Zifiri karanlıkta elinizde bir baston, yanınızda görme engelli rehberinizle "görmenin yeni yollarını" keşfetmeye çağrılıyorsunuz

KÜLTÜR

Karanlıkta Diyalog: Görmenin Yeni Yolları

Gayrettepe metrosunun sergi alanında bu günlerde “Karanlıkta Diyalog” diye bir şey var. Zifiri karanlıkta elinizde bir baston, yanınızda görme engelli rehberinizle “görmenin yeni yollarını” keşfetmeye çağrılıyorsunuz.

 

İçeride rehberinizin sesi, arkadaşınızın parfümü, kazağının dokusu, tutunduğunuz duvarın bittiği yer, bastonunuzun çarptıkları, aşinalık – her şey başka bir anlam kazanıyor.

 

Labirentin içinde neler olduğunu tek tek anlatıp sürprizi bozmayayım. Kah bir lavanta kokusu alıyor kah serin bir esinti hissediyorsunuz diyeyim. Benim için en ilginçlerinden biri bir oturma odasında sesli betimlemeli film “izlemek” idi sanırım. (Uçağa binmeli kısım ise bana biraz lüzumsuz geldi, sanırım sponsorlardan biri THY olduğundan araya öyle bir şey sıkıştırma ihtiyacı hissetmişler)

 

Yolculuğun sonunda kafeteryadan bir kola satın alıp rehberimiz Recep’le sohbet etme fırsatı bulduk, bütün bunlar hala tamamen karanlıkta oluyordu. Recep amaçlarının acıma duygusunun yerine anlamayı koymak olduğunu anlattı. Şehirde en çok zorlandığı şey sorulduğunda “galiba karşıdan karşıya geçmek” dedi, bir de İstanbul kaldırımlarındaki sarı bantların maalesef hem materyal hem yön açısından pek çok sorunu olduğundan bahsetti.

 

10 kişilik, görmemeye alışık olmayan bir grupla ilerlerken bazen durum kaotikleşebiliyor tabii; fakat rehberimiz çok iyiydi, kontrolü hiç kaybetmedi. Herkes adına konuşamam ama beni çok güvende hissettirdi.

 

Sergiye gelmeden önce dikkat edilecekler şurada açıklanmış, örneğin topuklu ayakkabı tavsiye edilmiyor. Bunlar dışında başlangıçta bir tedirginlik, anksiyete mümkün. Ben başlarken tedirgin değil heyecanlıydım fakat sonlara doğru pek hoş olmayan bir baş dönmesi hissettim. Karanlıkta Diyalog yalnızca fiziksel bir deneyim de değildi kesinlikle, kısa bir süre içerisinde (1 buçuk saat) çok farklı duygulardan geçebiliyorsunuz. Heyecan bir anda moral bozukluğuna dönüşüp sonra dikkatli bir meraka evrilebiliyor, arkadaşlarınızı seslerinden bulmanın ve o bağırış çağırışın da bir eğlencesi var tabii.

 

Tavsiye ederim özetle.

 

Daha çok bilgi için: http://www.dialogistanbul.com/hakkinda

 

 

Bir de bunlar var

Bonobonun Adı Yok
Bakışlarda Gölge Mevsimi: Eyeliner
Bağlamışım Çözülmüyor

Send this to friend