Bizde naz, niyaz yapmayana, saçı kısa olana Erkek Fatma derler, bunun İngilizce'deki karşılığı da Tomboy.

KÜLTÜR

Nebahat Style

Bizde naz, niyaz yapmayana, saçı kısa olana Erkek Fatma derler, bunun İngilizce’deki karşılığı da Tomboy. Tomboy bizim Erkek Fatma kadar hakaretamiz mi emin değilim, galiba değil – olumsuz anlamda kullanıldığına pek rastlamadım. Genelde “serbest ve havalı” anlamında kullanıyorlar, buradaki havalılık, serbestlikle erkekliğin eşleştirilmesini de tartışıp kendi moralimizi bozabiliriz. İşte giyim konusunda Tomboy sıfatı da “sade, havalı ve serbest” anlamlarına gelecek biçimde kullanılıyor. Geçen bir tane giyim blog’una rastladım, -bayağı da ünlüymüş üstelik, daha önce görmediğime şaşırdım- adı Tomboy Style. Blog, geniş görselleriyle mükemmel Başkan Fatma Girik tarzının bir kutlaması, “entel” modasına yol tarifi diyebiliriz. Serbest, rahat giyime dair şöyle ilham verici fotoğraflar var:

 

 

(Okul üniformasının da neresi serbest oluyorsa)

 

 

 

Blog’un künyesi ise şöyle:

 

“Tomboy kavramını tanımlamak için “erkek kıyafeti giyen kadın”ın ötesine geçmek gerekiyor – Bu kavramın popüler kültürün moda, film, edebiyat alanlarında bugüne kadar bir sürü etkisi oldu. Tomboyluk çoğunlukla giyim kuşamla tanımlansa da, onu tamamlayan içten gelen bir kendine güven, başkaldırı duygusu ve maceracılıktır.”

 

Yani ne diyeyim, bu açıklama kibar bir tabirle biraz tırıvırı tabii… Bugün geleneksel kadınsılık formlarına uymamayı bir başkaldırı olarak kabul edebileceksek de, hasır şapka kot gömlekle oturduğumuz yerden kahraman filan olmuyoruz. Pantolon giydik diye ormanlar fatihi aslan da önümüzde ezilip büzülmüyor. Orada başka şeyler gizli. Giyim ve moda dünyası davul ve zurnayla hep böyle muğlak bir maceracılık ve başkaldırıyı kutlar zaten. Macera ve başkaldırıya dünden razılar, ama kendi arka bahçelerinde ve ofislerinde değil, göz zevkini bozacak biçimde değil, satış rakamlarını düşürecek şekilde hiç değil. Sıfır beden mecburiyetine karşı kıvrımlı ve “gerçek” kadın formunu öne çıkarırken zayıf kadına “sen gerçek değilsin” imasını değdirmemeyi, bir tür palavra muamelesini yapmamayı, beceremez.

 

Açılın, sahibi geldi.

 

Gerçek olarak kutladıkları, modellere nazaran daha dolgun hatlı kadının (Mesela Christina Hendricks) vücudunun da çoğu kadın için en az onbeş yaşındaki İskandinav güzellerininki kadar ulaşılmaz, imkansız ve Allah vergisi olduğunu bir anlığına unutuverir. Şimdi Hendricks akıl almayacak derecede güzel bir kadın ve bugüne kadar alıştığımız ince vücutlara kıyasla farklı da olabilir, ama kendisinin vücut tipini norm olarak kabul etmek, kusura bakmasınlar ama, baştan aşağı manyaklık sayılır. Biz dergi kapaklarında gerçek ve normal olarak (Ay imalı yazacağım diye italik tuşunu kırdım) sunulan kadınları, sonunda onların da şöhret spotunda yükselmelerini gözyaşları ve sevinçle izlerken arada bir durulup kendimize sorarız: “Ya bana ne oluyor, benim vücudum böyle de değil ki? Şimdi ben de mi gerçek değilim?” Giyim dünyasındaki temsiller rüzgar yön değiştikçe acayip haller alıyor, gerçeklik skalasında nerede durduğunu belirleme işi bardak, kaşık ölçüsüne, o da olmazsa Casper gibi duvardan geçebilme testine kalıyor.

 

Ben insan değil miyim / Ben kulun değil miyim?

 

İnsan bunları tekrar düşünürken bile belli bir yorgunluk hissediyor, beşyüzyılın türküsünü ses kısma pahasına gene okumuş gibi oluyor. Neyse, işte Tomboy Style böyle. Özünde göz okşayıcı, güzel bir giyim blog’u.”İki fotoğraf bakacaktık, keyfimize limon sıktın” derseniz haklısınız, aynısını ben kendi kendime de söyledim. Bunlar olurken uzaklarda aslan, “Ben bekliyorum, daha fethedilmedim” gibilerinden, kükredi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

SANAT

YBu Resim Gitmeli Mi?
Bu Resim Gitmeli Mi?

Sanatçı Hannah Black'in siyah bir çocuk cesedini tasvir eden sanat eserinin var oluşunu ve sergilenmesini eleştirdiği açık mektubundan hareketle: "onurlandırmak" ve "lafı ağzına tıkmak" arasındaki ince çizgi nerede durur?

KÜLTÜR

YMary Beard: Gücün İçinde, Üzerinde, Peşinde Kadınlar
Mary Beard: Gücün İçinde, Üzerinde, Peşinde Kadınlar

Cambridge Üniversitesi Klasikler Profesörü Mary Beard'ın konuşması: Kadınlar Antik Yunan'dan bugüne güçle nasıl ilişkilendi?

SANAT

YÖlüm Kadar Ciddi, Küfürlü bir Şaka: Renate Bertlmann
Ölüm Kadar Ciddi, Küfürlü bir Şaka: Renate Bertlmann

Renate Bertlmann, 1970’lerde bir çok çağdaşı gibi 1968’in devrimci atmosferi ve ikinci dalga feminizmin gücüyle kadın bedenini bir kutlama ve devrim aracı olarak yeniden kurgulayan eserler üretmiş.

SANAT

YGüncel Kızlar (1977)
Güncel Kızlar (1977)

Vintage sarısı, yalnızca çözülmüş meselelere, başarıyla alınmış haklara mı değer?

Bir de bunlar var

Annem ve Anneannemle “Sarmaşık”
Kadın Kadın Mıdır?
Haydi Kızlar Hogwarts’a!

Send this to friend