“Hayatın ve ruhun sürekliliğini kaybetmemize sebep oluyor yılbaşıları. Kendinizi sanki bu yıl ve sonraki yıl arasında bir kopuş varmış gibi, yeni bir tarih başlıyormuş gibi düşünürken buluyorsunuz...”

KÜLTÜR

Yollar Açık

 

Yeni yıl geliyorsa, bizi sürekli yeni şeylere çağıran imgelerin arasında kaybolma vakti de gelmiş demektir. Facebook da bunun için biçilmiş kaftan. Herkesin kafasında evrimleşmiş, kırmızı Noel Baba şapkasıyla, dilekleriyle, yemekleriyle, kültürel normlarımızı çarpıştıran bitmek tükenmek bilmeyen yılbaşı destekçisi-karşıtı iletileriyle dolup taşan bir yer olan Facebook’ta Gramsci’nin ‘I Hate New Years Day’ (Yılbaşı’ndan Nefret Ediyorum) çevirisiyle karşılaştım. Çeviri şöyle başlıyor: “Hayatın ve ruhun sürekliliğini kaybetmemize sebep oluyor yılbaşıları. Kendinizi sanki bu yıl ve sonraki yıl arasında bir kopuş varmış gibi, yeni bir tarih başlıyormuş gibi düşünürken buluyorsunuz; kararlar alıyorsunuz ve kararsızlıklarınızdan pişmanlık duyuyorsunuz, vesaire, vesaire.”

 

Sanki hayatımda ilk kez bir şeyin eleştirisini okuyormuşçasına orta yerimden vuruldum. Belki de bireysel bir yaralanma yaşamak istedi bünyem, bilemiyorum. Mecaz anlamıyla tam anlamıyla vuruldum, yaralandım, kalakaldım. Şehirli kadınların bir numaralı aktivitesiymiş gibi yansıtılan “yeni kararlar alma” saplantısı üzerine yazıya devam edemeyip dakikalarca düşündüm. Aynı ritüelleri -sahte olduğunu bildiğimiz halde- tekrarlayışlarımıza takılıp kaldım. Çünkü yılbaşından birkaç gün önce bir dilek dilemiştim; bağladığım ip, dileklerin üst başlığına ait olmayan bir renkteydi. O rengi tutturamadığım için büyük kaygılar yaşıyordum ağacın başında. Benim dileğim kategori dışıydı. Dışlanma psikolojisiyle iyi şeyler düşünmeye çabalayıp, etraftaki insanlara güçsüz gözüktüğümü düşünüp hızlı davranmaya çalışırken dileğimi bağlayıp uzaklaştım. Yanımda bir kadın, iki erkek arkadaşım daha vardı. Dilek dilerken beni beklemişlerdi; yanlarına döndüğümde acaba beni yadırgadılar mı diye –özellikle erkeklerin – çok kısa bir an suratlarını taradı gözlerim. Sorun yoktu, önemsememişlerdi. Güçsüz bir kadın gibi durmuyordum. Güçlü bir kadın gibi de durmuyordum. Gramsci, kronolojinin fosilleştirici etkisinden bahsederken de o dilek dileyen halimi düşünüp tekrar anlamsız bir utanca kapıldım.

 

Her Pazartesi yeniden verilmiş bir kararın ta kendisiymişiz gibi, kadınlar olarak kendimize ve ruhumuza verdiğimiz zararı düşündüm. Bizim “başarılı olamayışımız, tutarlı olamayışımız, sözünde duramayışımız” erkekler için bir dalga geçme malzemesi halini alıyordu çoğu zaman. ‘Pazartesi başlayan diyet’ tamlaması, tam da bizi tektipleştirdikleri çemberin içini anlatmıyor muydu sonuçta? Düşündüm de, Gramsci’yi -erkek de olsa- dinlemekten zarar gelmeyecekti yeni yıl konusunda. En çok da bizim ihtiyacımız olan şeyden bahsetmişti beyefendi sanki: “Ben her sabahın benim için bir yılbaşı günü olmasını istiyorum. Her gün kendimle hesaplaşmak ve kendimi yenilemek istiyorum. Hiçbir gün dinlenmeye ayırılmamalı. Hayatımın yoğunluğuyla sarhoş hissettiğimde ve içinden yeni bir canlılık çıkarmak için kendi hayvaniliğime dalmak istediğimde, kendi duraksamalarımı kendim seçmiş oluyorum.”

 

Kendi duraksamalarımızı biz seçmiyorduk baksanıza, birileri mütemadiyen bizim yeni kararlarımıza gülüp geçiyordu. 00.00’da 1 dakika önce nedense ayağa kalkıp birbirimize sarılmak için bekliyorduk. 2014’ün son saniyelerinde ve 2015’in ilk saniyelerinde bu yüzden biraz oyalanmıştım. Temiz kadeh arar gibi bir tur yürüyüp geldim salonun içinde. Sonra sarıldım insanlara. Gramsci çok haklıydı; ben kendi canlılığıma bu 30 saniyelik itaatsizliğimle başlamıştım. Daha fazlasına ihtiyacım olduğu kesin, çoğumuz gibi. Her gün kendimizle yeniden hesaplaşmak ve yenilenmek için ne Pazartesi’ye ne 2015’e ihtiyacımız var. Ne güçlü ne güçsüzü oynamak zorunda olmadığımız, etraftan gelecek rutin tepkilere kulak kapattığımız, sağlıklı, huzurlu ve ayakları yere sağlam basan bir sene olsun. Hepimiz için.

 

 

Gramsci metin

İngilizce: https://viewpointmag.com/2015/01/01/i-hate-new-years-day/

Türkçe: http://hayalgucuiktidara.org/index.php/ceviriler/162-y-lbas-ndan-nefret-ediyorum-antoni-gramsci

 

Ana görsel: Ceri Richards

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YVejetaryen ve Veganlar İçin Hayatı Kolaylaştırmanın bir Yolu: Veggistanbul
Vejetaryen ve Veganlar İçin Hayatı Kolaylaştırmanın bir Yolu: Veggistanbul

Veggistanbul'un kurucuları Merve ve Yaprak'la vegan ve vejetaryen yaşam tarzını benimseme ve paylaşma serüvenlerini konuştuk.

KÜLTÜR

YBugün De Yaşıyoruz Sevgili Pazarlama Müdürüm
Bugün De Yaşıyoruz Sevgili Pazarlama Müdürüm

"Kadın konulu" sosyal sorumluluk projelerinin beklediği teşekkürü onlara vermeyi reddediyorum.

MEYDAN

YKorku Ortaklığımız
Korku Ortaklığımız

Kadınlığı bizim dışımızda herkes inşa ederken iyiydi de biz kurarken mi kötüydü veya yanlıştı? Elimizden geldiğince direndik, ailemize, sevgililerimize, etrafımızdaki erkeklere. Az veya çok. Bizi kapatmaya çalıştıkları onlarca farklı kelime, cümle, oda vardı. Hiçbir bağın güven duyulacak kadar güçlü olmadığını anca idrak ediyorduk.

Bir de bunlar var

Bir Demet “Türk Kızı”
Jane Austen: Kitaplar ve Çamura Batmış Ayakkabılar
Simone de Beauvoir Canını Yakanları Hayata Havale Etti Mi?

Send this to friend