Denetimli Serbestlik Kanunu’na Kısmi Veto Çağrısı

Geçtiğimiz Nisan ayında Meclis’te kabul edilen yeni Denetimli Serbestlik Yasası çok büyük ihtimalle birkaç gün içerisinde onaylanmak üzere Cumhurbaşkanı’nın önünde bekliyor. Yasa aynen onaylandığı takdirde şartlara uyan yaklaşık 15 bin mahkumun, yani halen cezaevlerinde bulunanların yüzde 11′inin dışarı çıkacağı yeni düzenlemeye kadına yönelik şiddet yüzünden cezaevlerinde bulunan erkekler de dahil. Eşini kasten yaralama (2-5 yıl), hakaret (3 ay-2 yıl), tehdit (6 ay-2 yıl) gibi suçlardan birkaç yıl ceza alan ve neredeyse tamamı açık cezaevine ayrılma hakkını elde eden erkekler, artık burada altı ay kalmalarına gerek kalmadan salıverilecekler. Yasa kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazının, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenmesini de öngörüyor. Şiddet ve öldürülme riski altındaki pek çok kadının ise birkaç gün içerisinde karşılaşabilecekleri bu tehlikeden haberleri yok.

 

Yasanın meclisten geçtiği dönemde Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden Zafer Kıraç, Türkiye’de tüm cezaevlerindeki 180 bin kişi için sadece 246 psikoloğun görevli olduğunu, daha Denetimli Serbestlik bürolarının bile hazırlanmadığını vurgulamıştı:

 
“Denetimli Serbestlik, yasa ile daha anlamlı bir hale geldi. Çok mutluyuz dernek olarak, ama çok hazır olmak gerekiyor. 15 bin insan çıkacak dışarıya, bunun 4 bini İstanbul’dan. Daha Denetimli Serbestlik Şubesi binası bile hazır değil. Bunun için savcılar çaba sarf ediyor. Oralarda çıkan mahpusla ilişki kurabilecek kişiler lazım. Onlara iş bulunacak, koruma kurullarına yönlendirilecekler. Endişemiz çıkanların tekrar suç işleyip bu kez kapalı cezaevlerine girmeleri.” 

 

Kadın örgütleri ise aşağıdaki metinle Cumhurbaşkanı’nı kısmi vetoya çağırıyor, kadına yönelik şiddet davalarında özel önlemler alınması gerektiğini savunuyor. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı avukatlarından Çiğdem Hacısoftaoğlu, bianet‘e yaptığı açıklamada şöyle diyor:

 

“Bu süreçte biz de insan haklarını savunuyoruz, denetimli serbestlik uygulanmasın demiyoruz ancak daha önceden de talep ettiğimiz gibi kadınlara karşı işlenen suçlar için özel bir infaz sistemi uygulanmalıdır; erteleme hükümlerinde kadına yönelik şiddet uygulayanlara özel önlemler getirilmelidir.”

 

CUMHURBAŞKANI’NA 6411 SAYILI YASA’YI KISMİ VETO ÇAĞRISI!

 

Yeni 6411 Sayılı Denetimli Serbestlik Kanunu İle Kadına Şiddet Uygulayan Erkekler de Tahliye Ediliyor!

 

6411 Sayılı Yeni Denetimli Serbestlik Yasası, TBMM’de kabul edildi ve kanunlaştı; onay için Cumhurbaşkanı’nın önünde bekliyor. Resmi Gazete’de yayımlanması ile halen ceza evinde bulunan ve kadına karşı şiddet kapsamında suç işleyen erkeklerin de tahliyeleri derhal başlayacak.

 

Bilindiği üzere, kadına yönelik şiddet kapsamında işlenen suçlara verilen cezalar (özellikle yaralama, tehdit, hakaret davalarında) oldukça azdır. Hele ki suça maruz kalan bir kadın ise… Bu yasa bu suçları işlemiş erkeklerin hepsinin tahliyesine olanak sağlayacak.

 

Bu gelişmelerden habersiz kadınlar, kapıyı açtıklarında, evlerinde, işyerlerinde ve sokakta, cezaevinde zannettikleri kendilerine karşı suç işlemiş erkekleri karşılarında bulacaklar. Peki, bu yaralama, öldürme tehdidi bir kadın cinayetini beraberinde getirirse bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?

 

Şu anda kendisine şiddet uygulayan erkekleri cezaevinde zanneden birçok kadın var. Yasanın topyekûn onaylanması durumunda bu kadınların neyle karşılaşacakları belli değil. Özellikle şu anki izin uygulaması kapsamında özel izinle cezaevinden çıkan erkekler nedeniyle bütün günlerini karakolda geçirmek zorunda kalan kadınları düşündüğümüzde, bu zamansız ve habersiz salıvermenin yaratabileceği olumsuz sonuçları tahmin etmek güç değil.

 

Bizler çok iyi biliyoruz ki, kadına karşı şiddet nedeniyle girdikleri cezaevlerinde, verilen izinlerle ödüllendirilen erkeklerin ilk işi, şiddet uyguladıkları kadınların kapısına dayanmak oldu. Şimdi tahliye edilirlerse bu risk daha da büyüyecek.

 

Kadın örgütleri olarak, gerek 4320 ve gerekse de 6284 sayılı şiddet yasalarının yapımı sürecinde ısrarla talep ettiğimiz gibi, kadınlara karşı işlenen suçlar için özel bir İNFAZ sistemi gerektiğini savunuyoruz. Kadına karşı şiddet suçu işleyen erkeklerin cezalarının ya da hükmün açıklanmasının ertelenmemesi, paraya çevrilmemesi gibi önlemlerin yanı sıra; izin kullandırma ya da herhangi bir nedenle erken tahliye durumlarında kadınlara önceden haber verilmesi gibi özel önlemler alınmalıdır.

 

Tüm bu nedenlerle, Cumhurbaşkanı’na yasanın yürürlüğe girmemesi için, yasayı kısmen veto etmesi çağrısında bulunuyoruz.

 

Fotoğraf: Denetimli Serbestlik tedbirlerine bir örnek.

 

 

Yorumlar (2) Sen de yaz!

  1. no-go 03 Şubat 2013, 14:25

    Her gün geriye doğru bin adım atıyoruz. Veto çağrısında bulunmak, sesini duyurmak önemli, fakat zerre kadar işe yaramayacağını şimdiden bilmek içimi acıtıyor.

    • Deniz Kaynak 03 Şubat 2013, 17:47

      Yaramadı ne yazık ki zaten. Bu yazı yayınlandıktan bir gün sonra yasa geçti. Ama en azından kadınların önlem alabilmesi için mümkün olduğunca duyurmak önemli gibi geliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>