Röportajın ilk bölümünde Kasım ayında meclise sunulan önergeyi ve TCK 103’ü konuşuyoruz.
Şeytanın aşikarlığın düzleminden çıkıp daha sinsi, daha katmanlar arası, daha Facebook’çu olmasından önce tüm bunların daha dürüst yaşandığı bir dönem yok muydu gerçekten de?
Küçük çocuklar, güçlüyle güçsüzü birbirinden nasıl ayırıyorlar?
“Dil, ne istediğini çok iyi bilir. Aferin ona, çünkü ben hiçbir zaman bilmem ne istediğimi, hem de hiç.”
Metin Erksan, 3 Temmuz 1990, Cumhuriyet.
Betül Celep, duyan ya da duymayan, yanına yaklaşan herkese sabırla anlatıyor direnişini. Bir kişi bile dinlese, anlasa kâr.
İşi KHK ile elinden alınanlar, işe zaten hiç alınamayanlar ve kapkaranlık bir “Varlık Fonu”. Tek bir günden üç haber.
Kalkedon Meydanı, Celep’in başlattığı eylemle, pankartı, termosu, şemsiyesi, böreğiyle; sohbeti, kahkahası, üşümesi ve öfkesiyle her gün yeniden kuruluyor.