Başarıyı erkek odaklı, erkeksel verilere göre, erkek egemen bir dünyada tanımlıyoruz.

MEYDAN

Kadın-Erkek İşlerinde Görelilik Teorisi

Eski ev arkadaşlarımı düşündüğümde gözüme çarpan en açık olay evin temizliği hakkındaki farklı görüşlerimiz. Aşırı titiz olmayan kadın arkadaşlarım ile temizlik seviyemiz az buz aynıydı. Fakat erkeklerle hiç böyle olmadı. Onlar için bulaşıkların lavaboda günlerce durması, banyoda tıraş sonrası kalan kıllar evin kirli olduğu anlamına gelmiyordu. Yani temizlik anlayışımız göreceli idi.

 

Ev işlerine, özellikle temizliğe harcadığımız süre gitgide azalıyor. Bu sadece erkeklerin kadınlara yardım etmesinden kaynaklı değil, toplam harcanan vakit de 60’lara kıyasla çok azalmış durumda. (Bu arada erkeklerin ev işlerine yardım ettiklerinde bile sadece belli tür görevleri üstlendiklerini biliyoruz.) Tabii ki kadınların iş hayatına girmesi ve bunun dışında değişen alışkanlıkların etkisi de var temizlik anlayışımızın değişmesinde. Fakat şu anda bile erkekler ve kadınların temizlik referansları çok farklı durumda.

 

Temizlik konusu her açıldığında erkek arkadaşımın önüme getirdiği örnek perdelerin tozunu almak. ‘Kimse artık anneannelerimiz gibi her hafta perdelerin tozunu almakla uğraşmıyor. Çünkü bunun gereksiz olduğuna karar verdik.’ İyi de kim karar verdi? Kadınların temizlik anlayışı mı erkeklerinkine doğru kaydı? Niye bu göreli algı erkeklerin fikirleri etrafında dönüyor? Bunu söyleme nedeni çoraplarını eşleştirmesini önermem bu arada. Düzen görüşlerimiz bu kadar uzak birbirinden yani. Ve beklenti benim görüşlerimi değiştirmem çünkü belki de erkeklerin bir bildikleri var.

 

Ev işleri konusunda birbiri ile çatışan iki düşüncem var: 1- Toplumun bana dayattığı temizlik normlarına ve alışkanlıklarına karşı çıkmak. 2- Dayatma mayatma, lavabodaki kurumuş diş macunu iğrenç bir şey.

 

Bu içsel çatışmayı yaşamayı bile kadınlar olarak yaptığımız davranışların hep erkeklere göre kıyaslanmasına bağlıyorum. Ve tabii ki bu kıyaslanma hep bizim davranışlarımızın küçük görülmesi ile sonuçlanıyor. Bunun en iyi örneği, yine temizlik konusundan devam edersek, hizmetliler ve ev temizlikçileri arasındaki maaş farkı. ABD verilerine göre kadınların çoğunlukta olduğu ev temizlikçileri, erkeklerin çoğunlukta olduğu hizmetlilere göre haftalık 100 dolar daha az kazanıyor! Bu oran haftalık aynı saat üsresince temizlik işi yapan insanlara ait. Kadınların yaptığı temizlik daha değersiz görülüyor. Bu maaş farkı birçok farklı meslekte karşımıza çıkıyor: Bilgisayar programcılarının maaşları mesela, kadınlardan erkeklere geçtiğimizde bir sıçrama yaşıyor. Çünkü kadınlar yaptığında veri analizi sekreterlik gibi düşük seviyede bir iş olarak görülüyor. Hatta tersi bile doğru: Erkek egemenden kadın egemene geçen mesleklerin maaşı da düşüyor.

 

Bu olay sadece maaş gibi ölçebileceğimiz verilerle de sınırlı değil kanımca. ‘Başarı’ algısında da karşımıza çıkıyor mesela. İşinizde başarılı olmak için ne yapmanız gerekir? Kadınlara verilen en önemli tavsiyelerin arasında olanlar: ‘Agresif ol’, ‘Tuttuğunu kopar’, ‘Kadınsı giyinme’, ‘Kesinlikle ofiste duygusallığını gösterme’, vs vs. Bunların hepsi bizi erkeksi davranışlara yönledirmiyor mu? Çünkü erkekler hayatta daha başarılı; daha iyi işlerdeler, daha çok para kazanıyorlar, toplumdaki statüleri daha yüksek. Onların bir bildiği var demek ki! Halbuki böyle düşünmemizin sebebi başarıyı erkek odaklı, erkeksel verilere göre, erkek egemen bir dünyada tanımlamamız.

 

Bu göreceliği günlük hayatımda en çok hissettiğim alan işyeri kıyafetleri. Erkekler resmi veya profesyonel olmak istediklerinde seçenekleri açık: takım elbise. Bu erkeklerin normal giyimlerinden çok da farklı değil aslında, pantolon, gömlek, ceket ve bazen kıravat. Fakat kadınların günlük kıyafetleri çok daha renkli: uzun/kısa eteği var, elbisesi var, gömleği, bluzu var. Var da var. Ama işyerinde bunların bazıları kabul görmüyor. Bana genelde verilen tavsiyeler erkeklerin kıyafetine en yakın şekilde giyinmem. (Tabii kıyafet ve davranışlarda erkeklere çok yakın olmak da kadınlara yaramıyor, ama o çok farklı bir yazı konusu.) Odak noktamız hep erkeklerin davranışları.

 

Bu görelilik kültürel etkinliklerimize de yansıyor. Erkeklerin çoğunlukla ilgi gösterdiği bir alan olan futbol -ya da genel olarak spor- sanki insanlığın vazgeçilmez bir hazinesiymiş gibi algılanırken, kadınlara ait hangi aktiviteye saygıyla bakılıyor? Erkeklerin bir araya geldiklerinde saatler boyunca politika konuştukları varsayılırken, kadınlar sanki hep gün yapıyor ve boş işlerle meşgul oluyor. Erkek egemen olan sanat dünyasında da var bu: Müzeler yağlıboya tablodan geçilmezken el işi gereksiz görülüyor. Erkeklerin kas geliştirmesi normalken kadınların cilt bakımı yapması para tuzağı oluyor. Kas demişken: kas gücü sadece biyolojik bir farklılık değil de, ayrıca erkekleri kadınlardan üstün kılan bir nitelik olarak gösteriliyor bilim çevrelerinde bile. Mesela, bize avcı-toplayıcı toplumların nasıl öğretildiğine bakalım. Lisedeki sınıfımızda öğrendiğimiz erkekler ormana gidip av bulurken kadınların mağarada oturup yemek bekledikleri idi. Halbuki kadınların egemen olduğu tarımcılar yaşadıkları topluma daha yüksek seviyede ve güvenli bir şekilde kalori sağlıyorlar.

 

Benim bu konuda aldığım karar şu: Eğer benim kadınlığımdan gelerek yaptığım bir davranış eleştiriliyor, hele hele de küçümseniyor ise en önce ‘Neden?’ diye soruyorum. Sonrasında bu davranışımı erkek odaklı değil de kadın odaklı değerlendirmeye çalışıyorum. Çünkü kadınlar olarak bizim de bir bildiğimiz var!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YErkekler İçin Dizayn Edilmiş Bir Dünya 1
Erkekler İçin Dizayn Edilmiş Bir Dünya 1

Kullandığımız neredeyse her alet edevatın, toplumsal alanların, hizmetlerin, ilaçların, her şey erkek odaklı tasarlanırken...

KÜLTÜR

YBilimde Kadınlar: Dahi Misin? Çalışkan Mı?
Bilimde Kadınlar: Dahi Misin? Çalışkan Mı?

Bir alandaki akademisyenler zekaya çalışarak öğrenmekten daha çok önem verdikçe, o alandaki kadın oranı azalıyor.

TARİH

YAnne Thériault ve Bednam Kraliçeler
Anne Thériault ve Bednam Kraliçeler

Bazen unutulmuş, bazen bile bile gözardı edilmiş dünyaca ünlü kraliçelerin hikayeleri.

Bir de bunlar var

Et, Süt, Yumurta, Tecavüz ve Feminizm
Geziyi Alevîleştirmek
İstismar Günlüğü: Dava

Send this to friend