Niye kısa çöpü Serdar Ortaç çekti?

KÜLTÜR

Serdar Ortaç’ın Günahları: Yar Ayrı Gayrın mı Var?

Serdar Ortaç dün Twitter’da, 1999 senesinde Ahmet Kaya’ya atılan çatal ve bıçaklar, çekilen yuh’lar için son özrünü diledi. Hem de Twitter hesabını histerik bir magazin basını helezonuna çevirerek:

 

 

Screen shot 2013-11-20 at 1.16.54 AM Screen shot 2013-11-20 at 1.18.17 AM

 

Screen shot 2013-11-20 at 1.19.33 AM Screen shot 2013-11-20 at 1.22.40 AM

 

 

 

Gerekli gördüğü yerde araya anlamlı eserlerini yerleştirdi:

 

Screen shot 2013-11-20 at 1.18.53 AM

 

 

Ve son olarak hayranlarının, kendisine tepki duyanların ve gırgır var diye araya karışanların bazılarının da ortak teması “Hah bu kötülüğün sorumlusu da mı Serdar Ortaç o zaman?” minvalindeki sözlerini retweet etti:

 

Screen shot 2013-11-20 at 1.43.36 AM Screen shot 2013-11-20 at 1.43.55 AMScreen shot 2013-11-20 at 1.43.13 AM

 

 

Özellikle bu alaylı son tweet’leri Ortaç’ın hesabında okuyunca “Ya Serdar Ortaç böyle kendiyle alay etmeye muktedir miydi?” diye geçirdim içimden. İnsan zora düşünce mecburen Atilla Taş’laşabiliyor demek ki.

 

Biraz düşününce karar verdim ki Serdar Ortaç’ın bu uzatmalı tepkiyi görmesinin sebebi biraz da… Serdar Ortaç olması. Serdar Ortaç’ın kendini son yirmi senedir insanların hayatlarında bir bestekar olarak, matematik dahisi kompozitör olarak, piyasa bilgini müzik ustası olarak, kötü uyaklarla, parça pörçük agresif kancalı şarkılarla zorla bir standart haline getirmiş olması. Serdar Ortaç sanatçı dünyasının kıl olunan dayı oğlu gibi. Misafirlikte gençlerin oturduğu arka odada süper fıkra anlatıyor, araba teybinin en yenisi neyse ondan haberdar, para biriktirip kendine Tempra da aldı. Kolay içki ruhsatı nasıl çıkar, internet kafe sandalyesi nerede satılır bunların hepsini biliyor, evet gayretiyle kendini var etmeyi başarıyor, ama herkes kıl oluyor aslında ona içten içe. Albümlerini çıktığı gün alanlar bile, gidip konserinde göbek atmaktan fıtığı patlayanlar bile eve döndüklerinde kıl oluyorlar Serdar Ortaç’a. Ellerinde değil. Serdar Ortaç’a istekli ya da isteksiz maruz kalmanın insana kendini istismar edilmiş hissettiren bir tarafı var çünkü. Serdar Ortaç’ın gönüllü seveni bile devamlı mağdur. Serdar Ortaç sadece bir şarkıcı değil, sanki devamlı evrenin yasa boşluklarından faydalanan bir güç, bir yanlışlıklar bütünü ve tablosu. Zamanı geldiğinde gördüğü lincin bitmemesi, bitememesi bundan, kabusun bitmemesine duyduğu derin ve samimi şaşkınlık da bundan.

 

Konserlerinde “Birazdan söyleyeceğim şarkı bence en iyi şarkım… Allahaşkına baksanıza” dediği için, Twitter isyanında diğer ünlüleri ifşa etmek için özenle hazırladığı fotoğraf derlemesini MS Paint’te hazırlaması kariyerinin bir aynası olduğu için, doksanlarda magazin programında “Serdar Ortaç müziğini bilgisayar ortamında hazırlıyor” altyazısının üzerinde büyü yaratım sürecini açıklarken inanılmaz bir borçsuzluk ve rahatlıkla Winamp açıp kendisine doğru belalı bir mp3 sürüklediği için.

 

Serdar Ortaç’ın bol ekran görüntülü, gazete küpürlü ve üçüncü sayfa tarzı neşeli bordürlü paylaşımlarına bakınca onurlu kadroyu görebiliyoruz. Mahsun Kırmızıgül, Ajda, Adnan Şenses, Reha Muhtar, Azeri Kızı Günel (…evet), Ebru Gündeş, Muazzez Ersoy ve diğerleri.

 

Serdar Ortaç isyanında haklı gibi. Niye kısa çöpü çeken bir o oldu? Reha Muhtar’ın “Bir Başkadır Benim Memleketim” şarkısını söylemeye davet ettiği ve coşkuyla sahneye koşan insanlar mesela… Mahsun Kırmızıgül artık mesajlı, sarı filtreli ve ödüllü bir filmci olduğu için mi tepki görmüyor? Reha Muhtar, artık kendisinin ait olduğu tek bayrağın boyun fuları olmasından dolayı mı yırttı? Eh, Muazzez Ersoy pek ortalarda yok. Azeri Kızı Günel… O bunlar olurken altı yaşında filandı. Ajda, peki Ajda? Her zaman zirvedeki en yankılı sesin yanında durduğu için mi kimse kızmıyor ona? Ebru Gündeş? Adnan Şenses? Ferdi Tayfur? Yonca Evcimik? Beyazıt Öztürk? Emel Sayın? Yani demek istediğim… Acaba neden bir tek Serdar Ortaç?

 

İnsanların hala neresinden tutacaklarına tam karar veremedikleri bir yanlışın müsebbibi olarak gıcık dayıoğlunu ortaya atması çok normal galiba. Büyük Usta’nın büyük belgeselinde gene yıldız gibi parlasa bile modern kadının modern yüzüne, mağduriyetlerden kendine altın bir köşe yaratmış mesajlı filmlerin unutulmaz yönetmenine, başı kravatlı çılgın Roman abimize, unutulup gitmiş bir televizyoncuya kızmak çok daha zor. Çünkü mahallenin orta yerine birmilyoncu dükkanını dayıoğlu açtı, herkesin en sık gördüğü, her gün konuştuğu o.

 

Serdar Ortaç’ın uğradığı lincin arkasındaki kimya hem çok basit, hem çok hazin. Üstelik belki de özründe samimi. Ama kendisine kızanlar ne yapacaklar, orada harala gürele marş okumuş herkese tavır mı koyacaklar, televizyonlarını camdan aşağı mı atacaklar? Televizyon boş mu kalsın?

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YRöportaj: Deodorantımız Bizi Öldürmeye Mi Çalışıyor?
Röportaj: Deodorantımız Bizi Öldürmeye Mi Çalışıyor?

Son zamanlarda davranışları öyle tuhaf ki... Sanki bir şeyler planlıyor gibi. Deodorantların bilinen ve bilinmeyen niyetlerini Aysu Uygur'a sordum.

ECİNNİLİK

YKız Patron Mitingi’ne Davetlisiniz
Kız Patron Mitingi’ne Davetlisiniz

Kız Patron Mitingi'nde olmayı ve almayı istediğiniz her şey var ancak orada ne bok yediğinize dair tek bir ipucu yok

Bir de bunlar var

Daha Medeni Yollar Var
Bak Oynamazsan Soğuk Derler
Saflar Belli Olsun

Send this to friend