Hadi Ben Kaçtım Çantaları V: Kendinden Kaçış

Kendinden kaçış çantasının bilançosu hayali bir alışveriş fişinde…

Hadi Ben Kaçtım Çantaları IV: Özgürlükten Kaçış

İki yan apartmanımızda oturan arkadaşım Özden’le sabah hava aydınlanırken ve yetişkinler hala uyurken evlerimizden çıkıp, köşenin başında buluşacak, el ele tutuşup sadece çocukların yaşadığı bir yere gidecektik.

Hadi Ben Kaçtım Çantaları II: Sözlerden Kaçış

Böyle işliyor çark, utanması gereken sen değilken bir bakmışsın kıpkırmızısın, yer yarılsa da içine girsem diyorsun. Bir söz, varlığını istemediğin bir şekilde çekiyor mağarasına ve seni oracıkta mıhlıyor.

Hadi Ben Kaçtım Çantaları VI: Göç

““Zorunda kalmak” çok geniş sınırları olan bir yer. Hayattaki en korkunç şeylerden biri evini ve yurdunu bırakıp gitmek zorunda bırakılmaktır derken kendimi bu zorunluluğa elbette dahil edemiyorum. Yine de zorunlu olarak bizim de bir hikayemiz var.”

Hadi Ben Kaçtım Çantaları III: Sorumluluktan Kaçış

Son gün. Yine son gün. Hep son gün.

Hadi Ben Kaçtım Çantaları I: Bakışlardan Kaçış

Hem sergiye gelemeyecek olanlar için hem de sergiye gelebilecek ama henüz gelmemişlerin aklını çelebilmek niyetiyle hafta boyunca Hadi Ben Kaçtım yazılarını, fotoğraflarını burada paylaşacağız.

Hadi Ben Kaçtım: Sergiye Davetlisiniz!

Haberlerimiz var! Bu Cumartesi’den itibaren iki ay kadar sürecek bir serginin parçasıyız. Yaptığımız iş hem kolektif hem hayli kişisel, bayağı da interaktif oldu. Yani “sergilenen” şeyleri karıştırmanızı istiyoruz.

Sezonun It Çantası

(Çevireceği yazı geç kaldığı için araya günün görselinden sis bombası atıyor, sinsice vakit kazanıyordu…)

Send this to friend