'çukulata renkli sanatçı'

KÜLTÜR

Unutulmaz Müzik Yelpazesi ve Sezen Cumhur Önal

Çocukluk yıllarından hatırladığımız belli başlı televizyon karakterleri var. Örneğin, TRT2’de yayımlanan resim programında, toplasanız haftalarca resim yapmasını izlemiş olabileceğimiz Bob Ross. Fırçayı her tuvale vuruşunda, ahanda şimdi mahvedecek, dedirten ama daha da güzel bir resim ortaya çıkaran Bob’u nostalji tramvayımızda ön koltuklardan birine oturtmuş olduğumuza kimse karşı çıkmaz herhalde.

 

İşte yine böyle kişiliklerden biri senelerce Müzik Yelpazesi programını kendine has üslubuyla sunmuş olan Sezen Cumhur Önal. Kendisi 1960’ların başında Fecri Ebcioğlu ile birlikte yabancı şarkılara Türkçe söz yazma modasını başlatmış, “aranjman” müzik akımının öncüsü olmuş.

 

Sezen Cumhur Önal’ın Michael Jackson, Nat King Cole gibi şarkıcıları sunarken ‘çukulata renkli sanatçı’ tabirini kullandığını bilmeyen yoktur.

 

Sezen Cumhur Önal – Çikolata Renkli Michael Jackson | Alkışlarla Yaşıyorum

 

“Evet bütün bu olup biten garip olaylar içinde çarpıcı görüntülerle maykılı caksın’ı dinledik”. Bütün bu olup biten garip olaylar şeklinde tarif ettiği klibi de buraya iliştirmeden geçmeyelim:

 

 

Sezen Cumhur Önal nostaljik gezintimizi kendisinin Yeşilçam’a armağan ettiği bir şarkıyla bitirelim. Sacha Distel’in Chanson Orientale’ını “Kime Derler Sana Derler” adıyla 1967’de Türkçe’ye kendine has aksanıyla kazandırmıştı. Bu aksanın sırrını henüz çözebilen yok:

 

 

 

Ajda Pekkan görüntüleri bu şarkıyı seslendirdiği “Babamız Evleniyor” adlı filmden.

 

Bu arada o kadar az görsel ve video var ki inanamadım. Üstelik bazılarınızın elinde, kasetlerde gizli Sezen Cumhur Önal arşivleri olduğunu biliyoruz. İnternet geldi! Paylaşın lütfen!!!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YAm
Am

"Bana insanlığımı geri veren hazzım, dünyanın yarasını sağaltan, beni neşeye geri ören..."

MEYDAN

YYarasından Doğan Bir Hareketin Koynunda
Yarasından Doğan Bir Hareketin Koynunda

Feminist hareketin gücünün kırıklarımızda, yarıklarımızda, damar damar bin yoldan akıyor oluşumuzda köklendiğini unutmayalım.

TARİH

Y18. Yüzyıldan Bir Resimde Ankaralı Kadınların Peşinde
18. Yüzyıldan Bir Resimde Ankaralı Kadınların Peşinde

Tarihsel anlatılar içinde sarayla harem dışında ve Oryantalist tipolojilerden bağımsız olarak hayal etmekte güçlük çektiğimiz kadınları, bu resim sayesinde, Ankara’da gündelik hayatın içinde, işinde gücünde, kanlı canlı resmedebiliyoruz.

KÜLTÜR

YAğzımızın Tadını Save Etmek Mümkün Mü?
Ağzımızın Tadını Save Etmek Mümkün Mü?

Gıdalarımıza eklenen aromalar nasıl yapılıyor? Bu alanda ne tür araştırmalar yapılıyor? Bir aroma firmasında çalışan Ezgi ile konuştuk.

Bir de bunlar var

Hikmet Şırlak’la Söyleşi: Kilimi Keşfetmek
Messi ve Gizemli Yüz Yıkama Jeli Reklamı
Türk Popuyla Yarışır Bir Schadenfreude Örneği: Bob Dylan – Like A Rolling Stone

Send this to friend