COVİD-19 salgını esnasında Çin'de ev içi şiddet neredeyse iki katına çıktı.

MEYDAN

COVID-19 Yayılırken Ev İçi Şiddet De Katlanarak Artıyor

Zhang Wanqing’in 2 Mart 2020’de Sixth Tone’da yayımlanan “Domestic Violence Cases Surge During COVID-19 Epidemic” yazısının çevirisidir.

 

Xiao Li’ye, 11 Şubat günü 12 yaşında yardıma muhtaç bir çocuktan telefon geldi. Küçük çocuk, annesi ve yedi yaşındaki kız kardeşiyle birlikte Henan eyaletindeki mahallelerinin terkedilmiş sokaklarında dolanıyordu. Babası, yaşadıkları şehir de dahil pek çok şehrin COVID-19 salgınına karşı tecritte olduğu bir zamanda, önce annelerini dövmüş, sonra da onları sokağa atmıştı. 

 

Anneleri Wang (soyismi) halihazırda kocasından boşanmıştı ama adam onu ve çocukları Yeni Kameri Yıl kutlamalarını kendisi ve ailesiyle geçirmeye zorlamıştı. 

 

Wang, kocasından kaçmak için, 50 kilometrelik mesafeye rağmen uzaktan akraba olduğu Xiao’ya gitmek istiyordu. Ancak tecrit halindeki kenti terk etmek için polisten izin almak çok zordu. 

 

Xiao, pek çok nafile çabadan sonra nihayet polisi araba sürmek için izin vermeye ikna etti. Xiao, Wang ve çocuklarla şehrin sınırında buluştu ki, kocası onları yol ortasında bulup sınıra arabayla götürene kadar beş saat yürümek zorunda kalmışlardı. 

 

“Tecrit zamanında istismarcı kocanın onu dövmesinin ne kadar kolay olduğunu farkettiğimizde çok kaygılandık,” diyor Xiao. “Ne açık bir restoran vardı, ne de ulaşıma izin. (Wang ve çocukları) çok uzun zamandır yemek yememişlerdi.” 

 

Hak savunucuları, milyonlarca insanın zamanını evde geçirdiği bu dönemde ev içi şiddet vakalarında artış olduğunu söylüyor. Ev içi şiddet, 2016 Mart’ında yürürlüğe giren ev içi şiddet karşıtı yasa sonrası Çin’de suç olarak kabul edilmeye başlandı. 

 

Hubei eyaletinin merkezindeki Jingzhou’da ev içi şiddet karşıtı bir sivil toplum kuruluşunun kurucularından olan emekli polis Wan Fei, resmi ev içi şiddet şikayetlerinin tecrit döneminde neredeyse iki katına çıktığını söyledi. 

 

Wan Fei, Jingzhou’ya bağlı Jianli ilçesindeki polis karakoluna 162 adet ev içi şiddet şikayetinin yapıldığını söyledi ki bu geçtiğimiz yıl aynı ayda yapılan 47 şikayetin üç katı. Ocak ayında yapılan şikayetler da yine geçtiğimiz yıl aynı dönemde yapılanların iki katıydı. 

 

Wan, salgının ev içi şiddete büyük bir etkisi olduğunu söylüyor: “İstatistiklerimize göre, vakalardaki şiddetin tetikleyicisi yüzde 90 oranında COVID-19 salgını.”

 

Wan, karantinanın arttırdığı korku ve endişeyle birlikte, pek çok ailenin muzdarip olduğu ekonomik zorlukların bu artışa eşlik etmiş olabileceğine inanıyor. Tüm bunlarla birlikte, ev içi şiddetten hayatta kalanlara yönelik destek sistemleri de zayıflamış durumda. 

 

Geçtiğimiz çarşamba günü Shenzhen’in güneyinde yaşayan bir kadın, mikroblog platformu Weibo’da, kendisine dava açmayı unutmasını söyleyen bir polis memuruyla yaptığı konuşmanın kaydını paylaştı. 

 

Memur, “çok iyi bir işi var. Eğer şikayetçi olursan hayatını mahvedersin,” diyordu. “Neden sarhoşken söylediği sözlere (ölüm tehditleri) inanıyorsun ki?”

 

Bir gün sonra Shenzhen polisi istismarcıyı beş gün süreyle gözaltında tutacaklarını ve sorguya giren polisin de “eğitileceğini” açıkladı. 

 

Her ne kadar Wan pek çok meslektaşının ev içi şiddet şikayeti yapan kişileri bizzat ziyaret ettiğini söylese de, Çin’in bazı bölgelerindeki polis hayatta kalanlara yardım etme konusunda isteksiz davranıyor: özellikle de salgın sırasında. Wan aynı zamanda pek çok sığınma evinin yetkililer tarafından evsizler için barınağa dönüştürüldüğünü ve bazı polis memurlarının, son zamanlarda hapishanelerde COVID-19 görülmesi sonrası failleri gözaltına almakta çekimser davrandıklarını ekledi. 

 

“Herkesin dikkati salgına yönelmişken ev işi şiddet kurbanları sıklıkla ihmal ediliyor,” dedi Wan. “Daha fazla ilgi ve yardımı hak ediyorlar.”

 

Bir yandan salgın sürerken aniden yükselen ev işi şiddet bağlantılı vakalar, bazı sivil toplum kuruluşlarını şiddetten hayatta kalanların kendilerini nasıl koruyabileceklerine dair talimatlar içeren ve gerekirse onları çevrimiçi yasal yardıma yönlendiren özel kılavuzlar hazırlamaya teşvik etti.

 

Pekin merkezli kadın hakları kuruluşu Weiping’in yöneticisi Feng Yuan da, şehirlerin tecrite alınmasıyla birlikte çok sayıda ev içi şiddet bağlantılı şikayet aldıklarını söyledi. Feng Yuan ayrıca polisin hayatta kalanlara yardım etmemek için mazeretler bulmak yerine şikayetlerini işleme koymak konusunda daha etkili olmaları gerektiğini ekledi. 

 

“Polis (solunum yolları hastalıkları uzmanı) Zhong Nanshan’a internetten hakaret edenleri ya da sokakta maske takmadan gezenleri gözaltına alabiliyor. Bana kalırsa salgın emniyet güçlerini etkilemiş değil,” diyor Feng. “Şayet salgını ev içi şiddet vakaları ile uğraşmamak için mazeret olarak kullanıyorlarsa, bu kabul edilemez. 

 

Feng, kadınları güçlendirme amacıyla çevrimiçi canlı yayın kullanarak, ev içi şiddete tanık ya da şiddetten haberdar olanların neler yapabileceğini anlattığı bir atölye yaptı. 

 

Feng, “Ev işi şiddetten hayatta kalanların haklarını bilmesi ve tanık olanlar olarak bizim de onlara güven ve destek vermemiz çok önemli,” diyor. 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bir de bunlar var

AKP’nin Seçim Reklamı: Yukarda (stratosferde) havalar nasıl?
2015 Genel Seçimleri: Kadın Adayların Dağılımı
Hayatlarımız Koşullu Değil: Sarah Hegazi ve Yabancılaşma Üzerine

Pin It on Pinterest