Valla ben de anlamadım.

KÜLTÜR

James Franco Oz Büyücüsü Olmuş

…Gördüğünüz gibi şakalı başlığa teşebbüs dahi etmedim. Olan biten yeterince sarsıntılı bence. Sinema tarihinin yedi PhD’li Hürmüz’ü, performans sanatıyla semiren şımarık ruh James Franco, yeni filminde Oz Büyücüsü’nü oynuyor. Oz Büyücüsü hikayesinin öncesini, yani galiba büyücü iyice kudurmadan önceki hayatını anlatan sözkonusu filmin fragmanı aşağıda:

 

 

Gördüğünüz gibi son bir kaç senedir moda olduğu üzere “karanlık” bir Oz Büyücüsü öngörmüşler, bu da bugünün standartlarında “Tatlı şeylerin üzerine toz döküp gri filtreyi dayıyoruz, günümüz sorunlarına ve insanın sonluluğuna ışık tutuyor” demek oluyor. Yanılmıyorsam bütün bunlar Christian Bale’li Batman serisiyle (“Arkadaşlar Batman de olacaksam kilomu verir, kendimi iyice sefil eder öyle oynarım, bizde böyle”) başladı, karanlık Pamuk Prenses yapacağız diye kızı yanlışlıkla ergenliğe soktuklarından beri de bana şahsen bu janrdan fenalık geldi. Gregory Maguire’ın doksanlarda Wicked ile başlayan roman serisi ile daha politik bir alegori biçiminde yeniden yorumladığı Oz Büyücüsü, zaten oyuncaklı yapısı sebebiyle böyle şeylere müsait. Franco’ya bir de buradan “Yeşil Başlı Ekran: CGI Üzerine Kafkaesk Yansımalar” isimli mezuniyet tezi çıkar mı? Oh, doldur babam. Siz saçmalarken ben de cüzdanımı çıkarayım, içinde yakılacak bilet paraları var.

 

Humbert Humbert da katılıyor:

 

Laptop’ımın ışığı, kasıklarımın ateşi…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

SANAT

YBu Resim Gitmeli Mi?
Bu Resim Gitmeli Mi?

Sanatçı Hannah Black'in siyah bir çocuk cesedini tasvir eden sanat eserinin var oluşunu ve sergilenmesini eleştirdiği açık mektubundan hareketle: "onurlandırmak" ve "lafı ağzına tıkmak" arasındaki ince çizgi nerede durur?

KÜLTÜR

YMary Beard: Gücün İçinde, Üzerinde, Peşinde Kadınlar
Mary Beard: Gücün İçinde, Üzerinde, Peşinde Kadınlar

Cambridge Üniversitesi Klasikler Profesörü Mary Beard'ın konuşması: Kadınlar Antik Yunan'dan bugüne güçle nasıl ilişkilendi?

SANAT

YÖlüm Kadar Ciddi, Küfürlü bir Şaka: Renate Bertlmann
Ölüm Kadar Ciddi, Küfürlü bir Şaka: Renate Bertlmann

Renate Bertlmann, 1970’lerde bir çok çağdaşı gibi 1968’in devrimci atmosferi ve ikinci dalga feminizmin gücüyle kadın bedenini bir kutlama ve devrim aracı olarak yeniden kurgulayan eserler üretmiş.

SANAT

YGüncel Kızlar (1977)
Güncel Kızlar (1977)

Vintage sarısı, yalnızca çözülmüş meselelere, başarıyla alınmış haklara mı değer?

Bir de bunlar var

Efes’te Kleopatra’nın Gelişi Şerefine Göbek Dansı ve Gladyatörler
Sandığı Kadar Modern Olmayan Emre’nin Dramı
Kadınlarda, Yaşlılarda Olmayan O Şey Nedir?

Send this to friend