Facebook Twitter Email Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn Digg Del StumbleUpon Tumblr VKontakte Print Email Flattr Reddit Buffer Love This Weibo Pocket Xing Odnoklassniki ManageWP.org WhatsApp Meneame Blogger Amazon Yahoo Mail Gmail AOL Newsvine HackerNews Evernote MySpace Mail.ru Viadeo Line Flipboard Comments Yummly SMS Viber Telegram Subscribe Skype Facebook Messenger Kakao LiveJournal x   1994 […]

KÜLTÜR

Tarık Tarcan’la Çarkıkötek

 

1994 tarihinden bir haber, o dönemin TV gündemine ışık tutuyor. Dönemin TV gündemi demişken, Reha Muhtar gündemine ışık tutuyor diyelim çünkü doksanlarda Reha Muhtar’dan ve garip gündeminden daha önemli bir şey yoktu televizyonda. Muhtar, helal olsun, “Tokat dayak sayılır mı?”yı bile bir münazara konusu olarak ele almayı başarmış, haberi okurken “Tokat ne demek, dayak ne demek, ikisinin arasındaki farklar neler?” gibi önemli sorular sorarken buldum kendimi. Tarık Tarcan da durur mu, yapıştırmış cevabı (ve tokadı): “Ben vururum ama dövmem” (Çark dönüyor ve İFLASta duruyor)

 

Hülya Avşar ve Tarık Tarcan’ın “Tokat dayak değil reflekstir” diyen dillerini yiyerek dedikleri şeyin saçmalığını düşünürken farkettim ki, Muhtar’ın istediği de buydu. İnsanı ta 1994’ten trollemeyi başarıyordu! Trollüğü yirmi yıllık bir dilimin ötesine uzanmış, 2012’yi kavramış, bugün bile gözlerimizi kamaştırıyordu! Hülya Avşar ne dediğinin gayet iyi farkındaydı, Tarık Tarcan’dan çok emin değilim, Hale Soygazi’ye ise bu gerizekalıca şeyi tartışmak zorunda kalmak gibi, kayıtsız kalamayanların laneti bir piyango vurmuştu.

 

Burada içten içe korkuyla ve umutla sormak istediğim şey şu herhalde: Bugün bunu televizyonda tartışamayız, di mi? Birileri “Ne diyorsunuz kardeşim” diye çok kızar, birileri “Ben dövmem ama vururum” diyecek birilerini bulamaz ve bu, bugün televizyonda geçerli bir tartışma konusu olarak, yer alamaz.

 

Di mi?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

SANAT

YBu Resim Gitmeli Mi?
Bu Resim Gitmeli Mi?

Sanatçı Hannah Black'in siyah bir çocuk cesedini tasvir eden sanat eserinin var oluşunu ve sergilenmesini eleştirdiği açık mektubundan hareketle: "onurlandırmak" ve "lafı ağzına tıkmak" arasındaki ince çizgi nerede durur?

KÜLTÜR

YMary Beard: Gücün İçinde, Üzerinde, Peşinde Kadınlar
Mary Beard: Gücün İçinde, Üzerinde, Peşinde Kadınlar

Cambridge Üniversitesi Klasikler Profesörü Mary Beard'ın konuşması: Kadınlar Antik Yunan'dan bugüne güçle nasıl ilişkilendi?

SANAT

YÖlüm Kadar Ciddi, Küfürlü bir Şaka: Renate Bertlmann
Ölüm Kadar Ciddi, Küfürlü bir Şaka: Renate Bertlmann

Renate Bertlmann, 1970’lerde bir çok çağdaşı gibi 1968’in devrimci atmosferi ve ikinci dalga feminizmin gücüyle kadın bedenini bir kutlama ve devrim aracı olarak yeniden kurgulayan eserler üretmiş.

SANAT

YGüncel Kızlar (1977)
Güncel Kızlar (1977)

Vintage sarısı, yalnızca çözülmüş meselelere, başarıyla alınmış haklara mı değer?

Bir de bunlar var

Farklı Bir Stil Sitesi: StyleLikeU
Eski Sevgilinize Kızgın Mısınız?
‘Katerina Buradaydı’

Send this to friend