Şu an görevde olan 50 bin muhtarın yüzde 2’si, belediye başkanlarının ise yüzde 3’ü kadın.

MEYDAN

Yerel seçimin mahalle yüzü: Kadın adayların muhtarlık mücadelesi

31 Mart Yerel Seçimleri’ne 17 gün kaldı. Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Başkanı ve akademisyen Ayşe Kaşıkırık’la kadınların adaylık süreçlerini ve karşısına çıkan engelleri konuştuk.

 

Yerel seçimler yaklaşırken Türkiye’de siyasette kadın temsili yeniden tartışmaya açıldı.

 

14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde 121 kadın milletvekili seçildi ve böylelikle yüzde 20’lik bir oranla, Cumhuriyet tarihi boyunca parlamentoda kadın temsiliyeti en yüksek oranına ulaştı. Yerelde ise durum hiç iç açıcı değil.

 

Şu an görevde olan 50 bin muhtarın yüzde 2’si, belediye başkanlarının ise yüzde 3’ü kadın. Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Başkanı ve yerel yönetimler alanında çalışan akademisyen Ayşe Kaşıkırık, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde kadın muhtar oranını yüzde 10’a yükseltmek amacıyla şehir şehir eğitimler düzenliyor. Kadınların adaylık süreçlerini destekleyen ve onları bu süreçte de yalnız bırakmayan Kaşıkırık, sahadan gözlemlerini, kadın muhtar adaylarının yaşadığı zorlukları ve yerel yönetimlerdeki toplumsal cinsiyet eşitliği sorununu Beş Harfliler’e anlattı.

 

 

 

 

50 bin muhtardan 1134’ü kadın

 

Yerel siyasetin kadının siyasete giriş kapısı olduğunu belirten Ayşe Kaşıkırık, kadınların sadece üçte birinin iş hayatında olduğunu da vurguladı. Kaşıkırık, açıklamasına şöyle devam etti:

 

“Bugün 18 bin köy muhtarının 124’ü, 32 bin mahalle muhtarının ise 1010’u kadın. Kısaca 50 bin muhtardan 1134’ü kadın. Bu da yüzde iki civarı bir orana denk geliyor. Biz kadın milletvekili sayılarının artmasına seviniyoruz; ama belediye ve muhtarlıklarda kadın temsili çok aşağı seviyelerde. Örneğin kırsal kesimde kadının muhtar olması çok değerli bir şey. Çünkü mahallelerin aksine köyler yerel idari birimdir. Ne demek bu? Köy muhtarı bütçe hazırlayabilir, nikah kıyabilir ve ruhsatlı tabanca alabilir demek. Mahalle muhtarının böyle yetkileri yok. Ama bir yandan kırsal kesime doğru gittikçe toplumsal cinsiyet eşitsizliği artıyor. Kadınlar tarlada çalışıyor, hayvanlara bakıyor, bir de evde bakım emeği var. İş yükü fazla. Hâl böyle olunca kadının siyasi sahada varlık göstermesi gittikçe zorlaşıyor.”

 

“Çalışan erkeklerin düzenli finansal geliri oluyor. Bu da adaylık sürecini yönetecek finansal kaynağa erişebilmesi anlamına geliyor. Ayrıca işyerine gitmek, kahvehaneye gitmek gibi etkinliklerin hepsi erkeğin kamusal alanda var olup ileride oy potansiyeli taşıyacak insanlarla temas kurması demek. Örneğin muhtar adayı bakkalsa gıda dağıtıyor, kasapsa et, kuyumcuysa altın. Kadınların üçte biri iş hayatında ve kadınlar çoğu zaman yüksek ücretli işlerde çalıştırılmıyor.”

 

Altınlarını bozduran kadınlar

Kaşıkırık, tüm bu olumsuzluklara rağmen, altınlarını bozdurup hatta kredi çekip adaylık kampanyası yürüten kadınlar olduğuna değiniyor: “Kadınlar mücadele etmek için çok yaratıcı yöntemler bulabiliyorlar.”

 

Hayatının büyük çoğunluğunu evlerde ve bakım emeği vererek geçirmiş kadınların da muhtar olabileceğini vurgulayan ve kadınların evlerden dışarı çıkıp yurttaşla temas kurmasının önemine değinen Kaşıkırık şu örneği verdi:

 

“Manisa Alaşehirli bir aday bana ‘Hocam ben gün siyaset yaptım’ dedi. Ben de nedir, diye sorduğumda kadınların günleri için oluşturduğu Whatsapp gruplarına girip onlarla buluştuğunu anlattı. Kadınlara ve dolayısıyla kadınların ailelerine böyle ulaşmış. Kadın muhtar adaylarının da korkmadan esnaf ziyareti yapmaları hatta kıraathanelere girmeleri gerektiğini düşünüyorum. Kadın muhtar adayları kapı kapı gezdiklerinde, halk erkek adaylara kıyasla onlara daha misafirperver davranacaktır.”

 

“Köyde adam mı kalmadı?”

 

Kaşıkırık, psikolojik üstünlüğü ellerinde tutan erkeklerin bunu kadınlara karşı kullanmasını ise şu örneklerle açıkladı:

 

“Kadın adaylar için ‘Ailesini yönetememiş, mahalleyi mi yönetecek?’ deniyor. ‘Köyde adam mı kalmadı?’ gibi cümleleri de çok duydum. Hatta bir kocanın eşi için çevresindekilere ‘Benim karıya sakın oy vermeyin’ dediğini işittim. Bunların da ötesinde aday olduğu için anne-babasının küstüğü kadınlar tanıdım. Kadın adaylıktan çekiliyor, niye diye soruyorum, ‘Hocam annem-babam istemiyor, aile huzurum kalmadı’ diyor. Onları anlamamız gerek, karşılarında çok güçlü bir toplumsal baskı var, bir de işin psikolojik şiddet yüzü var. Erkekler bu psikolojik üstünlüğü çok iyi kullanıyor. Kadın adaylar ‘Kaybedeceğim yarışa mı gireyim?’ diyor. Ben de şunu hep hatırlıyorum: Savaşa değil seçime giriyoruz. Seçmenle ne kadar temas kurabildikleri ve onları ikna edip edemedikleri mühim olan.”

 

Kaşıkırık, kadın adayların yaşadığı zorlukların sadece seçim öncesinde sahada bitmediğine de işaret ediyor. Muhtarlık seçimlerinde belediye seçimlerindeki gibi birleşik oy pusulası yok, her muhtar adayı oy pusulasını kendisi bastırıyor. Ama mahalle ve köylerde kadın adayların oy pusulaları, seçimin ilk saatlerinde bitiyor.

 

Kaşıkırık kadın adayların oy pusulalarının çalındığını ve bu yüzden her ihtimale karşı kadın adayların dört kat daha fazla oy pusulası bastırmasının onların yararına olacağını aktardı.

 

Muhtarlıkların yüzde 10’unun kadınlar tarafından yönetilmesi için yola çıkan Kaşıkırık, bu yerel seçimlerde yüzde 5’i tutturabilirse çalışmaların sonucunu alacağını belirtti. Ama bu oranın siyasi mekanizmaların desteğiyle yüzde 30’lara çıkarılması gerektiğinin de altını çizdi.

 

 

Manşet görseli: Esenyurt Belediyesi. Uyarlama: 5Harfliler

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YAmed’de Direnişin Kadın Hali: Rosa Kadın Derneği
Amed’de Direnişin Kadın Hali: Rosa Kadın Derneği

Şiddete uğrayan kadınlara yardımcı olmak, hukuki ve psikolojik destek sunmak ve kadın dayanışmasını büyütmek için yola çıkan Rosa Kadın Derneği’ni derneğin başkanı Suzan İşbilen ile konuştuk.

Bir de bunlar var

Devrimci Ressam Sevim Onursal’ın Anlatılmamış Hikayesi 4. Bölüm: Oya Baydar’a Mektup
Yarmuk Kampı’nın Efsanevi Piyanosu
Suriyeli Göçmenler Çocuklarının Adını Neden ‘Türkiye’ Koyuyor?

Pin It on Pinterest