Şiddeti Savuşturma Mücadelesinin Kıyısında Amerika’da Kadın Olmak

Birkaç yıl önce, bir seri tecavüzcünün yaşadığım mahalledeki kadınlara saldırmasından hemen sonra, üç gün boyunca kendini savunma kursuna kaydolmuştum. Orada öğretilen ilk şey, menzile kararlılıkla ilerler gibi hızlı adımlarla yürümenin caydırıcı bir etkisinin olabileceğiydi.

Haykırışın Eli Kulağındaydı

Özgecan Aslan cinayetiyle ilgili The Guardian’da yayınlanan 5Harfliler yazısının Türkçe metni.

Penguen’de Tecavüz :PPP

Sadece boktan değil, boktan ve yanlış şeyler çizmek ilginç bir his olmalı.

Bir Taciz Hikayesi Daha ve Hollaback’in* Önemi

Arkadaşım yanımda olmasaydı veya o cesareti vermeseydi muhtemelen arkasından küfredip yoluma devam edecektim.

Bir şoför sikkesiyle: Halkla İlişkiler Teorisine Giriş

Küçücük bir arenaya sıkıştırılmış kadınlarız. Kıyafetlerimizle ve götlerimizle müsellahız. Burası bir çark yeri aslında. Ben öyle tasvir etmeyi fazla asil buluyorum. Hurdaların ve çöplerin içinde ekmeğini arayan trans kadınlar olarak, 50 nefer varız.

Kadınlar “Sınır” Tecavüzünü İhbar Ediyor

Tecavüzün bir savaş silahı olduğu bu coğrafyada şimdi de Rojavalı kadınların bedenleri birer savaş alanına dönüştürülmektedir.

Yaz Mevsiminde Sokakta Kadın Olmak

Her otobüse bindiğimde Uma Thurman’a dönüşüp Kill Bill misali katliam fantezileri kurmak yerine müzik dinleyerek camdan dışarı seyretmeyi çok isterdim. Ama pişkini ayrı, göstere göstere yapanı ayrı, usul usul elini sana değdireni ayrı, hepsini ayrı dövmek ve pişman etmek istiyorum.

Sanki Hiç Yaşanmamış Gibi

“Duymak istedim. Herkes duysun istedim.” diyor Papatya. Her birimiz yakın çevremizden yirmi kadın arkadaşımıza sorsak, kaçı şiddet görmüş, kaçı tecavüze uğramış olurdu ve kaçı bunu telaffuz edebilecek gücü kendinde bulurdu?

Send this to friend