Üzerimize iyi dizi yağıyor.

SANAT

Haftanın Dizi Tavsiyesi: Happy Valley

Üzerinde fosforlu polis yeleği, bol cepli polis pantolonu, sağ elinde kocaman bir yangın söndürücü, gözlerinde retro diyebileceğimiz tarzda gözlükleriyle kahramanımız Catherine vukuat alanına doğru yaklaşıyor:

 

“Eğer bu çocuk kendini yakmak istiyorsa kendi bilir ama kaşlarımı da yanında götüremez.”

 

 

Catherine, Sally Wainwright’ın yazdığı (ve birçok bölümünü yönettiği) Happy Valley dizisinin baş karakteri; oldukça sert, oldukça zeki ve gözlerinizi alamayacağınız kadar gerçek! Günümüz Yorkshire topraklarında geçen hikayede, 47 yaşındaki ‘yerel’ polis memuru Catherine dedektif olarak üstün yetenekli bir duruş sergilerken, kendi hayatında çoğu zaman bocalayabiliyor. Fakat bir kere bile “Neden böyle yaptın!?” diye sormuyor, isyan etmiyorsunuz, 1) çünkü herkes hata yapar, 2) çünkü kadının karakterine çok başarılı bir şekilde ayna tutan, sürükleyici, heyecanlı ve oldukça içten sahneler izliyorsunuz. Catherine’nin çocuklarıyla, kocasıyla, kardeşiyle, torunuyla ve eski kocasıyla başı dertte. Daha fazlası spoiler’a girecek ama kısacası, dertler derya.

 

Ömrünü İngiliz dramaları yazmaya adamış Sally Wainwright ile Happy Valley’nin başrol oyuncusu Sarah Lancashire, daha önce Last Tango in Halifax adlı dizide birlikte çalışmışlar. Lancashire oyunculuğu ile senaristin üzerinde muazzam bir etki bırakıyor. Aklına fikirler boca oluyor, sağa dön, sola dön “Ben bu kadın için bir dizi yazacağım!” diyor ve işte karşınızda çuvalla ödül toplayan Happy Valley! Tüm bu süreçte bu iki kadının arkadaşlığı da güç kazanıyor.

 

İki kadının birbirine verdiği ilhamla ortaya çıkan, ilk sezonu 2014’te, ikinci sezonu 2016’da yayınlanan ve üçüncü sezonu için senarist Wainwright, “Vaktim yok, umarım dizi bitmez ama oturup üçüncü sezonu yazmak istemiyorum çünkü ilk iki sezon kadar etkileyici olmayabilir. Yoğunluğum bitince bakarız.” açıklaması yaptı. Yani İngiltere orası, iş tuttu diye insanların boğazına çökmüyorlar. Elbette Amerika hemen Wainwright’ı çağırmış. Neye uğradığını şaşırdığını anlatıyor: “Kadınları çok sorguluyorlar, iyi bir iş yaptıklarına inanmak için kanıt istiyorlar. Amerika’da çalışabilir ve yaşayabilirim gibi gelmişti. Ama kadınların sürekli sorgulandığı, iyi işler yapacağını kanıtlamak zorunda olduğu bir yerde yapamam.”

 

İlk sezonda Fargo ile benzerlikler görebilirsiniz. Fakat Happy Valley’deki işleyiş, adım adım karakter çözümlemeleri, nefes kesen diyaloglar (özellikle polis kadınımız ve eski bağımlı kız kardeşinin olayların üzerine ürettiği diyaloglar!) diziyi sonuna kadar izlenesi kılıyor. Her şeyi çok şiddetle tavsiye edince etkinizi kaybediyorsunuz ama üzerimize kadın hikâyelerinin yağdığı bir dönemde ben bu yapımları hata bulmak veya eleştirmek için değil, sevmek, bağ kurmak, empati yapmak, gerçek hikayelere dokunmak için izliyorum, ve bu diziyi kaç kişiye önerdiğimi artık hatırlamıyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bir de bunlar var

Feminist Bir Japon Masalı: Prenses Kaguya
Camille’siz bir Rodin Mümkün Mü?
Bir El de Benim için Betty!

Send this to friend