Sıcak hava dalgaları, yükselen deniz seviyesi, kuraklık; canlı ve cansız dokunduğu her şeyi etkiliyor da bi tuhaf gibi, ne canlı ne cansız gibi olan devlet politikalarına dokunamıyor.

MEYDAN

Domatesin Kilosu, Tuzla’da Hortum ve Küresel Eylem

YIL 2014(!) ve artık küresel iklim değişikliğine ‘inanmıyor’ olmak diye bir şey yok gibi. Bugün küresel ısınmanın çevre üzerindeki etkilerini çıplak gözle gözlemleyebiliyoruz. NASA’nın Küresel İklim Değişikliği sayfasında yazılanlara göre buzullar küçülüyor, nehir ve göllerin buzları erken eriyor ve hayvan ve bitki cinsleri azalıyor, ağaçlar erken meyve veriyor ve dünyanın her köşesinde iklim normları değişiyor. Yani, bundan yıllar önce hesapsız karbon salınımının yol açacağı söylenen tüm tehlikeli iklimsel değişiklikler bugün tahmin edilenden de daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor ve bilimciler küresel iklim derecelerinin bu gidişle gelecek on yıllarda da artmaya devam edeceği konusunda hemfikir olmuş durumdalar.

 

Sıcak hava dalgaları, yükselen deniz seviyesi, kuraklık; canlı ve cansız dokunduğu her şeyi etkiliyor da bi tuhaf gibi, ne canlı ne cansız gibi olan devlet politikalarına dokunamıyor.

 

TC sınırları içerisinde de arka arkaya ihalesi açılan HES’ler, Kömür Santralleri, hasır altı edilen olumsuz ÇED raporları, kaale alınmayan ağaçlandırma yönetmeliği, itiraz dinlemeden imara açılan milyon-hektarlarca alan, temeli atılan kim bilir kaç binlerce inşaat gibi saymakla bitmeyecek konuyu hem okumaktan hem konuşmaktan da öyle yorulduk ki sanki şirketlerin ve devletin esas oyunu acaba bıktırarak vazgeçirmek midir diye düşünmek mümkün hale geldi. İlerleyen zamanda yerkürenin neresinin yaşanır veya yaşanmaz olacağına dair bilimsel tahminler yapılmaya başlanmış durumda ve bu konuları konuşanlara artık felaket tellalı değil de ‘gerçekçi’ deniliyor.

 

Bilim insanları geçtiğimiz sene Haziran ayından itibaren dünyadaki ortalama ısı artışını en fazla 2 Santigrat derece olarak tutma hedeflerinin gerçekçiliğini konuşmaya başladılar. Söylenen o ki, karbon gazının atmosferde yarattığı sera etkisi şu andan itibaren salınıma getirilecek zorlayıcı kısıtlamalarla teknik olarak mümkün ancak siyasi olarak imkansız.

 

Nihayetinde bu koca sorunun çözümü yine para ve/veya güç bürümesi sebebiyle görüşü hafif buğulanmış hakim güçlerde. Bu hakim güçlerin hala en büyüğü sayılan ABD’de önümüzdeki hafta BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un davetiyle yine bir İklim Zirvesi yapılacak.

 

Meselenin yalnızca çok ileri görüşlü dünya liderlerini ilgilendirmediğinin hatırlatılması ve alınması gereken önlemlerin  ‘E ama dünürüme nükleer santral sözüm vardı?‘ demeden alınmasını sağlamak için bu hafta sonu daha önceden iklim aktivisti olan/olmayan çok sayıda ‘seçmen’ New York başta olmak üzere 140’a yakın ülkenin farklı şehirlerinde iklim yürüyüşüne katılacak. Türkiye’nin de karbon salınım miktarının 1990- 2010 arasında iki katına çıktığı ve karbon salınım artış hızı en fazla olan ülkelerden biri olduğu söyleniyor. İstanbul da olup da ‘Artık laf değil, eylem istiyoruz!’ demek ve yürüyüşün Türkiye ayağına katılmak isteyen tüm 5Harfliler, eylem detaylarına İklim Adaleti Yürüyüşü facebook sayfasından ve #acayiphavalar‘a bakarak ulaşabilir.

 

Ayrıca bilgi edinmek için…

 

 

Görsel: Sidney Nolan ‘Kuraklık’ Serisinden

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ECİNNİLİK

YYunanistan’ın Yeni ‘First Leydi’si Ne Giymeli?
Yunanistan’ın Yeni ‘First Leydi’si Ne Giymeli?

Yunanistan'da Alexis Tsipras yönetiminde yeni bir kemer sıkma karşıtı parti yönetimde. E popüler atasözünün dediği gibi "bütün büyük adamların arkasında büyük bir kadın vardır."

TARİH

YSenin için düşündüğüm çiçekleri bulmak çok zor
Senin için düşündüğüm çiçekleri bulmak çok zor

Frida Kahlo'dan dostu ve meslektaşı O'Keeffe'e, endişe, destek ve aşk dolu bir mektup

SANAT

YMüzik Şemsiyesi – 3
Müzik Şemsiyesi – 3

Bu bölümde yönetmen John Cassavetes'in 'Etki Altında bir Kadın'ından bahsedecek ve müzisyen Harwood'un film için yapmış olduğu ana temayı dinleyeceğiz sayın Müzik Şemsiyesi severler...

Bir de bunlar var

“Bu Adamı Tanımıyorum, Ne Hissedeyim?”
Feminizm, İnsan Sonrası ve Ölü Beyaz Adamlar
“Benim Sonsuz Nostalji İçin Harcayacak Vaktim Yok”: Kadın Savaş Muhabirlerinden Hayat Dersleri

Send this to friend