İkili cinsiyet sistemine dahil olmayan/olan translık dikotomisi neden toplumsal cinsiyetten özgürleşmeye ters düşüyor?

MEYDAN

Başka Bir İkili Cinsiyet Sistemine Karnımız Tok: Cis-Okunurluk Yerine Karmaşıklığa Davet

T.J.Jourian ve Z Nicolazzo’nun 8 Haziran 2019 tarihli ve Not Another Gender Binary: A Call For Complexity Over Cis-Readability başlıklı yazısının çevirisidir.

 

Ç.N.: “İkili cinsiyet sistemine dahil olmayan/olan” ifadesini kolay okunurluk adına metinde ikili dışı/ikili olarak kullanmayı tercih ettim.

 

İkili dışı/ikili translık dikotomisi ısrarı ya da kimin maskülen erkeklerin ve feminen kadınların görünümüne uyduğu ve uymadığı üzerine transları keyfi olarak iki kampa ayırmak kadar sinirimizi bozan pek bir şey yok. Trans akademisyenler ve eğitmenler olarak, özellikle dışarda bir yerde “kendi gibi” birini arayanlar için trans gerçeklikleri ulaşılabilir kılmanın önemini anlıyoruz. Ancak bu, bir cinsiyet ikiliğinin diğerinin yerini alması ile, bazı transları daha cis ya da natrans yaparak ve diğerlerini de daha az cis yaparak başarılabilecek bir şey değil. Spoiler: Konu Cisler değil!

 

Trans oluşa ve düşünüşe, yaptığı ve yapabildiğine dair anlayış eksikliğini aktarmanın ötesinde, varsayılan ikili dışı/ikili translık dikotomisi, “yeterince trans” ve/veya “gerçekten trans”ın kim /ne olduğuna yönelik normatif yargılara dayanır. Translığın, cinsiyet-uyumsuz kimliklerin ve deneyimlerin cis anlayışlarını önceleyerek toplumsal cinsiyetten özgürleşemeyiz. Toplumsal cinsiyet genişliğinin daha akışkan, dinamik ve kesişimsel kavramları için zorlamak yerine, “ikili vs. ikili dışı trans kişiler” safsatasının en basitleştirilmiş ve makbul anlatılarımızı göz önünde tutuşunu izliyoruz. Bu da cisleştirmenin veya cisler kabul etsin diye okunamaz (örneğin, anlaşılmaz) görünen cinsiyet kimliklerini tercüme etmenin başka bir yoludur.

 

“Bazen yeterince trans değilmişim gibi hissediyorum.”

 

Cisleştirme Nedir?

 

Basitçe ifade edecek olursak cisleştirme, biz transların translığımız hakkında en basit ve indirgeyici anlatıları yaratmaya mecbur hissettirilmesidir. “Yanlış bedende mahpus” anlatısı buna bir örnektir. Bu, karmaşıklık eksikliğimizden değil, cis kişilere okunabilir (örneğin, anlaşılır) olmak için bir yoldur, ayrıca bizi ve translığımızı bilme becerisinden yoksun bir dünya ve akademide yaşadığımızın teşhisidir. Bazılarınız tekil bir zamir olan “onlar/they” ile bile baş edemiyor! Cisleştirme, cis kişilerin anlayış eksikliğine ve biz transların her yerde olan kültürel cinsiyet kimliği ikiliği söylemi içinden zorla ilerlememiz gerektiğine dikkat çeker.

 

“Tam olarak kimsek bunu göstermek ve ne istiyorsak onu yapmak.”

 

Cisleştirme ile ilgili, özellikle trans nüfusların ikili dışı/ikili translık dikotomisine indirgenerek aşırı basitleştirilmesine ilişkin çok çeşitli sorun var.Cinsiyet kimliğinin özellikle ikili yapılarını aşan bir nüfus insana, bu gereksiz dikotomi yanlış, zararlı ve tehlikeli gelmektedir. İkili dışı/ikili translık dikotomisi yaratımının neden sorunlu olduğu ve bu cisleştirme manifestolarını neden aşmamız gerektiğini aşağıda 5 argümanda açıklıyoruz:

 

#1 “İkili = Kötü” Yakıştırması

 

Cinsiyet kimliği ikiliği söylemi – sadece iki “karşıt” cinsiyet olduğunu ve bunların kendi içlerinde ve aralarında hareket, örtüşme ve akışkanlık olmadığını söyleyen arkaik görüş – transların hayatlarının yaşanabilirliğini kısıtlamaktadır. Biz ve diğer trans akademisyenler cinsiyet ikiliği söylemini olumsuz bir yakıştırma, kaçınmamız ve vazgeçmemiz gereken bir düşünüş olarak ortaya koyuyoruz. Bu yüzden biri herhangi bir grup transı “ikili cinsiyet sistemine dahil trans bireyler” bayrağı altında toplayıp buna göre soru yönelttiğinde ve yazdığında sözü edilen olumsuz yakıştırma o gruba taşınıyor. Örneğin, eğer biri kendini “ikili cinsiyet sistemine dahil trans kişi” olarak sunarsa, toplumsal cinsiyetin baskın görüşlerini destekliyor gibi algılanıyor ve bu nedenle “translığı” doğru veya iyi yapmıyor şeklinde konumlandırılıyor.

 

Bir düşünüşten kaçınma ve ondan vazgeçme ısrarımız, bir var oluştan kaçınma ve ondan vazgeçme önerisine dönüşüyor. Yani, “ikili” transların translığı “doğru” yapmadığı suçlaması var. Bu denklemde “ikili cinsiyet sistemine dahil olan trans bireyler” bayrağı altında birleşenler olumsuzlukla çerçevelenmiş bir hayat yaşıyorlar. İronik olarak, translığı “doğru” yapmama madalyonunun öbür yüzü budur ve bu yüz ayrıca, cis toplum tarafından kabul edilme arzusuna yenik düşen trans nüfusların asimilasyoncu ilkeleri aracılığıyla cinsiyet-uyumsuz ve ikili cinsiyet sistemi dışındakilere de gösteriliyor. Bu nedenle cislere kolayca açıklanabilir olma girişimleri tüm transları bir ya da diğer şekilde “yetersiz” olarak damgalamaktadır.

 

“Ben kim ve ne olduğumu biliyorum ve kimsenin onayına ihtiyacım yok.”

 


#2: Cinsiyet Kimliklerini Aşmak Kadar Radikal Bir Şey Yoktur

 

Susan Stryker transgender’ın “kendilerine doğumda atanmış cinsiyet kimliklerini değiştiren ve kültürleri tarafından cinsiyet kimliğini tanımlaması ve kontrolde tutması için inşa edilmiş sınırların üzerinden geçen kişilere” dendiğini ileri sürmüştür. Biz translar, sürekli bizi silmek isteyen bir dünyada cinsiyet kimliklerimizi nasıl ifade edersek edelim, radikal bir eylem olan özbelirlenimi ve geri kazanımı nasıl uygularsak uygulayalım, cinsiyet kimliklerini aşmak kadar radikal hiçbir şey yoktur.

 

Varsayılan ikili dışı/ikili dikotomiyi üretmek bazı transların – yine “ikili sisteme dahil olanların” – bir şekilde o iğrenç ikili cinsiyet mantı(ksızlı)ğına dahil olduğunu böylece hegemonik cinsiyetli şiddetin toplumsal biçimlerini (yeniden) ürettiğini ya da cinsiyet kimliği her zaman ve sadece ikili olarak sunulduğu için cinsiyet kimliği özbelirlenimini kısıtladığını ileri sürer. “İkili cinsiyet sistemine dahil olan” trans hareketinin hegemonik cinsiyetli şiddeti yeniden ürettiği savı, bizi cinsiyet temelli hareketimizin radikal potansiyelinden mahrum bırakır. Bazı “ikili” olanlarımızın trans camiaya zarar verme derdi olduğunu iddia eder çünkü sonunda hepimiz yeni biçimlerde de olsa sadece baskınlığı (yeniden) üretiyoruz. Bu (hatalı) mantık en iyi haliyle trans düşmanlığıdır ve en kötü haliyle şiddet eğilimlidir.

 

“Bu insanlar translar şimdi ortaya çıkmış gibi davranıyor.”

 

#3: Hem “İkili Cinsiyet Sistemine Dahil Olan” Trans da Nedir?

 

İkili dışı/ikili trans dikotomisinin yaratımına içkin cisleştirme hakkında düşünürken şunu soruyoruz: “İkili trans”ın dünyada bir var olma biçimi olduğunu kim varsayıyor? Dikotomi nasıl kısıtlıyor? “İkili sisteme dahil olan trans birey” de ne demek? Birinin “ikili sisteme dahil olup olmadığına” kim karar veriyor? Biyomedikal geçişe mi dayanıyor? Birinin cis okunması önemli mi? “Cis okunma” kimin güzellik standartlarına dayanarak tanımlanıyor? Peki biyomedikal geçiş sürecinde olan ve ikili dışı kimliği benimsemiş translar? Kafaları mı karışmış ya da bilinçsizce mi yaşıyorlar? Ya da biyomedikal geçiş istemeyen ikili dışı translar ve trans olmayan kişilerin güzellik standartlarına göre cis okunmayanlar? Irkçılık, engellifobi, sınıfçılık ve sömürgecilik bu cis okunma görüşlerine ne kadar kodlanmıştır ve kim ilk olarak biyomedikal geçişi yapabiliyor/diliyor ve tüm bu soruları kim soruyor?

 

“Böylece transları damgalamamış, nesneleştirmemiş, sansasyonelleştirmemiş ve onlara suçlu muamelemesi yapmamış aksine onları kutlamış oluruz.”

 

“İkili cinsiyet sistemine dahil olan” translığın yaratımı, hayatlarımızı anlamlandırmaya çalışan natranslar tarafından içsel cisleştirme arzusu ile transların başına yıkılmıştır. Bir kez daha, bu anlamlandırma (daha az doğrudan belki de) Laverne Cox’un dediği gibi: “Cislerin transları nesneleştiren geçiş süreci ve ameliyatla meşguliyet”ine dayanıyor. Böyle düşünerek, bedenlerini çekiştirip dürtmek için trans kişilere kobay süsü veriliyor, translar asla istemediğimiz ve de söz hakkımız olmayan bir “okunma”nın kavram ve güzellik standartları tarafından yargılanıyor. Basitçe, “ikili” translık, trans olmayan kişilerin cisleştirme arzuları nedeniyle bazılarımızın koyulduğu bir kafestir ve bunun son bulması gerekiyor.

 

“Birine bakarak trans olup olmadığını anlayamazsınız.”

 

#4: Translık Vücut Bulmanın Ötesine Uzanır

 

İkili/ikili dışı translık dikotomisini öne sürmek translığı her zaman sadece bedenlerle ilgili olarak tanımlamaktır. Buna rağmen, trans ve kuir akademisyenler olarak senelerdir yazdığımız gibi, translık ayrıca aracılığıyla araştırma yapabileceğiniz bir analitik, bir yöntem, bir politik, bir epistemoloji ve bir lenstir. Hatalı ikili sistem yoluyla translığı bedene mühürlemek kavramın kendi genişliğini sınırlamaktadır. Stryker’ın önceki vurgulanmış sözlerinde ifade ettiği gibi, translık cisimleşmiş gerçeklikleri anlamlandırma yolu olarak başlamışken düşünmenin, var olmanın, araştırmanın ve aktivizmin farklı olasılıklar bolluğunun içinde hızlıca çoğalmıştır.

 

“Bu, topluluk olmakla, direnmekle ve sevgiyle ilgili.”

 

#5: Trans Hem Birçok Şeyi İçine Alır Hem de Spesifiktir

 

Translık kavramlarını parçalara ayırıp bölmenin bir hayrı, mantıklı bir argümanı yoktur. Evet, hepimiz translığımızı farklı deneyimliyoruz ve herkes, translığın kategorik savlara dayanan yekpare anlayışlarını üretmemek için dikkatli olmalıdır. Biz kesinlikle tekil ve indirgemeci bir translık kavramı istemiyoruz. Buna rağmen, her birimizin özgüllüğünü onurlandırmak adına translığın karmaşıklığını onurlandırmayı feda etmek zorunda değiliz. İkisini de yapabiliriz: Hem benliğimizin özgül anlayışlarına sahip olabiliriz hem de politik, toplumsal ve etiksel anlamda daha geniş trans topluluklarla ya da daha geniş trans deneyimli topluluklarla veya kim olduğumuza hitap eden diğer çeşitli belirliyicilerle iş birliği içinde olabiliriz. Trans kişiler içinde ve arasında bir “zıt” veya ikilik dayatmaya ihtiyacımız yok ve böyle bir dayatma sadece, politik veya başka türlü deneyimler arasındaki bağları koparmaya hizmet ediyor.

 

“Tanrı beni böyle yarattı ve ben bundan mutluyum.”

 

Beni Cisleştirme Kardeşim
Ya da Cis-Okunurluğun Karmaşıklığı Üzerine Bir Çağrı

 

Trans kişiler olarak kim olduğumuz sıklıkla karmaşık, her zaman güzel ve sonsuz kez sonsuzdur. Gösterdiğimiz gibi, cislerle uyumluluk adına translığımızın cisleştirme fenomeni aracılığıyla kodlanması ve sınırlanması kendi sınırsız doğalarımızın yerini alır ve birden fazla düzeyde sorunludur. Başkalarının tüketimi için kolay olan çözümlerden ve sindirilebilir anlayışlardan kendi trans benliklerimizi uzaklaştırmamız nedeniyle argümanlarımızın okuyucular için zorlayıcı olabileceğini anlıyoruz. Bunu cisleştirmenin tuzaklarına düşmeyelim diye kasten yapıyoruz. Bu nedenle makalemizi, tüm cinsiyet kimliklerine, özellikle de cis kişilere, trans gerçekliklerin aldatıcı bir okunurluğu yerine karmaşıklığa kucak açmaları çağrısı ile bitiriyoruz. Çağrımızı kucaklamak, cisleştirme yoluyla cis-okunurluğa değil translığı merkeze alarak onun tüm sınırsız olanaklarıyla ve olasılıklarıyla trans insanlığa odaklanmak anlamına gelir. Transların hayatlarını derinden umursuyorsak, o zaman ikili dışı/ikili translık dikotomisi kurmanın yarardan çok zarar verdiğini kabul etmeliyiz.

 

“Taviz vermeyin. Aradığınız şeyden taviz vermeyin. Kendinizden taviz vermeyin.”

 

 

 

Ana görsel: The Gender Spectrum Collective

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bir de bunlar var

Hoş Geldin Deniz Seki
Sarai Sierra’nın Katil Zanlısı Yakalandı
Kesişimsellik Hemen Şimdi!

Send this to friend