28scz

“Hikâye, Âli'nin o insanı çok çarpan olabildiğinde süssüz üslubuyla evvela bir tacizi, sonra sarhoşluğuyla yerlere yıkılan bir adamı ve etrafındaki kadınların çaresizliğini anlatıyor.”

SANAT

TARİH

Bir Sabahattin Âli Hikâyesi: Hanende Melek

Sabahattin Âli’nin adı “Hanende Melek” olan bu hikâyesi karşıma ilk defa Müşfik Kenter seslendirmesiyle çıktı. 2007’de yüz Türk edebiyatçının öyküsü seslendirilmiş şu projede, bu da onlardan biriydi.

 

“Hanende Melek” öyküsü bir sazlı kahvede geçiyor. Müşfik Kenter’in sesine, çalgılar eşlik ediyor arada da Melek’in söylediği şarkıların sözleri duyuluyor: “Gece kapladı her yeri, keder sardı dereleri, esmerim vay vay düşman değil sevda açtı sinemdeki yareleri”

 

Hikâye, Âli’nin o insanı çok çarpan olabildiğinde süssüz üslubuyla evvela bir tacizi, sonra  sarhoşluğuyla yerlere yıkılan bir adamın, hakikatteki yıkılmışlığını ve bu adamın karısı ve kızının çaresizliğini anlatıyor. Melek’in takmayı hiç istemediği bir kaç altın bilezik, kahveyi saran rutubet ve ayakkabı kokusu, babasını kahveden toplamaya gelen küçük kızın ensesine yapışmış saçları ve hikâyenin sahici umutsuzluğu çok çarpıcı. Sabahattin Âli’nin de Hüseyin Avni’den hiç ama hiç hazzetmediği o kadar aşikâr ki!

 

Dinlemek isterseniz hikâye burada.

 

Yazının görüntüsü Şubat-Mart 2012’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılan “Bir Fotoğraf Camı: Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla bir Sanahattin Âli” sergisinde yer alan fotoğraflardan biri.

 

 

Bir de bunlar var

picason
Oynamasını Bilmeyen Gelinin Buzzfeed Derlemesi: Sanatçılar ve Çalışma Alanları
pricke1
Kilise Vitrayında Günlerin Sonu: Bir Kömür Dumanıyla Tütsülendi Akşamlar
didemmadak1
Ne zaman yazmaktan kaçsam / Banyoyu kireç çözücüye buluyordum
  • Kiraz Akın

    Aylar sonra fark ettim ki, Metin Erksan Hanende Melek’i filme almis 1973’te.

    • aksu

      Beş kısa filmlik çok güzel bir seridir o. TRT’nin TRT olduğu zamanlardan.