Netflix'in yeni bebeği, kadın güreşçiler dizisi GLOW.

KÜLTÜR

Glow: Dostlar Güreş Ringinde Görsün

Apple Tree Yard, Feud ve Big Little Lies‘ı sitede ayrı ayrı işleyip, bu sene bu dizilere neler oluyor, kadın hikayeleri yükselişte derken, The Handmaid’s Tale irtifa benim işim diyerek geldi ve kadın karakterlerin etrafında dönen bu yeni anlatılara tüyünü dikini resmen. Sonuçta Margaret Atwood’un kaç yıllık romanı. Bu sene dizileştirilmesi -aynı Apple Tree Yard ya da Big Little Lies gibi- ekranda kadınların ve kadın hikayelerinin iş yapıyor olmasıyla ilgili. Bu üzümün bağı neresidir, kadın hikâyelerine ilgi neden birdenbire arttı, ileride tartışırız, fakat bugün başka bir güzelliği konuşmak için toplandık. GLOW. Netflix’in yeni bebeği, kadın güreşçiler dizisi.

 

Diziye başlar başlamaz ekran karşısında pis pis sırıtmanıza sebep olacak tanıdık gıdıklanmanın nereden tanıdık olduğunu üçüncü bölümde filan alenen çıkaracaksınız. Orange is the New Black‘in yaratıcıları bir grup kadını hapishane yerine güreş ringine koyarken de ırkçılık başta olmak üzere ABD tarihinin tüm bileşenlerini kadınlarla birlikte güreştirmeyi ihmal etmemişler. Başroldeki -OITNB’in Piper’ı gibi- kendiyle meşguliyeti saçmalık derecesinde aşırı Ruth karakteri -yine aynı Piper gibi- biraz sıkıcı olmakla birlikte, diğer karakterlerin hepsi efsane. Birbirinden alakasız bir grup kadını bir güreş ringinde buluşturan ve televizyon için hazırlanan bir şova niyet etmişken bir takım olma hikâyelerini anlatan dizi, bir yandan Feud gibi Hollywood’un cinsiyetçiliğine, kadın düşmanlığına, acımasızlığına göz göz ayna tutuyor, diğer yandan 80’lerin ABD’sine ve Soğuk Savaşından Hizbullahına dünya meselelerine mükemmel çıkarmalar yapıyor ve aynı anda kadınların bedenleriyle baş rolde oldukları aşırı komik bir hikâye anlatıyor.

 

Üstelik dizinin esin kaynağı gerçekten 80’ler ABD’sinde televizyon dünyasını epeyce sallamış olan gerçek kadın güreşi şovu GLOW. Hikâye elbette kurgu ama kadın güreşçiler için seçilen karakterler gerçek hayatla uyumlu.

 

 

Esas mesele de biraz bu güreş personalarının oluşturulması zaten. Kadın güreşinin, memeli popolu kızlar birbirlerinin üzerinde yuvarlanıyor diye satış garantili olacağını akıl eden bir yapımcı, bu “kız kıza kavga” temasını daha satar hâle getirmek için 80lerin Amerikalı izleyicisinin bam tellerini yakacak fikirler üretirken, bugünkü bam tellerimizin her birine istisnasız dokunabiliyor oluşu kuşkusuz yazarların alamet-i farikası. Ama Özgürlük Hanımefendisi Barbar Rus Zoya’ya karşı güreşirken, siyah kızlar Ku Klux Klan’Le ya da Arap terörist Beyrut İngiliz bilim kadınıyla ringe çıkarken, bişeylerin yerlisi Maçu Piçu yerliliğiyle karakterize edilirken, 80’lerde bu karakterlerin gerçekten yaratılmış, oynanmış ve çok satmış/izlettirmiş olması biraz dudak uçuklatıcı değil mi?

 

 

80’lerdeki fotoğraflarla dizi kareleri birbirinden hiç de o kadar uzak değil.

 

 

Spoiler vermeden diziyle ilgili söyleyebileceklerim bu kadar. Ama konuşmak istediğim onlarca konu var. Favori karakteriniz hangisi? “Irkçıdan ziyade cinsiyetçi” yönetmen Sam Silvia’yla ilgili görüşleriniz? Justine meselesi biraz gereksiz melodram değil miydi? Ruth içinizi şişiriyor mu? Ya Debbie’nin aşırı olmuş karakterine ne diyorsunuz? Cherry’ye siz de aşık oldunuz mu? Takım birlikte kanadığı gün takımdır teması mükemmel değil miydi? Sizin de canınız güreş çekti mi? Şöyle en üst halattan sırt üstü atlayıp, kaburgaları ezmelisinden? Bir Glow karakteri olsanız hangisi olurdunuz? Hepsi ve fazlası için yorumlarda buluşalım.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

Y#MüftülereNikahYetkisineHayır
#MüftülereNikahYetkisineHayır

Çünkü yine çocuk istismarının önünü açacak bir yasa önerisi meclisin gündeminde.

MEYDAN

YÇizerlerin Cumhuriyet Gazetesi Davası
Çizerlerin Cumhuriyet Gazetesi Davası

Dokuz aydır yok yere gün yüzü gösterilmeyen gazetecilerin "adalet mülkün temelidir" komedisinin karşısında nasıl durduklarını çizerler sayesinde görebiliyoruz dört gündür.

  • Mehmet Alabalık

    Debbie’nin notunu hakiki olimpik sporcunun karakterini hunharca çaldığı an verdim hiç bir işe yaramaz diziden çıkıp gitmesini istiyorum. Komünist düşmanı olduğu emek hırsızlığından belli.

    Sam çok kusurlu ama dramatik ve güzel işlenmiş bir karakterdi. Mesela kıyasla Cherry fazla iyi ve fazla düz geldi, belki ilerleyen sezonlarda daha detayına inerler.

    Arthie, Carmen ve Tamme çok sempatikti.

    Karakteri şöyle oyunculuğu böyle diye ayrı ayrı övmeye gerek yok bence her şeyiyle Ruth candır.

    EDIT: Debbie’nin salak kocası kendinden bile beterdi.

Bir de bunlar var

Duyarlı Tepkiler Üzerine
Kadınlar, Futbol ve Gelir Eşitsizliği
Lego Kız İnsanlar Nerede?

Send this to friend