Amerikalı şair Mark Wunderlich'ten tartışma yaratacak bir yazı

MEYDAN

KÜLTÜR

Neden Artık Gey Değilim

Mark Wunderlich’in blogunda rastladığımız bir yazıyı dikkatinize sunmak istedik. Geçen haftalarda behsettiğimiz Benim Çocuğum adlı belgesel bağlamında yaptığımız ufak çaplı tartışmaya da güzel bir katkı olabileceğini düşündük.

 

Mark Wunderlich de kim derseniz, kısaca bahsedelim. Mark Minnesota doğumlu bir şair. Lisans derecesini Alman Dili ve Edebiyatı bölümünden aldıktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık master’ı yapmış. İlk kitabı The Anchorage 1999’da yayınlanmış ve Lambda Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş. 2004’te Voluntary Servitude isimli kitabı yayınlanmış. 3. kitabı olacak olan The Earth Avails ise 2014’te Graywolf tarafından basılacakmış. Şiirleri The Paris Review, Yale Review, Slate, Tin House, Poetry, Ploughshares ve Boston Review gibi yayınlar tarafından basılmış.

 

mark wun

 

 

Neden artık gey değilim?

 

İnternet hayatımı mahvediyor. İnternete göre “queer” bir erkek olarak evlenmeyi istemem gerekiyor. Evlilik beni kendimden koruyacak. Beni tamamlayacak. Aşkım Devlet tarafından kabul edildiğinde ve tanındığında, kocamı hastanede ziyaret edebileceğim. Miras işlemlerinin tıkır tıkır hallolacağını garanti edebilirim. Bana söylediklerine göre evlilik hijyenik bir olay ve de hastalıklardan koruyor. Bazı eyaletler evlat edinmemi istemese bile, eminim bir sürü çok cici insan bu isteğimi destekler, çünkü çocuklar bizim geleceğimiz. Eğer Huffington Post Gey Sesler bölümünde okuduklarıma inanırsam hayatım şöyle bir şeye benzerdi: Yabancı insanların olduğu bir ortamda doğdum. Beni anlamadılar, bu yüzden yolladıkları okulda itip kakıldım. Okuldan eve gözyaşları içerisinde geldim ve defalarca intihar etmeyi düşündüm. Ancak sonra bir video izledim ve “Her şey daha iyi olacak,” bunu öğrendim. Bu belirtisiz zamirin yarattığı karışıklığa rağmen, LGBTQvs. etnisitemi keşfetmek için bir şehre taşınmam gerektiğini anladım. Budweiser ve Absolut Votka’nın sponsorluğunda düzenlenen Onur Yürüyüşleri en sevdiğim tatil oldu. Eğer orduya girmek istersem ve teröristlerin kazanmasını engellemeye çalışırsam, bir de üstüne çok şirin kılığımla babama gey olduğumu söylediğim bir “come out” videosu yapıp sosyal medyada izlenme rekoru kırarsam, işte o zaman korkmam gereken hiçbir kötü sonuç olamaz. Çağdaş medeniyete hoşgeldiniz!

 

Eğer Bravo TV’de gördüklerime inanırsam, renovasyonda, düzelti işlerinde, sorun çözmede veya çöpten ve kuş yeminden yapılmış elbiseleri eleştirmekte, Martha’nın—erkekleri def edip bizi yanında tutan, bizim Cadı Kraliçemiz—bahçelerini zevkli bir şekilde düzenlemekte biz homoların üstüne yok! İnanılmaz yakışıklı erkek arkadaşı parkta başka bir adamla öpüşürken fotoğrafları çekildi diye zavallı Anderson Cooper’a acımamız gerektiği söyleniyor bize. Zavallı Andy! Perez Hilton’a (bizden birine!) “pis ibne” dediği için Azealea Banks’e haddini bildirmemiz gerekiyor, Hilton gerçekten pis bir ibne olmasına rağmen. Ve tabii Jodie Foster için özel bir zehir kesemiz var; senelerce Hollywood’un Panik Odası’nda kilitli kaldığı, sonra da bir ödül töreninde yaptığı konuşmasında filmdeki Nell—TAY INA WEEN! repliği kadar ne dediği anlaşılmaz şekilde gey olduğunu açıkladığı için. Öyle “come out” konuşması mı olur! Siktirsin!

 

Olduğumuz ve olmak istediğimiz biz bu mu? Eğer öyleyse, ben artık gey değilim. Bu kelime bizi yeterince hadım etti zaten. Ben bir besleme olmayacağım, renovasyon yapmayacağım, demode, pasaklı eşinizle sevişmenize yardım etmeyeceğim. Benim yerim sınırda—her şeyin kenarında—çimlerin (mezarların kesilmemiş güzel saçları) büyüme imkanı bulduğu ve gölgeleriyle bize mahremiyetimizi teslim ettiği bir yerde. Ordunuzu istemiyorum, kimse bana “ibne” dedi diye hapse girsin istemiyorum (demin “ibne” diyerek bir nefret suçu mu işlemiş oldum?) Homoluk bir etnisite değildir. İzninizle, ben gey onurumu değil de utancımı keşfetmek istiyorum. Elimde olsaydı, en ayrıcalıklılarımıza göre kesip biçilmiş ayrıcalıklar için mücadele ettiğimiz zamanlarda olmak yerine, bizi, özgürlük için mücadele verdiğimiz zamanlara geri götürmek isterdim. Evlenmeyeceğim. Gey açılımı yapmayacağım. Ben böyle doğmadım, “queer”liğimi tırnaklarımla, ruhumu işler gibi inşa ettim. Ben artık gey değilim.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YAm
Am

"Bana insanlığımı geri veren hazzım, dünyanın yarasını sağaltan, beni neşeye geri ören..."

MEYDAN

YYarasından Doğan Bir Hareketin Koynunda
Yarasından Doğan Bir Hareketin Koynunda

Feminist hareketin gücünün kırıklarımızda, yarıklarımızda, damar damar bin yoldan akıyor oluşumuzda köklendiğini unutmayalım.

TARİH

Y18. Yüzyıldan Bir Resimde Ankaralı Kadınların Peşinde
18. Yüzyıldan Bir Resimde Ankaralı Kadınların Peşinde

Tarihsel anlatılar içinde sarayla harem dışında ve Oryantalist tipolojilerden bağımsız olarak hayal etmekte güçlük çektiğimiz kadınları, bu resim sayesinde, Ankara’da gündelik hayatın içinde, işinde gücünde, kanlı canlı resmedebiliyoruz.

KÜLTÜR

YAğzımızın Tadını Save Etmek Mümkün Mü?
Ağzımızın Tadını Save Etmek Mümkün Mü?

Gıdalarımıza eklenen aromalar nasıl yapılıyor? Bu alanda ne tür araştırmalar yapılıyor? Bir aroma firmasında çalışan Ezgi ile konuştuk.

Bir de bunlar var

Şehri Alacağız, Ama Önce Geceyi
Başka bir dayanışma mümkün mü?
Diyarbakır’a Destek Çağrısı

Send this to friend