Beyler için yemek tarifleri: Varmısın benlen yemek pişirmeğe? Haydi! Yaşamağı, gülmeği, eğlenmeği seven beyler! Varmısın!

YAZI

Slimer ile Dengeli Beslenme

'Varım' diyor...

‘Varım’ diyor…

 

 

Canımız, ciğerimiz, kuzu sarmamız beyler: Bu yazı bu sefer sizler için; halihazırda zaten ev işlerini bölüşmekte olanlarınızı tenzih ederek yazıldı. (Cinsiyetçi şeyler yazmayayım diye çok uğraştım ama bir anlık sinirle ağzımdan kaçırdıklarım olduysa affola. Niyetim kötü değil, arkadaş olabiliriz.)

 

Senelerce anneniz, ablanız usanmadan karnınızı doyurdu, hiç durmadan tıkındığınız ergenlik çağlarınızda market alışverişine çıkan babalarınız yüzünüze vurmadı, içinden sessizce küfretti… Kimse siz buzdolabının kapağını açıp g.tünüzü kaşıyarak yiyecek şey beğendiğiniz o uzun molalarda “BOŞAN DA SEMERİNİ YE, VALLAHİ BIKDIM” diye üstünüze saldırmadı mesela. (Saldıran olduysa da büyük ihtimalle haklıydı yahu, doymadınız gitti monako.)

 

Hasbelkader, üniversiteye gittiniz, ayrı eve çıktınız, kendinizi çekip çevirmek başlarda biraz zorladı. Tembel olanlarınız dışardan söylediği tavuk dürümün arasına kaşar sıkıştırmayı yemek pişirmek zannetti. Bazılarınız ise gündelik işlerini delikanlı gibi sırtlandı.
Bugün, kendi karnını doyurmaya erinen kardeşlerimiz için çalışıyorum:

 

Mutfağın gizemlerini beraber keşvedeceğiz.

Mutfağın gizemlerini beraber keşvedeceğiz.

 

Başlayalım, alın size en kralından ve basitinden tarif: Bezelye Çorbası
…bir 5Harfli kardeşinizin deyimiyle “sevemedim bu yeşil uzaylı sümüğünü!”

 

 

*** Öncelikle alışveriş listesini çıkaralım:

 

Seviye: Başlangıç
– 1 paket dondurulmuş bezelye
– Tavuk bulyon
– 2 adet patates
– 1 kutu süt veya 1 paket süt kreması
– Sevdiğiniz baharatlar- karabiber, köri falan olabilir mesela, artık canınız ne isterse.

 

Seviye: Orta
– Bahar ayları
– Pazardan alınmış taze bezelye (Ne kadar çorba içmek istediğinize bağlı olarak bu miktar değişir, takdirinize kalmış.)
– Patates (Bu da sizin bileceğiniz şey. Gelmişiz orta seviyeye, bana mı soracaksınız.)
– Soğan
– Havuç
– Tavuk
– Pirinç
– Arpa Şehriye

 

Seviye: PRO
Oraya ben de daha tam gelemedim. Muskat rendeleyip, vay canım mahlep atıp, arpa soğanla tatlandırıp acayip şeyler yapmak mümkün. En olmadı yorumlarda buluşuruz, ben de bir iki numara öğrenirim- fena mı?

 

***EKSTRALAR*** Boğazına düşkün olanlar, mayışı peynire yatırmak isteyenler için- : Parmesan peyniri. (Yakışacağını düşündüğünüz başka bir peynir de olur. Tulum peyniri serperek denemişliğim var, berbat olmadı, biz yedik valla.)

 

Evde bulunması gerekenler:
Mutfak dildosu
– Tel süzgeç
– Tencere
– Ocak

 

*** YAPILIŞI ***

 

Seviye: Başlangıç
Evvela dondurulmuş bezelyeyi tencereye boşaltıp, üstüne su dolduruyoruz. Soyup barbarca doğradığınız patatesleri de atın içine, tencereyi ocağın üstüne koyun. (Ocağı yakmayı unutmuyorsunuz tabii, o kendi kendine pişmez öyle.) Şimdi gidip internette takılabilirsiniz, kaynadığını kendisi belli eder.
(İçerden ‘CASSSSsss!!!’ diye ses geldiyse muhtemelen su taştı, ocağı söndürdü. Gidin ilgilenin. Gazı bol bulup saçmayın, kötü kafa yapıyor.)

 

Bezelyeler, patates falan iyice yumuşadıysa tencereyi ateşten çekebilirsiniz. Tel süzgeci mutfak lavabosunun yakınlarına konumlandırın, tenceredekileri içine yavaşça döküp suyu süzdürün. (Başlamadan evvel banketiniz biraz temiz olsun, hijyen bu işlerde önemli.)

 

Evet, iyi kokmuyor.

Evet, iyi kokmuyor.

 

DURMAK YOK, YOLA DEVAM.

Süzgeçtekileri gerisingeri boş tencereye doldurun, bulaşık çıkmasın. Burda dikkat edilmesi gereken nokta şu, eğer bezelyeleri ve patatesleri püre haline getirmek için mutfak dildosunu çalıştırmayı düşünüyorsanız, tencereniz mümkünse teflon, emaye falan olmamalı. (Kaplama malzemesi kavlıyor, hem tencereyi piç ediyorsunuz, hem midenize gitmemesi gereken şeyler gidiyor. Çelik tencere bu iş için daha iyi. // Zaten dildosu olmayan bir garibansanız, o zaman süzgeci içindekilerle birlikte tencerenin üstüne oturtun, kaşıkla ezin. Ezdikçe siniriniz çıkacak, neşeleneceksiniz. Baştan korkutmayayım diye söylememiştim ama, süzgeçte ezme yoluna girdiğinizde çıkan bulaşıktan memnun kalacağınızı sanmıyorum. İlk pişirdiğim mercimek çorbasını bugün bile argo terimler kullanarak anıyorum misal.)

 

Püre haline getirmek, kolaylıklar dinidir. Sütü (veya g.tü göbeği salmaktan çekinmiyorsanız kremayı) bezelyelerin üstüne azar azar dökerek işi kısa sürede halletmek mümkün. (Ne kadar krema, o kadar restoran kalitesi bu arada.) Bulyonu da bu arada katıverirseniz güzelce karışır.

 

Evet, şimdi tencerenizdeki yeşil karışıma bakıyor ve muhtemelen “ne yaptım ben, beni bu noktaya getiren neydi?” diye düşünüyorsunuz. Üzülmeyin, insiyatif alacağınız anlar yakında. Tencereyi yine ocağa oturtun ve azar azar su eklemeye başlayın, çorbanın ne yoğunlukta olacağı size kalmış. Aynı şekilde, baharatlandırma işi de ellerinizden öper. Kısık ateşte bırakıp, çorbanız tatlı tatlı kaynayana kadar maillerinize bakmaya gidebilirsiniz. (Unutmayın, bu seferki ‘CASSSSss!!!!’ bir önceki kadar temiz olmayacak. Aman diyeyim.)

 

Pişti mi?
Mutlu musunuz?
Çorbanızı tabağa alıp, üstüne biraz parmesan serperek yemeye başlayabilirsiniz..

 

..f…f..FAKAT?
Bİ DAKKA BİRADER.

 

Kırk yılın bi başı kendi yaptığınız çorbayı içecek olmanın sevinciyle ‘Bıraak gitsin, bitsinn arrrtık..‘ diye seke seke uzaklaştığınızı duyar gibiyim?

 

Orda dur. DUR, ORDA DUR.

Orda dur. DUR, ORDA DUR.

 

pişen çorbaların ardından, ağlayamam ben böyle yas tutamam...

…pişen çorbaların ardından, ağlayamam ben böyle yas tutamam.

 

Eşiniz, kız arkadaşınız ardınızda bıraktığınız bulaşığı görünce sevinçten çıldırmayacak. Reklamların sizi yanlış yönlendirmesine izin vermeyin.

Ev arkadaşınız, eşiniz, sevgiliniz ardınızda bıraktığınız bulaşığı görünce, yemek pişirdiğiniz için sevinçten çıldırmayacak. Reklamların sizi yanlış yönlendirmesine izin vermeyin.

 

Evde tek başınıza yaşıyorsanız, pislikte boğulmayı deneyebilirsiniz. Fakat en nihayetinde hepimiz hayatımızın belli dönemlerinde başka insanlarla aynı evi paylaşıyoruz. Bu gibi bir durum söz konusu ise, hayvanlığın lüzumu yok. Rezilliğe alışmasanız daha iyi.

 

Hadi geçmiş olsun. Bu işler böyle, emek yoksa yemek de yok.

Bu işler böyle, emek yoksa yemek de yok. Hadi geçmiş olsun, afiyetle.

 

Seviye: Orta
Pazardan aldığınız bezelyeyi ayıkladınız ve yıkadınız. Tavuk mavuk, soğan, havuç, ne bulduysanız aynı tencerede kaynatabilirsiniz, böylelikle aromalar birbirine geçer. (Ne pişti, ne pişmedi diye arada yoklayacaksınız, o kadar.) Yok öyle olsun istemiyorsanız ayrı ayrı pişirin, ben kolay olsun diye dedimdi. Bulyon kullanmıyorsanız, çorbaya ayı gibi tuz dökmeniz gerektiğini kısa sürede farkedeceksiniz zaten. Pirinç ve şehriyeyle bir pilav patlatır, haşlanmış tavuğu üstüne serper, kenarda da salata hazırlarsınız.
O mutfaktan 40 dakkada çıkmak mümkün bak, buraya yazdım.

 

Ohhh, pişti gitti işte gençler.

Ohhh, pişti gitti işte gençler.

 


NOTLAR:
Et yemeyen, sebzecil kardeşler tavuğu pas geçebilirler. Bu durumda sebze bulyon kullanmak yerine patates, soğan, havuç da haşlayıp, karabiber katarak sebze suyu çıkarmak daha iyi olacaktır. Sebze bulyon diye sattıkları şey bayağı rezalet bir şey. + Tuz atmayı unutmayın.

 

Bir başka yazıda buluşmak üzere, esen kalın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

SANAT

YMandalina Yer Miydik?
Mandalina Yer Miydik?

Eloğlu neşeli playlist yapmış.

KÜLTÜR

YSokaklar Sakin
Sokaklar Sakin

Handiyse çeyrek asırlık sosyal medyanın tozunu alabilir miyiz? Alırız be.

Bir de bunlar var

Matthew Goode
Bebek Evlerinin Büyüklüğü
Onur Ünsal’la Röportaj I. Bölüm: “İyi oyunculuk sana hayatı nasıl yaşaman gerektiğine dair bir şey anlatıyor”

Pin It on Pinterest