Gezegeni Dönüştüren Bir Şey: Veri Gazeteciliği

Türkiye’de veri gazeteciliğini en çok Herkese Bilim Teknoloji dergisi yapıyor. Doğruluk Payı var, teyit.org var… Ama onlar bile Türkiye İstatistik Kurumu gibi güvenilir gözüken kurumların verilerini doğrudan kullanıyor, doğruladıklarını görmüyoruz.

“Bitkilere Hürmet” Diyor

Fem Güçlütürk bitkilerle serüvenini ve dükkanı labofem’i anlattı.

Kereviz Aşkına Spor

Spor yazarı Banu Yelkovan’la söyleşi.

Nereden Baksan Ayça Şen

Bir de ben çok erotiğim. O çok önemli. Ben erotik olmasaydım bütün bunlar belki de hiç olmayacaktı.

En Azından Kendi Dilediğimiz Şekilde Patetik Olalım

Kalben “Saçlar” diye bir şarkı söylüyor. Sesinde çok etkileyici bir şey var. Ağzını kocaman açıp sesinin tın tın tınlamasına izin verdiğinde ortaya çıkıyor en çok. İkimize uyan yakın bir tarih bulup yüz yüze görüşemedik. Facebook’ta yazıştık.

Operadaki transtan takat dersleri

Hepimiz güçlü insanlarız, bir şekilde güçlüden ziyade savaşçı insanlarız. Çok küçük yaştan beri dışlanan, öteki sayılan bir grubuz. O yüzden de daha saldırganız.

“Herkesin cevapları kendi içinde saklı. Herkesin engeli de kendisi.”

“Hayatı nasıl yorumladığımız bize bağlı bir şey. Yorumladığımız şeklinden hoşlanmıyorsak bunu değiştirmemiz gerek. Ya hayatımızı ya da yorumumuzu, hiç fark etmez. Sonuçta algıladığımız gerçekliği yaşadığımız için, bir yerde bir değişiklik yapmak gerekir.”

Olga İstanbul’da ya da Bay D’nin çifte yaşamı

Olga, Bay D ile internetteki bir çöpçatanlık sitesinde tanıştı ve onunla buluşmak için İstanbul’a geldi. Bay D, ortalama üç haftada bir, internetten bulduğu, genellikle Ukraynalı kadınları 4-5 gün İstanbul’da ağırlıyor. Olga’nın bundan haberi yok.

‘Biz bunları düzeltebiliriz’

Gülay Özkan’la röportaj: ‘Verimlilik, çevreye duyarlılık, çeşitlilik gibi açılardan ekonominin daha eşitlikçi, daha şeffaf olmasını sağlayabiliriz.’

Güçlü Mikseri Kim Sevmez!

Lieke, Hollandalı bir çizer. Harika bir web sitesi ve blogu var. Ne zamandır, acaba neden basit şeylere bakmayı ve basit şeyler dinlemeyi bu kadar çok seviyoruz, diye düşünüyordum. Yani bazılarımız. Ve acaba giderek daha çok mu böyle, diye. Lieke ile bu sularda gezindik.

Send this to friend