Bilimde kadınları nasıl daha görünür kılabiliriz?

KÜLTÜR

Bilim Kadınları Elime Mum Diksin!

 

Belki takip etmişsinizdir, geçen haftalarda Kadın Bilim adlı bir internet sitesi açılış röportajlarını Dr. Mete Atatüre ile yaptıklarını müjdelediler. (Sonradan öğrenildi ki aslında ilk röportajları Tansu Bilge Köse ile Atatüre’den birkaç gün önce yayınlanmış.) Bu gösterişli açılışı niye kadın bir biliminsanı ile yapmadıklarına dair tepki geldi. Bu tepkiyi verenlerden biri de bendim. Kadın Bilim’in adını ilk defa böyle duyuyordum. Adından yola çıkarak bilimde kadınları öne çıkarmak isteyen bir yayın diye düşündüm; ilk yayınlarında bir erkeği reklam yapmaları çok acayip geldi tabii ki. Niye böyle oldu diye hem ben hem başkaları sordu. Kadın Bilim’in cevabı üçe ayrılıyor: 1- ‘Bazı bilimkadınlarına email attık ama ya bize zamanında dönmediler ya da çok meşguldüler.’ 2- ‘Zaten bizim amacımız cinsiyet ayrımı göstermeden başarılı bilim insanlarını buraya taşımak. O yüzden erkek bir biliminsanı ile röportaj yapmayı sorunlu görmüyoruz.’   3- ‘Bizim amacımız kadın yazarlığını arttırmak.’

 

Sondan başa doğru bakalım bu sebeplere.

 

Üçüncü sebebe verecek çok bir karşılığım yok aslında. Eğer platformlarının temel amacı kadın (bilim) yazarlığını arttırmak ise bu güzel bir şey. Sadece isimleri biraz karışıklık yaratıyor.

 

İkinci sebep ilk bakışta mantıklı gibi geliyor. Zaten biz de bir biliminsanı olarak cinsiyetimiz yerine bilimimiz öne çıksın istemiyor muyuz? Eğer, toplumun her yerinde olduğu gibi bilimde de bulunan binlerce yıllık ataerkilliği göz önüne almazsak bu mantıklı ve eşitlikçi bir bakış açısı. Ama gerçek hayatta böyle olmuyor ne yazık ki. ‘Ben kişisel olarak karar verdim, bundan sonra kadın ve erkek biliminsanlarının başarılarını cinsiyet gözetmeksizin olduğu gibi algılayacağım’ demekle toplumun bize öğrettiği önyargılarımız yok olmuyor. Yapılan bazı araştırmalar gösteriyor ki kadınlar bile kadın biliminsanlarını erkek biliminsanlarından daha kötü yargılıyorlar. Bu önyargılarımızdan kurtulmak için ekstra çaba sarfetmemiz gerekiyor. Hadi onu da başardık diyelim, günümüzde bilimde kadınların orantısızca az seviyede bulunmasının önüne ne kadar hızlı geçebiliriz? Şu anda benim çalıştığım ülke olan ABD’de fizik alanındaki kadın profesör oranı %15 civarı. ‘Başarılı biliminsanı’ deyince genelde aklımıza profesörler geliyor. Eğer şu andaki sayıları göz önüne alırsak, Kadın Bilim gibi bir yayın belki senede 1-2 kadın biliminsanı ile görüşür. Böyle olunca bir kısır döngüye giriyoruz: Bilimde çok kadın görmeyen genç kadınların ve erkeklerim bilime bakış açıları böyle orantısız olgunlaşıyor. Yani bu istatistiği pozitif yönde değiştirmenin yolu gözü kapalı bir ‘eşitlik’ten geçmiyor kanımca.

 

Bu yazıyı yazmamın ana sebebi aslında ilk sebep olan ‘Konuşacak kadın biliminsanı bulamadık’ olayı. Ben lisansa 2004’te başladım, şu anda doktora sonrası araştırma görevlisiyim. Teorik parçacık fiziği üzerine çalışıyorum. Yıllar içinde bir çok toplantıya, konferansa, panele, çalıştaya, yaz okuluna katıldım. Nerede olursa olsun ‘Niye burada kadın biliminsanları yok?’ diye sorsak, hep bu cevabı alıyoruz: Biz aklımıza gelenleri çağırdık ama gelemediler. Artık duymaktan çok sıkıldığımız bir mazeret bu. Hatta geçen sene bazı bilimkadınları 500WomenScientists oluşumunu başlattı. Buraya isminizi ve alanınızı ekleyebiliyorsunuz. Böylece konuşmacı arayanlar kolayca o alandaki kadınları bulabiliyorlar. Bölge bölge de arama yapabiliyorsunuz. Ben Türkiye’den 50’ye yakın kadın biliminsanı buldum. Tabii ki bu sadece ismini buraya kaydedenler. Ayrıca bazı Türk bilim insanları dünyaya yayılmış durumda, mesela ben. Kendi çevremden çoğunlukla fizikçileri biliyorum. Ama Türkiye’den bilim kadınlarına bir ‘Ortaya çıkın ve elime mum dikin!’ diye seslenmek istiyorum buradan. Sesimizi çıkaralım da en azından bir daha ‘Kadın biliminsanı bulamadık’ diyemesinler. Tabii gönül ister ki bunun sorumluluğu kadınlara düşmesin, ama şimdilik aklıma gelen tek yol bu. Bana buradaki yorumlardan ya da @sheydaipek ‘ten ulaşabilirsiniz.

 

Bu yazıyı yazdıktan hemen sonra Bilim Kadınları grubu aracılığı ile Dr Betül Kaçar’ın 3 sene önce başlattığı bir dökümandan haberdar oldum. Onlar benim yapmak istediğim bu bilgi toplamayı şurada başlatmışlarEğer bilimkadını iseniz, ya da bildiğiniz bilimkadınları varsa lütfen listeye katkıda bulunun! Amacımız görünürlüğümüzü arttırmak. Bu doğrultuda öğrendiğimiz isimileri ve çalışmalarını insanlara ulaştırmaya çalışacağız.

 

Ana görsel: Copyright © 2016 by Rachel Ignotofsky

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÜLTÜR

YParçacık Fizikçilerin Cinsiyetçiliğe Karşı Ayaklanması
Parçacık Fizikçilerin Cinsiyetçiliğe Karşı Ayaklanması

Bilimde cinsiyetçiliğe karşı şimdi de Adalet için Parçacıklar! Parçacık fizikçilerin mücadelesi

MEYDAN

YSaçımın Teli
Saçımın Teli

Dinim ve ailem saçımın görünmesini yasaklıyor, devletim saçımı görmeyi eğitim almam için zorunlu tutuyordu.

TARİH

YYontma Taş Devri’nde Dişi Bedenler Kimin Gözünden Yontuluyordu?
Yontma Taş Devri’nde Dişi Bedenler Kimin Gözünden Yontuluyordu?

Vücutlarının orantısızlığıyla aklımızda yer etmiş 20 bin yıl evvelden kalma Venüs figürlerini, kendilerini görmeye çalışan kadınlar mı yontuyordu?

Bir de bunlar var

Yumurta Neden Dondurulur? Kariyer? “Erkek kıtlığı”? Tedbir?
Gilda: Komedinin Günlüğü
Siz Hiç Ahtapot Ağaç Gördünüz mü?

Send this to friend