Bir kediye yuva sağlamak, onun cinselliği ve anneliği konusunda karar merci olma hakkı verir mi?

YAZI

Kedi Annesi Olmak

PONÇİKSU iki aylık bir kedi yavrusu. On katlı bir apartmanın yedinci katını yani kedileri olması gerektiğine evlenmeye karar vermeden önce karar vermiş bir çiftin dairesinin önünü seçerek, doğurma yeri için son derece akıllıca karar veren bir sokak kedisinin beş evladından biri. PONÇİKSU sütten kesildiğinden beri evde bizimle yaşıyor ve göz bebeğimiz. Kendisini enerjik, çılgın, deli, zilli gibi sıfatlarla anlatabilirim. Dünyası (yani bizim ev) onun için tümüyle bir oyun alanı. Leblebiden kumandaya herhangi bir zımbırtıyla eğlenme potansiyeline hayranım.

 

image (3)

 

Şimdi konuya geçiyorum: Bu zamanlarda yapılması gereken aşıları araştırırken karşıma ısrarla aynı soru(n) çıkıyor: KISIRLAŞTIRMA! Yazılar kısırlaştırmanın kediyi çeşitli kistlerden koruduğunu, faydalı olduğunu söylüyor. Ancak veterinerlerin de para kazanması gerekiyor. O yüzden sağlık açısından gerekli olduğu kısmından çok emin değilim.

 

Bir kediye yuva sağlamak, onun cinselliği ve anneliği konusunda karar merci olma hakkı verir mi? Sevdiceğim kesinlikle cinselliği tatması ve doğal sonucu olarak doğurması gerektiği görüşünde. Ortalama 4-5 tane doğuracağını düşünürsek yavruların en azından çoğunluğuna yuva bulmak gerekecek. Ki birden çok kez hamile kalacağını düşünürsek yılda beşer onar gelecek yavrular.

 

Sokaklarda aç, hırpalanmış ya da ezilmiş hayvancıklar varken kısırlaştırmaya karşı çıkarak bunlara yenisini eklemek doğru mu diye de soruyorum. Bir de şöyle bir gerçek var; kedi doğurduğu zaman içgüdüsel olarak yavruları korur ve besler ama birçok anne kedi yavruları sütten kesilince onlarla ilgilenmez hatta yolda görse selam vermez. Muhtemelen kediler çok umursamıyorlardır çoluk çocuk mevzularını.

 

image (2)

 

Ailemin evinde kısırlaştırma ameliyatı geçirmiş bir kızımız var. Ameliyattan sonra birkaç gün yemek yemedi, su içmedi. Veterinere götürdüğümüzde depresyona girdiğini söyleyip, antidepresan vermişlerdi. Acaba kedilerle konuşma şansımız olsaydı “benim bedenim, benim kararım, karışmayın” mı derdi? Kısırlaştırmak işin kolayına kaçmak mıdır? Yoksa olaya abartılı bir duygusallık mı katıyorum?

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bir de bunlar var

Orlando Bloom İstanbul’a Bayıldı
Onur Ünsal’la Röportaj II. Bölüm: “Yapabildiğinle birçok şey anlatabileceğin düşüncesi seni yalnızlıktan kurtarıyor”
Mahremiyetler ve Masumiyetler

Send this to friend