İşi KHK ile elinden alınanlar, işe zaten hiç alınamayanlar ve kapkaranlık bir “Varlık Fonu”. Tek bir günden üç haber.

MEYDAN

Demokrasi Tramvayında Bugün

İşi KHK ile elinden alınanlar, işe zaten hiç alınamayanlar ve kapkaranlık bir “Varlık Fonu”. Tek bir günden üç haber:

 

1 ) Yeni KHK ile toplam 4 bin 464 kişi kamu görevinden çıkartıldı. /Bianet

 

Üniversitelerden çıkarılanlar asında Marmara Üniversitesi’nden Anayasa Hukuku duayenlerinden Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu bulunuyor. Yine Anayasa Hukuku alanının önemli isimlerinden Doç. Murat Sevinç de çıkarılanlar arasında.

 

Ankara Ünivirsitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Funda Şenol Cantek, Prof. Dr. Ülkü Doğanay, Prof. Dr. Mine Gencel Bek ve Prof Dr. Funda Başaran Özdemir de kamu görevlerinden çıkarıldı.

 

(Mine Gencel Bek 31 Ocak ve A.Ü. Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sosyoloji bölümünden Doç. Dr. Levent Ünsaldı ise 14 Ocak 2017 günü görevlerinden istifa etmişti.)

 

Bariş İçin Akademisyenler bildirisini basın açıklamasında okuyan dört akademisyenden biri olan ve bir süre tutuklu kalan Yard. Doç. Meral Camcı da görevinden çıkarıldı.

 

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Bölümü’nden Prof. Dr. Yüksel Taşkın da listede yer alıyor.

 

 

2 ) Türkiye neden şirketlerini Varlık Fonu’na devretti? /Onur Erem – BBC Türkçe

 

Yurt içindeki bankalardan da yurtdışındaki bankalardan da istenen finansman sağlanamıyor.

Yurt içinden sağlanamamasının nedeni, “yurtdışından gelen sermaye akımlarıyla çok hızlı bir kredi büyümesi yaşayan Türkiye’de bu akımların kesilmesiyle finansal sistemin kredi hacminin sınırlarına yaklaşması”.

Yurtdışından finansman sağlanamamasının nedeni de:

“Şeffaf değilsiniz. Yolsuzluk konusunda hesap verebilir pozisyonda değilsiniz.”

Varlık Fonu yasasının Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesine de dikkat çeken ekonomist Uğur Gürses, “Yani Meclis’te değil hükümetin darbe girişimi karşısında ilan ettiğini söylediği olağanüstü hal kapsamında değiştirildi. Oysa darbe girişimiyle ilgili bir şey değildi bu. Bu yüzden meşruiyet açısından sorunlu bir adım”.

 

Varlık Fonu Kanunu’na göre Fon, “üç yıllık strateji yatırım planına göre yönetilir”. Henüz böyle bir belgenin açıklanmadığını vurgulayan Gürses, “Normal koşullarda böyle devasa bir kamu operasyonunda yurttaşların önemli ölçüde çıkarlarını ilgilendiren böyle bir konuda atılacak adımlarım şeffaf ve hesap verebilir bir platformda atılması gerekir ama bunların hiçbirini göremiyoruz” diyor:

“Atanan kişilerin seçiminde bile çeşitli prosedürler olmalı hem özgeçmişleri, hem uzmanlıkları açısından belirli kriterler olmalı diye düşünüyorum ama burada onun da olmadığını görüyoruz.”

Gürses’e göre Fon’un denetlenmesi de sorunlu bir konu. Fon’a devredilen şirketlerin Sayıştay denetimine tabii olmayacağını, Sermaye Piyasası Kurulu veya Rekabet Kurulu gibi çeşitli kamu otoritelerinin denetiminin dışında olacağını söylüyor Gürses.

Fon’a devredilen şirketlerin muafiyetleri konusunun da ucunun açık olduğunu aktaran Gürses, buradaki bankalardan alınan vergilerin bütçe için önemli bir kaynak olduğunu, vergi muafiyeti getirilmesi durumunda bütçenin zorlanacağını belirtiyor:

“Böyle başlanmış olması bile bu varlık fonunun ne kadar çalakalem hazırlandığını ve tasarlandığını gösteriyor”.

 

Dünyadaki yatırım fonlarının bir borçlanma mekanizması kurmak değil mevcut zenginliği ve kaynakları gelecek nesillere aktarmak olduğuna dikkat çeken Gürses “Türkiye’de yapılan ise bugünkü harcamayı finanse etmek için gelecek nesilleri bugünden borçlandırmak” diyor.

 

3) Öğretmen adayına ‘başkanlık sistemi’ soruldu; “Sıcak bakmıyorum” deyince komisyondan geçemedi. / Abidin Yağmur – Cumhuriyet

 

5 kişilik komisyonun karşısına çıkan K.Ö’ye disiplin yönetmeliğiyle ilgili bir soru soruldu. Bu soruya doğru yanıt veren K.Ö’ye sorulan ikinci soru “Anadolu’da Türk-İslam kültürünün yerleşmesini sağlayan 3 isim verebilir misiniz?” oldu.

 

Ardından komisyon başkanı “Başkanlık sistemi ve referandum hakkında ne düşünüyorsun? Çevrendekilere ne tavsiye edeceksin?” sorusunu yönetti.  Bu soru karşısında kısa süreli bir şaşkınlık yaşayan K.Ö, komisyon üyelerinin yanıt beklemesi üzerine düşüncelerini açıkladı ve başkanlık sistemine olumlu bakmadığını, böyle bir sistemin Türkiye’ye fayda getirmeyeceğine inandığını söyledi. K.Ö’nün bu yanıtının ardından mülakat sonlandırıldı.

 

Disiplin yönetmeliğiyle ve kendi alanıyla ilgili 2 soruya doğru yanıt verdiğini düşünen K.Ö, mülakat sonucunda 34 puan aldığını öğrendiğinde şoke oldu.

 

Eğitim-Sen Erzurum Şube Başkanı Ferit Ağyürek, öğretmen K.Ö’nün şikayetine benzer çok sayıda şikayet aldıklarını belirterek, “Genel olarak mülakatlarda benzer sıkıntılar var. Bizim üyemiz olsun, olmasın çok sayıda kişiden şikayetler alıyoruz. Mülakatları geçemeyen çok sayıda kişi var. Bunlar da genelde solcu, demokrat öğretmenler. Onlar gibi düşünmeyenleri mülakattan geçirmiyorlar. Performans ve yazılı sınav notları yüksek olsa da fayda etmiyor. Bir arkadaşımızın performans notu 90, yazılı sınav notu 90. Ama mülakatta 29 puan vermişler. Yazılı sınav ve mülakatın ortalamasının 60 olması gerekiyor. Dolayısıyla yazılıdan 90 alan öğretmen, mülakatta 29 alınca 60 ortalamasına ulaşamıyor.”

 

 

“Biri sana aslını gösterdiğinde, ona ilk seferde inan.” – Maya Angelou

Bir de bunlar var

Miyadını Dolduran Bir Ses Bombası: Milo’nun Sonu
Kadınınız Top Oldu
Gelsin Baba, Gelsin Koca, Gelsin Kayyım, Gelsin Cop!

Send this to friend