Size trol diyebilir miyim?

MEYDAN

İYİ Kİ DOĞDUN KAVANOZCU AMCA!

Kıymetli 5Harfliler,

 

Yine karmaşık görünümüne rağmen özümde çok basit bir soruya açıklık getirmek için huzurlarınızdayım: Sevan Nişanyan’ın derdi ne?

 

Adamcağızın derdi bu sefer cidden büyük. Ama dert kısmına geçmeden önce can alıcı, başka bir soru bekliyor bizi. Genç okurlardan gelen şikayet mektupları 25 yaş altı 5Harflilerin geçtiğimiz haftanın tantanasına eser miktarda fransız kaldığını gösteriyor. Sevan Bey’in ne iş yaptığı, neden facebook demeçleri verdiği, ne sıfatla çeşitli etkinlikler düzenlediği, feministlerle arasında nasıl bir husumet olduğu, geçmişte neler yaşandığı gibi sorular da gelmiş posta kutuma. Ama mektupların büyük yüzdesi tek bir soruya yanıt arıyor:

 

Bu amca kim?

 

Sondan başlayıp adım adım ilerleyelim canlarım. Geçtiğimiz hafta Sevan Bey, Facebook’tan şöyle bir paylaşım eyledi:

 

 

Kabul edelim, bir etkinlik daveti için ilginç bir girizgah.”Neden bu amcaya feministlerle derdini sormuşlar?”, “Kim sormuş?” “Kim cevaplamış?”, “İnek nerde?”, “Sen kim dogma?” gibi çok sayıda soru sormuşsunuz. Haklısınız. On yılın tarihini bilmeden bu dili, bu lafları anlamak mümkün değil. On yıllık tarihi iyi bilenler bile, bayram değil seyran değil, 8 mart hiç değil, Sevan Bey feministlerle derdini neden çıkarıp masaya koydu durup dururken? diye hayretlere gark oldu. Halbuki bütün soruların cevabı gözününüz önünde kıymetlilerim. Bir tarih ki *10 YILLIK*. Sevan Bey’in kavanozculuğu bu yaz tam 10 yaşına bastı! Biriniz de çıkıp hatırlamadınız!

 

Ne yapsaydı, Samos adasında sessiz sedasız mı üfleseydi kokulu mumlarını adam? Olmaz tabi. Bize kek yaptı.Sonra oturdu, bir doğumgünü davetiyesi yazdı dogmalı, teorili. Paylaş butonuna basınca da hoppp başlasın kop kop! Davete ilk icabet eden panel konuşmacılarından Zeynep Direk oldu.

 

 

Zeynep Direk’in etkinlikten çekilmesi filan değil de, mesajında “geçmişte yaşanan şiddet edimini” hatırlatması Sevan Bey’i çıldırttı. “Düşündükçe kuduruyorum” yazmış bir iletisinde (yerseniz sinirden, yemezseniz zevkten). Sonra vur patlasın, çal oynasın. Facebook sayfasında feministleri terörist yerine koymak mı isterseniz, Zeynep Direk’ten “o teyze” diye bahsetmek mi, her bir mesajla, yorumla, partisinin daha da kalabalıklaşması mı…

 

Diğer katılımcılar da birer birer icabet edince davete, dilek tutmanın zamanı geldi.

 

 

Bu son “zavallısınız” hamlesiyle mumları üfledi Sevan Beyciğimiz. Dileği sabahına gerçekleşti! Zehra Çelenk’in Duvar’daki kavanoz yazısıyla, BOK tarihçesini unutanlar hatırlamış, yaşları tutmayan genç nesil öğrenmiş, oyuncağı Sevan Bey’in eline geri verilmiş, görev tamamlanmış oldu!

 

Bundan tam 10 yıl önce Sevan Bey’in karısının kafasından aşağı kavanozda biriktirdiği bokunu boşaltmasıyla başlayan süreci didik didik takip etmek isterseniz, şurada mükemmel bir kronoloji var canlarım. Sevan Bey’in aklına estiği zaman feministleri birkaç yüz takipçisiyle birlikte faşist, terörist vs olmakla suçlaması, feministler bu bok hadisesine verilen tepkiyi abarttılar mı acaba diye sordurabilir başta. Ne bileyim adamı kaçırıp regl kanlarıyla filan mı boyadılar? Şimdi bişeye benzedin deyip selfiler mi çekildiler birlikte? Yok. Böyle olmadı. Özeleştiri istediler. Özeleştiri ve özür gelene kadar ortak çevrelerden dışlanmasını talep ettiler. Bu kadar.

 

Sevan Amcanız ise hem olayın ertesinde hem de aradan geçen yıllarda herhangi bir özeleştiri yapmadığı gibi, çeşitli röportajlarda kendisini en çok üzenin “eserlerinin böyle bir olayın gölgesi altında kalması” olduğunu, Türkiyeli erkeklerin yüzde 90’ının aynı durumda dayağa başvuracağını, kendisi çok aydınlanmış olduğu için böyle sembolik bir şiddet jestini akıl ettiğini, hatta karısına bok banyosu yaptırma sebebinin kadın çalışanlara karşı kötü tavrı olduğunu, hem sınıf hem cinsiyet eşitsizliğine karşı bir tepki verdiğini söyledi. O dönemki kankası Etyen Mahçupyan’la birlikte yazılar döşendiler, “feminizmin karanlık sularına” dalıp dalıp köylülük, geri kalmışlık, gecikmiş modernleşme buldular.

 

Bütün bu süreçte bu çok okullar, kitaplar okumuş, yazmış, çalışmış, üretmiş Sevan Amcanız çok önemli bir şeyi farketti. Onca okuduğu, yazdığı, imar ve inşa ettiği değil, bok meselesi kendini ünlü yapmıştı. Tüm kalbiyle inandığı dehası hayatı boyunca yeterince takdir görmemiş, hasretini çektiği ilgiye bir kavanozla kavuşmuştu. Geç yakaladığı bu boktan şöhreti nasıl yapsın da korusundu? Dilerseniz bu soruyu çoktan seçmeli başka bir soruyla yanıtlayalım.

 

Kalem kağıt ve imar erbabı entelektüel bir erkeğin kavgalı olduğu aşağıdaki yapı ve gruplardan hangisi diğerlerinden farklıdır?

 

a) TC imar yasası,
b) yozlaşmış hukuk mekanizması,
c) semavi dinler
d) FEMİNİSTLER

 

D şıkkının güzelliğine bakar mısınız? Diğerleriyle uğraşmak adamcağızın başına neler getirdi malumunuz. Uçup Samos adasına kondu ama cezaevlerinde, mahkemelerde ayları, yılları çürüdü. Şimdi çekildiği köşesinde, ilgisiz, alakasız, alkışsız, yuhalamasız, ondan bahseden birileri olmadan nasıl sürdürsün biri olmayı bu adam? Yetinemez tabi. Güçlü kalamaz. Kime söyleyecek “benzemez kimse bana” namesini? Hayali arkadaşlarına demeç vermesi hep bu çaresizlikten işte.

👻 Feministlerle derdin ne Sevan?
– Hiç, sadece dogmatizm beni rahatsız eder.
👻 Seni niye sevmiyorlar?
-Anlamak zor, belki tehlikeli buluyorlar.
👻 Diyosunn.

 

Yemişiz tehlikesini be Sevancım. Feminist etkinlik düzenle, mekanına kadınları çağır, sonra kendi etkinliği hayali diyaloglarla bombala filan, bu kadar zahmete hiç gerek yoktu. Bi bok emojisi yeterdi kendini hatırlatmaya.

 

Pastan da bizden olsun.

 

İYİ Kİ DOĞDUN KAVANOZCU AMCA!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

YHangi 8 Mart’sınız? Kadınlar Günü mü? Emekçi Kadınlar Günü mü?
Hangi 8 Mart’sınız? Kadınlar Günü mü? Emekçi Kadınlar Günü mü?

Yıllardır aklınızı karıştıran her şey bu soruda düğümleniyor: 8 Mart dünya kadınlar günü müdür, dünya emekçi kadınlar günü mü?

Bir de bunlar var

Bir şoför sikkesiyle: Halkla İlişkiler Teorisine Giriş
Kürtaj Gemisi Guatemala’da
Savaş Nasıl İzlenir? Kadınlarla Kobanê sınırına gitmek üzerine… – 1

Send this to friend