Kız çocuklarının zorla evlendirilmesini durdurmak için hep bir ağızdan erkeklerden rica edelim: İnsafa "Gelin"!

MEYDAN

Gel Gel Gel İnsafa Gel. “İnsafa Gelecek” Kan Kardeşler

 

Allah aşkınıza insaf edin! Çocuklara tecavüz etmeyin artık! Büyüklük sizde kalsın, bak Allahın adını verdim.

 

İnsaf! Kadınlarla ilgili bir dernek kız çocuklarının zorla evlendirilmesini önlemek için erkeklerin merhametine seslenmeye, merhamet dilemeye karar versin! Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da çıkıp “ben koskoca bakanlığım. benim işim merhamet, vicdan dilemek değil. ben çocukları devlet mekanizmalarıyla nasıl koruyacağımı düşünürüm, yasa yaparım, politika geliştiririm, çocukları korurum” demek yerine kampanyaya destek versin. Kız çocuklarının zorla evlendirilmesini durdurmak için hep bir ağızdan erkeklerden rica edelim: İnsafa “Gelin”!

 

KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın desteğiyle böyle bir kampanya başlattı: İnsafa “Gelin”. Yaratıcılık harikası bu sloganı kavramayı başaramazsak diye tırnak işaretiyle parlattıkları “gelini” bir de resmetmişler. Başsız olarak. (Kafa kesmeli kadın cinayetlerinin üçüncü sayfaları doldurduğu güzide ülkemizde imgelemlerimizi şenlendirecek harika bir görsel. Tebrikler!)

 

insafa gelin 2

 

Dün akşam twitter’da @insafagelin etiketiyle başlatılan kampanya, elinde oyuncak ayı tutan başsız gelin görselinin üzerindeki üçüncü sınıf korku filmi jeneriği fontlu “Çocuktan Gelin Olmaz” yazısından da anlaşıldığı gibi “çocuktan gelin olmaz” diyor. Diyor demesine ama bunu demek KADEM’e, Aile Bakanlığına, kampanya yürütücülerine ve destekçilerine yetmiyor nedense . “Çocuk gelin” lafı yerine “çocuktan gelin olmaz” cümlesi tercih edilmiş olduğu için içimize su serpilebilecekken, bu cümleyle değil de İNSAFA “GELİN” gibi her açıdan korkunç bir sloganla yürütülüyor kampanya.

 

Çocuk istismarının onlarca çeşidi var. Türkiye’de “çocuk yaşta evlendirme”, istismarın toplumsal ve geleneksel olarak en kabul göreni, yasal zemini de kaygan/elverişli biçimde vuku bulanı. Konu, geçtiğimiz hafta 14 yaşındaki (evli ve çocuklu) Kader’in “şüpheli” ölümüyle (intiharsa da cinayet olmayacakmış gibi!) bir anda herkesin aklına düştü. Her yerden “çocuk gelin” ve “pedofili” lafları esip yağıyor. (Durumu olağanlaştıran “çocuk gelin” ve bir hastalık ismiyle tıbbileştien/marjinalleştiren “pedofili” kelime tercihleri üzerine düşünmek için bknz: Hülya Gülbahar’ın bugün T24’te yayımlanan yazısı)

 

Çocukların cinsel, fiziksel, duygusal istismarı tartışması çok zor bir konu. Doğru terimleri, kelimeleri seçmek bile zor. Ama kesin olan bir tek şey varsa çocuk istismarının “insaf” çağrısı yaparak çözülemeyeceği.

 

Twitter’da dün akşam #insafagelin etiketiyle yazılanlara bakınca bu ricanın arkaplanı açıkça görülüyor. Çocuklar aile kurmanın sorumluluğunu taşıyamayacak kadar “çocuk” oldukları için, evlilik onu evcilik sanan çocuklara bırakılamayacak kadar ciddi bir müessese olduğu için “insafa gelin” çağrısı yapanlar da var, eğitimsiz ve mal mülk peşindeki babalar insafa gelse sorunun çözüleceğine inananlar da…

 

Aile kurmak sorumluluk ister. Çocuk gelinlere hayir ! #insafagelin
Toplum vicdanı harekete geçmeli. #insafagelin
Töresel inanışları İslami referanslardan bağımsız değerlendirmek gerekir. #insafagelin
Erkek çocuklarımız çocuk yaşta hapisle tanışmasın. #insafagelin
Vicdanlı Babalar #İnsafaGelin
Başlık parası diyerek, zengin damat diyerek kızını satan adamlar #insafagelin
Evlilik ‘evcilik’ değil !! #insafagelin
Herkesi mutlu etmeyebilirsin ama kimseye eziyet vermeyebilirsin…#insafagelin

 

(Ve finali ezeli ve ebedi sloganımız yapar:)

 

Eğitim şart #insafagelin

 

İnsafa “Gelin” istisnai bir çağrı değil aslında. Kadınları/çocukları “kurtarmak” maksadıyla erkeklerin şefkatine, merhametine, erkekliğine seslenen kampanyadan geçilmiyor ortalık. Sadece Türkiye’de de değil, tüm dünyada erkeklerin erkeklikleriyle vicdanlarını aynı anda okşamayı hedefleyen bu kampanyalar aldı başını gidiyor. Erkeksen Öfkeni Yen!
Gerçek Erkek Kız Çocuğu Satın Almaz! (Real Man Don’t Buy Girls!)Baba Beni Okula Gönder! İnsafa “Gelin”! Bir değil iki değil, bu kampanya örnekleri giderek çoğalıyorsa işkillenmenin vaktidir.

 

Bu kampanyalar merhamet, vicdan gibi lafları dolaşıma sokmak tecavüzü/erkek şiddetini/çocuk istismarını mümkün kılan yapıyı görünmez kılıyor, bu kesin. Bir takım hatalı erkekler (eğitimsiz olanlar) hatalarını düzeltirse dünya bayram olacakmış gibi, meseleyi bireyselleştiriyor. Patriyarkayı, erkeklerin egemen olduğu bir koca ve bütün sistemi, karşısında mücadele edilecek bir “sorun” olmaktan çıkarıyor, bu da kesin. Erkeklere seslenip gerçek erkek şöyle olur böyle olur diyerek erkekliği pek matah, çok mühim, şahane birşey olarak yeniden yeniden baş tacı ediyor, yok saydığı sistemi besliyor, bu en kesin.

 

Ama erkeklere insaf, merhamet çağrısı yapan bu kampanyalar yalnızca erkeklere seslenmiyor. Hatta erkeklerden daha çok kadınlara sesleniyor. Bence işkillenmemiz gereken nokta tam da bu. Kadınlara, erkekliği okşamakla uysallaşıp sakinleşecek bir şeymiş gibi satmaya çalışıyorlar. (Yerini yadırgadı, ondan böyle huysuz. Hafifçe başını okşayın, kulağına güzel sözler fısıldayın, sakinleşir. Gerçek kadın erkeğini uysallaştırabilendir!) Hem koskoca bakanlık/devlet sorunların çözümünü erkeklerin insafına bırakıyorsa, bir kadın tek başına ne yapabilir ki? Komplo teorisi gibi olmasın. Bu sorunun cevabından korkan takım elbiseli, siyah gözlüklü adamlar masa başına kampanya üretiyorlar demiyorum. Ama boşanmalar artmasın, aileler dağılmasın, kadınlar analık görevlerini ihmal etmeden çalışsınlar, aile bütçesine katkı yapsınlar, aile içinde nefes alsınlar, varlıklarını aileye/millete/devlete armağan etsinler derken derken bu kapanı korumanın yolunu yöntemini de düşünüyor birileri illa ki.

 

İnsaf, merhamet, vicdan kelimelerini görür görmez #işkillenmekşart !

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

MEYDAN

Y#MüftülereNikahYetkisineHayır
#MüftülereNikahYetkisineHayır

Çünkü yine çocuk istismarının önünü açacak bir yasa önerisi meclisin gündeminde.

  • Duygu Aytaç

    Nimet yazi harika. ‘Insafa Gelin’ de ziyadesiyle kotuymus. Fakat bu tartismada ‘cocuk gelin’ lafinin neden olayi olaganlastirdiginin soylendigini anlamiyorum. Cocuk ve gelin bir arada kime olagan gelebilir ki, zaten bu kadar guclu, etkileyici bi tamlama olusu da burdan gelmiyor mu? Cocuk ve gelinin yan yana sakilliginden yani. Cocuk gelin diyince rizalari var diye mi algilaniyor, ama niye oyle algilansin ki. ‘Cocuk gelin’ bende zaten kendi basina baya korkunc bir imge uyandiriyor, nasil olaganlastirdigini cozemiyorum.

  • burçin

    kelimesi kelimesine katıldım ben bu yazıya, elinize sağlık.

  • Hazal Halavut

    Aksu Bora da “‘Çocuk gelin’, kız çocukların evlendirilmesinin sistematik ve yaygın olduğuna işaret ediyor; herhangi bir karara katılamayacağı varsayılan, oy kullanma hakkı olmayan, bankada kendi kendine hesap açamayan birinin evlenme kararını nasıl verebileceğini sorgulatıyor.” demiş. http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/140116_canli_cocuk_yasta_evlilik.shtml#WS_TC2_LiveText

  • nimet alıcı

    “çocuk gelin” bence de etkileyici bir tamlama duygu. ama neyi tamlıyor? sanki “gelin”in önünde bir niteleme sıfatı gibi geliyor bana. bi de “eğreti gelin”lik diye bir müessesenin bulunduğu bi ülkede yaşıyoruz. çocuk gelin herkes üzerinde sana yaptığı şiddetli etkiyi yapıyor mu emin değilim.
    aksu bora’nın yorumunu yeni gördüm. olayın sistematikliğini göstermesi açısından dediği gibi bir etkisi de var cidden. yani sanırım ben “çocuk gelin” tabirinin şiddetli bir etkisi olduğuna katılmıyorum. ama sistematikliği göstermesi açısından etkili olduğuna katılıyorum. “erken yaşta evlilik” “zorla evlendirme” filan etki açısından da yaygınlığı gösterme açısından da zayıf bi yandan.
    çok zor bi konu işte. çocuk gelin demeli mi dememeli mi? ne demeli?

  • tarchin

    Yazi cok aydinlatici olmus gercekten, yalniz “cocuk gelin” sozunden ben de olayin bireysel tercihlerden cok olayin sistematikligine isaret ettigini algiliyorum, ve malesef sloganda da sirf bu nedenle bu tabirin tercih edilmedigini dusunuyorum. Yani sizin olumladiginiz tek nokta da malesef benim icin kotu niyetli cagrisimlar yapiyor. Biraz paranoyakca bir bakis acisi gibi oldu ancak toplulum genelinde “cocuk gelin” nasil bir imgelem uyandiriyor cok merak ettim. Belki kullanip kullanmamak/ evriltmek buna gore daha anlamli olur.

  • Ipek

    Yaziyi cok begendim, katiliyorum. basladigimda #insafagelin lafinin onemini anlayamamistim ama simdi daha mantikli geliyor diger kampanyalarla da paralellik gosterdigi icin. kullandigimiz kelimelerin, sloganlarin kampanyalari nasil etkileyecegine dikkat etmek lazim. ‘cocuk gelin’ tamlamasinin seytaniligi, korkunc bir yanlisi kapatmaya calisiyor olusundan geliyor bence. cocuk gelin dediginde sanki gelinler cesit cesit yaslardan olurmus da bir kismi da cocukmus gibi geliyor, yani gelinlerin bir kisminin cocuk olmasi bizim onlar icin cocukgelin diye bir tabiri olmasi bile varliklarini olaganlastiriyor. yanlisi gozlerden uzak tutarak degil sanki herkes icin normallestirerek o yanlisa destek veriyor. bu tarz cirkin olaylari sirinlestiren deyimler en hafif tabirle sahtekarlik. onun yerine olayin cirkinligini ortaya koyacak bir sekilde anlatilmali bence. mesela ‘yan apartmandaki cocuga, yarin aksam tecavuz edilecek, aksama kinasi var gitcen mi?’ veya ‘ay komsu hadi hayirli olsun cocugunuzu tecavuze vermissiniz, simdi kocasi olacak o herif ona istedigi gibi tecavuz ediyordur ‘ gibi… olabildigince insanlari once kizdiracak hatta proveke :) edecek bir sekilde konusmak, anlatmak, yazmak…

  • tarchin

    Bu arada yerini yadirgadi ondan boyle huysuz diye parantez icini okurken gulmekten alikoyamadim kendimi. Emeginize saglik

  • Ipek

    simdi aklima geldi mesela faili mechul cinayet denilen cinayetlerin hicbirinin faili mechul degil. gozaltinda kaybolan insanlarin da hicbiri aslinda gercekten ‘gozaltinda kaybolmadi’… yorumumun son kismi ciddiyetsiz gibi okunuyor simdi farkettim ama bu deyimlerin, kullandigimiz kelimelerin, deyimlerin hem kendi dusunme seklimizi hem de toplumsal olarak olaylari algilama seklimizi etkiledigine inaniyorum. o yuzden, hem gunluk hayatimizda hem de (daha onemlisi) medya araclarini kullanirken, daha ozenle daha hircin sozler secmemiz gerekiyor.

  • Gülsün Kaya

    Çok çarpici bir yazi, çok etkilendim, elinize saglik! Biz (ÇYDD) “Baba Beni Okula Gönder” ve “Kardelenler” projelerini yaparken kiz çocuklarini para karsiligi evlendiren babalara “Kizini satma, al sana para, birak çocuk okula gitsin!” demek istedik. Burs yoluyla babalari etkilemek istedik. Çok etkili oldu. Bu projeler, babalara ” Etme, eyleme, yaziktir!” demekle sonuç alinamayacagini bilenlerce yapildi. “Devlet” denen aygit görevini dogru dürüst yapincaya kadar (umudumuzu yitirmiyoruz) biz siviller bos durmayalim, dedik!
    Sevgiler…

    • nimet alıcı

      gülsün teşekkürler. Ama çydd’nin “baba beni okula gönder” kampanyası da bu yazıda verdiğim örneklerden biri. elbette anlıyorum babalardan medet ummak gii bir niyetiniz olmadığını ama kampanyanın adı ve ana sloganı sizin niyetinizden bağımsız olarak bir söylem üretiyor. “devlet” denen aygıtın sorumluluğunu görünmez kılan bir söylem hem de.

  • taylan

    kampanya sloganının küçük kızlarla evlenen erkeklere değil de genel olarak çocuklarını erken evlendirmesi muhtemel anne ve babalara -kadın ve erkek- hitap ediyor olma ihtimali hiç aklınıza gelmedi mi?

    Yani insafa çağrılan 12 yaşındaki bir kızla zorla evlendirilen 15 yaşındaki ‘canavar’ erkek çocuk değil de evlendiren anne babalar şeklinde? Ama tabii erken evlilik deyince 12 yaşında kızla evlenen 80 yaşındaki Arap şeyhi aklımıza gelmeli değil mi?

    Ve tabii feminist fantazi dünyamızda anneler insafa çağrılmamalı, kadınlar çocukları için daima doğru ve iyi şeyler düşünür olsa olsa kocaları döve döve çocuklarını erken evlendirmeye razı etmiştir. Patriyarka çünkü.

    sorun şu ki bu ülkede bu işlere kafa yoran herkes boynuzlu at dünyasında yaşamıyor…

  • Ekim

    Taylan, yorumlarınızı topyekün anlamsız buldum. Neden boynuzlu at dünyasında yaşamak falan gibi küçümseyici ifadelere sığınmaya çalışıyorsunuz? Reklamcıyım, bu saçmasapan, hakikaten izleyene zulüm haline gelen ideolojik, kaş yapayım derken göz çıkaran kamu spotlarından ve hükümet NGO’su söylemlerinden çok ama çok sıkıldım, sonuna dek sorgulanmalı ve bu güzel yazıda bir bir sayıldığı gibi tüm açıkları yakalanmalı. Fazlası yok, eksiği var. Ayrıca boş laflara karnımız tok. Erkekte ya da kadında bilinç böyle lafla değil samimi sürekli etkin politikalarla geliştirilir. Siz de okuduğunuzu yazanların birikim ve görüşlerinize asgari saygıyı dilinize yansıtsanız iyi edersiniz.

  • http://sonikpanik.blogspot.com/ SonikPanik

    Taylan sen gelme.

  • http://www.erhankilic.pro Erhan Kılıç

    Konu iyi niyetli olsa da onlara insafa gelin diye bir çağrıda bulunmak sanki onlar üstün güç de insafa gelmesini dileniyormuşuz gibi bir durum oluşuyor.
    Ben erkek olarak kendimi üstün görmüyorsam, ve bunları yapma hakkını kendimde görmüyorsam, vicdanımı dinliyorsam onlar da böyle olmalı. Zaten onları yapan insanlar da vicdan denen bir şey olmadığı için insafa da gelmeyecektir.
    Dik durup onları zorla evcilleştirmek gerekiyor.

  • http://gitmemelisin.tumblr.com/ melis kurultay

    Hoşgörü ve kabul sözcüklerinden de #işkillenmekşart

  • Murat

    Bu sorunun erkeklikle bir alakasını görmüyorum. Kadınların yaşadığı her sorunu bir erkek-kadın çatışması olarak yorumlayan feministlerden de artık iyice baygınlık geldi. Bu kızları evlendirenler anneleriyle babalarıyla amcalarıyla teyzeleriyle dedeleriyle nineleriyle haminneleriyle beraber tüm aileleri ve dahi sosyal çevreleri. Erkekleri bu evliliklere itenler de aynı şekilde.

    Erkeklerin vicdanına, gururuna, erkekliğine, şuyuna buyuna seslenerek çocukların evlendirilmesini önleyebileceğini zannedenler yanılıyor evet, ve fakat sürekli patriyarka aşağı patriyarka yukarı diye sayıklayan sizler de meseleye bundan pek farkli bir şekilde bakıyor değilsiniz. “Erkekleri halledersek çözülecek”. Kafa aynı kafa.

    • Çağla Özbek

      Murat üç aşağı beş yukarı aynı yorumu yazıların altına bıraktığın bir buçuk seneyi geride bıraktık artık dayanamıyorum soracağım, ne burcusun abicim sen? Oğlak mısın? Kova mısın? (“Feministler gezegen kovalayarak bir yere varabileceklerini sanıyorlarsa çok yanılıyorlar”)

    • Ece ben

      Murat, sekerim, o kucucuk kizlar baska kadinlarla mi evleniyor, baska kadinlarla mi sevisiyor allahaskina? Kucuk kiz-oglan cocuklarini kadinlar mi taciz ediyor yoksa %92,5 (kusuratli attim) erkekler mi? O kadinlar 10-11-12-17 yasindaki evlatlarini baska adamlarin KOYNUNA verirken zil takip oynuyor mu ‘iyi dugun oldu’ diye yoksa kocasina babasina boyun mu egiyorlar? Nasil bi yerden bakiyorsunuz kuzum dunyaya, allahaskina elimizden tutun da biz de o tatli yere gelelim..

  • büşra montauk

    “kız verme” eyleminde baba kadar hatta bazen babadan da çok annenin etkisi olabiliyor malesef. kendi ailemden biliyorum; annemin evlenmek istemediği, görücülerden dolaba saklanarak kurtulmaya çalıştığı 16-17 yaşlarında annanemin “tamam kızım. vermiycem seni onlara” diyip sonra da sırf biinat uğruna, baba tarafından birine sinir oldu diye mi ne….”verdim gitti” yapması. dedeme sokakta birisi “hayırlı olsun kızı vermişsiniz” diyince de bu durumdan haberinin olmadığı ama “hanım diyosa doğrudur” culuğu. ha iyi aile ha şu bu ne olursa olsun. asıl nokta vermek mevzusu bence. bir insanı alıp vermek onu pazarlamak; insanı tamamen mal konumuna koyan bi şey. alınır satılır kız benim istediğime veririm. kızı ben aldım istediğim gibi kullanırım. sonra a bu bakire değilmiş şuymuş buymuş cinayetleri. defolu ürün gibi işte. karşısındakinin birey olduğu ve yaşadığı hayat üzerinde karar verme hakkını unutup belki de hiç akıl edemeyip bunu…. tam da bu noktada insaf daha çok birilerinin eline bakmak. hah siz zaten yaparsınız da bunu, el insaf el günah acıyın yahu vicdanınız yok mu gibilerinden aciz bi şi. o zaten yaparsınız dadan sonrası ise yok. çünkü bir nevi en az onlar kadar karşısındakini “insan” yerine koymamayı içeriyor o terim.

  • Özgür Zeytin

    Kadınları ezenler arasında diğer kadınların da olması ezilenlerin öncelikle kadınlar olduğu gerçeğini değiştirmez ki. Ne önemi var, babası değil de annesi satmışsa? Sonuçta herkes 12 yaşında bir oğlanın evlenme çağında olmadığını bilir ama kızlar için böyle düşünülmez. Bir sistem sorunsalı bu, insan yeri geliyor kendi kendini bile küçük görmüşlüğünü fark ediyor..

Bir de bunlar var

Cinsel İstismardan Hayatta Kalanlara Çağrı
Oyunbazlık, Flört, Edebiyat, Eurovision – Hepsi Burda
Makarna Bilmecesi

Send this to friend