tecavüz edilip dövülerek öldürülen hemşirelik öğrencisi Sara Ann Otten’ı konu almaktadır. Otten’ın ölümü üzerine Ana çıplak vücudunu kanla boyayıp masaya bağlayarak tecavüz ve şiddetin yıkıcılığını tenha bir sokaktan almış galeriye taşımıştır. Bu işi ile Ana pasif sanat izleyicisini aktif bir tanığa dönüştürmüştür. Sonraki yıllarında özlediği vatanı Küba ile yeniden birleşebilmek için disiplinler arası sınırları kaldıran Arazi Sanatı (land art) üzerinde çalışmaya başlamıştır. Ünlü “Siluetas” serisini bu dönemde üretmiş ve bu seri üzerinde çalışırken vatanı Küba’ya kavuştuğunu hayal etmiştir. Siluetas için Ana kendi silüeti ile doğayı birleştirmiş ve Vücut-Arazi sanatı, earth-body art, olarak adlandırılan akımı yaratmıştır. Babasının 18 yıllık hapis cezası bitince Ana Küba’ya dönmüş ve üzülerek zorla koparıldığı vatanından ne kadar uzaklaştığını gözlemlemiştir. Ama Havana’dan ayrılmamış burada “Ruspetrian” adını verdiği serisine başlamıştır. Bu seride Escalaras de Jaruco mağarasının duvarlarına Taino tanrıçalarına adadığı Neolitik formlar kazımıştır. Ana, kısa ömrüne ve New York galerilerinin kadın sanatçıları neredeyse görünmez kıldığı bir dönemde yaşamış olmasına rağmen işlerini New Museum of Contemporary Art, Art Institute of Chicago ve Whitney Museum of American Art gibi önemli sanat kurumlarında sergileyebilmiştir.

 

Ironiktir ki Ana ilerde kendisini katleden minimalist heykeltıraş eşi Carl Andre ile çalıştığı A.I.R. Galerisi’nde düzenlen feminist bir panelde tanışmıştır. Tanışmalarının ardından Mendieta sanat kariyerinin zirvesindeyken yeni evlendiği eşi Andre tarfından 34. kattaki evlerinin camından atılmıştır. Ana’nın ölümünün ardından Andre suçundan dolayı hüküm giymemiş ve aynı evde yaşamaya devam etmiştir. Mendieta ise “Latin ya o, öfkesini control edemeyip camdan atlamıştır. Zaten dramatik bir kadın sanatçıydı, kesin intihara meyili vardır.” diye etiketlenmiş ve unutulmuştur. Kısacası ataerkil sistem içerisinde feminist ve azınlık bir ses daha katledilmiş ve herkes gözlerini kapatıp yoluna devam etmiştir.

 

Ana’nın vatanı Küba ile birleşmek için hazırladığı lirik serisi Siluetas’dan bir kaç işini aşağıya kopyaladım.

 

ana2

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YSahiden Herkes Neredeydi?
Sahiden Herkes Neredeydi?

“Adım Ana Maria Soffiantini ve Santiago Maldonado’nun nerede olduğunu bilmek istiyorum. Maldonado nerede?”

TARİH

YUlrike Meinhof’un Gözünden Kazanç Kıyımı
Ulrike Meinhof’un Gözünden Kazanç Kıyımı

Ohnesorg protesto sırasında Deutsche Oper yakınlarında polis tarafından vurulmuştur. Kendisini vuran polis iki ayrı duruşmadan beraat etmiştir. Ohnesorg öldüğünde üniversite öğrencisiydi ve hamile karısıyla ilk çocuklarını bekliyorlardı.

SANAT

YHilma af Klint ve Gelecekten Resimler
Hilma af Klint ve Gelecekten Resimler

...Neticede ilk soyut resmi 1911’de Kandinsky değil 1906’da af Klint çizmiştir.

Bir de bunlar var

Çözülmemiş Ölümlerin Minyatür Yaşamı
Anadolu Şehirleri Nasıl Türkleştirildi? Iconium’dan Konya’ya
Baharda İstinye Tepesinden Manzara

Send this to friend