!f İstanbul Uluslararası Film Festivali 12 Şubat'ta başlıyor. 115 film arasından 23 tanesini seçtik.

SANAT

!f İstanbul 2015 Seçkisi

Kendi kendime erinme nazlı bacım diyerek oturup bu kadar filme baktım ve sizler kendim için aşağıdakileri seçtim ama nasıl seçtim, neye göre seçtim?

 

Yaş: 28

Meslek: Haberci

Kriter: Sübjektif

Torrent’ten indirmez miyim düşünceleri: *Aramızda*

Görür görmez tab’i kapattıran kelimeler: Vampir, çeteler, vampir çeteleri

Film klişelerine alerji: Alt-orta seviye

Klişelere yine de ağlama ihtimali: %85

Entellik seviyesi: 6/10 (bağımsız değerlendirme bulunamadı)

 

Yasal uyarımı yaptığıma göre devam edebiliriz.

 

1. Maïdan / Meydan: Yakın zamanda Ukrayna’da gerçekleşen, hala devam etmekte olan dış destekli bir iç savaşa yol veren devrimin belgeseli. Çatışma bölgelerinden aşina olduğumuz el kamerası yerine yönetmen Loznitsa “hareketten kaçının uzun planları” tercih etmiş. “Ukrayna hakkında önümüzdeki 5 sene içinde eskimeyecek birkaç belgeselden biri” sözü var.

 

 

2. Silvered Water, Syria Self-Portrait / Gümüş Suyu: Suriye Otoportresi: “Suriye savaşına dair en kalp kıran film” olduğuna daha fragmanından inandım. Hums’ta yaşayan ve çektiği videoları arkadaşı (ve yönetmenlerden biri) Ossama Muhammed’e yollayan Simav’ın gözünden izlenen belgeselin “Bu yıl izleyeceğimiz en zor film” olacağı sözü var.

 

 

3. X+Y: Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu “ilk film”, bildiğimiz dahi ve otistik ergen hikayesinin incelikli ve Britiş mizahıyla bezeli bir versiyonuna benziyor.

 

 

4. The Amina Profile / Amina Profili: Belki hatırlarsınız, Suriye iç savaşının başlarında “Gay Girl in Damascus” blogunun yazarı olduğu söylenen Amina isimli bir kız haberlerdeydi, Suriye’de kaçırıldığı düşünülüyordu, hakkında hashtagler, kampanyalar havada uçuştu. Kanada’da bir sevgilisi bile vardı. Sonra böyle bir insanın olmadığı ortaya çıktı. İşte böyle bir şeyin yaşanmasının mümkün olduğu zamanemizle ilgili bir belgesel.

 

 

5. The Vanquishing Of The Witch Baba Yaga / Büyücü Baba Yaga’nın Yok Oluşu: Baba Yaga, lanetli ormanda 4 adet kocaman tavuk ayağı üzerinde duran kulübesinde yaşayan ve çocuk yiyen cadı. Küçükken sürekli okuduğum masal kitabında az önce anlattığım şeyin tasviri vardı, sayfa numarasını ezbere bildiğimden her seferinde elimle o iki sayfayı birleştirerek geçip, görmemeyi başarırdım. Filmin fragmanı da, açıklaması da bana filmden (hele masalsılıktan) çok akademik bir yazıyla karşı karşıyaymışım gibi bir his verdi, ama o da olur, o da güzel.

 

 

6. Tomorrow We Disappear / Yarın Yok Olacağız: “Kendimize ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Sanatçı mıyız? Fakir miyiz? Neyiz biz?” Film temelde bir “varoşlar, gökdelen yapmaya gelen müteahitlere karşı” hikayesi, ama sözkonusu varoş Delhi’de üç binden fazla sanatçıya, sihirbaza, akrobata, kuklacıya ve onların ailelerine ev sahipliği yapan Kathputli Kolonisi. Şüphesiz izlerken aklın benzediği ve ayrıştığı noktalarla Türkiye’ye kayıp duracağı bir belgesel.

 

 

7. I Am Michael / Ben Michael: James Franco’nun nur yüzünü görmekten sıkılmış idiysem de filmin konusunun hayli provokatif olduğunu teslim ettim gitti: “Eşcinsel hakları savunucusu, hayatını o âna kadar kuir kimliğiyle sürdürmüş Michael Glatze arkadaşlarını ve yakınlarını şoke eden bir kararla “eşcinsellikten vazgeçtiğini”, Hıristiyan bir rahip olarak yaşamını devam ettireceğini açıklar. Justin Kelly, bu ilk yönetmenlik denemesinde, Michael’daki (…) idealist, bohem, kuir aktivizmine dahil olduğu yıllardan başlayıp, ölümle karşılaştığı sarsıcı kazaya kadarki süreci ele alıyor. Film, özünde bir insanın yaratma ve yok etmeyle ilişkisine dair.”

 

8. Regarding Susan Sontag / Susan Sontag Hakkında: Sontag’ı görende Evet’i bastım.

 

 

9. Boreg / Ben Gibi: Boreg, İbranice “vida” demek: “İsrailli kadın sanatçı Michal’in siparişini verdiği yeni yatak, bir vidası eksik olduğu için bir sabah aniden kırılıverir. Nadine ise sınırın Filistin tarafında, mülteci kampının yakınlarında bir montaj fabrikasında çalışmakta ve adresini ancak arkasında bıraktığı vidalarla bulabilmektedir. Bir gün, kontrol noktasındaki bir karışıklık sonucu Michal Nadine, Nadine de Michal olur.” İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili en iyi filmlerden bazılarının İsrail’den çıkmış olduğunu düşününce bu filmdeki “bir anda yer değiştirdiler” motifinin dişe dokunur bir şeye kapı açtığına dair umutlandım.

 

 

10. Iranien / İranlı: Fragman yok ama konu çok heyecan verici: “Fransa’da yaşayan liberal bir naif İranlı, İranlı din adamlarına birlikte yaşamanın mümkün olduğunu, İran’ın kendisi gibileri de taşıyabileceğini göstermeye kararlı. Hepi topu dört kişiyi, bir evde kısa bir süre beraber yaşamaya ikna etmesi üç yılını alıyor. Herkes ailesiyle gelecek, odalarında özellerini yaşayacak, salonda ise ortak bir kamusal alan yaratacaklar. Kadından müziğe, yaşamdan ahirete her şey masaya yatırılıyor. En hafif deyimiyle, çıldırtıcı bir şekilde aydınlatıcı bir deneyim.” [Bunu ülkenizde denemeyiniz uyarısıyla geliyor mu acaba?]

 

11. Birdman: Iñárritu’nun son filmi festivalden sonra da gösterime girecek ama olsun. Biletleri hızlı tükenecektir:

 

 

12. Der Imker / Arı Yetiştiricisi: Türk-Kürt savaşıyla birlikte ailesini, evini, “yaşamının büyük bir kısmını oluşturmuş 500’ün üzerindeki arı kovanını” kaybedip göçmen olarak İsviçre’ye giden İbrahim Gezer’in gerçek hikayesi. Filme Türkçe altyazı gelip de “İbrağğim Gezeğğ” diyen Fransızca “voiceover” gidince geriye arılara olan tutkusuyla ayakta kalan bir adamın mukameveti ve geri döndüğü memleketinin manzaraları kalacak, iyi olacak.

 

 

(Hayalet girdi) Welcome To Me diye bir film vardı ama siteden uçmuş. Başrolünde Kristen Wiig’in oynadığı filmin konusu şöyleydi, belki sonra tekrar rastlarız: Otuzlu yaşlarındaki Alice Klieg, 11 yıldır televizyonunu hiç kapatmadığı bir münzevi hayat yaşamaktadır. Gençliğinden beri borderline kişilik bozukluğuyla teşhis edilmiş olan Alice, düzenli olarak doktoru Dr. Moffat’a görünmek zorundadır. Yüksek protein diyetiyle ve televizyondaki pazarlama reklamlarıyla vakit geçirirken bir gün ansızın piyangodan 86 milyon dolar kazanır ve hayatı bir anda değişir. Önce ilaçlarını almayı ve Dr. Moffat’ı görmeyi bırakır. Sonra kendisine bir talk show satın alır ve hayranı olduğu Oprah gibi kendi şovunu gerçekleştirmek ister.

 

13. The Color of Pomegranates / Narın Rengi: Hemen her kült Sovyet filmi gibi YouTube’da full versiyonu mevcut ama büyük ekranda izleme fırsatı her zaman ayağa gelmiyor. Parajanov ustanın 1968 tarihli filmi, Kafkasya’nın en büyük aşıklarından, Gürcüce, Ermenice, Azerice yazmış ve söylemiş olan Sayat Nova’nın şiirlerinden esinleniyor ve izleyicinin kafasından tutup Kafkas imge ve simgeleri küvetine daldırıp çıkarıyor, daldırıp çıkarıyor. Gerçeküstücülük şovuna hazır olunuz.

 

(Filmin ayrıca iyi gif verdiği ve stil ipuçlarıyla doğru olduğu doğrudur… ve işte entelmetrede bir kademe daha düşmüştüm)

 

1

2

 

 

 

Meraklısına Ekstra veya Liste Yapma Fobimden Kurtulup Çok Konuşmayı Nasıl Kabullendim:

 

Efsanevi animasyoncular Hayao Miyazaki ve Isao Takahata’nın stüdyosuna bakmak için Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı, Jon Stewart’ın ilk yönetmenlik denemesini merak edenler için İran’daki Yeşil Devrim sırasında tutuklanan BBC muhabirinin hikayesini anlatan Rosewater, değişime çoktan başlamış ve yakın gelecekte bambaşka bir yüze bürünecek olan Tarlabaşı’na çöp toplayan bir adam üzerinden “veda eden” Tarlabaşı ve Ben, tarihin ilk Farsça feminist vampir filmi yazısını okuyup heyecananlar için Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız, ABD’de Obama sonrası “post-racial” tartışmalarını takip eden ve ırkçılık/ırklararası ilişkilerle ilgili espirilere gülecekler için Dear White People, Pink Floyd ve The Doors severlere Arkadaşların Şöleni ve Pink Floyd London ’66-’67, Dersim’in 68 seçmenli bir köyünde yaşanan yerel seçim çekişmesini merak edenler için Muxtar, ergen cinselliği ve şiddetinin harman olduğu, dilsiz ve sağırlar okulunda geçen ve hiçbir diyaloğun olmadığı bir Ukrayna filmini izlemek isteyen maceracı ruhlar için Kabile ve aktivizmde yeni çığırlar arayışında olanlar için Yes Men İsyanda.

 

!f İstanbul 2015 12-22 Şubat arasında İstanbul’da, daha sonra Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. Biletlerinin ön satışı bugün (30 Ocak) ve pazar (1 Şubat) arası %10 indirimli olmak üzere*, sonrasında ise normal fiyatlarından Biletix’te yapılacak.

Biletix özel editi: https://twitter.com/ifistanbul/status/561121205626093568

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YOrhan Pamuk’u Bezdirmişsiniz
Orhan Pamuk’u Bezdirmişsiniz

Orhan Pamuk, sırf yurtdışında başarılı diye eleştirilmekten (hâlâ) şikayetçi: “Romanın başarısını kendisine karşı bir silah olarak kullanıyorlar.”

KÜLTÜR

YKazuo Ishiguro ile Röportaj: Kurgu Sanatı
Kazuo Ishiguro ile Röportaj: Kurgu Sanatı

Edebiyat nobelinin yeni sahibi Kazuo İshiguro ile hayat hikayesi, ilham kaynakları, çalışma rutini üzerine yapılmış en kapsamlı röportajlardan biri.

ENGLISH

YIn Turkey, female patients bear brunt of misdiagnoses
In Turkey, female patients bear brunt of misdiagnoses

The common request shared by every woman I spoke to for this article was that they would be properly listened to.

Bir de bunlar var

Renklerle Bütün Bir Hayat: Fahrünissa Zeid
Belgesel Ahlakı Üzerine…
Tepebaşı Bahçesi’nde Elmas Yağmuru

Send this to friend