Baban kapıda telefonuna bakarken ben her şeyi tek başıma yaparım çünkü bu tuvalet bunu istiyor.

KÜLTÜR

Bir İnsan Olarak Anne

Çocuğu olan kadına anne denmektedir ve anne olmak biyolojik bir şeydir. Evet. Ama nedense bu annenin önüne ya sürekli bir sıfat ekleniyor ya da kavramın içi boşaltılarak soyutlaştırılıyor. Fedakar ana, cefakar ana, çilekeş ana, becerikli anne, güzel anne, iş bilir anne, kutsal annelik…. Ana, anne ve annelik meteor yağmuruna reklamlarda, edebiyatta ve medyada öyle çok rastlıyoruz ki, kimse “hop nooluyoruz ya” demiyor.

 

En basitinden sürekli “çalışan anne” kavramından bahsediliyor ama “çalışan baba” diye bir kavram var olamıyor çünkü bir annenin çalışması hala sıra dışı. Ya da babaların çocuk bakmasının gerektiği düşünülmediği için bu kavram altında bir tartışma yapılmıyor. Bu yüzden erkekler binlerce yıldır baba olurken, işten izinli olup çocuklarına bakan İsveçli babaların fotoğrafları sanki insanın kendi çocuğuyla ilgilenmesi doğaüstü bir olaymış gibi Facebookta paylaşım rekorları kırıyor. Çocuk yapımında iki kişi varken, doğumdan sonra çocuk işinin tek kişiye düşmesinin tuhaflığı asla sorgulanmıyor.

 

Evet bence de bebek çok güzel bir şey, çocuk büyütmek, onun büyümesine tanık olmak bir mucize, çocuğunuzun gülümsemesi sizi en zor anınızda bile gülümseten güzel bir büyü gibi… Ve evet anne olmak harika. Ama bir saniye… Sanki biraz da zor değil mi?

 

Çoğunluğa göre değil ki sürekli “anneler süper kahraman”dır reklamları yapılıyor, bu algı yüzünden yorgun, işlere ve çocuklara yetişemeyen anneler var olmayan süper kahraman güçleriyle daha fazla çabalayarak daha çabuk tükeniyorlar. Toplum yorgun veya görevi saydığı işlere yetişemeyen kadına ucube gözüyle bakıp ayıplıyor.

 

Bu insanüstü algı o kadar içimize işlemiş ki çevremde de sık sık duyuyorum. “Ben anneyim” yok şöyleyim böyleyim. Hayır sadece çocuğun oldu bildiğimiz normal insansın sakin ol. Ben mesela çocuğum doğduğunda tayt üzerine don giyerek pelerinle uçmaya başlamadığım gibi, tıpkı normal insanlar gibi 3 saatlik uykuya dayanamıyor, acıkıyor, susuyordum. Hatta şansıma dürüstçe deneyimlerini paylaşan kadınlardan oluşan -tabi ki sadece kadınlardan oluşan anneler grubu ve erkekleri de barındıran ebeveyn grubu varsa tebrik ederim- bir facebook grubuna üye olmasaydım anneliği zor bulduğum için kendimde ciddi bir sorun olduğunu veya anne olmaya uygun olmadığımı düşünebilirdim.

 

Mesela bir gün bir arkadaşım çocuğuyla ilgili bir üzüntüsünden bahsederken onu teskin etmeye çalışan diğer arkadaşım “sen annesin ve bir süper kahramansın bununla başa çıkarsın!” diyerek onu motive ettiğini zannediyordu. Bunun sonucunda içine kapanan arkadaşım artık dertlerini onlar ortadan kalktığı için değil bunu konuşmanın doğru olmadığını düşündüğü için paylaşmaz oldu.

 

Dünyada nasıl bilemiyorum ama ülkemizde bir annenin şikayet etmesi adeta bir tabu. Anne olduğu için her şeye göğüs germesi gerektiğine inanan kadın eklenen fazla kilolar ve mor göz altları dışında normal biyolojik özelliklerine aynen sahip olduğunu kabullenemiyor. Artık anne olduğu için uyku uyumadan ayakta kalabileceğini, yemeden içmeden var olabileceğini, tüm yorgunluğuna rağmen daima gülümseyeceğine inanarak hamileliğini geçiren kadınlar doğumdan sonra yorulmalarına ve her şeye yetişemediklerine şaşırarak kendilerini suçluyor ve nice kadın kendisinde bir sorun olduğunu zannediyor.

 

Eşimle birlikte çocuğumuzu büyütmeye çalışırken ve bu işin zorluğu hakkında hayretlere düşerken en çok şaşırdığım özellikle annelerin bu zorluktan bahsetmemesi, içlerine kapanması ve çocuk büyütmenin harikalığı dışında bir şey konuşmaktan çekinmesiydi. Çok yakın bir arkadaşımı çocuğunu doğurduktan 3 ay sonra gördüğümde şöyle demişti “herkes dünyanın en harika şeyi, keşke daha önce yapsaymışım diyeceksin dedi ancak kimse çocuk büyütmenin ne kadar zor olduğundan bahsetmedi!”. Evet ya bazıları çok iyi başa çıkıyor ya da başa çıkamadıklarını göstermekten korkuyor. Özellikle ailenizde küçük çocuklara rastlamadıysanız mükemmel arkadaşlarınızın mükemmel hayatları ve mükemmel çocuklarına karşın kendi yorgun gözlerinize anlam veremezsiniz. Ve kınanmaktan korkan nice anneden bu işin zorluğunu ve tek başına geçirdiği zor geceleri duyamazsınız. Oysa annelik zor çok zor Yonca özellikle tek başına olunca.

 

Ama anne kavramına toplum özellikle toplumumuz o kadar çok kavram yüklemiş ki, anneler gerçeklik ve çizilen anne portresi arasında adeta boğuluyor, gelgitlerle ve oturtamadığı dengelerle hayatı çocuğuyla kendi yaratacağı iletişimle geçirmek yerine sürekli olması gerekeni düşünerek hem kendini hem de çocuğuyla olan iletişimini zedeliyor.

 

Öte yandan çocukla ilgili her şeyi kadına yükleyen sistem günümüz medya ve ürünlerinde bu kodları değiştirmeden tekrar üretiyor. Neredeyse bebeklere ilişkin TÜM ürünler ve reklamlar çocuk bakımından sadece annenin sorumlu olduğu algısını kemikleştiriyor. Örneğin bebeğinizle ilgili ihtiyaçları almaya gittiğiniz zincir mağazalardan E-bebek mağazasının sloganı “Anne İlgisi Uzman Bilgisi”. Gerçekten mi? Baba ilgisine ne oldu? Babanın ilgisi mi dağıldı?

 

Bir diğer bebek ürünleri satan zincir mağaza Joker Baby sloganı ise “daha da keyifli bir annelik için”. Gerçekten anneler bebek bakarken keyiften çatlarken babalar bu keyiften mahrum kalarak çok üzülecekler.

 

image4

 

Bebek büyütme keyfinden babaları mahrum bırakan markaların arasında Huggies de var. Huggies web sitesini açar açmaz karşınıza “Huggies tüm annelerin yanında. Sen de bize katıl anne olmanın keyfini birlikte çıkaralım” sloganı çıkıyor. Babalar keyiflerini tek başına çıkaracaklar artık ne yapalım.

 

image3

 

Aptamil sloganı ”Devam sütünde annelerin bir numaralı tercihi” çünkü babaların bir tercihi yok. Yahu anne zaten sütünü vermiş bari devam sütünü de babalar düşünsün diyen de yok.

 

Bebeklere Özel Hayat Su sloganı “Yeni bir hayat, annelerin içi rahat”. Bu sloganı yazan bir babanın
çocuğunun susamasını umursayacağını düşünememiş herhalde zira “ANNE BABALARIN içi rahat” yazmak ne kadar zor olabilir?

 

image2

 

Weewell telsizin birisi bebeğin odasında ve üzerinde “bebek için” yazıyor, diğeri iki kişilik yatağın baş ucunda duran telsizin üzerinde ne yazıyor beğenirsiniz? “Anne için”! Çünkü bu telsizin mucitleri babanın kıymetli uykusunu bölüp bir zahmet çocuğu pışpışlamasının mümkün olmadığını düşünmüşler ve belki de “ebeveyn için” yazmaya mürekkepleri yetmemiş.

 

Çocuk giyim markası Civil’in sloganı “en iyisini anem bilir” neden acaba? Çünkü Civil’e göre babaların çocuklarının bedenini bilmesine bile gerek yokken, anneler üst baş almak için mağazalara keyifle koşmaktadır herhalde.

 

Prima’nın web sitesini açar açmaz “Annelikle ilgili birçok farklı tavsiye duyacaksınız. Fakat sonunda, kimse bebeğinizi sizden daha iyi tanıyamaz” denilirken “bebek işinin” ve tavsiyelerin doğrudan anneye yöneltilmesi herhalde bir tesadüf değil…

 

Yine dışarıdaki tuvaletlerde insanlar şanslıysa buldukları yüksek ve tehlikeli bez değiştirme üniteleri neredeyse sadece kadın tuvaletlerinde var. Ve bu yüzden eşiniz dışarıda sizi beklerken iki kişi rahatlıkla yapabileceğiniz bu işlemi neden sadece kadının tek eliyle çocuğunu tutup aynı anda bez değiştirip, bacakları arasında tuttuğu yeni kıyafetleri düşürmeden ağzıyla pişik kremi sürmeye çalıştığını biliminsanları açıklayamıyorlar.

 

Bu örneklerden sadece Türkiye’de değil tüm dünyada binlerce var çünkü çoğunluğa göre çocuk ve bebek sadece annenin işi ve bu sloganları oluşturanlar ve ne yazık ki muhatapları bunun bir ayrımcılık ve hatta bence babalara haksızlık olduğunun farkında bile değil.

 

Biz çocuğumuz doğduğuda ailemizin artık üç kişiden oluştuğunun bilinciyle sadece güzel anları değil, yorgunluğu, uykusuzluğu, gülümsemeler ve kahkahalar kadar ağlamaları da paylaşarak çocuğumuzun her anına birlikte ortak olmaya çalışırken insanlar bu şekilde çocuk yetiştiren babaları adeta kınıyorlar. Sonucunda da sadece otorite ve karar merciine indirgenen babalar çocuklarının gelişimini uzaktan seyrediyorlar.

 

Evet kadın doğuruyor, süt veriyor, içgüdüleri ile bebeğin ihtiyaçlarını karşılıyor, ama anne doğulmuyor, annelik öğrenildiği gibi babalık da öğreniliyor, ama toplum, medya, sloganlar, reklamlar ile ebeveynlikten baba dışlanıyor ve bunun sonucunda iki kişilik ebeveyn yapısı çökerek her şeyi tek başına sırtlayan anneye indirgeniyor. Ben ne şanslıyım ki eşim ve ben çocuk sorumluluğunu birlikte paylaşıyoruz. Ama genelde tüm sorumlulukları anneye yükleyen sağlıksız bir aile içinde herkes özellikle çocuklar yıpranıyor. Oysa sürekli pompalanan kutsal annelik kavramı altında ezilen anneler yaratılacağına, bu işin iki kişilik olduğu hatırlanarak ebeveynliğin ne kadar güzel ve paylaşılması gereken bir kavram olduğu hatırlatılırsa mutlu aileler ve mutlu çocuklar oluşacak.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YTimsahlar Tavşanlara, Arabalar Kalplere Karşı
Timsahlar Tavşanlara, Arabalar Kalplere Karşı

Pembe ve kırmızı erkeklerde öldürücü sonuçlar doğurabilir, lütfen arabalı tişörtlere yöneliniz.

KÜLTÜR

YYaz Mevsiminde Sokakta Kadın Olmak
Yaz Mevsiminde Sokakta Kadın Olmak

Her otobüse bindiğimde Uma Thurman’a dönüşüp Kill Bill misali katliam fantezileri kurmak yerine müzik dinleyerek camdan dışarı seyretmeyi çok isterdim. Ama pişkini ayrı, göstere göstere yapanı ayrı, usul usul elini sana değdireni ayrı, hepsini ayrı dövmek ve pişman etmek istiyorum.

  • aeiou

    ne kadar güzel anlatılmış. 3 yıllık anneliğimden öğrendiğim tek şey (çocuğuma duyduğum sevgiyi tenzih ederek) annelikten tüm iliklerime kadar nefret ediyor olduğum gerçeği. annem dahil bana bu işin bu kadar nefret edilesi olduğunu söylemedi hiç kimse. ben çocuğuyla ilgilenmeyen babanın onunla ilgilenmesi kısmını boşanarak çözdüm. şimdi başbaşa geçirdikleri saatlerde babası çocuğumuzla birebir ilgileniyor, eksik olmasın. oğluna bebek almayan nesillerin kabahatidir bu, babalığı öğrenmesinler diye özenle büyütmüşler oğullarını. tavsiyem tüm erkek çocuklara en az bir oyuncak bebek.

    • Did

      Merhaba siz de bu güzel yazıya çok güzel bir yorum yapmışsınız, ben de baba ilgisizliğini boşanarak çözenlerdenim. Babalarına harcayacağım enerjimi ikizlerime harcadım, tek başıma en güzel şekilde yetiştirdim ikisini de ama ben sizin kadar şanslı değildim 10 yıl boyunca hiç arayıp sormayan ilgisizliğine ilgisizlik katan bir babaları var yavrularımın. Sevgi’yle kalın güçlü, güzel anne?

  • Ozlem E. H.

    Merhaba,
    Yaziniz icin tesekkur ederim. Olmasi gereken buyken, ben de ‘sansli’ sayiliyorum sanirim cocugumun bakimi ve dahi her seyiyle gonulden ilgilenen, her seyi paylastigim bir kocam oldugu icin.
    Ve evet, babalari da dahil eden bir ebeveyn grubu var Facebook’ta: Bebek Yapim Bakim Onarim.
    Bu grup olmasa muhtemelen ben de annelikle ilgili kabuslar yasayacaktim :)

  • Defne Suman Sparis

    Ellerine sağlık Selmini. Pek güzel anlatmışsın. Ben de şunu ekleyeyim: “Çocuk istemiyorum çünkü çok zor, hele bir yaştan sonra iyice zor” dediğimde toplumun genelinden öyle bir tepki, öyle bir dirençle karşılanıyorum ki ben artık “maalesef olmuyor”a geçtim. Yani anneliğin zor olduğunu kabul etmediğimiz gibi bunu sırf zorluğu yüzünden tercih etmeyen bir kadına da öcü muamelesi yapıldığı doğrudur.

  • Sibel sy

    Marka reklam ve sloganları konusundaki dediğiniz gibi tam olarak ayrımcılık. Anneler kadar babalar da çocuklarla ilgili her konudan ama her konudan sorumlu. Tırnaklarının uzamış olmasından tutun da bu gün yemesi gereken meyve miktarına kadar sorumlular. Bu sorumluluğu çok da başarıyla gönül rızasıyla üstlenmiş babalarda var. Mesela benim eşim. Haftada 3 gün 14 aylık oğluma babası bakıyor. Bu durum biraz mecburi olsada babası oğluyla vakit geçirmekten oldukça mutlu. Uyuduğunda onu özleyen bir baba. Demem o ki, aslında bu annelerin babaya öğretmesi gereken bir durum. Yapamaz, bakamaz, olmaz vs vs.. Gayet oluyor bakıyor yapıyor. Annelik çok zor olabilir Annelik korkutucu gelebilir. Ama dünyada yaşanabilecek en güzel duygu. Ve bunun keyfini çıkararak yaşıyorum. Önceliğim oğlum. Onun mutluluğu. O ihtiyaçlarını kendi karşılayabilir zamana gelinceye kadar da öyle olacak benim için. Çünkü şu an anneye ve babaya ihtiyacı var. Sadece maddesel düşünmeyin karnını doyurup altını değiştirip uyutmak değil ebeveynlik. Gönül bağı var aranızda, aynı odada bulunmak bile onlar için çok değerli. Sizin varlığınızı hissedebiliyor olmaları onlar için çok önemli. Anne için evlat ne kadar korkunç derecede değerliyse onların dünyasının tamamı da anne varlığı üzerine kurulu. Bu dönemlerde fedakar olmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bana göre annelik fedakar olmayı gerektirir. Evet baba evet ebeveyn ama annelik içgüdüsü diye de bir şey var. Erkeğin doğurganlık özelliği olmayıp kadının bu yetiye sahip olması bir tesadüf olamaz. Hiç bir zaman anneliğimden şikayet etmedim, edeceğimi de sanmam. Umarım isteyen her kadına Allah anneliği yaşatır.

  • cezmii

    Çocuğuna bakamayacaksan ya işini bırakıcaksın orta düzey bir hayat yasayacaksın ya da her ikisini de bir arada götüreceksin yeni jenerasyon öyle bi beyinsiz ki anne olmak nedir cocuk bakmak nedir bilmiyor hadi onu gectm ne bir ev isi ne baska birsey bu kafayla giderseniz cook bosanma olur benden soylemesi izledigniz o evlilik programlari diziler filmler sizi kurtarmaz onlara gore yasarsaniz ne evliliginiz duzgun gider ne de uzun sureli evliliginiz olur sunu unutmayin ya kariyer yapacaksin ya da.evine bakacaksin

    • İpek

      Konuyla ne alakası var yazdıklarınızın anlam veremedim doğrusu :)

    • betul

      oo tam da aradığımız ayrımcı erkek figürü buradaymış. size de merhaba pek sevgili feodal kafalı ataerkil baba bey!

    • pelin arin

      ahahaha oldu paşam başka emrin?!

    • ezgi toz

      Birincisi cezmi sizsiniz beyinsiz. Bu yazı kariyer yapma ve annelik arasında tercih yapmakta zorlanan insanları aydınlatmak için yazılmamış belli ki bunu anlamadın mı? Çocuk sahibi olmanın görev ve yükümlülüğünü sadece çocuğu doğuran “anne” nin değil, çocuğun dünyaya gelmesine sebep olan diğer şahısın “baba”nın da en az anne kadar paylaşması gerektiği ve bunun ailenin tüm bireyleri için çok daha insanca , faydalı , adil olduğunu içeriyor bu yazı. Ayrıca bakım emeğinin ,bunu yalnız sürdürmenin toplumda annenin üzerine yıkılmasının da yanlışlığı, babayı bu görev ve sorumluluktan toplumun el birliğiyle dışlaması, reklamlarda dahi anneye vurgu yapışmasının tuhaflığını da örneklerle göstermişler sağolsunlar. Bence siz bu yazıyı bş daha okuyun bencilliğiniz ve beyin kapasiteniz anlamaya yeterse bişeyler değişir belki sizin için de… Bi de böyle yapacaksın şöyle edeceksin diye hitap edemezsiniz insanlara. Herkesin kendi tercihidir . Siz istediğiniz gibi yaşarsınız.

      • yoyo

        keşke annen seni büyütmek yerine kariyer yapsaymış cezmi

    • Aydan

      “Sen ise ya üslubunu değiştireceksin ya o çeneni kapatacaksın” desek mesela hoş olur muydu. Hoş,empati yoksunluğunuzu açıkça dile getirdiğiniz halde bu cümle biraz gereksiz oldu ama idare edin. Öncelikle bizim izlediğimiz programlar sadece bizi ilgilendirir,bu konuda hadsizce konuşmayın derim. İkinci hadsiz söyleminiz ise bizim ne yapacağımıza karar verecek cüreti göstermeniz. Size çevreniz fazla müsamaha göstermiş olmalı (!)diğer bir nokta ise maalesef okuduğunuzu anlamamış olmanız. Bu yazı bir durum tespiti. Bir tür deneme yazısı da diyebilirsiniz. Yani herhangi bir şey kanıtlama çabasında değil.Ruhsal ve sosyal birtakım durumlar değerlendirilmiş. Ama siz saygısız,terbiyesiz,yersiz cümlelerinizle bizim sinirimizi bozmaktan çok alay konusu olmuş durumdasınız. Sanırım fazlaca evlilik programı izlemişsiniz beyefendi :)

    • blabla

      işte bu adam bildiğin döl israfı mesela şekerim! ne yapsan olmazgiller.

    • Selin

      Tabi canım. Sadece erkegimiz ve cocugumuz için yaşayalım. Zaten kız olarak dogduysak yaşam hakkımız yok bizim sadece aileye bakabilmek için yaratıldık. Senin gibi sığ insanlar keşke hiç olmasalar…

    • ozlem

      vay be, inanilmaz bir zekanin ürünü olan şu sözlere de bakın! siz kimsiniz ya kadinlara “şöyle yapacaksin, boyle yapacaksin.” diyorsunuz? size mi sorcaz kariyer yaparken ya da çocuk yaparken, terbiyesiz.. kadinlar dogum yaparken fiziksel olarak o kadar sıkıntı yaşıyor, üstüne bir de bütün yükü kadın mı taşıyacak? bu nasil bir akılsızlıktır, bu nasıl bir bencilliktir, bu ne hadsizliktir???

    • Verdoque Verdoque

      Don’t feed the troll :)

    • Deli

      Cok sevdıgım bır kusu hatırladım sayenızde Cezmi Bey cok tesekkurler:) ANGUT :))

    • Tuğba Küçüker

      Siz cok biliosunuz cezmi siz bu orumcek tutmus beyninizden gecen kadin figirunun gorev gibi adlandirdiniz kadina yonelik dusuncelerinizi alin alin alin veeeee çöpe atin cunki laik oldugu yer orasi…..

  • Ipek

    benim de zaman zaman benzerlerini düşündüğüm şeyleri öyle güzel ifade etmişsiniz ki! üstelik feminist bir tavırla yaklaşmak yerine, babaların dışlanmasına odaklanarak konuyu ele almışsınız, gercekten tebrik ediyorum, bıktık artık feminist feminist laflardan eğri oturup doğru konuşalım!

    • mica

      yazıda feminist bir yaklaşım olmadığı iddianıza mı, yoksa ay bıktık artık bu feministlerden tavrınıza mı güleyim bilemedim. siz çok yanlış yere gelmişsiniz.

    • totoli

      Babalarin dislanmamasi tam olarak da feminist bir tavir oluyor bu arada canim, bu kadar yargici olmadan once bir kac okuma yapsan keske.

  • MlGn

    ideal ve keyifli olan bu durumu sağlayabilen çiftler ne şanslı. bir de yardım etmeye hevesli ancak yardım edeceğim derken eline yüzüne bulaştıran ve zaten zor olan annenin işini iki kat zorlastiran babalar var. o zaman dua ediyorsunuz; ne olur bu sefer yardım etmesin, aman elini bir şeye sürmesin diye…

    • Neşe Uyanık

      beceriksizlik erkeklere takılmış bir süs.. sizin beceriksiz olma hakkınız yok ama onun var öyle mi? yok öyle yağma.. tanımı “annenin işini zorlaştırmak” olarak yaparak baştan görevi anneye atmışsınız zaten.. iş annenin işi değil.. iş çiftin işi.. ve babamızın da beceriksiz olma, eline yüzüne bulaştırma lüksü yok.. bir bulaştırır, iki bulaştırır, üçüncüsünde öğrenir, annemiz de bir zahmet babanın yaptığı kadarına razı olur, mükemmel performans beklemez.. hiç düşünüyor musunuz acep o babalar belki de sırf anneler “aman yardım etmesin, birşeye elini sürmesin” diye yalapşap yapıyor yaptıklarını.. normal bir bebeğin bakımı için üstün yeteneklere gerek yok, dolayısıyla becerememek için hiçbir sebep göremiyorum..

  • Fiona

    Birşey sormak istiyorum. Bu yazıya katılıyorum, tabi ki ebeveynlik paylaşılması gereken bir sorumluluk. Tabi ki çocuk bakımı sadece anneye yüklenebilecek bir durum degil. Ama benim kafamı kurcalayan şey işin duygusal boyutunu biraz atladığımız. “Birinin deneyimi” isimli kürtaj yazınızı okurken de aynı hisse kapılmıştım mesela. Erkekleri bu konunun tamamen dışında tutarak söylüyorum. Annelik ve kürtaj konusunda iki yazıya da sonuna kadar katılıyorum. Ama içimde bi nokta acaba bir kısmı es mi geçiyoruz diye soruyor. Acaba bu nokta benim icimdeki ataerkil pıtırcık mı? Size soruyorum ama ben de kafamda tam oturtamadım bunu. Belki yorumlarda tartışırsak aydınlanabilirim.

    • bombom

      duygusal boyut atlanıyor mu derken ne kast ettiğinizi biraz açar mısınız?
      bu yazıda ve yorumlarda öne çıkan farklı bir duygusal boyut var bana kalırsa (sizin bahsettiğiniz duygusal boyuttan farklı olduğunu sanıyorum en azından). bu da anneliğe yüklenen sorumluluk ve zorunlulukların birey olarak kadında yarattığı negatif duygular. bu duygular özellikle bastırılıyor, görmezden geliniyor, postpartum depresyon tanılarıyla psikiyatrize edilip marjinalleştiriliyor (post-partum depresyon yok demiyorum tabi ya da o durumu sıradanlaştırmak istemiyorum). oysa ki bunları görünür kılmak, üzerine konuşulabilir hale getirmek, çok önemli.

    • Angela

      Hangi kısmı tam olarak?

  • Atilla Mısra

    Maalesef devlet de çocuk bakımını sadece annenin görevi olarak görüyor. Anneyle ilgili süt izni, ücretsiz izin hakkı vs. gibi düzenlemeler yapılırken, babanın çocuk bakımında pay sahibi olabilme ihtimali tamamen göz ardı edilmiş. Aynı izinler ya babaya da aynen, ya da anne-baba arasında paylaştırılarak verilmeli. Ben şahsen çocuk bakmak için ücretsiz izin kullanmayı, eşimin de bu süre zarfında çalışmasını isterdim.

  • ÖzgürZeytin

    Bu mükemmel yazıyı kaçırmışım, Allahtan yorum kısmında çıktı da okuyabildim. Gerçekten de ağzına sağlık. Özellikle de Hayat su bölümüne çok güldüm, su kardeşim su da mı vermesin babalar çocuklarına? Ben şahsen anneliğin zorlukları konusunda beni yetiştiren anneannem tarafından tembihlenmiş bir şekilde büyüdüğümden çocuk olayından da uzak durdum epey bir zaman, ama sonra canım çok istedi yaptım. Şahsi tecrübem şöyle, emzirirken bir hormonal durum mu oluyor artık nedir, bir süper kahramanlık hissi veren bir kafası var yani. Ama emzirme biter bitmez, hayat böyle geçmez kardeşim diye ayılıyorsun.

  • Anne

    Tek kelimeyle Bingo! Yazarı tebrik ediyorum şu an dünyalar tatlısı bir bebeğim var ama sadece bir ayda resmen tükendim. Ama sırf onun için ve eşim için sabrediyorum. Bu hayatta her şey kadının sırtında olduğu için oğlum olsn çekmesin istemiştim ama çok güzel bir kızım oldu. Artık yapmam gereken kızımı bu hayatta her anında sonuna dek desteklemek. Bir gün o da anne olursa onun yipranmasini engellemek. Kendi annem gibi yarı yolda bırakılmamak ! Herkes biyolojik anne olabilir ama herkes gerçek anne olamaz! Toplumun da annelere bu kadar yüklenmesi çabası! Allah sabırlar versin annelere!

  • Cem Uçan

    Birlikte bebek büyütmek mümkün: http://www.babaolmakdemek.com :)

Bir de bunlar var

Kolay, Hızlı ve Lezzetli Makarnanın Peşinde: Makarna Kardeşliği
Evlenmeden Doğurabilirsin Nokta Net
Mad Men 6. Sezon 1. Bölüm

Send this to friend