The Guardian için veri gazeteciliği yapan Mona Chalabi, okuyuculara sadece bulduğu verileri sunmuyor, bilgiye nasıl ulaştığını da paylaşıyor.

KÜLTÜR

Güven İçin Şeffaflık: Veri Gazetecisi Mona Chalabi ile Röportaj

Mona Chalabi, veri gazetecisi. Bu alanda yazıyor, çiziyor, konuşuyor… Havalı havalı şeyler yapıyor. New York’ta, The Guardian’ın ABD kolunda çalışıyor. İş yerinden bir arkadaşıyla birlikte -Emmy Ödülleri’ne aday olan- vajina konulu belgeseller çektiler. VICE’ta program sunuculuğunu denemişliği de var. Ama ben en çok veri tablolarını seviyorum.

 

Fotoğraf: Ashley Batz

 

Mona, neden ve nasıl veri gazetecisi oldun?

 

Mona Chalabi: İş hayatına Uluslararası Göç Örgütü’nde başladım. Orada istatistik işi yapıyordum. Ama çok az insana ulaşabiliyordum. Bir gün Londra’da, veri gazeteciliği üzerine bir kursa katıldım. Sonra da kursun direktörüyle teması koparmadım. The Guardian’da iş tecrübesi edinip edinemeyeceğimi sordum ve gerisi geldi.

 

Veriyi nasıl tanımlıyorsun?

 

Bana göre veriler, geniş sayı kümeleridir.

 

Sence bu sayı kümelerinden yola çıkmak, haber metinlerini daha güvenilir yapıyor mu?

 

Hayır, her zaman öyle olmuyor. Okuyucuların güven duyup duymaması benimle, işverenimle, konuyla kurdukları ilişkilere ve kişisel deneyimlerine bağlı.

 

Onların güvenini kazanmanın önündeki engelleri nasıl aşıyorsun?

 

Çok çok şeffaf olmaya çalışıyorum. İnsanlara sadece ulaştığım sayıları sunmuyorum. Bu sayılara nasıl ulaştığımı da açıklamaya çalışıyorum. Sayıları nerede bulduğumu, nasıl hesaplamalar yaptığımı da anlatıyorum. Bu konularda çok açık davranıyorum.

 

Veri gazeteciliğini neden önemli buluyorsun?

 

Gazetecilik işlerinin çoğu tekil hikayelere odaklanıyor. Veri gazeteciliği ise toplumdaki daha geniş ölçekli bağlantıları, motifleri anlamanıza olanak sağlıyor.

 

Sana göre iyi görselleştirilmiş bir veri kümesi nasıldır?

 

Bence mümkün mertebe basit olmalı. Kafa karıştırıcı olmamalı. Hatırlanabilir olmalı. Veriye özel bir merakı olmayan kişiler için de anlamlı olmalı.

 

 

The Guardian’da veri gazeteciliği masası mı var?

 

Evet.

Kaç kişisiniz?

 

Bir. İngiltere’de iki ya da üç kişi var. ABD’de böyle. Ne yazık ki. Basında pek para kalmadı. Hepimiz için zor bir dönem.

 

Peki okuyucular veri gazeteciliğine ilgi gösteriyor mu?

 

Evet. En çok da kişisel bir konu ele alındığında ilgi gösteriyorlar. Mesela köpek adlarıyla ilgili bir tablo yaptım, ilgilerini çekti çünkü köpeklerini önemsiyorlar. Ya da çizim, süregiden bir tartışmayla ilgili olmalı.

 

 

Okuyucuların ilgi alanlarına dair bir istatistik var mı elinizde?

 

Hayır. The Guardian’ın web sitesine çok çeşitli yerlerden insanlar giriyor. Ben kadın meselesini sıkça ele aldığım için kadın takipçilerim erkeklerden daha çok. Ve çoğu genç, 25-34 yaş aralığında.

 

Böyle harika illüstrasyonlar çizme becerisini nasıl edindin?

 

Teşekkürler. Gerçekten korkunç bir işim vardı. FiveThityEight’te çalışıyordum. Çok sıkılıyordum. Büyük hayal kırıklığı yaşıyordum. Stresli zamanlarımda çiziyordum. Çizimlerim insanların ilgisini çekti. Yaklaşık iki yıldır çiziyorum ve çizmek bana gerçekten zevk veriyor.

 

Çizimlerinin eğlenceli olması insanlarla daha rahat iletişim kurmanı sağlıyor mu?

 

Evet. Özellikle Instagram’daki yorumlarda bunu görüyorum. Çizimler eğlenceli göründüğü için konu silahlı saldırılar bile olsa insanlar arkadaşlarına göstermek istiyor.

 

Neden bilimsel görünen tablolar yerine kesinlik içermeyen çizimler yapıyorsun?

 

Çünkü bence veriler hiçbir zaman kesin değildir. Mükemmel değildir. Bilimsel görünümlü tablolar, verilerin kesinlikten uzaklığını gizliyor. Bütün bu kamuoyu yoklamalarında mesela çok az kişiyle görüşülüyor. Haliyle yapılan iş tahminden ibaret. Ben elle çizim yapıyorum. Benim tablolarımda yüzde 30,345 gibi bir şey görmenize imkan yok. Bakıp ancak “Yüzde 25 ile 35 arasında bir yer” diyebilirsiniz.

 

Okuyucularının güvenini kazanmak isteyen meslektaşlarına önerilerin olabilir mi?

 

Evet. Bence haber yapma sürecinde çok çok şeffaf olmalısınız. Güvensizliğin bir nedeni de enformasyon eksikliği. İnsanlar metinlerinizi nasıl yazdığınızı anlamazlarsa kolaylıkla güvensizlik hissedebilirler. Ama anlarlarsa işler değişebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

Y‘Asıl kimse çocuklara saygı duymuyor’
‘Asıl kimse çocuklara saygı duymuyor’

Nasıl çocuklara öncelik verilen politikalar geliştirebiliriz? Eğitim Reformu Girişimi'nden Yeliz Düşkün anlatıyor.

KÜLTÜR

YŞantiyeden sahneye, oradan kürsüye
Şantiyeden sahneye, oradan kürsüye

Ebru Nihan Celkan: İnsanlar da kendi acılarından yola çıkarlarsa ve kendilerini oldukları gibi ifade etmeye başlarlarsa değişim olur.

SANAT

YKötü Kız Kardeş
Kötü Kız Kardeş

Genel olarak ‘iyi bir şey yapmıyorum’ hissi hâkim bende. Ama sadece ‘iyi bir şey üretmiyorum’ değil. ‘İyi bir insan değilim,’ ‘iyi bir sanatçı değilim,’ ‘iyi hiçbir şey değilim'.

SANAT

YHA!
HA!

Ben her gecenin eşsiz olmasını isterim. Bunun için de sanatçıların kendilerini özgür hissetmesi gerekir.

Bir de bunlar var

Kuzey Arnavutluk’un Yeminli Bakireleri
Cinsiyetler Arasında Yetişmek Üzerine
İzlanda’da Cinlerle Şey

Send this to friend